T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:21/03/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ D…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:21/03/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalının üyesi olduğu müvekkili kooperatifin dava dışı bankadan .... / ... Mah. ... Ada ... Parsel de kayıtlı taşınmaz üzerine yapılacak bağımsız bölümler için arsa temin edilmesi ve inşaatın yapımında kullanılması için kredi kullandığını, kredinin üyelerin mali yükümlülüğü olarak ferdileştirildiğini, bu ferdileştirme neticesi davalının borcunun 645.000-TL olarak belirlenip bu miktarın davalı tarafından 2017 Şubat ayına kadar ödenmesi gerekirken davalının kredi ödemesini yapmadığını, bunun üzerine kredi veren bankanın ödeme yapılmayan kısım itibariyle mahrum kalınan kar payını tahakkuk ettirdiğini, davalının da 23/10/2017 tarihinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ancak kar payının tahaakkuk ettirildiği 15/02/2017 ile davalının istifa ettiği 23/10/2017 tarihleri arasındaki kar payından sorumlu olduğu belirtilerek Antalya 10. Noterliği'nin 28/01/2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça kar payının ödenmediğini, davalının kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekirken istifa etmesi nedeniyle kooperatifin kredi borcuna işletilen mahrum kalınan kar payı nedeniyle şimdilik 10.000,00-TL'nin 15/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacı kooperatifin dava dışı bankadan kullandığı kredi geri ödemesinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki davacı kooperatifin müvekkilinden bunu isteyebilmesi için kendisinin dava dışı bankaya ödeme yapmış olması gerektiğini, kooperatif ana sözleşmesine göre kooperatifin müvekkiline yönelttiği talebinin bir dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin davacı kooperatife herhangi bir pay taahhüdü olmadığını, davacı kooperatifin de müvekkiline ortaklık senedi vermediğini, kooperatif yönetiminin görevini yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin de pay taahhüdünde bulunamadığını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kooperatif yönetiminin hesap verilebilirlik ve şeffaflık ilkelerinden uzak olmaları, yasal yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle istifa ettiğini, 23/10/2017 tarihinde istifa eden müvekkilinin o tarihe kadar davacı kooperatife 109.000.00-TL ödeme yaptığını, bu miktarın da kooperatifçe ödenmediğini, kredinin ferdileştirilmesi aşamasına geçilmediği için müvekkili yönünden de herhangi bir borç tahakkuk etmeyeceğini, konut bedellerinin tespiti ve ödenmesinin ana sözleşmenin 61. ve 63. maddelerinde düzenlendiğini ancak davalıya konut bedelinin tespitine dir raporun noter kanalı ile yahut elden imza ile tebliğ edilmediğini, kooperatif ile dava dışı ... Limited Şirketi arasında yapılan 27/02/2018 tarihli sözleşmeye göre ... Limited Şirketinin davacı kooperatifin banka borçlarını ödemeyi taahhüt ettiğini, bu yüzden müvekkilinden belirtilen şekilde alacak talep edilemeyeceğini, davacının faiz talebinin de hatalı olduğunu, faiz talep edilebilmesi için zararın gerçekleşmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... davacı Kooperatifin davalı kooperatif üyeliğinden ayrılmadan önce kredi kullanmak için genel kurul kararı aldığı, alınan kredinin kooperatif adına kullanıldığı, kredinin bilahare yapılandırıldığı, yapılandırılan krediden dolayı mahrum kalınan kar payının da hesaplanarak üyelere payı nispetinde yükletildiği anlaşılmaktadır. Davacı kooperatifin kredi borcunun paylaştırılarak ferdileştirmesine ilişkin herhangi bir karar almadığı, yapılandırılan krediden dolayı davalının üyeliği devam ettiği zaman dilimi içerisinde mahrum kalınan kar payının hesaplanarak üyelere payı nispetinde yükletilmediği, kooperatifin banka borcuna işletilen kar payından kaynaklı zarara ilişkin davalının üye bulunduğu zaman aralığı içinde alınan herhangi bir genel kurul kararı olmadığından davanın reddine, davacı kooperatifin kötüni- yetli olduğu ispatlanmadığından vekalet ücretine ve para cezası tayinine yer olmadığına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kooperatifin üyelerine villa inşa edeceği taşınmazı Türkiye ... Bankasından proje kredisi kullanmak suretiyle edindiğini, kredinin geri ödemesi ve projenin imalat bedelleri doğrudan Türkiye ... Bankası tarafından yükleniciye yapılacağından kooperatifin doğrudan üyelerinden üyelik bedeli olarak topladığı bir ödemenin buunmadığını, mahkemenin genel kurulda üyenin yapacağı ödemenin karar altına alınmadığı değerlendirmesinin klasik kooperatifçilikte itibar edilebilecek bir değerlendirme olduğunu, her üyenin mali yükümlülüklerini doğrudan kredi kullanılan bankaya ödediklerinden mali yükümlülüklerin ne şekilde yerine getirileceği hususunun üye ile banka arasında bir husus olduğunu, genel kurulda bu yönde bir karar alınmamasının davalı lehine yorumlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinde bir hüküm bulunmasa dahi üyenin sebep olduğu zararın talep edilmesinin mümkün olduğunu, davalının, davacı kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getireceği inancı ile üye kaydının yapıldığı ve mevcut üye sayısına göre üyenin ödemesi gereken mali yükümlülük belirlendiği halde davalının ödemesi gereken mali yükümlülüğünü kredinin son vade gününde ödemediğinden banka tarafından mahrum kalınan kâr payı işletilerek kooperatif borç yükünün artmasına sebep olduğunu, sonrasındaki ortaklıktan istifa hakkını kullanmasının "dürüstlük ve iyiniyet kurallarına" aykırı olduğunu, davalının istinafa tarihine kadar neden olduğu zararın tazmini gerektiği gözetilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, istifa ile kooperatif üyeliğinden ayrılan davalının mali yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebi ile kooperatifin zarara uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut dava dosyası içerisinde Genel Kurul kararlarının ve kooperatif kayıltarının bulunmadığı ancak Uyap sistem üzerinden yapılan sorgulamada davacı kooperatifin aynı sebeplerle dava dışı üyelerine açtığı dava dosyalarının incelemesinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi nezdinde de yapıldığı, Genel Kurul kararlarının daire tarafından incelendiği görülmüştür. 09/01/2016 tarihli olağanüstü Genel Kurulda kooperatif yönetimine üyeleri adına mortgage kredisi kullanmak üzere yetki verildiği, davacı kooperatifin dava dışı ....Bankası'ndan 15/01/2016 tarihinde 25 milyon kredi kullandığı, bu kredinin 15/02/2017 tarihi itibariyle her bir üye tarafından ödenmesi gereken tutarın 429.166,00-TL olduğu, davalının üyelik giriş aidatı ve 2 taksit üyelik aidatı haricinde bir de kredi ödemesi gerektiği ancak kredi ödemesini yapmadığı ve 23/10/2017 tarihinde istifa etiği anlaşılmıştır. Davacı kooperatifin 24/12/2015 tarihli genel kurulunda yönetim kuruluna verdiği yetkiye dayalı olarak çekilen banka kredisi tutarı dikkate alınarak 10/12/2017 tarihli genel kurulda üyelerden villa hariç tahsil edilecek üyelik bedelinin belirlendiği, gerek bu genel kurulda, gerekse de 18/06/2017 tarihli genel kurulda kredi yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerden ödeme gününe kadar bankaca işletilecek faiz ve masraf giderlerini ödemedikleri tutar ile orantılı olarak tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı, bu yönü ile talep edilen zararın genel kurul kararlarına dayandığının sabit olduğu anlaşılmıştır. Kooperatif, ana sözleşmede hüküm bulunması koşulu ile kooperatif amacının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca ortaklardan alınmasına karar verilen ve arsa, inşaat, aidat ve benzeri giderleri veya gider taksitlerinin iadesini istifa eden üyelerden (istifa tarihine kadar oluşmak kaydı ile) talep edebilir. İhraç edilen veya çıkan ortak istifa iradesinin kooperatife ulaştığı veya ihracın kesinleştiği tarihine kadar olan aidat borçlarından faizi ile birlikte sorumludur ( Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2024 tarihli 2023/2925 Esas- 2024/2161 Karar sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2019 tarihli 2016/4507 Esas - 2016/881 Karar sayılı emsal ilamları). İstifa eden veya ihraç edilen ortağın çıkma alacağının bulunması, davacı kooperatifin ortaktan olan aidat ve gecikme faizi alacaklarını takip etmesine engel olamaz. Bu nedenle; çekilen kredinin kooperatif inşaatı için kullandığının tespit edilmesi halinde üyelerin ortak oldukları dönemde kooperatifin inşaatlar için harcadığı krediyi ortaklarından talep etmesinde hukuki yararı bulunduğu, davacının kalan ana para borcuna son ödeme tarihinden itibaren istifa tarihine kadar işletilen faizden sorumlu olduğu gözetilmeden hatalı değerlendirme ile yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece yapılması gereken, davacı kooperatife ait kooperatif kayıtları ve Genel Kurul kararları getirtilerek, davacının talep edebileceği zararın yukarıda anlatılan esaslara göre belirlenmesinden ibarettir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11/12/2025 ...