İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin, davalı-borçludan olan alacağının tahsili için Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalı-borçlunun haksız ve yersiz itirazları sonucu takibin durduğunu, sonrasında Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 201…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/997 KARAR NO : 2025/4792 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/12/2023 NUMARASI : 2023/201 Esas - 2023/794 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin, davalı-borçludan olan alacağının tahsili için Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalı-borçlunun haksız ve yersiz itirazları sonucu takibin durduğunu, sonrasında Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/1266 esas numaralı dosyasıyla itirazın iptali davası açıldığını, Ancak; icra takibine konu alacağın ticari bir alacak olması sebebiyle arabuluculuğa başvuru şartı gerçekleşmemesi sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, arabuluculuk faaliyeti sonucunda davacı ve davalı arasında anlaşmaya varılamadığını, borçlunun icra takibine yaptığı borca, faiz ve ferilerine ilişkin itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu, takip dosyasında belirtilen faiziyle birlikte ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Huzurdaki itirazın iptali davası kanunda öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, görevsiz mahkemede açılan Çerkezköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/1266 E. sayılı dosyası 07/03/2022 tarihinde kesinleştiğini, işbu dava ise kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde açılmamış olduğunu, 22/03/2023 tarihinde açıldığını, bu nedenle öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesine, davacı yanın iddia ve talebinin aksine müvekkil firmanın 2019 yılına kadar ödenmemiş olan atık su arıtma tesisi aidatı bulunmadığını, müvekkil firmanın davacı yana herhangi bir vade farkı borcu olmadığı gibi taraflar arasında vade farkı ödenmesini gerektirecek herhangi bir sözleşme ve uygulama sözkonusu olmadığını, takipte işletilen ve takip sonrası için talep edilen aylık % 2,5 faiz oranı usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından 2019 yılı için belirlenmiş olan aidat bedeli yasaya ve yönetmeliğe aykırı olup bu nedenlede tarafımızca itiraz edildiğini, hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kötü niyetli olduğu açıkça görülen davacının alacağın % 20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizce SMMM bilirkişisi ... ...'den alınan 22.11.2023 havale tarihli raporda taraflara ait ticari defter ve kayıtlat incelenmiş olup davacı ticari defterlerine göre temmuz 2019 tarihi dahil davalının 48.552,00TL borç bakiyesinin bulunduğu, davalı ticari defterlerine göre ise taraflar arasında 2017-2018 senesine ait cari hesapların birbiri ile uyumlu olduğu, davalı tarafın 2019 yılına ait hizmet faturalarının kayıtlı olmadığı, davalı tarafından 01.01.2019 tarih 41803 sıra numaralı 6.936,00-TL, 01.02.2019 tarih 41850 sıra numaralı 6.936,00-TL tutarlı ve 01.03.2019 tarih 41922 sıra numaralı 6.936,00 TL faturalar iade edildiği anlaşılmış ise de 4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ... bir kanun olup bölge içinde faaliyet gösteren tüm gerçek ve tüzel kişiler yönünden bağlayıcı hükümler içermektedir. Somut olayda, davalıya OSB kapsamında taşınmaz tahsisi yapıldığı, maliki bulunduğu taşınmazın... sınırları içinde kaldığı ve bu parselde üretim yaptığı, böylece davalının katılımcı sıfatıyla davacı tarafından sunulan atıksu arıtma tesisinden yararlandığı, anılan yasal mevzuat gereğince alt yapı katılım payı ve atıksu arıtma tesisi ödentisinden sorumlu olduğundan bilirkişi raporuna göre hesaplanan 48.552,00TL altyapı su arıtma tesisi alacağına yönelik yapılan itirazın iptaline,davalı tarafın temerrüde düşürüldüğü dosya kapsamından anlaşılamadığından faiz yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, likit (belirlenebilir) olmadığı anlaşıldığından davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,1-Davalının Çerkezköy İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 48.552,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-Davacının icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İcra inkar tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu, 6183 sayılı kanun 51. maddesine göre gecikme zammı işletilmesine hükmedilmesi gerektiğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, Mahkeme ve bilirkişi tarafından davacı... tarafından talep edilen miktarın yerinde olup olmadığı hususunda inceleme yapılmadığını, müvekkilin davacı yana 2016-2017-2018 yıllarına ait herhangi bir aidat borcu bulunmadığını, 2019 yılı atıksu tesisi arıtma aidatının ise usul ve yasaya işletmenin ve parselin özelliklerine uygun bir şekilde hesaplanmadığını, müvekkili firmanın davacı yana herhangi bir vade farkı borcu olmadığı gibi taraflar arasında vade farkı ödenmesini gerektirecek herhangi bir sözleşme ve uygulama bulunmadığını, müvekkilince haricen ödenen 19.820,38 TL' nin mahsup edilmediğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Atık su arıtma tesisi katılma payının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Davacının başvurusu yönünden yapılan istinaf incelemesinde;29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, dava açılış tarihi itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davacının istinaf talebine konu olan 1942,08 TL miktar itibariyle kesin olup, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Buna göre, maddi tazminat talebinin reddine ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesindeki davanın açıldığı tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalının başvurusu yönünden yapılan istinaf incelemesinde;4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, OSB'lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi alt yapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve ... kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma, üretim tesisleri kurma ve işletme hakkı sadece...'nin yetki ve sorumluluğunda bulunmaktadır. OSB'de yer alan kuruluşlar, alt yapı gereksinmelerini...'nin tesislerinden karşılamak zorunda olup, OSB'nin izni olmaksızın alt yapı gereksinimlerini başka bir yerden karşılamaları ve bu amaçla tek başına tesis kurmaları mümkün değildir. Öte yandan Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 121 inci maddesi gereğince, ortak atıksu arıtma tesisinin yatırımına katılımcıların; maliyetin % 25'ine parsel büyüklüğüne, % 75'ine ise atıksu arıtma tesisinin teknik özelliği dikkate alınarak yönetim kurulunca belirlenecek debi ve kirlilik yükünün oranlarına göre katılmakla yükümlüdürler. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü, bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.HMK 297/2 maddesinde; Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu belirtilmiştir.Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince davalının mahsup talebi hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi yasa hükmüne açıkça aykırılık teşkil etmektedir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf isteminin usulen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle USULEN KABULÜ ile, Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/201 Esas 2023/794 Karar sayılı, 20/12/2023 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 7-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025