Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde çalıştığını, müvekkilinin davalı işyerinde yetkili sendikanın üyesi olduğunu ve işyerindeki toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, ancak müvekkilinin yazılı muvafakati olmaksızın 2020 yılı Eylül ayından itibaren davalı tarafça ücretinin tek taraflı olarak düşürüldüğünü ileri sürerek 2020 yılı Eylül ayından itibaren eksik ödenen ücret, ikramiye, ilave tediye ve yıpranma ödeneği farkı alacaklarının davalıdan tahsiline
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde çalıştığını, müvekkilinin davalı işyerinde yetkili sendikanın üyesi olduğunu ve işyerindeki toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, ancak müvekkilinin yazılı muvafakati olmaksızın 2020 yılı Eylül ayından itibaren davalı tarafça ücretinin tek taraflı olarak düşürüldüğünü ileri sürerek 2020 yılı Eylül ayından itibaren eksik ödenen ücret, ikramiye, ilave tediye ve yıpranma ödeneği farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının ücretinin düşürülmesinden kaynaklı dava konusu fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.