T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/03/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/03/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili ...'ın, davalı ... A.Ş.'ye sipariş verdiği iplikler için önceden avans niteliğinde çekler verdiğini, dava konusu ... A.Ş. .... Şubesi ... hesap numarasına ait keşidecinin müvekkili, lehtarının davalı ... A.Ş. olan ... nolu 21.04.2016 tarihli 99.600,00-TL bedelli çeki de bu amaçla avans olarak verdiğini, davalı şirket hesabına borç kaydedildiğini, çeklerin ödeme amaçlı verilen çekler olmadığını, davalı şirketin müvekkili şirkete bu çeklere istinaden iplik göndermesi gerekirken göndermediğini, çekleri de iade etmediğini, bu hali ile dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, davalı şirketlerin hali hazırda iflas erteleme talebinde bulunduğunu, davalı şirketin sipariş konusu iplikleri teslim edemeyeceğini ve çeki iade edeceğini yazılı olarak da beyan etmesine rağmen iade etmediğini, dava konusu çekin tahsil amaçlı davalı bankaya verildiğini, dava konusu çekin avans olarak verilen çekler olması sebebi ile müvekkili şirketin borçlu olmadığını, bu nedenlerle dava konusu çekin bankaya ibraz edilmesi halinde davalılara ödenmemesini ve icra takibine konulmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava konusu çekten dolayı müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ...bank A.Ş. vekili; dava konusu edilen ... A.Ş. .... Şubesi’nin 21/04/2016 keşide tarihli ... çek nolu 99.600,00-TL bedelli çekin müvekkili bankaya ... San. Tic. A.Ş. tarafından tahsil edildiğinde kredi borcundan mahsup edilmek üzere müvekkili banka tarafından temlik cirosu ile teslim alındığını, müvekkili bankanın iyiniyetli yasal hamil olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi bilebilecek durumda olmadığını, çeklerin bir ödeme aracı olup tüm kambiyo senetlerinde olduğu gibi sebebten mücerret olduğunu, çekin keşide edilmesine sebeb olan hukuki ilişkiden bağımsız olduğunu, davacı keşideci ... ile ... San. Tic. A.Ş. arasındaki ilişkinin çekin yetkili hamili olan müvekkili banka ile çek borçlularının ilişkisinden bağımsız olup dava konusu çekin kredi borcundan mahsup edilmek üzere müvekkili banka tarafından temlik cirosu ile tevdi edildiğini beyan ederek haksız açılan davanın reddini, davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresi vekili; müflis ... San. Tic. A.Ş. hakkında 26/10/2016 tarihinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, 1. alacaklılar toplantısının yapıldığını, iflas idaresinin seçildiğini, ancak iflas kararı kesinleşmediğinden henüz İİK'nın 237. maddesi uyarınca 2. alacaklılar toplanması yapılmadığını, Kanunun açık ve emredici hükmü uyarınca açılan davanın niteliği de gözönüne alınarak davanın 2. alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına değin durdurulmasını talep ettiklerini, iflas ertelenmesinin en başta gelen amacı şirket aktifinin muhafaza edilmesi olduğunu, bu nedenle iflas erteleme sürecinde şirketlere kayyım atandığını, kayyımın atanmasından sonra şirket yetkililerinin temsil yetkisinin de sınırlandırıldığını, müflis şirket ... San. Tic. A.Ş.'nin 2016 yılının Nisan ayında iflas erteleme talebinde bulunulduğunu, Mahkemece 12/04/2016 tarihinde şirkete kayyım olarak Avukat ..., Tekstil Mühendisi ... ve SMMM ...'nin atandığını, Mahkemece verilen bu atama kararının da 17/05/2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığını, Müflis ... San. Tic. A.Ş.'nin 2016 yılının Nisan ayında iflas erteleme talebinde bulunmasının ardından şirket yetkililerinin FETÖ/PYD'ye yönelik soruşturma kapsamında tutuklanmasının talep edildiğini, yargılamalarının devam ettiğini, şirketlerin ise bir yandan iflasına karar verilmiş öte yandan yönetim ve denetiminin TMSF’ye devredildiğini beyan ederek davanın davalı müflis şirket yönünden İİK'nın 194. maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına dek durdurulmasını, müflis şirket yetkilileri hakkında yürütülen FETÖ/PYD soruşturmasının davanın sonucunu etkileyecek olması nedeniyle sonucunun bekletici mesele yapılmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, müvekkili iflas idaresinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "dava konusu çek üzerinde böyle bir kayıt bulunmadığı için dava konusu çekteki cironun temlik cirosu olduğu kanaatine varılmış olup, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankanın çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankanın iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla davalı banka yönünden davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya arasına alınan 18/01/2022 havale tarihli denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre; davacı tarafın ticari defterleri incelenememiş ise de, Davalı ... San. ve Tic. AŞ. 'ye ait ticari defterlerde dava konusu çekin de aralarında bulunduğu çeklerin işli olup çeklerin avans çeki olarak alındığına dair ticari defterlerde kayıt bulunduğu, davalı tarafın defterlerindeki kendi aleyhine bu kayıt nedeniyle dava konusu çekin avans çeki olarak verildiğinin kabulünün gerektiği, çek karşılığı mal veya hizmetin teslim edilmediği kanaatine varıldığından davalı Müflis ... San. Ve Tic. AŞ. yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı ... San. ve Tic. AŞ. yönünden dava kayıt kabul davası olup emsal ve yerleşmiş içtihatlar gereğince maktu harç ve vekalet ücretine tabi olduğundan davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.(Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/1414 E., 2019/1188 K., İstanbul BAM 17. HD 2021/552 Esas, 2021/674 Karar ) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesi "müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, red sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilir." şeklinde düzenlenmiş olup, iş bu davada davalı banka ile diğer davalı şirket arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, davalı banka yönünden davanın kayıt kabul davası niteliğinde olmadığı da göz önüne alınarak iş bu davalı yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinin talep sonucu kısmında menfi tespit istemi mevcut ise de dava konusu çekin davalı bankaya ciro edilmekle bedelinin davalılar tarafından tahsil edildiği anlaşılmakla davalı şirket yönünden alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş. İflas İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan banka yetkilisi imzası taşıyan çekin teslim yazısında görüleceği üzere çekin tahsil cirosu ile ve bu amaçla banka tarafından alındığını, davalı bankanın çekte meşru hamil olmadığını, bedelsizliğin şahsi defilerinin tahsil cirosu ile hamil olan bankaya karşı da ileri sürüldüğünü, çek teslim bordosunda çekin tahsil amaçlı verildiğinin görüleceğini, bu çekin teslim bordosunun delil mahiyetinde olup Yargıtay kararlarında da işaret edildiği gibi cironun gerçek mahiyetini gösteren belge niteliğinde olduğunu, çekin üzerindeki cironun değil bankanın dekontunda yazılı açıklamanın esas alınması gerektiğini, dosyaya sunulan çek teslim bordosunda çekin tahsil için alındığı hususunun açıkça yazılı olduğunu, bankanın bu çeki tahsil amaçlı olarak aldığının kabulü gerektiğini, ayrıca davanın menfi tespit davası olması nedeni ile müvekkili davacı yönünden nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücreti taktirinin de yerinde olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş. İflas İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinafa konu davanın menfi tespit davası olduğunu, istinafa konu dava dosyasında Mahkemenin yaptığı inceleme neticesinde davacının borçlu olmadığını tespit etmiş ise bu yönde hüküm tesis etmesi gerekir iken sanki bu dava eda (alacak) davasıymış gibi hatalı bir değerlendirme yaparak alacak yönünden hüküm kurduğunu, davadaki talebin "borçlu olmadığının tespiti" iken taleple bağlılık ilkesi uyarınca talebi aşacak şekilde alacağa hükmedilmesi ve iflastan sonra kayıt kabul davasına dönüştüğünün kabul edilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, menfi tespit davalarının kayıt-kabul davasına dönüşmeyeceğini, davacı tarafça müvekkili aleyhine kayıt kabul davası açıldığını ve karara çıktığını, davacı tarafın alacağı ile ilgili kayıt kabul davasının kabulüne karar verildiğini, davacı tarafça açılmış ve karara çıkmış olan kayıt kabul davası var iken Mahkemenin menfi tespit davası ile ilgili kayıt kabul davası olarak hüküm tesis ettiğini, davacı tarafın haksız yere alacağının çoğalmasına neden olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketten iki defa alacaklı konumuna getirilmiş olması sebebiyle alacağın iflas idaresi tarafından ödenmesi halinde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, Mahkemenin bilirkişi raporuna haklı itirazlarına rağmen bilirkişi raporuna göre hüküm tesis ettiğini, bilirkişi raporunda davaya konu çekin avans çeki olduğuna dair dosyaya sunulmuş olan 27.11.2015 tarihli satış sipariş formu başlıklı bir evrak ile davaya konu çekin avans çeki olarak alındığı ve iplik teslimatı gerçekleştirilemediği gerekçesi ile iade edileceğine dair yazıya istinaden mal teslimi ile ilgili ticari işlemin gerçekleşmediği yönünde görüş bildirdiğini, davacının defterleri incelenmeden ve belirtilen hususlar irdelenmeden tanzim edilen raporla taraflar arasındaki gerçek ticari ve hukuki ilişkinin belirlenmesinin mümkün olmadığını, bilirkişinin taraflar arasında dava konusu çekin verilmesinden sonra ticari ilişkinin devam edip etmediği hususunu incelemediğini ve değerlendirmediğini, bilirkişi raporunun çekin verildiği tarih ile cari hesap bakiyesini incelemesinin eksik bir inceleme olduğunu, müflis şirketin taraflar arasındaki cari hesap ekstresine bakıldığında taraflar arasında dava konusu çek sonrasında da 2015 ve 2016 yılında cari hesabın devam ettiğini, ticari alım-satım yapıldığının görüldüğünü, davacı tarafından birden fazla menfi tespit davası açıldığını, hepsinin gerekçesinin aynı olduğunu, hepsinde de (sözde) sipariş verildiği ve karşılığında (sözde) avans çeki verildiğini, davacının kayıt dışı ilişkileri nedeni ile müflis şirkete borçlandığını ve karşılığında da söz konusu çekleri verdiğini, ancak ister kayıt dışı olsun ister olmasın tarafların ticari ilişkilerine bakıldığında aynı dönemlere yığılmış bir iplik siparişi ve karşılığında avans çeki verilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi incelemesinin, davacının müflis şirketten yaptığını iddia ettiği tüm siparişleri üzerinden yapılması gerekir iken Mahkemenin eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm tesis ettiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, ticari satıma ve kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın davalı ... San. ve Tic. A.Ş yönünden kabulüne, davalı ... Bank A.Ş yönünden reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Kural olarak çek ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacı, çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal ya da hizmet alınmadığını yazılı delille ispat etmelidir. İlk Derece Mahkemesince, davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait ticari defterlerde dava konusu çekin de aralarında bulunduğu çeklerin kayıtlı olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı, mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının davalıdan çek bedeli olan 99.600,00-TL tutarında alacağı bulunduğu gerekçesi ile müflis şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; çekin davalı müflis ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olması ve taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak belirtilmesi çekin avans çeki olduğunu göstermeyeceği gibi hükme esas alınan 18/01/2022 tarihli mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davaya konu çekin avans çeki olarak kaydedildiğine ilişkin herhangi bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan; eldeki davanın menfi tespit istemli olduğu, davaya konu çek bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve beyan bulunmadığı gibi gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı, iflas masasına kaydedilecek bir alacak olmadığından davanın da kayıt kabul davasına dönüşmesi mümkün olmadığı halde davalı müflis şirket hakkında kayıt kabul kararı verilmesi de hatalı olmuştur. Davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresinin istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafça ayrıca kayıt kabul davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği, ilgili kararın dilekçe ekinde bulunduğu belirtilmiş ise de dilekçe ekinde söz konusu kararın olmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatının gerektiği, davacının ticari defter ve belgelerini sunmadığı, davacı tarafça sunulan 27/11/2015 tarihli satış sipariş formu, müflis ... San. Tic. A.Ş. tarafından davacıya gönderildiği belirtilen 09/04/2016 tarihli belge fotokopilerinin her zaman düzenlenebileceği, 09/04/2016 tarihli belgenin düzenlendiği tarih itibariyle müflis ... San. Tic. A.Ş.'ye Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 08/04/2016 tarihli tensip tutanağının 4 ve devamı ara kararlarıyla kayyım atandığının gözetilmesi ile davaya konu çek bedelinin ödenip ödenmediği ve davacı tarafça müflis şirket aleyhine dava konusu çekten dolayı ayrıca kayıt kabul davası açılıp açılmadığı da araştırılarak gerektiğinde bilirkişiden rapor alınmak suretiyle usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekir. Sonuç olarak; davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan gerekçelerle kabulüne, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş. İflas İdaresi vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde taraflara İADESİNE, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16/12/2025 ...