T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/140 KARAR NO : 2026/598 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/04/2019 NUMARASI : 2017/103 Esas - 2019/317 Karar DAVACI : ... Tesisat Enerji İnş. Elektrik Elektronik Proje Taah. Mühendislik Danışmanlık İth. İhr. San. ve Ti…
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/140 KARAR NO : 2026/598 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/04/2019 NUMARASI : 2017/103 Esas - 2019/317 Karar DAVACI : ... Tesisat Enerji İnş. Elektrik Elektronik Proje Taah. Mühendislik Danışmanlık İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... İnşaat ve Doğrama Taahhüt Tic. San. Ltd. Şti VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/01/2017 İSTİNAF TALEP TARİHİ : 13/05/2019 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/03/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ : 12/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/04/2019 tarih ve 2017/103 Esas - 2019/317 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili firmanın, davalı firmanın birçok işinde taşeronluğunu yaptığını, 02/04/2015-31/10/2016 tarihleri arasında davalı firmaya 29 adet fatura kestiğini, söz konusu faturalardan bakiye kalan alacağın ödenmemesi üzerine taraflarınca .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/16851 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, müvekkili firmanın yaptığı işler karşılığında kestiği faturalara istinaden çoğu zaman çek ile bazen de banka havalesi ile ödeme yapıldığını, ancak, bakiye kalan borcun uzunca bir süre beklenilmesine rağmen ödenmediğini, müvekkilinin kesmiş olduğu faturalar ve davalı/borçlunun yapmış olduğu ödemeler ile ilgili olarak cari hesap ekstresini dilekçeleri ekinde sunduklarını, müvekkili firmanın ve davalı/borçlu firmanın ticari defterleri incelendiği takdirde alacaklı olduklarının ortaya çıkacağını, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/16851 sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili firma ile davacı firma arasında "... ilindeki ... 2. Etap 157 adet Konut İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi" için sözleşme imzalanmış olup, davacı tarafın müvekkili tarafından taşere edildiğini, iş yapım aşamasında davacı taşeron firmanın yapmış olduğu iş karşılığında fatura kestikçe müvekkili firmanın da gerek banka havalesi yoluyla gerekse çek ile davacı taşerona ödemelerde bulunduğunu, davacı firmanın bitirmeyi taahhüt ettiği işi müvekkili firmaya bildirmeden devrettiğini ve müvekkili firma ile aralarında imzalanan sözleşmenin 15. maddesine göre müvekkilinin her türlü zararını giderme yükümlülüğü altına girdiğini belirterek, davanın reddine, kötüniyetli davacının, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: "taraflar arasında, ... İlindeki ... 2.Etap 157 adet konut inşaatları ile çevre düzenlenmesi işi nedeniyle taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından, davalı şirkete yapılan işler karşılığında kesilen faturaların bir kısmının çek ve banka havalesi yoluyla ödendiğinin, ancak, takibe konu olan fatura bedellerinin, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen ödenmediğinin iddia edildiği, davalı tarafın ise, davacının işi tamamlamadan başka bir firmaya devrettiğini, faturalarda belirtilen malzemenin teminat niteliğinde olup, işin tamamen bitirilmesi halinde ödeneceğinin sözleşmenin 17.mad ile kararlaştırıldığını savunduğu, davacı tarafından 02/04/2015-31/10/2016 tarihleri arasında davalıya toplam KDV dahil 1.151.957,14-TL tutarında fatura düzenlendiği, davalının bu faturalardan 1.127.846,20-TL'lik kısmını kayıtlarına işleyerek maliyeye beyan ettiği ve bu faturalara karşılık davacıya toplam 912.000,00-TL ödeme yaptığı, 1 adet 24.110,94-TL'lik faturanın ise BA formunda beyan edilmediği, bu fatura içeriğinde yazılan malın teslim edildiğine dair, davacı tarafından delil ibraz edilmediği, faturaların davalı tarafından maliyeye bildirilmiş olmasının ve bedellerinin kısmen ödenmesinin, faturalarda yazılı mal veya hizmetin alındığına karine teşkil ettiği, davacı defterlerine göre, davalının takip tarihi itibariyle 215.846,20-TL borçlu olduğu, hernekadar davalı tarafından, davacının işi sözleşmeye aykırı olarak başka bir firmaya devrettiği belirtilerek, sözleşmenin 15 ve 17.mad dikkate alınarak, teminat niteliğinde olan malzeme bedellerini hak etmediği savunulmuş ise de, davalı tarafından bu savunmaya yönelik herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediği gibi, davacı tarafından düzenlenen faturalara itiraz edilmeyerek içeriğinin kabul edildiği, ancak ödemelere ilişkin belge sunulmadığı anlaşıldığından, .... İcra Müdürlüğü'ne ait 2016/16851 sayılı dosyada takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 215.846,20-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olması dikkate alınarak, hükmolunan alacağın %20'si olan 43.169,24-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş " gerekçesiyle, "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü'ne ait 2016/16851 sayılı dosyada takibe yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 215.846,20-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Hükmolunan alacağın %20'si olan 43.169,24-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili 13/05/2019 havale tarihli istinaf dilekçesinde: Davacının, müvekkiline bildirimde bulunmadan taraflar arasında tanzim olunan sözleşmeyi bir üçüncü şahsa devrettiğini, bu nedenle taraflar arasında tanzim olunan sözleşmenin 15 ve 14. maddelerine göre davalının müvekkiline karşı olan yükümlülüklerinin yerel mahkemece değerlendirilmemiş ve kararında gerekçelendirilmemiş olduğunu, davacı yanın 13.04.2017 tarihli cevaba cevap dilekçesinde de; "işverenin yüklenici müvekkile hiç ödeme yapmaması ve müvekkil firmayı zarar ettirmesi nedeniyle 01.04.2016 tarihinde karşılıklı mutabık kalınarak işin bırakılmasına karar verilmiş olup" ifadesine yer vererek belirttiği üzere davacı yanın işi bıraktığını, ancak mutabık kalınarak bırakıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacı yanın da basiretli tacir olması nedeniyle işi bırakıp devrettiğinin kabulü neticesinde taraflar arasında tanzim olunan sözleşmedeki bütün hükümlerle bağlı olduğu gerçeğinin ortaya çıkacağını, bu nedenle davacı tarafın tanzim olunan ve mahkemeye ibraz edilen sözleşme kapsamındaki tüm maddelerle bağlı olduğunu, yerel mahkemeden alanında uzman bilirkişiler tarafından rapor tanzimi taleplerinin hiçbir aşamada değerlendirilmediğini, salt davacı yanın ticari defterleri ile karar vermenin, diğer bütün iddiaların ve delillerin değerlendirilmemesinin, eksik inceleme yapılmış olduğunun en büyük kanıtı olduğunu, Sözleşmenin 17.maddesi gereği şantiyeye getirildiği iddia olunan malzemelerin teminat niteliğinde olup, davacı taşeron tarafından iş bitirilmediği için söz konusu malzemelerin bedeline de hak kazanmadığını, Proje değişikliği nedeniyle planlanan işlerden bir kısım işlerin yapılmaması sonucu düşen miktarla birlikte giderlerin denkleştiğini ve bu nedenle 100,000,00 TL civar miktarın alacak kaleminden düşmesi gerektiğini, net bedelin tespiti için keşif ve bilirkişi taleplerinin dikkate alınmayarak eksik inceleme neticesinde hüküm verildiğini, ayrıca bu husus değerlendirilmediği için net yapılmayan işlerin bedeli de tam olarak tespit edilmediğinden, davacı alacağının net ve tespit edilebilir vasfını yitireceğini, bu nedenle hükmedilen icra inkar tazminatının da hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Sonuç itibariyle: İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davalı ... İnşaat'ın, ... işi ile alakalı 83.648,66 TL, ... ... 157 Konut işi için 132.197,48 TL, ve Otomasyon işleri için 24.110,94 TL olmak üzere toplamda 239.957,14 TL tutarında müvekkili firmaya borçlu olduğunu, müvekkili firmanın ticari defter ve kayıtları ile davalı/borçlu firmanın ticari defterleri incelenmesi neticesinde alınan bilirkişi raporu ile bu durumun ispat olunduğunu belirterek davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas: Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. ESASTAN İNCELEME RAPOR SONUCU: Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali isteğidir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/16851 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Tesisat Enerji İnş... Ltd. Şti., borçlunun ... İnş. ve Doğrama... Ltd. Şti. olduğu, takip dayanağının 02/04/2015-31/10/2016 tarihleri arasında kesilmiş olan 29 adet faturadan bakiye kalan 239.957,15 TL olduğu, takibe konu alacak miktarının 239.957,15 TL asıl alacak olduğu, takip tarihinin 23/12/2016 olduğu, borçlunun 30/12/2016 tarihinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Davalı taraf defterlerini ibraz etmemiş, Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden, davalının beyan etmiş olduğu BA formlarının birer örneği dosya getirtilmiş, davacı defterleri ile BA-BS formları üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27/12/2018 havale tarihli raporda özetle: "incelenen 2015-2016 yıllarına ait yevmiye defterlerinin TTK.'nun 64.mad göre kapanış tasdikinin yapıldığı, genel kabul görmüş muhasebe usul ve esasları ile kanun ve mevzuata uygun tutulduğu, davacı defterlerine göre davalıdan 239.955,14 TL alacağı bulunduğu, davacı tarafından davalıya KDV hariç 976.234,84 TL, KDV dahil 1.151.957,14 TL tutarında fatura düzenlenmişse de, ba-bs formlarına göre, davalı tarafın KDV hariç 955.797,00 TL, KDV dahil 1.127.846,20 TL'lık faturayı kayıtlarına işlediği, davalının BA formu ile beyan etmediği faturanın 31/10/2016 tarih ve 143 sayılı KDV hariç 20.433,00 TL, KDV dahil 24.110,94 TL'lik fatura olduğu, bu faturanın ihtilaflı olduğu, davacı tarafın bu faturada yer alan işin yapıldığını ya da malın teslim edildiğini belgelemesi gerektiği, davalı tarafından davacıya 912.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalının kabulü olan faturalara göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye 215.846,20 TL alacağının olduğu" tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu görülmüştür. Davacı taraf, delil olarak tarafların defter ve kayıtlarını göstermiş, mahkemece defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. Davalı taraf ise, delil olarak sözleşmeleri, bilirkişi incelemesini ve ihtarnameyi göstermiş, bilirkişi incelemesine esas olacak defterlerini ibraz etmemiştir. İkinci cevap dilekçesi ekinde sunulan ihtarnamenin tarihi ise, takip tarihinden sonraki (25/04/2017) bir tarih olup, davalının beyanları dışında herhangi bir tespite dayanmamaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişlidir. Bilirkişi raporunda davalı tarafça ödenmediği tespit edilen miktarın ödendiği davalı tarafça ispat edilememiştir. Mahkemece tarafların delilleri usulüne uygun olarak toplanmış, gerekli inceleme ve araştırma yapılmış ve elde edilen hukuki sonuca göre karar verilmiştir. Mahkemenin kararı ve gerekçesi yerindedir. Takibe konu alacak faturaya dayalı olup, davalı tarafın defter ve kayıtlarından miktarı rahatlıkla tespit edilecek mahiyette olduğundan alacak likittir. Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasında da usul ve yasaya aykırılık yoktur. Davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir. Sonuç olarak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekili istinaf başvurusununn esastan reddine Yargıtay yolu açık olmak üzere karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, 2-Karar tarihi itibariye istinaf talep eden davalıdan alınması gereken 14.744,45 TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 3.686,11 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.058,34 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3-İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-İstinaf masraflarının, başvuran davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4. maddesi uyarınca, kararın Dairemiz tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1, 361/1 ve 365/1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih ve 7550 sayılı kanunun 20. maddesiyle değişik Ek-1/2.maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığında kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Dairemize veya hükmü veren ilk derece Mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/03/2026 ... Başkan ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Katip ... *e-imzalıdır.* " Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."