T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1048 - 2025/1999 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1048 KARAR NO : 2025/1999 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2024 NUMARASI : 2023/910 Esas - 2024/137 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : KASTAMONU …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1048 - 2025/1999 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1048 KARAR NO : 2025/1999 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2024 NUMARASI : 2023/910 Esas - 2024/137 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : KASTAMONU ENTEGRE AĞAÇ SAN. VE TİC.A.Ş.-... VEKİLLERİ : Av. ... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2023 KARAR TARİHİ : 21/11/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Yapı Kredi Bankası A.Ş Ümraniye Çarşı/İstanbul Şubesine ait, Keşidecisinin Hisoğlu Kardeşler Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, keşide edilmiş ... çek nolu, 200.000 TL bedelli 30.08.2023 keşide tarihli çekin hamili olup, çeki kaybettiğini, iş bu çek ile ilgili Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/565 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası ikame edildiğini, Mahkeme tarafından Yapı Kredi Bankası A.Ş. Ümraniye Çarşı/İstanbul Şubesine müzekkere yazılarak çek bedelinin ödenmemesi için ödeme yasağı konulmasını, çekin ibrazı halinde mahkemeye bildirilmesi talep edildiğini, Yapı Kredi Bankası A.Ş Ümraniye Çarşı/İstanbul Şubesi tarafından verilen cevabi yazıda söz konusu çekin 31.08.2023 tarihinde davalı Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından bankaya ibraz edildiği bilgisi verildiğini, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/565 Esas sayılı dosyasında 23/10/2023 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile ''... seri numaralı çekin ibraz eden kişi ve kurumlara T.T.K'nun 818/1- s bendi yollamasıyla aynı Yasa'nın 763. maddesi gereğince dava konusu çek için, ilgili 3. Kişilere karşı iade davası açmak ve mahkeme esas numarasını mahkememize bildirmek üzere bir ay kesin mehil verilmesine süresinde istirdat davası açılmaz ise mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin davacı asile ihtarına'' şeklinde karar verildiğini, davaya konu çek müvekkilin rızası dışında elinden çıktığını, müvekkilin davalı ile herhangi bir şekilde ticari ilişkisi mevcut olmadığını, davaya konu çek Hisoğlu Kardeşler Gıda İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ticari alım satım nedeniyle müvekkili emrine düzenlenerek müvekkiline teslim edildiğini fakat anılan çek müvekkilinin elinde bulunmakta iken kaybolduğunu, müvekkilinin ciro silsilesinde yer alan Bektaşlar Gayrimenkul İnşaat (...) ile söz konusu çekin verilmesini gerektirecek herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde de işbu husus açıkça görüleceğihi, taraflar arasında söz konusu çeke ilişkin herhangi bir tahsilat makbuzunun olmadığı anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle, davalı iyi niyetli hamil olmadığı davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına ve müvekkilinin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline şirket ciro yoluyla aldığı çeki iade ettiğini, bu nedenle davacının istirdat taleplerini müvekkili şirkete yöneltmesinin mümkün olmadığını, huzurdaki davanın müvekkil şirket yönünden husumet nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili Kastamonu Entegre davaya konu çeki ciro yoluyla almış olup çekin davacının rızası dışında elinden çıktığına dair bilgi sahibi olmadığını, bilgi sahibi olması da mümkün olmadığını, çeki ciro yoluyla teslim almış olan müvekkil şirkete yöneltilen huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı talep ve iddialarına itirazlarımızın kabulü ile davacının haksız ve hukuka aykırı davasının müvekkil şirket yönünden öncelikle usul hükümleri gereğince mümkün olmaması halinde tüm talepler yönünden esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında, davalının çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğinin ispatlanamadığından bahisle red kararı verilmesi haksız ve hukuka aykırı olup çeki bankaya tahsilat amacıyla ibraz edenin davalı taraf olduğu banka kayıtları ile de sabit olup çeki elinde bulunduranın davalı olduğu resmi yazışmalarla ortaya konulmuş, davalının sonradan çeki iade etmesi vb hususlar davanın konusunu oluşturmayıp çeki elinde bulunduran ve çeke ödeme yasağı konulduğunu öğrenen davalının işbu çeki mahkemeye ibraz etmesi ve hukuki yollara başvurması gerekirken çeki elden çıkarması tamamen kötüniyetli olduğunu, davalı iyi niyetli hamil olmadığında davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına ve müvekkilin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini, iş bu dosyada hiçbir delil toplanmadan ve celp edilmeden, tarafların ticari defteri incelenmeden ve bilirkişi raporu alınmadan hatalı karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ciro yoluyla aldığı çeki iade etmiş, bu nedenle davacının istirdat taleplerini müvekkil şirkete yöneltmesi mümkün olmayıp davacı tarafın aksi yöndeki istinaf iddialarına itirazları bulunduğunu, müvekkilinin Kastamonu Entegre davaya konu çeki ciro yoluyla almış olup çekin davacının rızası dışında elinden çıktığına dair bilgi sahibi olmayıp, bilgi sahibi olması da mümkün bulunmadığını, davacı tarafın menfi tespite ilişkin iddialarını müvekkil şirkete yöneltmesi mümkün olmamakla, müvekkil şirketin huzurdaki davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacı tarafın müvekkilin kötüniyetli olduğuna yönelik iddiaları da gerçeğe aykırı bulunduğunu ayrıca menfi tespit davalarında ispat yükü davacı keşideci üzerinde olduğundan, davanın kabul edilebilmesi için davacı keşidecinin, hamilin çeki bile bile borçlunun aleyhine iktisab ettiğini, ispat etmiş olması gerekmekte olup davacının bu yönde bir ispatı olmadığı gibi olması da mümkün bulunmadığını zira, müvekkil şirket çeki kötüniyetle iktisap etmediği gibi ciro yoluyla devraldığı çeki de Cemkenler Orman Ürünleri'ne iade ettiğinden, somut olayda müvekkil şirketin kötü niyetli iktisap eden olmadığı sabit olup müvekkil şirket keşideciye yönelik hak iddiasında da bulunmadığını, öte yandan davacı tarafın benzer dosyada yargılama esasına girilerek ticari defterlerde inceleme yapıldığı ve dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğine yönelik iddialarının da huzurdaki davaya delil teşkil etmesi mümkün bulunmayıp, bambaşka bir tarafa yönelik açılan davanın huzurdaki davaya emsal teşkil etmesi kabulü mümkün bulunmadığını beyan ile davacı yanın istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesini, talep etmiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2024 Tarih - 2023/910 Esas - 2024/137 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; istirdat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; ... çek nolu, 200.000 TL bedelli 30.08.2023 keşide tarihli keşidecisi Hisoğlu Kardeşler Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti., lehtarı davacı, arka sayfasında sırasıyla davacının, dava dışı firmaların ve en sonda davalının çeki ibraz ettiğine ilişkin cirosunun bulunduğu, ödeme yasağı nedeniyle davalı tarafından çekin dava dışı Öztürk tarafından iade alındığı, süresinde ibraz edilmiş ancak ödeme yasağı nedeniyle işlem yapılamamış olan çek nedeniyle davacı tarafından çekin kendisine iadesi için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin savunulduğu, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Somut uyuşmazlıkla ilgisi nedeniyle değinilmesi gereken 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şekli anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır (Kendigelen, A.: Çek Hukuku, İstanbul 2019, s. 237-238). İstirdat davası olarak nitelenen bu dava özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğindedir. Medeni hukukta bu dava gasp, çalınma veya zayi hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açılmakta ise de, kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirilmiş ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle, söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esası benimsenmiştir. Bu tür davalarda, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2000, s. 294). Bu kapsamda yukarıda anılan kanunî düzenleme, emre yazılı çeklerle ilgili olarak, hamile yazılı senetlere ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 990. maddesine paralel bir koruma sağlamakta olup bahse konu maddeye göre, “Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyi niyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.” Ancak hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusuru bulunduğu takdirde iade davası açılabilecektir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-159 esas 2021/417 karar) Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Çeki elinde bulunduranın çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti yoktur, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Somut Olay Yukarıdaki Açıklamalar ile Birlikte Değerlendirilecek Olursa; Davacı taraf davaya konu edilen keşidecisi Hisoğlu Kardeşler Gıda İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti., olan Ahmet Yelek emrine düzenlenmiş, 30.08.2023 keşide tarihli 200.000,00 TL bedelli çekin meşru hamili olduğunu, çekin davacının elinde iken kaybolduğu, davalının iyiniyetli olmadığı iddia ederek istirdat talep etmiştir. Yukarıda detaylandırıldığı üzere; 6102 sayılı yasanın 792.maddesi düzenlemesi gereği bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-159 esas 2021/417 karar) Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Çeki elinde bulunduranın çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti yoktur, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Eldeki uyuşmazlığa konu çekin ciro silsilesi incelendiğinde; davacı ile davalı arasında başka cirantalar olduğu, bu durumda davacının temel ilişkiye dayanamayacağı ve ticari defterlerin incelenmesinin sonuca etkili olmayacağı, davacının ancak çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve davalının da çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu da ispat etmesi halinde çekin istirdadını talep edebileceği ancak davacının bu yönde hiçbir delil sunmadığı, buna ilişkin bir vakaya da dayanmadığı görülmektedir. Bu nedenlerle davacı üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediğinden ve yine yukarıda açıklandığı üzere çeki elinde bulunduranın çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti de bulunmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetlidir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,80-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*