Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.2000 tarihinden itibaren Aşkale Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında sosyal yardım ve inceleme görevlisi olarak çalışmaktayken 03.12.2020 tarihinde Ankara Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına nakil yoluyla geçiş yaptığını, davacının işyeri değişikliğinin ardından yıllık ücretli izin gün sayısı hakkında bilgi edinebilmek ve iznini kullanabilmek amacıyla davalı Kuruma dilekçeyle başvurarak kıdeminin sıfırlanıp sıfırlanmadığını, birikmiş yı
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.03.2000 tarihinden itibaren Aşkale Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında sosyal yardım ve inceleme görevlisi olarak çalışmaktayken 03.12.2020 tarihinde Ankara Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına nakil yoluyla geçiş yaptığını, davacının işyeri değişikliğinin ardından yıllık ücretli izin gün sayısı hakkında bilgi edinebilmek ve iznini kullanabilmek amacıyla davalı Kuruma dilekçeyle başvurarak kıdeminin sıfırlanıp sıfırlanmadığını, birikmiş yıllık ücretli izin gün sayısını, yıllık ücretli iznin belirlenmesine esas kıdemini ve bir önceki yıla ilişkin yıllık ücretli izin hakkına ne zaman hak kazanacağını öğrenmek istediğini, davalı Kurumun cevabi yazısı ile davacının kıdem süresini, birikmiş yıllık ücretli izin gün sayısını ve yıllık ücretli izin hakkını kullanabileceği tarihi bildirdiğini, bu bildirimden, davacının 03.12.2020 tarihinde yapılan naklin davalı Kurum tarafından iş ilişkisi tasfiye olmuş gibi değerlendirildiğinin ve davacının kıdeminin sıfırlandığının anlaşıldığını, davalı Kurumun bu değerlendirmesinin davacıyı mağdur ettiğini ve bu uygulamanın mevzuata aykırı olduğunu, davacının aynı işletme içinde farklı bir işyerine, yani bir vakıftan başka bir vakfa nakil olduğunu, dolayısıyla iş ilişkisinin tasfiye edilmediğini, davacının aynı işverene ait bir işyerinden başka bir işyerine nakil yoluyla geçiş yaptığını belirterek müvekkilinin davanın açıldığı tarih itibarıyla davalı işverenlikteki toplam kıdem süresinin 23 yıl 10 ay 9 gün olduğunun, kullanmadığı birikmiş yıllık ücretli izin hakkının 38 gün olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının daha önce başka bir sosyal yardımlaşma vakfında geçen hizmet süresinin, hizmet süresinin esas alınmasını gerektiren haklarının belirlenmesinde gözetilip gözetilmeyeceğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.