Davacı vekili dava dilekçesinde; "Ceza İnfaz Kurumları ve Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinde Görevli Memurlar Sendikası" adı altında 11.08.2022 tarihinde kuruluş müracaatında bulunulduğunu, evrakın incelenmesinde, anılan Sendikanın kurucularının Adalet Bakanlığına bağlı İnfaz Kurumu Müdürlüklerinde çalışan kamu görevlileri olduklarının tespit edildiğini, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun (4688 sayılı Kanun) 15/1-(k) hükmü gereğince ceza infaz kurumlarında ça
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; "Ceza İnfaz Kurumları ve Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinde Görevli Memurlar Sendikası" adı altında 11.08.2022 tarihinde kuruluş müracaatında bulunulduğunu, evrakın incelenmesinde, anılan Sendikanın kurucularının Adalet Bakanlığına bağlı İnfaz Kurumu Müdürlüklerinde çalışan kamu görevlileri olduklarının tespit edildiğini, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun (4688 sayılı Kanun) 15/1-(k) hükmü gereğince ceza infaz kurumlarında çalışan kamu görevlilerinin sendika üyesi ve kurucusu olamayacaklarını, eksikliğin giderilmesi gerektiği Sendikaya bildirilmiş ise de eksikliğin giderilmediğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı Sendikanın faaliyetinin durdurulmasına ve yok hükmünde sayılarak kapatılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, kuruluş koşulları gerçekleşmediği iddiasıyla davalı Sendikanın kapatılması istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anayasa'nın 152/3 hükmü şöyledir: "Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." İnceleme konusu davada, Dairemizin 19.12.2023 tarihli kararı ile; "Somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 'Sendika üyesi olamayacaklar' kenar başlıklı 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan 'Ceza infaz kurumlarında çalışan kamu görevlileri' ibareleri Anayasa’nın 13 üncü ve 51 inci maddelerine aykırı olduğundan iptali için Anayasa’nın 152 nci maddesi gereğince ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASINA" karar verilmiş ve başvuru Anayasa Mahkemesince 09.01.2024 tarihinde esas defterine kaydedilmiş ise de Anayasa'nın 152/3 hükmünde öngörülen beş aylık süre dolduktan sonra Dairemizce yaklaşık yedi aylık bir süre daha beklenilmesine karşın Anayasa Mahkemesince başvuru sonuçlandırılmamıştır. Bu itibarla Anayasa'nın 152/3 hükmü gereğince davanın yürürlükteki Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılması gerektiğinden, 4688 sayılı Kanun'un 15/1-(k) hükmü gereğince Mahkeme kararı isabetlidir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.