T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/400 Esas KARAR NO : 2025/1613 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 09/12/2021 NUMARASI : 2019/932 Esas, 2021/930 Karar DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/12/2025 TARİH: 12/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/400 Esas KARAR NO : 2025/1613 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 09/12/2021 NUMARASI : 2019/932 Esas, 2021/930 Karar DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/12/2025 TARİH: 12/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin tekstil kimyasalların üretimi ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, 23.08.2018 tarihinde, şirketin işyerinde bulunan ve tekstil kimyasalları üretiminde kullanılmak üzere alınan ham maddelerin yandığını, müvekkili şirketin hasar tarihinde davalı sigortacı nezdinde Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, ancak davalı sigortacının, kimyasal maddelerin alev çıkarmaksızın reaksiyona girerek aşırı ısı nedeni ile buharlaşması sonucu oluşan hasarın teminat kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle ödeme yapmadığını, poliçenin geniş kapsamlı yangın poliçesi olduğunu ve paket halinde düzenlendiğini, davalı sigortacının yangının kapsamı konusunda gerekli bilgilendirmeyi yapmadığını, davalının poliçede yer almayan gerekçe ile zararı tazmin etmekten kaçınmasının mal sigortasının doğasına aykırı olduğunu, yangın nedeniyle ziyan olan emtiaların tutarının 1.305.997,60 TL, zarar gören makine ve techizatların tutarının ise 31.506,00 TL olduğunu, ayrıca atıkların bertaraf edilmesi için 27.226,02 TL masraf yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60.000,00 TL'nin hasar tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; davacının hasarın teminat kapsamında olduğunu ve hasar miktarını ispatlaması gerektiğini, hasarın alev çıkarmaksızın hammaddenin kimyasal reaksiyonu sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, Yangın Sigortası Genel Şartları Teminat Dışı kalan haller başlıklı A4. maddesinin 4.4. bendine göre; yangın çıkarmaksızın sigortalı şeylerin kendi ayıplarından, mayalanmalarından, kavrulmalarından veya bünyelerinde meydana gelen bozulmalar ile kavrulmalar nedeniyle uğradıkları zararların teminat kapsamı dışında olduğunu, zarar bedelinin davacının iddia ettiği kadar olmadını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; sigorta konusu mal varlığının, zarar doğurucu her türlü rizikoya karşı güvence altına alınmasının genellik ilkesiyle ifade edildiği, TTK'nın 1281. maddesinin sigortacının sorumluluğunun kapsamını genellik ilkesine göre düzenlediği, ancak maddenin ikinci fıkrasında, sigortacının sorumlu olduğu rizikoların sınırlandırılabileceği ilkesinin getirildiği, davaya konu poliçede sigortacının sorumlu olacağı olayların tek tek sayıldığı ve tahdidi olarak belirtildiği, hasarın, taşınmaz içinde stok halinde bulunan kimyasallardan kaynaklandığı ve alev çıkarmaksızın ham maddenin kimyasal reaksiyonu sonucu meydana geldiği, zarar doğurucu olayın, poliçede sayılan rizikolar kapsamında olmadığı, bu bağlamda Yangın Sigortası Genel Şartları 4.4 maddesinde belirtildiği üzere, dava konusu olayın Sigorta Genel Şartları dahilinde teminat kapsamında olmadığı, bir başka anlatımla davacının kavrulma şeklinde meydana gelen (alevli olmayan) olay nedeni ile davalı sigorta şirketinden tazminat hakkı doğmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davaya dayanak poliçenin geniş kapsamlı poliçe olduğunu ve tüm yangın çeşitlerini kapsadığını, Sigortacılık Yasası'nın 11/4. fıkrası uyarınca sigorta sözleşmesinde kapsam dahiline alınmış riskler haricinde, kapsam dışı risklerin açıkça belirtileceğini ve belirtilmemiş olan risklerin teminat kapsamında sayılacağını, bu açık hükme rağmen genel şartların 4.4 maddesine dayanılarak davanın reddedildiğini, genel şartların 4.4 maddesinin poliçede yer almadığını, alevsiz yangın maddesinin poliçeye girmemesinin davacının kusuru olduğunu ve bu hususta müvekkili şirkete gerekli bilgilendirme yapılmadığını, genel şartların 4.4 maddesinin uygulanmasının kabul edilmesinde dahi müvekkilinin kusurunun ispatı gerektiğini, ancak bu hususun hiç tartışılmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, yangın sigorta poliçesi kapsamında sigorta tazminatı ödenmesi istemine ilişkindir.Mahkemece; sigortalı işyerinde meydana gelen riskin poliçede teminat altına alınmadığı ve Yangın Sigortası Genel Şartları gereği alev çıkarmaksızın ham maddenin kimyasal reaksiyonu sonucu meydana gelen hasarın teminat kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı sigortalı hükmü istinaf etmiştir.1-Davacı vekili, genel şartların 4.4 maddesinin poliçede yer almadığı gerekçesiyle somut olayda uygulanamayacağını ileri sürmüşse de, Yangın Sigortası Genel Şartları, yangın sigorta poliçesinin eki ve sözleşmenin bir parçasıdır. Sigorta poliçesinin ilk sayfasında da, genel şartlar ve özel şartlar hükümlerine göre sigorta teminatı verildiği belirtilmiştir. Bu nedenle somut olayda genel şartların 4.4 maddesinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.2-Davacı sigortalı, teminat kapsamına alınan rizikolar konusunda gerekli bilgilendirme yapılmadığını ileri sürmüştür. Ancak TTK'nın 1423/2 maddesi uyarınca bilgilendirme açıklamasının yapılmaması halinde, sigortalının 14 gün içinde itiraz etmesi gerektiği, anılan sürede itiraz edilmemesi halinde poliçenin yazılı şartlarda geçerli olacağı ilkesi benimsenmiştir. Davacı sigortalı tarafından sözleşmenin yapılmasına, poliçe tanziminden sonraki 14 gün içerisinde itiraz edildiğine dair dosya içerisine herhangi bir belge ve bilgi ibraz edilmediği dikkate alındığında, sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olduğunun kabulü gerekir.3-Davacı sigortalı, hasarın teminat kapsamında olduğunu ileri sürmüştür.Yangın Sigortası Genel Şartları'nın 1. maddesi ve davaya dayanak poliçede; "Bu sigorta ile yangının, yıldırımın, infilakın veya yangın ve infilak sonucu meydana gelen duman, buhar ve hararetin sigortalı mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararlar, sigorta bedeline kadar temin olunmuştur." hükmü yer almaktadır. Ayrıca Genel Şartların teminat dışı kalan halleri düzenleyen 4.4.maddesinde, yangın çıkarmaksızın sigortalı şeylerin kendi ayıplarından, mayalanmalarından, kavrulmalarından veya bünyelerinde meydana gelen bozulmalar ile kavrulmalar nedeniyle meydana gelen zararların teminat dışı olduğu belirtilmiştir.İlk derece mahkemesinde alınan 22.04.2021 tarihli ek rapor ile, ayrı bilirkişi heyetinden alınan 05.10.2021 tarihli raporlara göre; sigortalı işyerinde alevli yangın halinin bulunmadığı ve Tiyoüre Dioksit ürününde aşırı ısınmadan kaynaklı buharlaşma sonucu hasarın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Buna göre sigortalı işyerinde oluşan risk, yangının veya yangın sonucu meydana gelen duman, buhar veya hararetin sigortalı mallarda doğrudan verdiği zarar şeklinde oluşmamıştır. İşyerinde bulunan emtianın kimyasal tepkimeye girmesi ve yakınındaki emtiaları yine alevli yangın olmaksızın kimyasal reaksiyonunu devam ettirerek bozması sonucu hasar meydana gelmiştir. Bu nedenle hasar Yangın Sigortası Genel Şartları'nın 4.4 maddesi gereği teminat kapsamında olmadığından, Mahkemece davanın reddedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/932 Esas, 2021/930 Karar sayılı ve 09/12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle ile karar verildi. 04.12.2025