T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1547 - 2026/274 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1547 KARAR NO : 2026/274 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :16/05/2024 NUMARASI :2024/95 Esas - 2024/288 Karar DAVACI :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... DAVALI…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1547 - 2026/274 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1547 KARAR NO : 2026/274 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :16/05/2024 NUMARASI :2024/95 Esas - 2024/288 Karar DAVACI :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ :21/12/2022 KARAR TARİHİ :16/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ :16/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Sakarya, ..., ... köyü, ... mevkiinde bulunan ... ada 18 parsel sayılı taşınmazı 30.04.2012 tarihinde ...'dan satın aldığını, taşınmazı satın aldığında üzerinde davalı Denizbank'ın 110.000,00-TL'lik ipoteğinin bulunduğunu gördüğünü ve aynı gün ipotek borçlusu ... adına davalı bankaya ait 4569981 nolu hesaba 23.500,00-TL ödeme yaparak ipotek borcunu kapattığını, yine aynı gün ipotek borçlusu ...'ın 30.04.2012 tarihli dilekçe ile davalı bankaya müracaat ederek ipoteğin fekkini talep ettiğini, yapılan ödeme ve ipoteğin fekki talebine karşın bugüne kadar kaldırılmadığını belirterek, müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki 110.000,00-TL bedelli ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı banka lehine tesis edilen ipoteğe ilişkin borç ve riskin devam ettiğini, ...'a ait hesaba 30.04.2012 tarihinde 23.500,00-TL para girişi sağlanmışsa da üretici kart borcuna ilişkin tahsilat yapıldığını ancak teminat çıkışını sağlayacak olan borç ödemesinin yapılmadığını, 2 gün sonra yatırılan diğer paraların da parçalar halinde ATM'den çekildiğini ve ipotek davalı banka teminatındayken kredi kullanılmaya devam edildiğini, değişkenlik göstermekle birlikte güncel borç ve risk tutarı 429.845,50-TL civarında olup, davacının gerçeği yansıtmayan beyanlarının kabulünün mümkün bulunmadığını, dava konusu ipoteğin temin ettiği alacağın sona ermediğini, tarafların sözleşme ve ekinde yer alan şartlarla bağlı olduğunu, davacının ipoteğin fekkinin talep edildiği yönündeki iddialarının da asılsız ve gerçek dışı olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜNE; Sakarya İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunun ... Ada 18 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan, alacaklısı Denizbank Anonim Şirketi, maliki ... olan 110.000,00-TL bedelli 25/08/2010 Tarihli ve 3338 yevmiye sayılı ipotek şerhinin KALDIRILMASINA ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davalı banka lehine tesis edilen ipoteğe ilişkin borç ve riskin devam ettiğini, ...'ın özgür iradesiyle davalı bankayla kredi sözleşmeleri akdettiğini ve davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, tarafların işbu sözleşmeler ve eklerinde yer alan şartlarla ahde vefa ilkesi gereği bağlı olduğunu, hiçbir şekilde dava konusu ipoteğin temin ettiği alacağın sona erdiğinin kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından ipotek konusu taşınmaz ile ilgili hiçbir zaman ipoteğin kaldırılması talebinde bulunulmadığını, bu hususa ilişkin delil de bulunmadığını, davacının delil listesi ekinde sunduğu evrakta davalı bankanın kaşesi, imzası veya evrakın davalı bankaya ibraz edildiğine dair herhangi bir alındı yazısının mevcut olmadığını, dava dilekçesinden de açıkça anlaşılacağı üzere davacı tarafın tanık deliline dayanmadığını, dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmaması halinde davacının tanık listesi veremeyeceğini ancak ilk derece mahkemesinin usul ve yasaya aykırı olmasına ve tanık dinletilmesine muvafakatleri olmamasına rağmen tanık dinlediğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/05/2024 tarih, 2024/95 Esas - 2024/288 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın teminatını teşkil etmek üzere tesis edilen ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının, Sakarya, ..., ... köyü, ... mevkiinde bulunan ... ada 18 parsel sayılı taşınmazı 30.04.2012 tarihinde ...'dan satın aldığı, taşınmazı satın aldığında üzerinde davalı Denizbank'ın 110.000,00-TL'lik ipoteğinin bulunduğunu gördüğü ve aynı gün ipotek borçlusu ... adına davalı bankaya ait 4569981 nolu hesaba 23.500,00-TL ödeme yaparak ipotek borcunu kapattığı, yine aynı gün ipotek borçlusu ...'ın 30.04.2012 tarihli dilekçe ile davalı bankaya müracaat ederek ipoteğin fekkini talep ettiği, yapılan ödeme ve ipoteğin fekki talebine karşın bugüne kadar kaldırılmadığı iddiasıyla eldeki davayı açtığı, davalı tarafından ipotek borçlusunun borcunun devam ettiği, borçlu tarafından bankaya ulaşmış bir talebin bulunmadığı, ayrıca tapu harcının da yatırılmadığı bu nedenle davanın reddinin gerektiğini savunduğu, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. 4721 sayılı TMK.'nun 850. maddesinde taşınmaz rehni, ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulabileceği hüküm altına alınmıştır. İpotek, 4721 sayılı TMK.'nun 881. vd. maddelerinde; halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir şeklinde düzenlenmiştir. Kanunda ipoteğin tanımı yapılmamıştır. İpotek, kişisel bir alacağı temin etmek için kurulan ve kıymetli evrak bağlanmayan bir rehin hakkıdır (Yargıtay 14. HD., 04/06/2006 tarih, 2005/10091 E. 2006/3931 K.). Somut olayda, ipoteğin teminat altına aldığı borç, dava dışı ...'ın davalı bankayla akdettiği ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan davalar ise mutlak ticari davalardır. Anılan Kanun'un 5/2 maddesi uyarınca da tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Mahkemenin uyuşmazlığın çözümünde görevli olması nedeniyle davalının görev yönünden istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir. İpoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunması gerekmez. (4721 sayılı yasanın 881.maddesi) Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir. İpotek süreli olarak kurulmuşsa, sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde ipotekli taşınmaz üzerinde 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 150/c maddesinde belirtilen şerhin konulmaması hâlinde ipotek, malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilir. (4721 sayılı yasanın 883.maddesi) Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir. Alacak, borcu ödeyen malike geçer. (4721 sayılı yasanın 884.maddesi) Somut olayda; Dava dışı ...'ın davalı bankadan kullanmış olduğu kredi borcuna karşılık olarak, Sakarya, ..., ... köyü, ... mevkiinde bulunan ... ada 18 parsel sayılı taşınmazı üzerine, davalı banka lehine 110.000,00 TL bedelli ipotek kurulduğu, taşınmazın ipotekli olarak ...'dan, davacıya devredildiği, davacı tarafından ipotek borcunun ödendiğinden bahisle ipoteğin kaldırılması talebiyle eldeki davanın açıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve davalı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür. Davalı Denizbank'a yazılan yazıya verilen 21/03/2024 tarihli cevapta '...'a yönelik olarak yapılan incelemede; söz konusu kişiye ait ... Şubesi nezdinde 4569981 numaralı hesabın tespit edildiği, 1470-1482 brot nolu kredinin 30.04.2012 tarihinde kapatıldığı, tebliğ limitinin aynı tarihte sıfırlandığı, Bu tarihte ipotek çıkışı yapılması için herhangi bir talimat olmadığı ve harç yatırılmadığı bildirilmiştir. İlgili ipoteği 23.05.2012 tarihinde bankanın teminatlarından sistem çıkışı yapılmış olarak izlendiği bildirilmiştir. Ancak o dönem teminat çıkışı ile ilgili başlatılan bir akış veya talimat bulunmadığı, İlgili tarihten sonra müşterinin limitlerini teminatsız olarak kullanmaya devam ettiği, müşteri tarafından talimat ve harç dekontu iletilmediğinden, fek yazısının tapuya gönderilmediği bildirilmiştir. Davalı Bankanın vermiş olduğu yazı cevabı, yukarıdaki yargı kararları ve doktrin görüşleri yönünden yapılan açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının taşınmazı satın aldığı dava dışı ...'ın genel kredi sözleşmesinden kaynaklı doğmuş ve doğacak borçlarından dolayı davalı banka lehine ipotek tesis ettiği, borçlunun kendi borcundan kaynaklı olarak doğmuş ve doğacak borçları için ipotek tesis edebileceği gözönüne alındığında söz konusu ipoteğin geçerli olduğu, ancak davacının taşınmazı satın aldığı gün, ipoteğe dayalı borcu ödediğini iddia ettiği, bankanın verdiği cevapta bu hususu doğruladığı, her ne kadar davacı, davalı bankaya ipoteğin kaldırılması için talepte bulunduğunu kanıtlayamasa da, eldeki dava ile bunu talep edebileceği, harcın yatırılmasının davalı bankaya başvuru için bir şart olmadığı, harcın ipoteğin kaldırılmasını isteyen tarafından tapuya yatırılabileceği, davalı banka tarafından ipoteğin sistem çıkışı yapıldığı ve borçlu ...'ın devam eden borçlarının ipotek teminatından bağımsız devam edildiği, davalı bankanın fiili olarak da ipoteğin sona erdiğini kabul ettiği, bu nedenle davanın kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Mahkemece, gerekçeli karar başlığında; davacı vekili ile davalının adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 297/1-b maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 7.514,10-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.878,52-TL'nin mahsubu ile kalan 5.635,58-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/02/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*