T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1044 Esas KARAR NO : 2026/459 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/02/2022 NUMARASI : 2020/676 Esas, 2022/71 Karar DAVA: İtirazın İptali (Otoyol Geçiş Ücretinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kendisine ait ...plak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1044 Esas KARAR NO : 2026/459 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/02/2022 NUMARASI : 2020/676 Esas, 2022/71 Karar DAVA: İtirazın İptali (Otoyol Geçiş Ücretinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kendisine ait ...plakalı araçlar ile 26/12/2018-14/12/2019 tarihleri arasında 242 kez müvekkili şirketin işletme hakkı sahibi olduğu ... Otoyolu’ndan geçiş ücreti ödemeksizin ihlalli geçiş yaptığını, geçiş ücretini ödemenin davalı borçlunun sorumluluğunda olduğunu, geçiş ücreti ve 4 katı tutarında gecikme cezası alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul 12. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takipte yetkiye, borca ve fer'ilerine haksız olarak itiraz ettiğini, dava açmadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, takipte yetkiye de itiraz ettiklerini, yetkili mahkemenin kendisinin ikametgah adresinin bulunduğu Pınarhisar AHM (ATM sıfatıyla) olduğunu, hangi aracın hangi gün ve saatte ve/veya kaç kere geçiş yaptığının davacı tarafından öncelikle ispatlanması gerektiğini, bu konuda ne icra takibinde ne de dava dilekçesinde hiçbir ayrıntıya yer verilmediğini, davacının dava dilekçesinin ekine ihlalli geçişlere ilişkin olduğunu iddia ettiği bazı fotoğraflar eklediğini, bu fotoğrafların bazısında plaka numaralarının dahi olmadığını, 3 adet fotoğrafın ayrı geçiş gibi tekraren dosyaya sunulduğunu, aynı geçişe ilişkin aracın önden ve arkadan geçişine ilişkin aynı fotoğraf sunularak ayrı geçiş gibi gösterildiğini, HGS hesabında para bulunmasına rağmen bazı geçiş tarihlerinde davacı şirketçe hesaptan ücretin tahsil edilmeyerek kendisinin cezalı duruma düşürüldüğünü, yine diğer geçiş tarihlerinde de HGS hasabında paranın bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, bazı tarihlerde hiç geçişi olmamasına rağmen geçiş yapılmış gibi gösterdiğini, aslında HGS hesabından tahsil birçok geçişin tahsil edilmemiş gibi takibe yeniden konu edildiğini, tarafına ait olmayan bazı plakalara ait geçiş ücretlerinin de kendisine yansıtıldığını, bazı geçişlerde aynı geçişlere farklı ücretler yansıtıldığını, araç sınıfının farklı farklı yazıldığını, tarafına hiç bir bildirim yapılmadığını, geçişlerin çoğunda giriş kaydı olmamasına rağmen sadece çıkış kaydı yapılarak ücret yansıtıldığını, internetten alarak dosyaya sunduğu davacıya ait geçiş listesi ile davacı tarafından dosyaya sunulan geçiş listesinin karşılaştırılması gerektiğini, takip talebinde alacak kaleminin ne kadarının geçiş ücreti ne kadarının ceza olduğunun belli olmadığını, fahiş dört kat cezanın haksız şart olduğunu, genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, bildirim yapılmadığından temerrütün gerçekleşmediğini, dolayısıyla talep edilen faizin ve oranının haksız olduğunu, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını belirterek öncelikle yetki itirazının kabulünü, aksi halde davacının haksız davasının ve icra inkar tazminatı talebinin reddini ve davalının kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun "Geçiş Ücretini Ödememe Ve Güvenliğin İhlali" başlıklı 30. Maddesi hükümleri ile ilgili yasal düzenlemeler ışığında eldeki davada, davacının davalı şirkete ait araçların işletme hakkı kendisinde olan köprü ve otoyalları ücret ödemeksizin kullanımından ötürü geçiş ücretleri ve cezalar toplamı üzerinden takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve itirazın iptalinin istendiği, mahkemece dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli nitelikte tespitler içermesi nedeniyle hükme esas alınan ek bilirkişi raporu ile dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davalıya ait araçların herhangi bir geçiş ücreti ödenmeksizin köprü ve otoyolları kullandığı, araç malikine geçiş ihlalinden dolayı ceza tahakkuk ettirilmesinin 6001 Sayılı Kanunun 30. maddesi hükmünden kaynaklandığı, bu nedenle geçiş ücretinin dört katı tutarında ceza tahakkuk ettirilmesinin kanuna ve usule aykırılık teşkil etmediği, bununla birlikte ilgili maddeye göre görevli şirketin ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde herhangi bir yazılı bildirimde bulunmak yükümlülüğü bulunmadığı düzenlendiğinden sürenin sonu (15. gün) temerrüdün gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği, dosya kapsamında davalı tarafça kısmi ödeme yapıldığına ilişkin sunulan belgenin usulünce düzenlenmiş ödeme belgesi niteliğinde kabul edilemeyeceği, davalı tarafça itiraz sebepleri kanıtlanamadığından davacının takibe konu miktar açısından davalıdan alacaklı olduğu yönündeki talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul 12 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 16.849,00 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacak miktarı likit olduğundan % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı şirketin müvekkilinin 242 kez ihlalli geçiş yaptığını iddia ettiğini, ancak bu geçişlerin tamamına ilişkin hukuken geçerli delil sunamadığını, davacı tarafından sunulan 56 adet fotoğrafın dahi 56 ayrı geçişe ait olmadığını, büyük bir kısmının birbirinin aynı olmasına rağmen farklı geçişlermiş gibi mahkemeye sunulduğunu, bu husustaki itirazları ile ilgili olarak mahkeme tarafından sunulan fotoğraflarla ilgili olarak teknik bir inceleme yapılmadığını, davacı şirketin Serbest Geçiş Sistemi'nin hatalı çalıştığını, bilirkişi raporunda giriş çıkış istasyonlarının aynı gözükebileceğinin ve bu durumun SGS sisteminden kaynaklandığının belirtildiğini, bu tespitin davacı şirketin SGS sisteminin doğru kayıt tutmadığını ve ücreti alınan geçişleri dahi alınmamış olarak gösterebileceğini ispatladığını, davacı şirketin iddia ettiği 242 adet geçişin her birinin gerçek olduğunu ve müvekkilinin araçlarına ait olduğunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin ihlalli herhangi bir geçişinin bulunmadığını, davacının sisteminde ihlalli geçiş olarak gösterilen geçişlerin ise büyük bir kısmının müvekkili tarafından zaten sistemden otomatik olarak tahsil edilmiş geçişler olduğunu, bu geçişlerin bedelleri tahsil edilmemiş olsa idi müvekkilinin sisteminde ödenmedi olarak gözükmesi gerektiğini, davacı şirketin bu şekilde bedelini tahsil ettiği geçişleri sistemin hatalı çalışmasına dayanarak "ödenmedi" şeklinde göstererek hem de katlı cezası ile birlikte mükerrer olarak tahsil etmeye çalıştığını, mahkeme tarafından bu geçişlerle ilgili hiç bir araştırma yapılmadığını, davanın tamamen davacının sunduğu deliller üzerinden yürütüldüğünü, bilirkişi raporunun sadece davacının delilleri doğru kabul edilerek davacının delilleri üzerinden tanzim edildiğini, tüm bu hususlara yargılamada itiraz ettiklerini, ancak mahkeme tarafından tüm itirazlarının usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, ihlalli geçişten kaynaklı geçiş ücreti ve gecikme cezasının tahsili amacıyla başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında geçiş ücreti ve ceza olmak üzere toplam 16.849,00 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından iş bu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 26/07/2021 tarihli raporda; dosyadaki tüm bilgi, belgeler ile ... bellek görüntüleri tek tek incelenerek yapılan değerlendirme neticesinde; ...plakalı araçların ... kayıtlarında 240 kez ihlali geçiş fotoğrafları ile araç plaka görüntülerinin tespit edildiği, dosya içerisinde davalıya ait aracın, ihlalli geçiş ücretlerinin ödendiğine dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 07.01.2020 tarihli talep ile toplam 16.849,00 TL icra takibi başlatıldığı, ihlalli geçiş ücretleri ile 6001 Sayılı Kanunun 30/5 Maddesi gereği 4 kat uygulanan ceza tutarları genel toplamının 16.835,00 TL olarak hesaplandığı, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan, asıl alacak tutarı (geçiş ücreti+ceza) 16.835,00 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 01/12/2021 tarihli ek raporda; ihlalli geçişlerin gerek İGB bilgileri ve gerekse de CD deki görüntüler göre inceleme ve değerlendirme yapıldığı, ihlalli geçişlerin araçların sınıflarına göre değerlendirildiği, raporda mevcut olan ihlalli geçiş tablolarında araçların sınıflarının belirtildiği ve bu sınıflara göre ücretlendirme yapıldığı, ihlalli geçişlerin kayıtlarının tek tek incelenerek değerlendirme yapıldığı, geçişlerde davalının hesabında yeterli bakiye olmaması durumunda, geçişin ihlalli geçiş olarak değerlendirildiği, ayrıca her geçişin giriş ve çıkış, tarih, saat ve İGB nosunun kayıtlara otomatik olarak geçtiği, SGS (serbest geçiş sistemi), havadan okuma diye de bilinen serbest geçiş sisteminin trafiğin yoğun olduğu mahallerde kullanıldığı, bu yüzden oto yol kullanıcılarının beklemesiz ve yavaşlamasız geçişine olanak veren, uzaktan okuma, otomatik plaka okuma gibi teknolojilere sahip olduğu, otoyol üzerinde ... şartnamelerine ve gerekse sözleşmeye uygun şekilde ücret toplama sistemi olarak SGS ve Bariyerli (Kapalı) geçiş sistemleri uygulandığı, dava konusu dosyada 242 adet geçişin bulunduğu, geçişlerin 120 adedinin bariyerli 122 adetinin SGS geçişi olduğu, SGS geçişlerinde bariyerli sistemin bulunmadığı, giriş ve çıkış istasyonu aynı olup, araçların 5 saniye gibi zaman diliminde geçiş yaptığı, SGS lerin km bazında yerleştirildiği, geçiş yapan plakaların devletin resmi kurumu olan ... sistemleri tarafından üstten kamera sistemleri ile kayıt altına alındığı, kayıt altına alınan araç geçiş ücretinin ise araç plakasına tanımlı olan etiketten yine ... sistemleri üzerinden provizyona çıkarak tahsil edildiği, dosya kapsamındaki CD deki görüntüleri ve fotoğrafların tek tek incelendiği, buna göre değerlendirme ve hesaplamaların yapıldığı, davacının itirazına konu geçiş ücreti ve ceza tutarının kök raporda sehven 16.845.00 TL yazıldığı, itiraz doğrultusunda yeniden yapılan ve tablolar halinde gösterilen hesaplama sonucunda bu miktarın 16.849,00 TL olduğu, davalının itirazlarındaki hususların kök raporu değiştirecek unsurlar olarak görülmediği yönünde görüş bildirilmiştir. Geçiş tarihlerinde yürürlükte olan davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır. Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir. 6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, davalıya ait olduğu tespit edilen araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, davalının itirazlarının denetime elverişli bilirkişi ek raporunda karşılandığı, buna göre ihlalli geçiş ücreti ve ceza tutarı bedeline ilişkin borcun ödenmediği anlaşılmakla mahkemece 6001 sayılı Kanun gereğince ödenmesi gereken geçiş ücreti ile ceza bedeli bir bütün olarak asıl alacak miktarını oluşturduğundan davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi yerinde olmuştur. Öte yandan ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu, likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince karar altına alınan alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetli olmuştur. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/676 Esas, 2022/71 Karar sayılı ve 01/02/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 287,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 444,50 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 02/04/2026