T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2067 - 2026/671 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2067 KARAR NO : 2026/671 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2024 NUMARASI : 2023/299 Esas - 2024/519 Karar DAVACI : MİNİKÖŞK GIDA İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ V…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2067 - 2026/671 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2067 KARAR NO : 2026/671 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2024 NUMARASI : 2023/299 Esas - 2024/519 Karar DAVACI : MİNİKÖŞK GIDA İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : AK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 16/06/2023 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın 02/12/2022 ve 02/12/2023 tarihleri arasında ki rizikoları kapsayacak şekilde davalı tarafa iş yeri paket sigortası yaptırdığını, söz konusu sigorta poliçesi uyarınca işveren sorumluluk sigortası da dahil olup çalışanların iş yerinde başlarına gelen bedeni zararların teminat altına alındığını, davacının iş yerinde çalışan ...'nun 16/04/2023 tarihinde elini kıyma makinesine kaptırması soncu yaralandığını, olay yerine derhal ambulans çağrılmış ve çalışan ilk önce Kocaeli Devlet Hastanesi'ne götürüldüğünü, ancak hastane ameliyat için daha donanımlı bir hastane gerektiğinden bahisle çalışanı buradan Mediplaza Sağlık Hiz. Tic. A.Ş.'ye ait olan VM Medicalpark isimli hastaneye sevk ettiğini, çalışanın burada ameliyat edilerek tedavisinin tamamlandığını, her işverenin yapması gerektiği üzere davacının iş kazası geçiren çalışanının tedavi masraflarını eksiksiz bir şekilde tedaviyi gerçekleştiren hastaneye ödediğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, iş bu haklı davanın kabulü ile davacının iş kazası sebebi ile ödemiş olduğu 40.000,00 TL tedavi giderlerinin faizi ile birlikte davalı tarafından tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın davacıya ait iş yerinde gerçekleştiği iddia olunan kaza sonucu kazazede işçinin özel hastanedeki tedavisi nedeniyle ödenen tutarın, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 02/12/2022- 02/12/2023 vade tarihli, 321227932 sayılı Akişyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sağlanan işveren sorumluluk teminatından rücuen tazmine ilişkin olduğunu, talebin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, SGK tarafından karşılanabilen tedavi masraflarının, teminatın konusu olmadığını, ayrıca özel hastanede ki tedavi masrafları için ek bir teminat verilmediğini, prim de tahakkuk edilmediğini, rücu talebine dayanak olayın iş kazası olup olmadığının, kusur, illiyet bağı ve zararın araştırılması gerektiğini belirterek, açılan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KABULÜ ile; 40.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada alınan iki rapor arasındaki açık çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, yargılama kapsamında talebin, sigorta teminatında olup olmadığına ilişkin hukuka uygun bir inceleme yapılmadığını, yargılama sırasında somut olayın iş kazası olup olmadığı, kusur ve illiyet bağı yönünden bir inceleme yapılmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın, davacının iş yerinde gerçekleşen olayın iş kazası olmama ihtimali yönündeki değerlendirmesinin yersiz olduğunu; davacının, SGK'ya iş kazası bildiriminde bulunduğu ve gerekli tutanakların tutulduğunu, davacı firmanın söz konusu kazanın bir iş kazası olmasından kaynaklı olarak SGK'ya gerekli bildirimi kendisinin yaptığını, bu hususta herhangi bir ihtilaf bulunmadığından Mahkemece incelemeyi gerektirir bir hususun da bulunmadığını, aksi düşüncenin sigorta yapılmasındaki amacı ortadan kaldıracağını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2024 tarih, 2023/299 Esas - 2024/519 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava işveren mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan rücu talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı sigortalı ile davalı sigortacı arasında 02.12.2022-02.12.2023 vadeli Y-...-0-0 numaralı “Akişyeri Paket Sigorta Poliçesi” tanzim edildiği, anılan sigorta poliçesine işveren mali mesuliyet sigortasının da dahil edildiği, 16.04.2023 tarihinde davacının sigortalı işçisi ...’nun elini kıyma makinesine kaptırması sonucu yaralandığı, olay nedeniyle dava dışı sigortalı çalışanın öncelikle Kocaeli Devlet Hastanesi’ne götürüldüğü, daha sonra yeterli teçhizat olmaması nedeniyle dava dışı işçinin VM Medicalpark Hastanesine sevk edildiği ve ameliyata alındığı, bu şekilde tedavisinin tamamlandığı, hastaneye davacı tarafından 40.000,00 TL tutarında tedavi bedelinin ödendiği, poliçe kapsamında anılan bedelin davacıya ödenmesi için davalıya yapılan başvurunun anılan zararın sigorta teminatı kapsamında olmadığından bahisle reddine karar verildiğinden, anılan bedelin davalıdan tahsili için eldeki davanın açıldığı; davalı tarafça anılan rizikonun teminat kapsamında olmadığı, davalının sorumlu tutulabilmesi için davacının kusuruyla zararın doğması ve uygun illiyet bağının olmasının gerektiği, bu hususun tespitinin gerektiğinden bahisle davanın reddinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. Olaya ilişkin yasal düzenlemeler ve yargı içtihatları değerlendirilecek olursa; Sigorta; bir kişinin belirli bir prim karşılığında bir şey veya kendisinin ya da başkasının hayatı üzerindeki menfaatini, gerçekleşmesi muhtemel tehlikelere (rizikolara) karşı güvence altına almasına yönelik bir sözleşme türüdür (Türk Hukuk Lügatı, Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C. 1, s. 985) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1459. maddesine göre sigortacı sigortalının uğradığı zararı tazmin eder ve 1460. maddeye göre sigorta değeri sigorta olunan menfaatin tam değeridir. Devam eden 1461. maddeye göre, aynen tazmini öngören yeni değer sigortaları hariç, sigortacının sorumluluğu sigorta bedeli ile sınırlı olup bu bedel rizikonun gerçekleştiği andaki sigortalı menfaatin değerini aşsa bile sigortacı uğranılan zarardan fazlasından sorumlu değildir. Yine aynı yasanın 1484/3.maddesine göre ise zarar, sosyal güvenlik kurumları tarafından karşılandığı ölçüde sigortacının sorumluluğu sona erer. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesine göre “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.” Sigorta sözleşmelerinin önemli bir örneği işveren sigortalarıdır. İş kazası sonucu ortaya çıkan zararlar sosyal sigorta kapsamında kalmakla işçinin sigortalı olması hâlinde Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri çerçevesinde karşılanmaktadır. Ne var ki çoğu zaman sosyal sigorta teminat limitleri, iş kazası sonucu uğranılan zararı tam olarak karşılayamaz. Bu durumda zarara uğrayan işçi elbette SGK'dan aldığı tazminatı aşan zararları için işverenden tazminat talep edebilecektir. İşverenin bu yöne ilişkin sorumluluğunun yanı sıra şartları varsa SGK'da işçiye ödediği tazminatı işverene rücu edebilir. Bu ihtimallerin varlığı işverenlere sorumluklarını sigorta ettirme ihtiyacını doğurmuş ve işveren sorumluk sigortası kavramı ortaya çıkmıştır. İşveren sorumluluk sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi şu şekildedir: “Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu’nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder. Sigortacı ayrıca bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı, avukatlık ücreti dâhil dava masraflarına, ancak sigorta bedeli nispetinde iştirak eder.” Maddede görüldüğü gibi sigorta kapsamına bazı sınırlamalar getirilmiştir. İşveren sorumluluk sigortasının kapsamı, iş kazası sonucu SGK’nın sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile SGK’nın rücu etmesi sonucu talep edilen tazminat miktarı ve dava masrafları ile avukatlık ücretidir. Riziko, genel olarak ilerde gerçekleşmesi muhtemel ve zarar veya başkaca uygun olmayan bir hal doğuran, geleceğe ait bir olay olup işveren sorumluluk sigortasında riziko ise iş kazası sonucu SGK’nın sağladığı yardımları aşan bir zararın bulunması ve bu zararın tazminin işverenden talep edilmesi ile SGK’nın işçi veya işçinin hak sahiplerine ödeme yaptıktan sonra işverene rücu etme ihtimalidir (...; İşveren Sorumluluk Sigortası, ...'a ..., s. 2133, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/372955, erişim 14.06.2025). Sorumluluk sigortası bir meblağ sigortası değil zarar sigortası niteliğinde olduğundan üçüncü kişilerin gerçek zararlarının giderilmesi amacını güder. Dolayısıyla bu tür sigorta poliçelerinde gösterilen meblağlar sigortacının sorumlu olduğu azami miktarı gösterir, her halükarda o meblağın ödeneceği anlamına gelmez. Gerçek zarar hesaplanarak ödenir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2024/11-250 esas 2025/354 karar sayılı ilamı) İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 2. maddesinde aksine sözleşme yoksa sigorta teminatının dışında kalan haller sayılmıştır. Yani maddede sayılan haller kural olarak teminat dışındadır fakat bunlar sigortacı ile sigorta ettirenin anlaşması sonucu teminat kapsamına alınabilirler. Ancak İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 3. maddesinde mutlak olarak sigorta teminat kapsamında olmayan haller belirtilmiş olup, bu halleri sigorta ettiren ile sigortacı anlaşarak dahi sigorta kapsamına alamazlar. Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; davacı sigortalı ile davalı sigortacı arasında 02.12.2022-02.12.2023 vadeli Y-...-0-0 numaralı “Akişyeri Paket Sigorta Poliçesi” tanzim edildiği, anılan sigorta poliçesine işveren mali mesuliyet sigortasının da dahil edildiği, 16.04.2023 tarihinde davacının sigortalı işçisi ...’nun elini kıyma makinesine kaptırması sonucu yaralandığı, olay nedeniyle dava dışı sigortalı çalışanın öncelikle Kocaeli Devlet Hastanesi’ne götürüldüğü, daha sonra yeterli teçhizat olmaması nedeniyle dava dışı işçinin VM Medicalpark Hastanesine sevk edildiği ve ameliyata alındığı, bu şekilde tedavisinin tamamlandığı, hastaneye davacı tarafından 40.000,00 TL tutarında tedavi bedelinin ödendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık anılan rizikonun teminat kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyorsa davalının anılan bedelin ne kadarından sorumlu olduğu hususlarındadır. Yukarıda açılandığı üzere; İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 1.maddesinde sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortalıya ait işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu’nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin edilmektedir. Aynı genel şartların 2 ve 3.maddelerinde ise teminat dışı kalan haller açıkça belirlenmiş olup, 2.maddedeki haller tarafların anlaşması suretiyle teminat kapsamına alınabilirken 3.maddedeki haller teminat kapsamına alınamayacaktır. Eldeki olayda, davacıya hizmet akdi ile bağlı olarak çalışan ...’nun kıyma makinesinde çalışırken elini makineye kaptırdığı ve sol el 3. V4 4. Parmaklarında yaralanma meydana geldiği, işçinin bu olay nedeniyle önce Kocaeli Devlet Hastanesine, oradan da sevk yoluyla MV Medicalpark Hastanesine gönderildiği, davacının tedavi masrafı olarak 40.000,00 TL ödediği anlaşılmaktadır. Anılan, iş yerinde meydana gelen kaza nedeniyle ortaya çıkan zararın İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 2. ve 3.maddesindeki teminat dışı kalan hallerden olmadığı, yine taraflar arasında teminat harici bırakılan iki halden de olmadığı, dolayısıyla genel şartların 1.maddesindeki iş kazası sonucu işverenden talep edilebilecek hallerden olduğu anlaşılmaktadır. Ancak genel şartların 1.maddesinin devamındaki “…ve Sosyal Sigortalar Kurumu’nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri…” kısmı ve 6102 sayılı yasanın 1484/3.maddesi dikkate alındığında davalının rizikodan sorumlu tutulabilmesi için SGK tarafından sağlanan yardımların üzerindeki bir zararın ortaya çıkması şarttır. Yine davaya konu sigortanın sorumluluk sigortası olduğu dikkate alındığında buradaki amacın üçüncü kişilerin gerçek zarar hesaplanarak giderilmesi (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2024/11-250 esas 2025/354 karar sayılı ilamı) olduğundan, 6098 sayılı yasanın 52.maddesi göz önüne alındığında gerçek zararın tespiti için bilirkişilerden davacının, çalışanın ve varsa üçüncü kişilerin kusur durumlarının tespiti ve gerçek zararın buna göre hesaplanması gerekecektir. ( Benzer yönde Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2017/1562 esas 2019/7491 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/14367 esas 2016/2650 karar sayılı ilamı) Dosyaya sunulan her iki bilirkişi raporunda kusur durumlarına ilişkin bir değerlendirme bulunmadığı gibi, 15.01.2023 tarihli heyet raporunda SGK tarafından karşılanacak tutarın 24.710,96 TL olduğu, davalının sorumlu olması gereken miktarın 15.289,04 TL olduğu belirtilmiş; daha sonra dosyaya alınan 16.07.2024 tarihli heyet raporunda ise SGK’nın ödediği toplam tutarın 73.508,55 TL olduğu, davacının ödediği toplam tutarın ise 40.000,00 TL olduğu belirtilmiş, anılan raporlar arasındaki anılan çelişkinin ortaya çıktığı anlaşılmış, anılan çelişki açıklatılmadan ve kusur yönünden hiçbir değerlendirme içermeyen anılan ikinci raporun hükme esas alındığı, bu şekilde eksik değerlendirme içeren rapora göre karar verildiği gibi olayda uygulama yeri olmayan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 98.maddesi uygulanarak hüküm kurulması da hatalı olmuştur. O halde mahkemece yapılacak iş; MV Medicalpark Hastanesinden ve SGK’dan olay nedeniyle sigortalı işçinin tedavisi için yapılan tedavi masraflarının ve ödeme belgelerinin temin edilerek, dosyanın 16.07.2024 tarihli raporu tanzim eden heyete yeniden tevdi edilerek, meydana gelen kazada davacının, dava dışı işçinin ve varsa üçüncü kişilerin kusur durumlarının tespitinin istenilmesi, meydana gelen olay nedeniyle SGK tarafından sağlanan tedavi masraflarının üstündeki ve dışındaki tedavi giderlerinin ne kadar olduğunun tespiti ile varsa davacının kusuruna isabet eden miktarın açıkça tespiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalının istinaf isteminin yukarıda yazılan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2024 tarih, 2023/299 Esas - 2024/519 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-İİK'nın 36/5 maddesi gereğince Kocaeli İcra Dairesinin 2024/95831 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın yatıran tarafa iadesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.09/04/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*