T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:01/07/2022 DAVA:Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi (Tahsil İstemli) DAVA TARİHİ:17/07/2019 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:01/07/2022 DAVA:Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi (Tahsil İstemli) DAVA TARİHİ:17/07/2019 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Asıl dava dosyasında davacı vekili; müvekkili şirketin 2005 yılından bu yana gıda, içecek ve ambalaj malzemeleri hizmeti verme konusunda ticari faaliyet sürdüren bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ürün alım satımı gerçekleştirildiğini, müvekkilinin alacağı 694.480,79.-TL'nin davalı tarafından ödenmediğini, müvekkilinin bu alacağı için Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine, borcun tamamına, faizine, ferilerine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itirazında haksız olduğunu, müvekkilİ şirketin ... Girişim Pazarlama Tüketim Ürünleri San. ve Tic. A.Ş'nin bayisi olduğunu, ... şirketi tarafından üretilen ürünleri herhangi bir sözleşme olmaksızın alım satımını yaptığını, müvekkilinin ticari ilişkiye istinaden irsaliyeli faturalar düzenlediğini, faturaların davalı şirkete teslim edildiğini, faturalarda isim, soyisim ve imzaların bulunduğunu, TTK 21/2 maddesi uyarınca davalının fatura ve fatura içeriğindeki malları teslim aldığı halde faturanın alındığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, faturayı kabul ettiğini, ancak söz konusu fatura bedellerini müvekkiline ödemediğini, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, zaman kazanılmaya çalışıldığını belirterek davanın kabulü ile davalı tarafın Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, itirazın haksız olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 02/05/2014 tarihli sözleşmenin 18/07/2018 tarihinde feshinin gerçekleştiğini, 02/08/2018 tarihinde keşide edilen ihtarname ile bu durumun davalıya tebliğ edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesi uyarınca her yıl temiz tekstil yıkama kotasına göre teminat mektuplarının revize edilerek davalıya teslim edildiğini, davalı ile müvekkili arasında doğrudan cari hesap ilişkisi kurulmadığını, davalının bayisi dava dışı ... Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında 02/05/2014 tarihli satım sözleşmesinin uygulanması kapsamında ortaya çıkan ihtilaf nedeniyle müvekkili tarafından Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına 661.223,00 TL teminat bedeli yatırılarak davalıların zararının müvekkili tarafından teminat altına alındığını, bu hususları bildirir 14/11/2018 tarihli ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edilmesi ile teminat mektubunun iadesinini istenildiğini, davalının 22/11/2018 tarihli cevabi ihtarnamesi ile teminat mektubunun bozdurulacağının bildirildiğini ve akabinde ... Bankası'na ait 27/12/2017 tarih ve ... sayılı teminat mektubu 25/12/2018 tarihinde nakde çevrilerek haksız şekilde müvekkilinde 219.897,00 TL bedelin tahsil edildiğini bildirmekle davalı tarafından haksız yere bozdurularak nakde çevrilen teminat mektup bedeli olan 219.897,00 TL'nin teminat mektubunun tahsil tarihi olan 25/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl dava dosyasında davalı vekili; müvekkili ile ... Girişim A.Ş. arasında imzalanan 02/05/2014 tarihli satım sözleşmesinin 31/01/2016 tarihi itibarı ile ... San ve Tic. A.Ş.'ye devredildiğini, ... firmasının sözleşmenin 7.7 maddesine göre bayiliklerini sırasıyla ... Paz. A.Ş., Sandra Gıda ve Tic. A.Ş. ve son olarak davacı firmaya devrettiğini, davacı tarafın 02/05/2014 tarihli sözleşmedeki ticari esaslara göre ... firmasının bayisi olarak edimlerin ifasında taraf olarak yer aldığını, taraflar arasında bu sözleşmeye ve şirketlerin daha sonra ... Tüketim Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. olarak birleştiğini, takip tarihi itibariyle davacıya muaccel bir borcun bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafa, ticari defter ve kayıtlarına göre 101.893,19.-TL borcunun bulunduğunu, takip tarihi olan 18/09/2018 tarihinde borcun muaccel hale gelmediğini, ticari ilişkideki vade kuralının sözleşmeye göre 90 gün olduğunu, fatura tarihlerine göre muacceliyetin 70.000,00.-TL bedelli borç için Eylül ayının sonunda, 31.893,19.-TL bedelli borç için Ekim ayının sonunda gerçekleşeceğini, taraflar arasındaki hak ediş hesabına dayalı cari hesaplarda ve ticari ilişkide ihtilaf olduğunu, davalının iddia edilen borçla ilgili olarak temerrüde de düşürülmediğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin ... Firması ile imzalanan sözleşmedeki fiyatlandırmaya göre sürdüğünü, cari hesaplarda mahsuplaşma ve fiyat farkı faturalarının yer aldığını, 02/05/2014 tarihli satım sözleşmesinin 6.3. maddesinde “Müşteri, bayiinden ürünleri güncel fiyat listesinden madde 6.1'de belirtilen şartlarda satın alacaktır. Ay sonlarında yapılacak hesap mutabakatı ile temiz tekstil kg. bedeli olan 0,133 TL/kg karşılığı hak ediş tutarı belirlenecektir. Ay sonu yapılacak depo sayım sonucunda tüketim hesaplanarak hak ediş tutarı karşılığı mahsuplaşılacaktır. Sözleşmenin ilk yılı sonunda 0,063.-TL'lik kısmı üzerinden (TEFE+TÜFE)/2 oranından fiyat artışı yapılacak, [0,063*(1+((TEFE+TÜFE) /2))+0,07)TL+KDV, oluşan yeni rakamın üzerine 0,07.-TL ilave edilerek yeni fiyat belirlenecektir. Takip eden yıllarda fiyat artışı formüle göre; 100.000 X 0,063.-TL + KDV-Yıkama bedeli + 100.000 x 0,07.-TL-Müşteri Geliştirme ve Tanıtım Desteği - 14.434,00.-TL olarak" bulunduğunu, yani sözleşmenin 6.2 ve 6.3 maddesi uyarınca müvekkile ... markalı ürünlerin konsinye olarak gönderilmediğini, sözleşmedeki mahsuplaşma kuralına göre tüm stok ürünlerinin fatura edilmekte olduğunu, müvekkili tarafından ... grubu ürünlerin kullanılması sonucunda, tüketilen malzeme üzerinden değil, yıkanan temiz tekstiller üzerinden kilogram bazında aylık hak ediş tabloları çıkarılarak, ... firmasının onayladığı hak ediş tutarları ve hak ediş tabloları üzerinden, davacı şirket ile mahsuplaşma yapılmakta olduğunu, davacının iddiasının tüketilen ve müvekkile fatura edilen ürünler kadar kendisine borçlu olunduğu yönünde olduğunu, taraflar arasında sürdürülen ticari ilişki ve tarafların sürekli mahsuplaşma ve fiyat farkı faturası kesmesi ile bu iddianın gerçek olmadığının sabit olduğunu, ... firma yetkilileri tarafından müvekkil şirkete gönderilen postalarda; sözleşmedeki kurallara göre müvekkil şirketin 21 milyon KG çamaşır taahhüdünün bulunduğunu, yıkanan temiz tekstil miktarı ile mahsuplaşma durumunu belirlemek üzere her ay için hak ediş tablosu oluşturulduğunu, davacının müvekkile keseceği faturaların ... firması tarafından hak ediş tablosuna göre belirlendiğini, davacı tarafın müvekkil şirkete keseceği faturaları ... firması yetkilileri sözleşmeye göre hesap yaparak taraflara bildirildiğini, davacı şirket yetkilisinin de sözleşmeye atıf yaparak cari hesap bakiyelerinin 90 günlük vadeli çeklerle ödenmesini talep ettiğini, gönderilen e-postada bayisi olan davacıya ödemelerin 0,143 TL/kg üzerinden yapılmasının istendiğinin belirtildiğini, davacı şirketin tüm operasyonu ve fiyatlandırma işlemini ... firmasının talimatına göre yapmakta olduğunu, davacı tarafça sunulan faturaya konu ürünler üzerinden alacak borç ilişkisi kurulmamakta olduğunu, ... Tüketim Ürünleri San ve Tic. A.Ş. ile noter üzerinden yapılan yazışmalarda edimlerin davacı üzerinden ifa edildiğinin kabul edildiğini, davalı şirket ile ... şirketi arasında sözleşmenin uygulanmasından kaynaklı olarak yapılan yazışmalara, bu firmanın verdiği yanıtlarda edimlerin davacı tarafından bayi sıfatıyla gerçekleştirildiğinin kabul edilmiş hatta yıkanan temiz tekstil miktarlarını gösterir çok sayıda tablonun da taraflarına iletildiğini, bu nedenlerle davanın, ihtilafın kaynağı olan sözleşmedeki bir diğer taraf olan ... Tüketim Ürünleri San ve Tic. A.Ş. 'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, yazışmalarda müvekkil tarafından ... San ve Tic. A.Ş.'ye Antalya 11. Noterliği'nin 24/02/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 02.05.2014 tarihli sözleşmedeki edimlerin davacı üzerinden gerçekleştirildiği belirtilerek, sözleşmeye göre yıkanan toplam çamaşır miktarı ile birim fiyatları içeren tablonun gönderildiğini, ... San ve Tic. A.Ş. tarafından, müvekkile gönderilen 03/03/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede, sözleşmeye göre yıkanan toplam çamaşır miktarı ile birim fiyatları içeren tablo gönderilerek, edimlerin davacı şirket tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edildiğini, müvekkil tarafından ... San ve Tic. A.Ş.'ye Antalya 11. Noterliği'nin 19/01/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmedeki edimlerin davacı üzerinden gerçekleştirildiğinin belirtilerek sözleşmeye göre yıkanan toplam çamaşır miktarı ile birim fiyatlarını içeren tablo ve sözleşmedeki 0,07.-TL finansman bedeline ayrıca KDV uygulanmaması gerektiğine dair ihtarname gönderildiğini, ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından davalıya gönderilen 25/01/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile sözleşmeye göre yıkanması gereken toplam çamaşır miktarının % 85,44 oranına ulaştığını, her ay bayi sıfatı ile davacıdan yapılan atımların sistemden çekildiğini, ay sonu stok sayımı alındığını, devreden stok ile birlikte tüketimin hesaplanarak yıkanan tonaja göre mutabakat sağlandığının bildirilerek, özet tablo gönderildiğini, taraflarınca Antalya 22. Noterliği'nden davacı ... Ltd. Şti ve ... Ürün ve Hizmetler San. ve Tic. A.Ş. firmasına gönderilen 03/07/2018 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmedeki edimlerin bir kısmının ayıplı ifa edildiğini, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile müvekkiline ait kayıt ve defterlerin uyumsuz olduğunu, müvekkili tarafından davacı tarafa gönderilen mahsuplaşma ve fiyat farkı faturalarının noter marifetiyle davacıya tebliğ edildiğini, davacı tarafın faturalara itiraz edilmediğini, davacı tarafın 04/07/2018 tarihinde temerrüde düşürüldüğünü, faturalara ve ihtirazı kayıtlı ödemeye itiraz etmediğini sözleşmedeki kurallara göre davacı tarafa noter üzerinden gönderilen mahsuplaşma ve fiyat farkı faturalarının 527.307,31.-TL olduğunu, bu faturaların davacı tarafça kayıtlara alınmamasının arada suni bir cari hesap farkı oluşmasına sebebiyet verdiğini, yine lekeli çamaşır yıkama farkı faturaları toplamı 25.089,906.-TL bedelinin de davacının kayıtlarında yer almadığını, 01/03/2018 tarihli, ... nolu fatura uyarınca, 6.935,68.-TL finansman ücreti iadesi faturasının da müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı tarafça kayıt altına alınmadığını, davacıya ... firmasına gönderilmek üzere yapılan 7.832,46.-TL bedelli fazladan yapılan yatırım bedeli ödemesinin davacı tarafça dosyaya sunulan muavin defter kayıtlarında mevcut olduğunu belirterek davanın reddini, dava konusu değerin %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı tarafa kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Birleşen dava dosyasında davalı vekili; davacının müvekkili şirketin bayisi olan dava dışı ...'a ticari ilişkiden kaynaklı borcunun bulunduğunu, ödenmeyen borç nedeniyle müvekkilinin davacıdan alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, davacının borcunu ödemek yerine haksız olarak takibe de itiraz ettiğini, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacının müvekkiline teminat mektubu verdiğini, davacı şirketin sözleşme konusu ürünleri teslim aldığını ancak ödemeyi gerçekleştirmediğini, ödenmeyen bedelin bir kısmının tahsili amacıyla müvekkilinin teminat mektubunu bozdurduğunu, davanın haksız ve hukuka aykırı olarak açıldığını bildirmekle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Asıl dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan fatura alacağına ilişkin ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davası, birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davanın ise; taraflar arasında akdedilen 02/05/2014 tarihli sözleşme ve ayrıca akdedilen protokoller uyarınca davacı tarafın davalı taraftan bayisi aracılığıyla ürün satın almayı taahhüt ettiği, davalı tarafın ürünleri bayisi aracılığıyla davalıya teslim etmeyi ve destekleme yapmayı üstlendiği, ticari nitelikteki hukuki ilişki kapsamında davalı tarafa verilen teminat mektubunun paraya çevrilen kısmının davacıya iadesi, paraya çevrildiği takdirde bedelinin tahsili davasıdır. Asıl davada icra takibinde talep edilen işlemiş faiz dava konusu yapılmamıştır. Asıl davada davacı, davalı ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan irsaliyeli faturaların bedelini talep etmiş, davalı ise ... ile aralarında imzaladıkları 02/05/2014 tarihli sözleşmenin ve ek protokollerin ...'nın bayisi konumunda olan davacı ile de uygulandığını ve bu ilişki kapsamında davacının talep edebileceği takip tarihi itibariyle muaccel bir borç olmadığını savunmuştur. Takip konusu yapılan faturaların tamamında teslim alan imzası mevcuttur. Mahkememizce alınan raporlar ve tarafların ticari defter ve kayıtları birlikte değerlendirildiğinde takip konusu yapılan faturaların tamamı davalı defterlerinde de kayıtlı olup, dava da taraflar tacir olup delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanmışlar, incelenmelerinde her iki tarafında ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu, tüm faturaların her iki tarafın defterlerin de de kayıtlı olduğu, aradaki farkın davalı defterlerinde kayıtlı olup, davacı defterlerinde kayıtlı olmayan lekeli çamaşır yıkama bedeli, cost fiyat farkı ve fazla ödenen yatırım bedeli toplam tutarı olan 558.339,00.-TL'den kaynaklandığı, fakat mahkememizce de hüküm vermeye yeterli ve elverişli görülen bilirkişi heyet raporuna göre davacının, birleşen dosya davalısı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin bayisi olduğu, davalı ile ilişkisinin 02/05/2014 tarihli sözleşme hükümlerine göre ve aradaki iş ve işlemlerin ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin kontrolü, mutabakatı ve onayı ile gerçekleştiği ve tarafların ticari defter ve kayıtlarındaki ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin mutabakatında ve kabulü ve onayı bulunan sözleşmedeki fiyatlara göre düzenlenen faturaların mahsup edilmesi halinde takip tarihi itibariyle davacının bakiye 450.929,88.-TL alacaklı bulunduğu, bu nedenle asıl davanın kısmen kabulü ile takibin 450.929,88.-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, yine takipten ve dava tarihinden sonra ... Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından sözleşme kapsamında davalıdan alınan 219.887,00.-TL bedelli teminat mektubunun 25/12/2018 tarihinde paraya çevrilip tahsil edilerek davacının cari hesabına alacak olarak kaydedildiği anlaşılmakla davadan sonra yapılan bu tahsilatın infaz aşamasında borçtan mahsubuna, birleşen dava yönünden de, davacının halen ödenmemiş borcu bulunup davalının sözleşme kapsamında teminat mektubunu nakde çevirip borçtan mahsup etme hakkı bulunduğundan birleşen davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, asıl davada davacı birleşen davada ihbar olunan ... vekili ve asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl davada davacı birleşen davada ihbar olunan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, bilirkişi raporlarıyla müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının, usulüne uygun ve kendi lehine delil olma niteliği taşıdığı, müvekkilin ticari defterlerine göre takip tarihi itibarıyla 662.167,17 TL alacaklı olduğu, bu alacağa konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi sevk irsaliyelerinden ürünlerin davalıya teslim edildiği ve bu konuda ihtilaf olmadığının tespit edildiğini, uyuşmazlığın, davalı tarafından çeşitli adlar altında düzenlenen iade faturaların müvekkilin alacağından mahsup edilip edilemeyeceği, davacı müvekkil ile davalı arasında yazılı sözleşme bulunup bulunmadığı noktasında toplandığını, ..., ... Tasarım ve ... Dokuma arasında imzalanan 02.05.2014 tarihli sözleşmenin müvekkilini de bağladığı ön kabulüyle karar verildiğini, bunun sözleşmenin nispiliği başta olmak üzere hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu, müvekkili ... ile ... Tasarım (... Dokuma) arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, taraflar arasındaki uygulamalardan, davacı müvekkilinin diğer taraflar arasındaki sözleşmeyle bağlı olduğu sonucuna varılmasının hukuka aykırı olduğunu, tarafların ticari defter kayıtları arasındaki farkın davalı defterlerinde kayıtlı iken davacı müvekkilinin defterlerinde kayıtlı olmayan, davacı müvekkilce kabul edilmeyen ve dayanağı da olmayan davalının düzenlemiş olduğu haksız, usule ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye aykırı şekilde düzenlendiği anlaşılan faturalardan kaynaklandığını, davalının, taraflar arasındaki ticari ilişki döneminde “fiyat farkı” açıklaması ile faturalar düzenlediğini, davalının tek taraflı olarak düzenlediği faturaların, kendisine alacak hakkı tanımadığını, davalının fatura içeriklerinin gerçekliğini, dayanağını ispat ile yükümlü olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının fiyat farkı faturasının sebebi olan işleri, işlemleri ve iddiasının içeriğini yani bu olayda fiyat farkının sebebini veya sözleşmeye aykırılıkları ispatlaması gerektiğini, davalı tarafın takas/mahsup definde bulunmadığı halde mahkemece resen takas/mahsup yapılmasının mümkün olmadığını, her ne kadar bilirkişi raporlarında, davalı ... Tasarım (... Dokuma)’ın düzenlemiş olduğu 25.04.2018 tarih, ... nolu, 3.406,88 TL bedelli; 07.05.2018 tarih, ... nolu, 10.826,84 TL bedelli ve 07.05.2018 tarih, ... nolu 10.856,24 TL bedelli faturaları ile 6.935,68 TL bedelli fazla ödenen finansman desteği açıklamalı kaydın, ... veya davacı müvekkil şirket ile mutabakat yapılmadığı, diğer taraflar arasındaki sözleşmede de bu durumda fatura düzenleneceği yönünde bir hüküm bulunmadığı, fatura düzenlemeyi gerektirir somut veriler bulunmadığı gerekçesi ile kabul edilemeyeceği isabetli ise de benzer mantıkla keşide edilmiş diğer faturalar sebebiyle davalının alacağı olduğunu kabul etmenin çelişki yarattığını, davalının alacak iddia ettiği faturalarla ilgili yapılmış bir mutabakatın bulunmadığını, müvekkil ile ilgisi olmayan sebeplerle fatura kesilmesinin doğru olabileceği varsayımıyla cari hesapta müvekkilin borçlandırılabileceği/mahsup edilebileceği görüşüne dayanan, karara esas alınan kök ve ek bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer davalının bir mahsup veya alacak talebi varsa bunu ...’na yöneltmesi gerektiğini, davalı tarafından düzenlenen bir takım excel listelerinin her zaman hazırlanması mümkün olup delil ikame yasağının başladığı aşamadan sonra dosyaya kabulünün usule aykırı olduğunu, dilekçeler aşaması tamamlanıp iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı başladıktan sonra dosyaya sunulan delillere muvafakat etmediklerini, 11.11.2019 tarihli ilk raporda, müvekkilinin takip miktarı kadar alacaklı olduğunun saptandığını, sonradan alınan raporlarda davalının keşide ettiği faturalar konusunda aksi yönde değerlendirmeler yapıldığını, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, diğer görüşe neden itibar edilmesi gerektiği denetlenebilir şekilde açıklanmadığını, kararın taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliğine ve hukuka aykırı olduğunu, davanın tamamen kabulü gerektiğini, birleşen davada müvekkilinin ihbar olunan sıfatını taşıdığını, müvekkil aleyhine hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, ancak birleşen davada dava değerinin asıl davaya konu icra dosyası alacağından mahsup edilmesine karar verildiğini, taraf olmayan müvekkili aleyhine mahsup kararı verilmesinin usule aykırı olduğunu, nitekim birleşen dava davacısının takas/mahsup yönünde bir talebini de bulunmadığını, birleşen davaya konu 02.05.2014 tarihli sözleşmede müvekkilinin taraf olmadığını, bu itibarla taraf sıfatı ve sözleşmesel ilişkisi olmayan bir ihtilafta müvekkil aleyhine hüküm kurulması mümkün olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; aşamalarda alınan bilirkişi raporları doğrultusunda Mahkemenin, davacı tarafın müvekkil şirket ile ... firması arasındaki sözleşmesel ilişki ile bağlı olduğuna dair tespitinin doğru olduğunu, müvekkil ile davacı taraf arasındaki tüm ticari ilişkinin 02.05.2014 tarihli sözleşmedeki kurallara göre sürdürüldüğünü, bu çerçevede hukuki ilişkinin davacının iddia ettiği gibi olmadığını, davacının taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı ile ... firması arasındaki 2016 ve 2019 yıllarında imzalanan bayilik sözleşmesinin 2. maddesinde, davacının ... firmasının talimatlarına göre, kendi stoklarını kullanarak ürünleri müşteriye tedarik ve teslim edeceğinin ifade edildiğini, bu kapsamda, davacının bizatihi ihbar olunan ... firmasının bayilik sözleşmesi uyarınca verdiği talimatlara göre, 02.05.2014 tarihli satım sözleşmesindeki edimleri ihbar olunan adına ifa ettiğini, sözleşmeyi fiilen uyguladığını ve kendi stokları uygun olmadığı için, müvekkiline özel ambalajlı ürünleri ... firmasından alıp doğrudan müvekkiline ... adına teslim ettiğini, davacının tüm bu belgelere rağmen, 02.05.2014 tarihli sözleşmeyle bağlı olmadığını iddia ederek açıkça dürüstlük kuralına aykırı davranarak iş bu davayı açtığını, Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen uzman görüşünde de, davacı ... Ltd. Şti.’nin müvekkil ile ... A.Ş. arasında imzalanan 02/05/2014 tarihli sözleşme hükümleriyle bağlı olduğunun saptandığını, son alınan bilirkişi raporu ile 14/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda, sözleşmedeki mahsuplaşma kuralına göre 2017 yılındaki fiyat farklarının davacı tarafından kabul edildiği ve kayıtlara alındığının tespit edildiği, o halde iş bu uyuşmazlığın çözümünde 02.05.2014 tarihli sözleşme kurallarının uygulanmasının zorunlu olduğu, ... tarihli bilirkişi raporunda da aynı tespitin yapıldığını, her iki raporun da bu yönüyle birbirini teyit ettiğini, müvekkili şirkete ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiğini, taraf ticari defterleri arasındaki farkın toplamda 10 adet ve 559.333,00 TL bedelli faturaların davacı tarafından haksız bir şekilde kayıtlara alınmamasından kaynaklandığını, bu faturaların tek tek incelenmesi ve 02/05/2014 tarihli satım sözleşmesi ile ilişkilendirilmesi gerektiğini, 02.05.2014 tarihli sözleşme ve bu sözleşmeye göre oluşturulan Cost (Hakediş) Hesabına göre düzenlenen fiyat farkı faturalarının, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği cari hesap borcundan düşülmesi gerektiğini, bu doğrultuda, ilk derece mahkemesinin; cost (hakediş) hesabına göre düzenlenen fiyat farkı faturalarını hükme esas almamasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafa toplamda 6 adet kesilen ve davacı tarafın kayıtlarında yer almayan 527.307,36 TL bedelli fiyat farkı faturalarının, gerek sözleşmeye gerekse sözleşmeye göre hazırlanan hesaplaşma tablolarına uygun olması, ayrıca davacı tarafça süresinde faturalara itiraz edilmemesi sebebiyle, bu faturaların iddia edilen cari hesap borcundan düşülmesi gerekirken ilk derece mahkemesinin bu faturaları dikkate almamasının hatalı olduğunu, ihbar olunan ... firmasının hatalı birim fiyat ile oluşturduğu hesaplama tablosuna göre dahi müvekkil şirketin davacı taraftan 210.292,71 TL fiyat farkı alacağının bulunduğunu, davacıya fazladan ödeme yapılan müşteri geliştirme ve tanıtım desteğinin ilk derece mahkemesince kabul edilerek, sözleşmeden kaynaklı hakediş hesabına göre fiyat farkı alacaklarının talep edilen alacak bedelinden düşülmemesinin hukuka aykırı olduğunu, konvansiyonel yıkama sistemi dozajlama pompası arızası sebebiyle ortaya çıkan zarar nedeniyle düzenlenen faturaların bilirkişi tarafından kabul edilmemesine ve ilk derece mahkemesinin bu hususta bir irdeleme yapmamasına itiraz ettiklerini, lekeli çamaşır yıkama farkı faturalarının davacıya tebliğ edildiğini ve cari hesabına borç olarak kaydedildiğini, davacı tarafça TTK m.21/2 uyarınca faturalara süresinde veya sonrasında itiraz edilmediğini, itiraza uğramayan bu faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olmamasının durumu değiştirmeyeceğini, bu nedenle rapora bu yönüyle itiraz ettiklerini, kaldı ki raporun aksine sözleşmede hüküm olmasa bile, genel hükümlere göre müvekkili şirketin bu sebeple oluşan zararının giderilmesi gerektiğini, dava tarihi itibarıyla likit ve çekişmesiz bir alacak olmadığı halde davacı taraf lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, asıl davada reddedilen kısım yönünden müvekkil şirket lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, birleşen davada davalı ile davalının bayisi olan asıl davanın davacısı ... firmasının zararlarının 17/10/2018 tarihinde taraflarınca teminat ile garanti altında alınmasına rağmen, davalı tarafın teminat mektubunu 25/12/2018 tarihinde nakde çevirmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle birleşen davanın kabulü gerekirken, birleşen davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğunu, birleşen davada davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafın teminat mektubunu nakde çevirmesine sebebiyet verdiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Asıl dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan fatura alacağına ilişkin ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali, birleşen dava; davalı tarafa verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile, davalının Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptaline, Takibin 450.929,88.-TL alacak üzerinden ve takipten itibaren ticari avansı faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, haksız itiraz edilen 450.929,88.-TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davadan sonra tahsil edilen 219.887,00.-TL teminat mektubu bedelinin infaz aşamasında borçtan mahsubuna, birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Birleşen davada ...'nin ihbar olunan olduğu, davanın tarafı olmadığı bu nedenle birleşen davada verilen karar yönünden istinaf yoluna başvuru hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, takip konusu yapılan tüm faturaların her iki tarafın defterlerin de de kayıtlı olduğu, aradaki farkın davalı defterlerinde kayıtlı olup, davacı defterlerinde kayıtlı olmayan lekeli çamaşır yıkama bedeli, cost fiyat farkı ve fazla ödenen yatırım bedeli toplam tutarı olan 558.339,00.-TL'den kaynaklandığı, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporuna göre davacının, birleşen dosya davalısı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin bayisi olduğu, davalı ile ilişkisinin 02/05/2014 tarihli sözleşme hükümlerine göre ve aradaki iş ve işlemlerin ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin kontrolü, mutabakatı ve onayı ile gerçekleştiği ve tarafların ticari defter ve kayıtlarındaki ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin mutabakatında ve kabulü ve onayı bulunan sözleşmedeki fiyatlara göre düzenlenen faturaların mahsup edilmesi halinde takip tarihi itibariyle davacının bakiye 450.929,88.-TL alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi heyet raporlarının dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime açık olduğu, birleşen davada, davacının halen ödenmemiş borcu bulunup davalının sözleşme kapsamında teminat mektubunu nakde çevirip borçtan mahsup etme hakkının bulunduğu, asıl davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, reddedilen miktar yönünden davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davadan sonra tahsil edilen 219.887,00.-TL teminat mektubu bedelinin infaz aşamasında borçtan mahsubuna ve birleşen davanın reddi ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl davada davacı ... vekili ve asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada davacı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Birleşen davada ihbar olunanın birleşen dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-ç maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 4-Asıl davada 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 30.803,02 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 7.781,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.021,56 TL istinaf karar harcının davalı ...'den tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 5-Birleşen davada 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın birleşen davada davacı ...'den tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 6-Asıl davada 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 3.589,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.974,34 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacı ...'ne İADESİNE, 7-Taraflarca istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 8-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 9-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 10-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24/12/2025 ...