TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2025/735 KARAR NO:2026/325 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:16/1/2025 NUMARASI:2022/259 (E) - 2025/30 (K) DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat KARAR TARİHİ:18/3/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; ... biralarının bölge temsilci…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2025/735 KARAR NO:2026/325 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:16/1/2025 NUMARASI:2022/259 (E) - 2025/30 (K) DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat KARAR TARİHİ:18/3/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; ... biralarının bölge temsilciliğini yapan müvekkili şirketinin iş merkezi ve dağıtım bürolarının bitişiğinde yer alan ... AŞ'ye ait çimento fabrikasının faaliyeti esnasında çevreye yaydığı çimento artıkları, gaz ve tozların müvekkili şirketin dış cephe yüzey kaplamalarına, iş yeri içinde bulunan tüm malzeme ve stoktaki mallara, müvekkili şirketin binalarındaki tüm çatı sistemlerine, araçları ile tüm çalışanların sağlığına ve bitki örtüsüne zarar verdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bina ve eklentilerinin tozdan ötürü temizliği için 30.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hukuki yararının bulunmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin 6/12/2018 gün ve 2014/502 (E) - 2018/1094 (K) sayılı kararının, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 12/1/2022 gün ve 2019/4849 (E) - 2022/12 (K) sayılı kararıyla kaldırılmasına karar verilmesinin ardından sürdürülen yargılamada, ilk derece mahkemesinin 30/1/2025 gün ve 2022/259 (E) - 2025/30 (K) sayılı kararıyla, davalının eylemi sonucu meydana geldiği iddia edilen temizlik ve işçilik giderlerine ilişkin somut kanıtların ortaya konulamaması nedeniyle, iddia edilen zarar ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; 9/7/2015 ve 5/8/2016 tarihli bilirkişiler kurulu raporu ile kimya mühendisi tarafından düzenlenen raporda Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 71'inci maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca davalının çevre kirliliğine yol açtığı zararları bakımından 2872 sayılı Çevre Kanununa tabi olacağı, kirletici faaliyet ile zarar arasında nedensellik bağı bulunduğu, dolayısıyla davalının kusur şartı aranmaksızın sebep olduğu zararları tazmin etmesi gerektiğinin belirtildiğini, raporda davalıya ait çimento fabrikasının tüm çevreye ve müvekkili işletmeye verdiği zararların resimlerini de eklediğini, ayrıca 5/8/2016 bilirkişiler kurulunun ek raporunda mevcut zararın miktarının da tespit edildiğini, mahkemenin zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yasal dayanağının bulunmadığını; dosyada sunulan ücret bodroları aylık temizlik giderlerinin ne kadar olduğunun 5/8/2019 tarihli bilirkişi raporuyla belirlenmesine karşın ilk derece mahkemesinin zararın tespit edilmediği yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki keşif esnasında bilirkişilerce yapılan değerlendirmede, çimento fabrikasının müvekkili şirketin bina ve çatısına, çevre düzenlenmesine, araçlar ve insan sağlığına zararlarının tespit edildiğini; ilk derece mahkemesinin bilirkişiler arasındaki çelişkiyi gidermeyip denetime elverişli rapor olmadan karar verdiğini, şehir merkezinin tam ortasında yer alan davalıya ait çimento fabrikasının insanların yaşamını olumsuz etkilediğini, dosyada mevcut 5 kişilik heyetin verdikleri raporlarda, bilirkişi kök raporunda, inceleme konusu tozlanma vb. kirlilik şartlarına özellikle fotoğraflar incelenmek suretiyle çevre, araç ve bina yüzeyinde meydana gelen kirlilik partikül madde PM10 ile çöken toz ve çöken toz içinde metal cinsi kirlilik kaynaklı emtianın, çevre üzerinde meydana gelen tozlanma, kirlenme ve taşlaşma suretiyle çevreye, insan sağlığına ve davacı firma bina dahil iş yerine sirayeti şartlarında maddi zarara yol açacağının bildirildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, çevre kirlenmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizin 12/1/2022 gün ve 2019/4849 (E) - 2022/12 (K) sayılı kararında belirtildiği gibi, 2872 sayılı Çevre Kanununun 28'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca çevreyi kirletenler veya zarar verenler sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumludurlar. Aynı maddenin 2'nci fıkrasına göre kirletenin meydana gelen zararlardan ötürü genel hükümlere göre tazminat sorumluluğu saklıdır. Kanunda, sorumluluğun kusur aranmayan bir sorumluluk olduğu açıkça ifade edilmiştir. Buradaki sorumluluk, çevrenin kirletilmesi ve doğan zararlar içindir. Bunun dışında kalan durumlar, hükmün kapsamına girmez. 2872 sayılı Çevre Kanununun 28'inci maddesinde öngörülen sorumluluğun oluşması için bir kişinin çevreyi kirletmiş olması ve çevre kirlenmesiyle zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması, bir kimsenin de bu sebeple zarara uğraması gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki kirletmenin 2872 sayılı Çevre Kanununa aykırılığı sebebiyle hukuka aykırılık unsuru gerçekleştiği için ayrıca fiilin hukuka aykırılığının araştırılması söz konusu olmayacaktır.(Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 2'nci cilt, Prof. Dr. M. Kemal Oğuzman, Prof. Dr. M. Turgut Öz, 11'inci bası, sayfa 221 vd.)TBK'nin 71'inci maddesinin 4'üncü fıkrasına göre, önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile, zarar görenler, bu işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilirler.Bilirkişiler kurulu tarafından ... Ekim 2013 tarih ve ... sayılı İstanbul, Büyükçekmece, ... AŞ etki alanında hava kalite seviyelerinin araştırılması konulu proje raporu da incelenerek düzenlenen 9/7/2015 tarihli raporda; tesise ham madde taşınması ve özellikle çimento üretim aşamasında çimento üretimi, toz ürünlerin depolanması ve paketlenmesi ile nakliyesi aşamasında toz emisyonunun söz konusu olduğunu, üretim prosesinin gereği olarak farin değirmenlerinde ve özellikle klinker üretimi esnasında döner fırında pişirme aşamasında ve ürün elde edildikten sonra da toz emisyonunun olabildiğini, keşif sırasında davacıya ait işyerinde ve çevresinde toz kirleticilerin varlığının saptandığını, davacının idari kapısının giriş kapısının zemininden ve çatısından levha halinde taşlaşmış olarak alınmış numunelerin, yapılan laboratuvar analizlerine göre klinker üretiminden ve takip eden öğütme prosesinden gelen taşlaşmış çimento tozundan ibaret olduklarını, kirlenmenin ana kaynağının davalı ... AŞ'ye ait çimento tesisleri olduğunu, dava konusu yüksek miktarlı toz kirleticilerinin yanında davacı firmanın yakın civarında bulunan ... fabrikasından ve yoldan sürekli yoğun geçen çimento araçları gibi trafik kaynaklı diğer düşük oranlı toz emisyon kaynaklarının da bulunduğunu bildirmişlerdir.Dairemizin 12/1/2022 gün ve 2019/4849 (E) - 2022/12 (K) sayılı kararından sonra sürdürülen yargılamada bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen 1/2/2023 tarihli raporda ise inceleme konusu kirlenmeye neden olan bulguların TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsünün hazırladığı raporda sübut bulduğu, inceleme konusu toz partikül ve kirlilik koşullarının çimento üretiminin doğal yapısı itibarıyla kuvvetle muhtemel olacağı TÜBİTAK MAM sonuçları itibarıyla davalının filtreleme sisteminin istisnalar dışında nihai sonuçlar yönünden istenilen standart aralığına yakın kaldığı, inceleme konusu çimento üretimi kaynaklı partikül madde PM10 ile çöken toz ve içindeki metal cinsi emtianın çevre üzerinde meydana gelen tozlanma, kirlenme ve talaşlama vb. suretiyle çevreye, insan sağlığına ve davacı firma dahil iş yerine sirayeti koşullarında elde edilen veriler aracılığıyla en ucuz yollu ve bol bulunması olanaklı seyreltilmiş nitrik asit ve yüzey aktif deterjanların kullanımı ile türlü yüzeyden kolay biçimde sökülmesinin ve temizlenmesinin kuvvetle muhtemel sağlanacağı; çevre, araç, bina üzerinde meydana gelen kirlilik partikül madde PM10 ile çöken toz içinde metal cinsi kirlilik kaynaklı emtianın çevre üzerinde meydana gelen tozlanma, kirlenme ve taşlaşma vb. suretiyle çevreye, insan sağılığına ve davacı firma dahili iş yerine sirayeti koşullarında maddi zarar yol açacağı; ancak, temizlemenin hangi nitelik ve proses kullanılarak yapıldığı, kullanılan temizleyici cins ve özellikleriyle temizlenen çimento tabakasının yoğunluğu ve yüzey kalınlığı yönünde yeterli kanıt bulunmadığından inceleme konusu zararın hesaplanmasının mümkün olmadığı belirtilmiş; ilk derece mahkemesi tarafından ise bu rapor benimsenerek davanın reddine karar verilmiştir.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; Yukarıda da açıklandığı gibi, 2872 sayılı Çevre Kanununun 28'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca çevreyi kirletenler veya zarar verenler sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aranmaksızın sorumlu oldukları, anılan Kanun'un 28'inci maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca çevreye verilen zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren beş yıl sonra zamanaşımına uğrayacağı ve davalının da cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu gözetilerek, konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişilerden oluşturulacak kurula, mahallinde yapılan keşif ile bilirkişiler kurulu tarafından ... Ekim 2013 tarih ve ... sayılı İstanbul, Büyükçekmece, ... AŞ etki alanında hava kalite seviyelerinin araştırılması konulu proje raporu da incelenerek düzenlenen 9/7/2015 tarihli rapor ile bilirkişiler kurulu tarafından düzenlenen 1/2/2023 tarihli raporla saptanan ve çimento tozundan oluştuğu anlaşılan levha halindeki taşlaşmış kirlilikten kaynaklanan zararın oluşma süresi, zararın meydana gelme ve zararın giderilme periyotuna göre, oluşan zararın giderilmesi için harcanması gereken iş gücü ve malzeme saptanarak, maddi zararın karşılanması için gereken para miktarının objektif verilere dayalı olarak hesaplattırılıp oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, davanın reddine hükmolunmasında isabet görülmemiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine, 4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/3/2026