9. Hukuk Dairesi 2025/6514 E. , 2025/9196 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/489 E., 2025/1600 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/231 E., 2023/642 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rap…
9. Hukuk Dairesi 2025/6514 E. , 2025/9196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/489 E., 2025/1600 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/231 E., 2023/642 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışı inşaat projesinde 11.01.2017 tarihinden 30.06.2017 tarihine kadar aralıksız demir ustası olarak çalıştığını,14,70 Euro saat ücretinden anlaşılmasına rağmen aylık 1.800,00 Euro ücret ödendiğini, ücretin bir kısmının bankadan kalanının elden ödendiğini, ücretin 3.000,00 Euro kadar kısmının kendisine ödenmediğini, davacının iş sözleşmesinin herhangi bir gerekçe gösterilmeden haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının haftanın 7 günü sabah 07.00 -19.00 arasında çalıştığını, işin yoğunluğuna göre 19.00'dan aşağı olmamak üzere gece 21.00'e kadar çalışma yaptığını, hafta tatilinde izin kullanamadığını ücretinin de ödenmediğini, hafta tatilinde çalışmasının günlük 7,5 saati aşan kısmının fazla çalışma olarak hesaplanması gerektiğini, davacı ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, davacının davalı işverene ait şantiyede yatılı olarak kaldığını, günde üç öğün yemek ve kahvaltının işveren tarafından sağlandığını ileri sürerek ihbar tazminatı ile eksik ödenen ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, Türkiye ile Almanya arasında imzalanan istisnai iş sözleşmesine dayanarak geçici bir iş yapmak üzere işçi ve işverenlerle Türkiye İş Kurumu ya da özel istihdam büroları kanalıyla sözleşme imzalandığını, davacının bu kapsamda Şirket tarafından Almanya'ya işçi olarak götürüldüğünü, davacının demir ustası değil demir işçisi olarak 11.01.20 17... .06.2017 arasında iş yerinde çalıştığını, kişisel sebeplerle kendi isteğiyle işyerinden ayrıldığını, davacının fazla çalışmaya ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, Almanya Federal Cumhuriyeti istisna akdi çerçevesinde pazar günleri ücretsiz izin günü olduğunu, pazar günü şantiyedeki çalışmaların durduğunu, bu nedenle davacının hafta tatili alacağı iddiasının gerçek dışı olduğunu, işçinin fiilî çalışmalarının karşılığı olarak çalıştıkları saat üzerinden ücretini aldığını, puantaj kayıtları incelendiğinde hafta içi genellikle en geç akşam 16.00'da işi braktığını, cumartesi günü çoğu kez çalışma yapmadığını, yaptığında ise en geç 12.00'ye kadar çalıştığını, Almanya Federal Cumhuriyeti istisnai sözleşme çerçevesinde iş sözleşmesi gereği hafta tatili ile şeker ve kurban bayramının ilk günü ile Almanya'nın dinî ve diğer resmî bayram ve günlerde işçinin çalıştırılamayacağını, bu nedenle bu sözleşmeye aykırı çalışma yaptırılmadığını, belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesinde ihbar tazminatını söz konusu olamayacağını, davacının imzalamış olduğu tutanak ile görüleceği gibi işyerinde herhangi bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği davalı tarafça ispat edilemediğinden ihbar tazminatına hak kazandığı, saatlik ücretinin 14,7 Euro olduğu aylık 225 saat ile çarpılması sonucu 3.307,5 Euro olduğu eksik ödenen ücret alacağının bulunduğu, puantajlar davacı tarafından imzalanmamış olduğundan itibar edilmediği, davalı tanık anlatımıyla dahi fazla çalışma alacağının ortaya çıkması nedeniyle tanık beyanları ortalamasına göre; hafta tatilinde çalışmadığı, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatilde çalıştığı karşılığı ücretin ödenmediği gerekçesiyle %30 indirimle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Proje bazında belirli süreli sözleşme ile çalıştığını, ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının kendi isteğiyle yurda döndüğünün ispat edildiğini, 2. Fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasının puantajlar yerine tanık beyanı esas alınarak hesaplanmasının ve Almanya'da ifa edilen iş için Türk hukukuna göre ulusal bayram ve genel tatil hesabı yapılmasının hatlı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ücreti, iş sözleşmesinin feshi ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil alacaklarının ispat ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.