9. Hukuk Dairesi 2020/1340 E. , 2020/6420 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davalılardan ... (...)'ın 15.01.2001 tarihinde müvekkil şirketin
**9. Hukuk Dairesi 2020/1340 E. , 2020/6420 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davalılardan ... (...)'ın 15.01.2001 tarihinde müvekkil şirketin muhasebe bölümünde çalışmak üzere işe girdiğini, 2005 yılında davacı şirket yetkilisinin şirkette ve bankalardaki hesaplar üzerinde yaptığı incelemede çok sayıda usulsüzlük tespit ettiğini, diğer davalı ...’ın ...’ırî kardeşi olduğunu ve davacı şirkette 01.04.2004-16.08.2004 tarihleri arasında muhasebe bölümünde çalıştığını, davalılardan ...'ın ... annesi ...'ın kardeşi ...'in ise kayınpederi olduğunu, davalıların davacı şirket yetkilisi ... sürekli olarak şirket merkezinde bulunmamasından faydalanarak ve işbirliği içinde müvekkil şirketi çok büyük miktarlarda zarara uğrattıklarını, ... sahte imza ve talimatlarla şirket hesaplarından nakit para çekmek, davacı ... adına sahte belge ve imza taklidiyle ... Bankası ... Şubesi'ne çek karnesi almak üzere başvuru yapmak. ... adına bastırılmış çek koçanını sahte imza ile teslim almak, bu çekleri doldurup ... ’nun imzasını taklit yoluyla keşide etmek ve hesabından çektirmek, söz konusu çeklerin banka hesabında karşılığını temin etmek maksadıyla davacı ... Konfeksiyon San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin portföyünde bulunan müşteri çeklerini bankaya vermek, söz konusu çekler karşılığında ... Ltd. Şti. adına kredi kullanıp bu kredinin de sahte imzalarla ... hesabına aktarılmasını sağlamak, şirket hesaplarından kendi adına ve kardeşi ve annesi olan diğer davalıların hesaplarına para aktarmak, ayrıca şirket hesaplarından internet üzerinden web havalesi yöntemi ile sıfır kilometre araç satın almak suretiyle usulsüz işlemler yaptığını, adı geçenin sebebiyet verdiği ve tespit edilebilen zarar tutarının 627.811,00 TL olduğunu, ... ve ...'ın sahte belgeler, imzalar ile müvekkil şirket hesaplarından nakit para çektiklerini, İnternet üzerinden kendi hesaplarına para aktardıklarını, kredi kartlarını ödediklerini, çektikleri kredilerin taksitlerini ödediklerini, yakınları olan diğer davalıların hesaplarına para aktardıklarını, davalılar ... ile ...'İn kendi adlarına internet üzerinden havale yapılması ve bazı borç ödemelerinin yine internet üzerinden havale yoluyla yapılması suretiyle diğer davalılarla işbirliği halinde maddi menfaat temin ettiklerini, ayrıca davalı ... Bankasının yasa ve bankacılık ilkelerinin kendisine yüklemiş olduğu dikkat ve Özeni hiçbir aşamada göstermemiş olmasından zararın yıllar içinde katlanarak devam ettiğini, tüm bu işlemlerde bankanın ağır kusurlu olduğunu ve diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu ileri sürerek zararının tazminini istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı ... , ..., ..., ..., ... vekili, müvekkile ... 15.01.2001 tarihinden itibaren davacı ... Konf. San. ve Tİc. Ltd. Şti.'nin muhasebe bölümünde çalıştığını, şirket yetkililerinin güvenini kazandığını, şirket sahibi ...'nun şirkette olmadığı zamanlar şirket sahibinin adına ile bazı kıymetli evrakları imzaladığını, bu işlemlerin 2002 yılında başlayıp müvekkilinin doğum iznine ayrıldığı tarihe kadar devam ettiğini, yapılan tüm işlemlerde davacının talimatı ve tasvipleri bulunduğunu, davacının temsil yetkisi vermeyip kendi imzasını kullanarak evrak tanzim etme yetkisi verdiğini ve çek keşide etme eylemine bu çekleri ödeyerek zımni olarak muvafakat ettiğini, davacının çek kırdırdığı ... Finans ile müvekkilinin muhatap olduğunu ve bu şirketin yetkilisinin talebi üzerine çeklerin arkasını ciroladığını, bu kadar büyük miktarda bir paranın kaybolmasının fark edilmemesinin mümkün olmadığını, internet üzerinden yapılan işlemlerin şirketin resmi muhasebe kayıtlarında görülebileceğini, dava dilekçesinde konu edilen arabanın ... ...'in annesi ... tarafından kredili olarak alındığını ve taksitlerinin ... tarafından ödendiğini belirterek, davalı ..., ... ve ... aleyhine açılan davaların husumet yönünden reddi gerektiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... ve ... Bankası A.Ş. vekili, hesaplarından davacılara yapılan ödemelerin yine davacıların ödemelerinde kullanıldığını, davacıların hesaplarından yapılan tüm işlemlerin talimatla davacıların bilgisi dahilinde yapıldığını, davacıların hesaplarından yapılan tüm işlemleri bilebilecek durumda ve haberdar oldukların, davacıların Borçlar Kanunu hükümlerine göre zararlardan kendilerinin sorumlu bulunduklarım, personelinin işlemlerinden davacıların kendilerinin sorumlu olduklarını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın bir kısım davalıların kusurlu hareketleri nedeniyle davacıların zararına yol açtıkları iddiası ve bir kısım davalıların da sebepsiz zenginleştikleri iddiasına yönelik tazminat davası olduğu, Mahkeme’nin ilk kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2011/23234 Esas sayılı ilamıyla bozulmasına karar verildiği, bozma doğrultusunda yeniden yargılama yapıldığı, davalılardan ... ...'in 15.01.2001 tarihinden ,03.03.2005 tarihine kadar ,diğer davalı kardeşi ...'ın ise 01.04.2004-16.08.2004 tarihleri arasında davacı şirketin muhasebe bölümünde çalıştıkları ,diğer davalı gerçek kişilerin ise davacı şirket veya yöneticisi bünyesinde çalışmadıkları ve bu şirketle herhangi bir ticari ilişki içerisinde de bulunmadıkları, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yeniden inceleme yapılmış ve Mahkememizce 2003-2004-2005 yıllarına ilişkin şirket defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış ve davacı ortağın eli ürünü olmayan imzalı talimatlar gereği para giriş ve çıkışları listelendiği, tüm dosya kapsamından davalı ... ve ...'ın şirket muhasebe bölümünde çalışmaları nedeniyle bankadan para çekme yetkilerinin bulunduğu bankadan para çekme işlemlerinin işlemlerin iki yıl bir süre gibi devam ettiği , bu süre zarfında davacıların nakit varlıklarında ciddi bir değişim getirmesi ve davacıların bu durumu fark etmeleri gerektiği düşünüldüğünde sahte olduğu ileri sürülen bu işlemlerin davacıların haberlerinin olmamaların olayların doğal akışına aykırı olacağı, davalılar aleyhine Cumhuriyet Savcılığı’nda yapılan soruşturmada koğuşturmaya gerek olmadığı, davacıların davalı ... ...'in iş akdini belirtilen olaylara dayalı olarak tazminatsız feshi nedeniyle İstanbul 5 iş mahkemesinde açılan davada işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davalının işe iadesine karar verildiği, para çekme talimatı dolayısıyla şirket defterlerine girdi ve çıktı kayıtlarının bulunduğu gibi bir kısım karşılığın bulunmadığı ,o döneme ilişkin kasa sayımı yapılmadığı için kasa açığı olup olmadığının ve bunun sorumluluğunun kime ait olduğunun tespit edilemediği ,bu anlamda basiretli bir tacir gibi davranmayan en azından uzunca bir süre denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen şirket ve ortağının ihmali davrandığı anlaşılmış ve çek karneleri nedeniyle ne davalı ... ve Şehribanın ne de bankanın herhangi bir sorumluluğunun olmadığı kanaatine varıldığı, ne var ki diğer davalılar ... ,... ve ...'ın davalı diğer gerçek kişilerle olan akrabalıkları dışında davacı şirketle aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmamakla beraber 22.04.2018 tarihli bilirkişi kök 15.10.2018 tarihli ek rapora göre uhdelerine sebepsiz yere bir kısım paraların geçtiği görüldüğü, bu anlamda çek karnelerine ilişkin ,para çekme talimatları nedeniyle ortaya çıkan zarardan ötürü davalılara herhangi bir kusur yüklenmemiş ise de internet yolu ile yapılan bir kısım havale işlemlerinde 22.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda listelenen işlemlere göre toplam zararın 16.149 ,00 TL olduğu ve miktarın 7634,00 TL sinden davalı ...'ın diğer kalan kısımlardan ise diğer davalılardan ... ,... ve ...'nin herhangi bir neden olmaksızın zenginleşmelerinden ötürü ayrı ayrı sorumlu oldukları anlaşıldığı gerekçesi ile davalılar Muharrrem, ..., ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalılar ... bankası A.Ş. ve ... bakımından davanın reddine karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1- Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 29/03/2005 yerine 29/03/2015 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir. 2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 3-Somut uyuşmazlıkta, davalı ... ...’in sorumlu olduğu miktarın, internet üzerinden yapılan işlemler nedeni ile 16149 TL olduğunun gözetilmemesi hatalıdır. Diğer yandan, davalılar ..., ... ve ...’nın mahkum olduğu kısımlar, davalı ...’ın sorumlu olduğu 16149 TL’nın bir kısmı olup, davalı ...’ın, bu davalıların sorumlu oldukları kısımlardan bu davalılar ile birlikte sorumlu olduğunun hükümde belirtilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. 4-Davalılar ..., ..., ... ve ...’dan tahsiline karar verilen miktarların “davacılara verilmesi” şeklindeki hüküm kurulmuş ise de hükme esas bilirkişi raporuna göre bu davalıların mahkum oldukları miktarların davacı Şirket’e yönelik sorumlulukları olduğu anlaşıldığından, davalılar ..., ..., ... ve ...’dan tahsiline karar verilen miktarların “davacı Şirket’e verilmesi” şeklinde hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. 5-Davacılardan ...’nun gerekçeli karar başlığında davacı olarak yer almaması hatalıdır. 6-Kabul ve red miktarlarına göre taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderleri, yeni hükmün kurulacağı tarihte geçerli olacak Avukatlık Ücret tarifesi ile sair mevzuata göre yeniden ele alınmalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25/06/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.