T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/54 Esas KARAR NO: 2025/1097 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/10/2021 NUMARASI: 2021/557 Esas, 2021/918 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 11/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/54 Esas KARAR NO: 2025/1097 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/10/2021 NUMARASI: 2021/557 Esas, 2021/918 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 11/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı şirket arasında işyerim paket sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalının, davalının maliki olduğu ...AVM’de bulunan mağazasında 23.02.2015 tarihinde su sızması sonucu sigortalısının iş yerinde zarar oluştuğunu, oluşan zarar bedelinin sigortalıya 22.04.2015 tarihinde ödendiğini, ödemeden sonra binanın işletmecisi ile sigortalının üst kat komşusu hakkında icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine Bakırköy 1. ATM’nin 2016/791 E sayılı dava dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/791 E. sayılı dosyasında hasardan davalı malikin sorumlu olduğunun tespit edildiğini belirterek 9.700,00 TL hasar bedelinin 22.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının temlikname sunması gerektiğini, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, davacının dayandığı dava dosyasınında müvekkilinin taraf olmadığını, zararın bina malikinin sorumluluğunda bulunmadığını, su sızmasının üst kattaki iş yerinden kaynaklandığını, ayrıca davacı ödemesinin bir kısmının hatır ödemesi olduğunu, davacıya halefiyet hakkı vermediğini belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, sigortalı şirket ile davalı malik arasında kiracı-kiralayan ilişkisi bulunduğu, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dairemizin 2021/622 Esas 2021/734 Karar sayılı 10.06.2021 tarihli karar ile; sigortalı işyerinde oluşan su basması hasarı sebebiyle meydana gelen zarar sigortacı tarafından sigortalıya ödenmiş olup ödenen tazminatın dava dışı sigortalı işyerinin maliki davalıdan bina malikinin sorumluluğu gereğince tahsilinin talep edildiği, kira sözleşmesine dayanılmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bina malikinin sorumluluğu ilişkisinden doğması nedeniyle davaya bakma görevinin Ticaret mahkemesinde olduğu, bu nedenle sigortacı tarafından halefiyet yoluyla açılan davanın da Ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece; rücu şartlarının gerçekleştiği ve dava dışı sigortalı tarafından kendisine ödenen tutar oranında davacı ... şirketine hasar nedeniyle ortaya çıkan talep ve dava hakkını devrettiği, bilirkişi raporu ile hasarın izolasyon eksikliğinden kaynaklandığı sonucuna varıldığı, hasarın çatı izolasyonunun zayıf ve/veya hatalı bir yerinden giren yağmur/kar sularının herhangi bir tesisat kanalından yol bularak dava dışı sigortalının kiracı olarak faaliyet gösterdiği 407 nolu mağazaya sirayet etmesi sonucu oluştuğu, kusur ve sorumluluğun bina malikine ait olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile; 9.470,00-TL tazminatın 22/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, İlk Derece Mahkemesinin yetki itirazını reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bu yönüyle kaldırılması ve dosyanın İstanbul Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, dava konusu hasarın bina malikinin inşaa ettiği binadan değil, sigortalının üst katında bulunan bir başka kiracının yaptığı imalattan ( fırın bacası ve bu fırın bacası izolasyonunun bakım ve onarımını yapmamasından ) kaynaklandığını, bina malikinin dava konusu hasardan herhangi bir sorumluluğu bulunmamasına rağmen, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ... tarafından sigorta poliçesi sınırları dışında fazladan yapılan 6.970, 46 TL ödeme ex gratia ödemesi olduğunu, bu nedenle de müvekkili davalıdan talep edilemeyeceği halde ilk derece mahkemesinin tüm hasar miktarı üzerinden davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; dava dışı sigortalının kiracı olarak bulunduğu işyerinde, üst kattan su sızıntısı nedeniyle meydana gelen hasardan, yapı maliki olarak davalının sorumlu olduğu iddiası ile sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, hasarın izolasyon eksikliğinden kaynaklandığı ve davalının bina maliki olarak hasardan sorumlu olduğu, davacının temlik alan olarak talep hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı hükmü istinaf etmiştir.Dosya kapsamından dava dışı sigortalının kiracı olarak faaliyet gösterdiği 407 nolu mağazanın üst katından sızan sular nedeniyle işyerinde hasar oluştuğu, meydana gelen zararın sigortacı tarafından ödendiği ve ödenen tazminatın dava dışı sigortalı işyerinin maliki davalıdan bina malikinin sorumluluğu gereğince tahsilinin talep edildiği yönünde bir uyuşmazlık bulunmaktadır. İstinaf konu uyuşmazlık, davanın yetkili Mahkemede açılıp almadığı, davalının bina maliki olarak hasardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacı ... tarafından hatır ödemesi yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Öncelikle davalının yetki itirazına ilişkin istinaf nedeni incelenmiştir.Davalı istinaf dilekçesinde, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, İlk Derece Mahkemesinin yetki itirazını reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın bu yönüyle kaldırılması ve dosyanın İstanbul Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.Hasarın meydana geldiği yerin İstanbul ili, Esenyurt ilçesinde bulunduğu, bu hali ile HMK'nun 16. Maddesi uyarınca zararın meydana geldiği yer Mahkemesinin de yetkili olduğu, zararın gerçekleştiği yer itibariyle Bakırköy Mahkemelerinin de yetkili olduğu anlaşılmış, ilk derece Mahkemesinin davalının yetki itirazını reddetmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu hasarın bina malikinin inşaa ettiği binadan değil, sigortalının üst katında bulunan bir başka kiracının yaptığı imalattan ( fırın bacası ve bu fırın bacası izolasyonunun bakım ve onarımını yapmamasından ) kaynaklandığını, bina malikinin dava konusu hasardan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamına alınan 09.03.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında özetle; davalı tapu malikinin hasardan sorumlu olduğu, tapu malikinin üçüncü şahısta (... firması) oluşan hasarın tamamında sorumlu olduğu belirtilmiştir.İlk derece Mahkemesince, aynı olaya ilişkin, davacı ... tarafından sigortalı işyerinin üst katında bulunan ...Tic. Ltd. Ştı firmasından akan su sızıntısı sonucu meydana geldiği iddiasıyla AVM yönetim şirketi ile ...Tic. Ltd. Ştı aleyhine açılan Bakırköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/791 Esas sayılı dosyası Uyap sistemi üzerinden dosya kapsamına alınmıştır. Bu dosyadan alınan bilirkişi heyet raporunda, dava konusu hasarın izolasyon eksikliği olduğu, kusur ve sorumluluğun bina malikine ait olduğu saptanmış, hasar çatı izolasyonunun zayıf ve/veya hatalı bir yerinden giren yağmur/kar sularının herhangi bir tesisat kanalından yol bularak dava dışı sigortalının kiracı olarak faaliyet gösterdiği 407 nolu mağazaya sirayet ettiği ve dava konusu hasara neden olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ... A.Ş. Aleyhine açılan davanın husumetten reddine, ... Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği ve Uyap sistemi üzerinde yapılan incelemede de, dosyanın, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 08.10.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.TBK 69 maddesi uyarınca, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle sorumludur. "...Somut olayda, dava dışı sigortalı şirket, davalının kiracısı olup davacı ise işbu davayı yapı malikinin sorumluluğu hükümlerine dayalı olarak açmıştır. Taşınmaz malikinin sorumluluğu kusura dayanmayan, yasanın emrettiği özen gösterme borcunun ihlaline dayanan bir kusursuz sorumluluk hali olup bu sorumlulukta kurtuluş kanıtına yer verilmemiştir. Taşınmaz malikinin sorumlu tutulabilmesi için taşınmazın kullanılması ile zararlı sonuç arasında nedensellik bağı bulunmalı ve bu bağ, zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuruyla ya da önlem alınsa dahi karşı konulamaz doğa olayı ile (mücbir sebeple) kesilmemiş bulunmalıdır. Bina veya diğer yapı malikinin sorumluluğunu, diğer kusursuz sorumluluk hallerinden ayıran en önemli fark, malike geniş ve ağır bir sorumluluk yüklenmesi olup kurtuluş kanıtı getirme imkanı tanınmamış olmasıdır. Ancak malik, sorumluluktan kurtulmak için zararın eserin yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden kaynaklanmadığını ya da illiyet bağını kesen durumlardan -mücbir sebep, üçüncü kişinin sorumluluğu- birinin varlığını ispatlamak zorundadır..." (Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2018/1846 Esas 2020/2701 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, dosya kapsamından, hasarın çatı izolasyonunun zayıf ve/veya hatalı bir yerinden giren yağmur/kar sularının herhangi bir tesisat kanalından yol bularak dava dışı sigortalının kiracı olarak faaliyet gösterdiği 407 nolu mağazaya sirayet ettiği ve dava konusu hasarın izolasyon yetersizliği nedeniyle meydana geldiğinin dosya kapsamında yer alan birbiri ile uyumlu teknik bilirkişi raporları ile tespit edildiği, davalının bina maliki olduğu, çatı izolasyonunun bakım ve onarımından sorumlu olduğu, davalı tarafından bakım ve onarım yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediği anlaşılmakla, izolasyon yetersizliği sebebiyle oluşan hasardan davalının TBK 69. Maddesi gereğince bina maliki olarak sorumlu olduğu anlaşıldığından Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı vekili bir diğer istinaf nedeni olarak, davacı ... tarafından sigorta poliçesi sınırları dışında fazladan yapılan 6.970, 46 TL ödeme ex gratia ödemesi olduğunu, bu nedenle de müvekkili davalıdan talep edilemeyeceği halde ilk derece mahkemesinin tüm hasar miktarı üzerinden davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. TBK m.183 gereğince, alacağın devri “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.”şeklinde düzenlenmiştir.Sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nın 1472. maddesi gereğince rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseye rücu edebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (...) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa ibraname getirtilip devir ve temlik beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. (Yargıtay 11. HD'nin 2013/3292 Esas, 2013/19572 Karar sayılı kararı).Somut olayda tarihsiz "İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu" başlıklı belgeye göre, temlik eden şirket tarafından üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarının davacının ödediği miktar kadar davacıya temlik edildiği, davacının 6098 sayılı TBK’nın 183. maddesi alacağın temliki hükümleri gereğince alacaklının yerine geçerek dava hakkını elde ettiği anlaşılmıştır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/2006 E- 2018/7657 K. 05/12/2018 tarihli kararı) Bu durumda, teminat harici ödeme yapıldığı kabul edilse dahi, alacağın temliki hükümlerine göre, davacının alacaklının yerine geçerek dava hakkını elde ettiği anlaşılmakla, Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davalının bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/557 Esas, 2021/918 Karar sayılı ve 14/10/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 121,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 494,04 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.11/09/2025