TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGEADLİYE.MAHKEMESİ...KARARI İNCELENEN.KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL15. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ TARİHİ: 17/06/2025 NUMARASI : 2024/780Esas, 2025/447Karar DAVANINKONUSU: Alacak " Ticari Niteliteki Kefalet Sözleşmesi. Kaynaklı " BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Taraflar arasındaki alacak davasında; verilen karara karşı davalılar..., ... AŞ ve ... ve Turizm İnşaat ...Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE .ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK...DAİRESİ DOSYANO: 2025/1724 KARARNO: 2025/1726 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGEADLİYE.MAHKEMESİ...KARARI İNCELENEN.KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL15. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ TARİHİ: 17/06/2025 NUMARASI : 2024/780Esas, 2025/447Karar DAVANINKONUSU: Alacak " Ticari Niteliteki Kefalet Sözleşmesi. Kaynaklı " BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Taraflar arasındaki alacak davasında; verilen karara karşı davalılar..., ... AŞ ve ... ve Turizm İnşaat ...Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisi tarafından imzalanan 20/01/2022 tarihli İnançlı İşlem Sözleşmesi gereğince tarafından karşı tarafa emaneten devredilen malvarlığı değerleri hakkında tescile zorlama, müvekkilinin murisi tarafından müvekkili yararına imzalanan 20/01/2022 tarihli İnançlı işlem Sözleşmesi'nin ayrılmaz parçası olan yine 20/01/2022 tarihli "Ek Sözleşme Kefaletin Kaldırılması" başlıklı sözleşmenin yerine getirilerek müvekkilinin sözleşmede bahsi geçen krediler sebebiyle kefaletinin kaldırılması, aksi kanaat halinde kefalet meblağının güncel değerinin (ana para + faiz olmak üzere) belirlenerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin 31/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte bankalara kefalet bedeli olarak ödenmek üzere müvekkiline ödenmesi, yine 20/01/2022 tarihli İnançlı İşlem Sözleşmesi gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla sözleşmeye konu emaneten devredilen şirketlerin ve taşınmazların taahhüt edilen tarihte murise devredilmemesi nedeniyle 30/01/2023 tarihinden itibaren şirketleri işletememekten, taşınmazları kullanamamaktan, şirketlerin borca batık hale getirilmesi sebebiyle taşınmazların icraen bedelinin çok altında satışa çıkarılmasından kaynaklı olarak doğan zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000 TL'nin mirasçının payına tekabül eden kısmının temerrüt tarihi 30/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi ile dava konusu taşınmazların, hisselerin, şirketlere ait taşınır ve taşınmazların dava dışı kişilere devredilmesi halinde mülkiyete ilişkin olarak verilecek kararın işlemez hale gelebileceği, yine aynı durumda müvekkilinin hakkını elde etmesinin imkânsız hale geleceği, müvekkilinin ve müteveffanın tüm alacak ve haklarının geri dönülmez şekilde zayi olabileceği göz önünde bulundurularak dava sonuçlanıncaya kadar dava konusu şirket hisseleri ve şirketlere ait araç ve taşınmazların tapu kaydına taşınmazların 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla dava konusu şirket hisseleri ve şirketlere ait araç ve taşınmazların tapu kaydına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, işbu davanın diğer mirasçılar Güllü ..., Özge ..., Ali Kemal ..., Öznur ..., Selma ..., Emine ... ..., Sibel ..., Ergün ..., Dilek ... ve ...'a ihbar edilmesine, davanın kabulü ile 20/01/2022 tarihli "Ek Sözleşme Kefaletin Kaldırılması" başlıklı sözleşme gereğince ".... Türk A.Ş. Ve ...Bankası (... Bank)'tan; ... Tüketim Maddeleri İhr. İth. San. Ve Tic. A.Ş., ... Süt Teknolojileri San. Ve Tarım Mak. Teks. Ür. İnşaat Mal. San. Tic. A.Ş. ve... ve Süt Ürünleri Ltd. Şti. Lehine kullanılmış olan kredilerin Sayın Mahkemenizce güncel değeri (ana para+faiz olmak üzere) de sorulmak suretiyle davacı müvekkilince verilen kefaletlerin kaldırılmasına, aksi kanaat halinde banka ve finans kurumlarından sorulan güncel kefalet bedellerinin banka ve kurumlara ödenmek üzere davacı müvekkiline ödenmesine, yine 20/01/2022 tarihli İnançlı İşlem Sözleşmesi gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla sözleşmeye konu emaneten devredilen şirketlerin ve taşınmazların taahhüt edilen tarihte murise devredilmemesi nedeniyle 30/01/2023 tarihinden itibaren şirketleri işletememekten, taşınmazları kullanamamaktan, şirketlerin borca batık hale getirilmesi sebebiyle taşınmazların icraen bedelinin çok altında satışa çıkarılmasından kaynaklı olarak doğan zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000 TL'nin mirasçının payına tekabül eden kısmının temerrüt tarihi 30/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız açılan davanın reddine, davacı aleyhine müvekkilleri lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2024 tarih, 2024/220 Esas ve 2024/234 Karar sayılı kararı ile; "..Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nun 115/2. Maddasi uyannca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili mahkemenin Balıkesir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine,.." karar verilmiş, bu karara karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizin 13/11/2024 tarih, 2024/2545 Esas ve 2024/2285 Karar sayılı ilamı ile; " ..Mahkemece kurulan hüküm ve karar gerekçesinde, inanç sözleşmelerinde görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu belirtilmekle birlikte, taşınmazlara ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu ifadesine yer verildikten sonra, davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine, taşınmazların bulunduğu yer olan Balıkesir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur..." denilerek, "...Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nun 115/2. Maddasi uyannca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili mahkemenin Balıkesir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine..." şeklindeki ifade ile, hüküm ve gerekçede karışıklığa yol açılmıştır. Kaldı ki, davacının talebi de gayrimenkulün aynına ilişkin olmayıp alacak talebine ilişkindir. Mahkemenin görev hususunun da öncelikle değerlendirilmesi,gerekçe ile hüküm fıkrasının uyum içinde olması,birbaşka ifade ile gerekçe ile hüküm fıkrasının çelişkili olmaması gerekir. Bu nedenlerle, davalıların istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla; davalıların istinaf taleplerinin kabulü ile, HMK m.353/1-a-3 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, tüm taraf delilleri toplanarak hüküm kurulması için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,.. " karar verilmiştir. Davacı vekili 07/04/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; 20/01/2022 tarihli İnançlı İşlem Sözleşmesi gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla sözleşmeye konu emaneten devredilen şirketlerin ve taşınmazların taahhüt edilen tarihte murise devredilmemesi nedeniyle 30/01/2023 tarihinden itibaren şirketleri işletememekten, taşınmazları kullanamamaktan, şirketlerin borca batık hale getirilmesi sebebiyle taşınmazların icraen bedelinin çok altında satışa çıkarılmasından kaynaklı olarak doğan zararın tespiti ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000 TL'nin mirasçının payına tekabül eden kısmının temerrüt tarihi 30/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; " ..1-Dava dosyasında MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE, davanın HMK'nun 114/1-ç ve 115 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine Gönderilmesine, 3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar serileceğinin İHTARATINA, 4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Anadolu Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 5-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına,.. " karar verilmiş, bu karar..., ... A.Ş. ve ... ve Turizm İnşaat ...Ticaret Limited Şirketi vekilince istinaf edilmiştir. Davalılar..., ... A.Ş. ve ... ve Turizm İnşaat ...Ticaret Limited Şirketi vekilince istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesindeki savunmalarını tekrarla, "...Davacı tarafından dava tamamen ıslah edilmiş ve yeni dava dilekçesi dosyaya sunulmuştur. Mahkeme tarafından ön inceleme yapılmış ve sonrasında dava değeri itibari ile dosya heyete tevdi edilmiştir. Dosyanın heyete tevdinden sonra dosya üzerinde inceleme yapılmış ve inançlı işlem sonunda ... Tüketim şirketinin ... Holding Şirketinin yavru şirketi haline geldiği, ... Holding Şirketinin merkezinin Ataşehir-İstanbul olduğu gerekçesi yetkisizlik kararı vermiştir. Karar aşağıda yer vereceğimiz gerekçelerle hukuka aykırı olup kaldırılması gerekmektedir. Mahkemenin inançlı işlem sonunda ... Tüketim Şirketinin ... Holding Şirketinin yavru şirketi olduğu yönündeki tespite katılmıyoruz. Davacının dava konusu ettiği inançlı işlem tarafımızca kabul edilmemektedir. İnançlı işleme ilişkin belgenin sahte olduğu dosya kapsamında bulunan dilekçelerimiz ile ifade edilmiştir. Bu nedenle sahte belgeye dayanılarak yetkisizlik kararı verilmesi hukuka aykırıdır. Mahkeme ilk kararında da yetkisizlik kararı vermiş, kararın tarafımızca istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesi tarafından karar kaldırılmıştır. Mahkemece yine yetkisizlik kararı verilmesi bu anlamda hukuka aykırıdır...." şeklindeki beyanlarıyla İDM kararının kaldırılmasını dilemiştir.Dava, taraflar arasında yapılan inanç sözleşmesi 20/01/2022 tarihli İnançlı işlem Sözleşmesi'nin ayrılmaz parçası olan yine 20/01/2022 tarihli "Ek Sözleşme Kefaletin Kaldırılması" başlıklı sözleşmenin yerine getirilerek müvekkilinin sözleşmede bahsi geçen krediler sebebiyle kefaletinin kaldırılması, aksi kanaat halinde kefalet meblağının güncel değerinin (ana para + faiz olmak üzere) belirlenerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin 31/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte bankalara kefalet bedeli olarak ödenmek üzere müvekkiline ödenmesi, yine 20/01/2022 tarihli İnançlı İşlem Sözleşmesi gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla sözleşmeye konu emaneten devredilen şirketlerin ve taşınmazların taahhüt edilen tarihte murise devredilmemesi nedeniyle 30/01/2023 tarihinden itibaren şirketleri işletememekten, taşınmazları kullanamamaktan, şirketlerin borca batık hale getirilmesi sebebiyle taşınmazların icraen bedelinin çok altında satışa çıkarılmasından kaynaklı olarak doğan zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000 TL'nin mirasçının payına tekabül eden kısmının temerrüt tarihi 30/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili talebine ilişkindir.İDM'nin hüküm fıkrasında her ne kadar Dairemiz kaldırma kararı öncesinde görev ve yetki konusunda çelişki olarak nitelendirilebilecek tespitlerle yetkisizlik kararı verdiği görülmüşse de; usul ekonomisi açısından ve evveliyatında da Dairemiz Kaldırma kararı gerekçesine göre istinaf incelemesi yapılmıştır.6100 s.HMK. 6.ncı maddesi hükmüne göre-" (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir."HMK. 10.ncu maddesi hükmüne göre- -" (1) Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir," HMK. 14.ncü maddesi hükmüne göre- " (1) Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir."6100 s.HMK.nun 11.m.sinde Mirastan doğan davalarda yetki:"- (1) Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir:a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar.b) Terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar.(2) Terekede bulunan bir mal hakkında açılmak istenen istihkak davası, terekenin yazımı ve tespiti zamanında mal nerede bulunuyorsa, orada da açılabilir.(3) Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davalarda, mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir." şeklinde düzenlenmiştir.6100 s.HMK.nun 19.m.si hükmüne göre Yetki itirazının ileri sürülmesi;"- (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklinde düzenlenmiştir.Dosyanın incelenmesinde; davalıların usul ve yasaya uygun bir şekilde dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliği sonrasında yasal cevap verme süresin içinde yetki ilk itirazında bulunmadıkları, taşınmazın aynına ilişkin veya kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralının uygulanacağı bir davanın da bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince re'sen yetkisizlik kararı vermesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle; Davalılar..., ... A.Ş. ve ... ve Turizm İnşaat ...Ticaret Limited Şirketi vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca İDM kararının kaldırılmasına,mahkemece tüm taraf delilleri toplanarak varılacak sonuca göre karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu itibarla; davalılar..., ... A.Ş. ve ... ve Turizm İnşaat ...Ticaret Limited Şirketi vekillerinin istinaf talebinin usulen kabulü ile, HMK m. 353/1-a-3-6 uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yasal süre içerisinde usulüne uygun yetki itirazı bulunmadığından, Kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı söz konusu olmadığından resen yetkisizlik kararı verilemeyeceğinden tüm taraf delilleri toplanarak sonucuna göre hüküm kurulmasına karar verilmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine oy birliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1.Davalılar..., ... A.Ş. ve ... ve Turizm İnşaat ...Ticaret Limited Şirketi'nin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, HMK m. 353/1-a-3-6 uyarınca İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/06/2025 tarih, 2024/780 Esas ve 2025/447 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2.Yukarıda belirtilen kapsamda işin esasına girilerek inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın kararı veren İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, 3.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davalılar..., ... A.Ş. ve ... ve Turizm İnşaat ...Ticaret Limited Şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 23/10/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.