TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2021/1647 KARAR NO : 2025/1738 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06/07/2021 NUMARASI : 2019/31 (E) - 2021/558 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/09/2…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2021/1647 KARAR NO : 2025/1738 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06/07/2021 NUMARASI : 2019/31 (E) - 2021/558 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 25/11/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/09/2018 tarihinde, müvekkilinin ... plakalı aracı ile davalı ... Anonim Şirketine ait, davalı ...'nın idaresindeki kamyonun karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini belirterek 69.842 TL'nin 16/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın, müvekkili şirkete ait aracın sola dönmeye çalıştığı sırada, kırmızı ışıkta geçmeye çalışan davacıya ait araçla çarpışması sonucu meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirkete ait aracın sürücüsüne atfedilecek kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline genişletilmiş kasko sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın uğradığı zarara ilişkin olarak davacı sigortalı tarafından hasar ihbarı üzerine açılan hasar dosyası kapsamında hasarın teminat kapsamı dışında kaldığının anlaşıldığını, kaza tespit tutanağında kusur değerlendirmesine yer verilmediğini, davacının hasarın, nerede, ne zaman, nasıl, kim tarafından meydana getirildiğini ispatla mükellef olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "1-Davalı ...yönünden davanın açılmamış sayılmasına, 2-Davacı tarafça diğer davalılar... AŞ ve .... AŞ yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 34.921 TL maddi tazminatın 16/09/2018 tarihinden itibaren (davalı... AŞ yönünden 28/09/2018 temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar... AŞ ve .... AŞ'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı... Anonim Şirketi vekili ve davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı... Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında ... plakalı aracın sürücüsünün belirlenememiş olduğunun belirtildiğini, tutanakta ayrıca olay yerindeki diğer sürücü ve orada bulunanların çelişkili beyanları sebebiyle kusur durumuna ilişkin herhangi bir kanaate varılamadığının da ifade edildiğini, bu şartlar altında davacı tarafın iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, kaza anında sürücü olduğunu ispatlar nitelikte herhangi bir delil sunamadığını, yine ekspertiz raporunda bahse konu kazada trafik ekiplerince kusur dağılımı yapılamadığını, ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün belirlenemediğini, çelişkili ifadeler olduğunun tespit edildiğini, zabıtta sigortalı araç sürücüsünün firar olarak belirtildiğini ve buna istinaden de alkol raporu olmadığının tespit edildiği şeklindeki bilgilere yer verilmek suretiyle neticede hasara ilişkin kanaatin olumsuz olduğunun belirtildiğini, ... plakalı karşı araç sürücüsü ...'nın müvekkili şirkete vermiş olduğu yazılı beyanında kaza günü karşı araçta bir kişinin olduğunu, davacıyı olay yerinde hiç görmediğini, bu şahsın ertesi günü kendisini arayıp kaza raporunu sorduğunu, ...isimli şahsın olay yerinde kendisinden numarasını istediğini ve bu şahsın aşırı derecede alkollü olduğunu, karşı araç ile ilgilenen 3 kişi olduğunu, bunlardan ikisinin kazadan sonra geldiğini, olay yerindeki 2 şahsın da alkollü olduğunu belirttiğini, kaza tespit tutanağında yer alan ve yukarıda açıklanmış bulunan tüm tespitlerin kazanın beyan edildiği şekilde gerçekleşmediğini gösterdiğini, bu durumda davacının ihbar mükellefiyetini iyi niyet kurallarına aykırı şekilde yerine getirmiş olduğu tartışmasız olup ispat külfetinin yer değiştirdiğini, davacının hasarın nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde ve kim tarafından meydana getirildiğini ispatla mükellef olmasına rağmen yargılama sürecinde bu yönde bir ispat vasıtası sunamadığını, davacı tanığı ...in beyanlarının kazanın davacının beyan edildiği şekilde gerçekleşmediğini gösterdiğini, mahkemece sadece trafik ve makine mühendisi bilirkişiden alınmış olan raporlara dayanarak eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, sigorta hukuku konusunda uzman bir bilirkişiden de rapor alınmasını talep etmelerine rağmen mahkeme tarafından kabul görmediğini, hükmedilen miktarın fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın sola dönmeye çalıştığı sırada kırmızı ışıkta geçmeye çalışan davacıya ait ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında müvekkili şirkete ait aracın sürücüsünün belirlendiğini ve alkol durumunun 0 promil olduğunun tutanağa bağlandığını, kaza tespit tutanağında müvekkili şirkete ait aracın sürücüsü ...'ya hiçbir kusur atfedilemediğini, söz konusu tutanağın davacıya ait aracın sürücüsünün tespiti ve alkol muayenesi hususunda eksik tanzim edildiğini, olayı aydınlatabilecek nitelikte bir kaza tespit tutanağı tanzim edilmediğini, ancak davacıya ait aracın sürücüsüne ilişkin tüm hususların belirsiz ve şaibeli olduğunu, polis memuru ...'in alınan ifadesinde davacının kaza mahallinde olmadığı, alkol muayenesinin yapılamadığı ve kusur durumunun tespit edilemediğinin açıkça belirtildiğini, bu durumun davacı tarafın alkol ve/veya uyuşturucu etkisinde araç kullandığı, kusurlu olduğu vb. birçok soru işaretini birlikte getirdiğini, nitekim herhangi bedensel bir zararı bulunmayan bir durumda ve karşı tarafın tam kusurlu olduğu iddiasında bulunan bir kaza sonrasında trafik polisleri gelmeden, kusursuz olduğunu iddia eden tarafın kaza yerinden ayrılmasının ve geri dönmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, polis memurunun beyanı, davacıya ait birden çok şaibeli ve çelişkili durum varken yüzeysel incelemeyle bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, mahkemece dosyanın önce bilirkişiye gönderildiğini, rapor geldikten sonra polis memurlarının dinlendiğini, oysa öncelikle polis memurları dinlenip akabinde dosya bilirkişiye gönderilmiş olsaydı bilirkişinin polis memurlarının ifadesine göre inceleme yapıp kusur durumunu belirleyeceğini, davacının soyut beyanlarıyla aracında 69.842 TL'lik zarar meydana geldiğini iddia ettiğini, zararını ispatlayan somut hiçbir delil sunmadığını, davacının talep ettiği maddi zararının hangi kalemlerden oluştuğunu açıklayamadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacıya ait ve kaza tarihi itibarıyla davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan ... plakalı araç ile davalı ... Anonim Şirketine ait aracın 16/09/2018 tarihinde karıştıkları kaza sonucu hasara uğradığını ileri sürerek maddi tazminat isteminde bulunmuştur. TTK'nin 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı kanunun 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. İlgili kolluk tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağının incelenmesinde; 16/09/2018 tarihinde saat 02.45 sıralarında meydana gelen kazada olay yerine intikal edildiği, olay yerindeki 21.054 numaralı ışıkların kaza esnasındaki trafik düzenlemesi komutlarının belirlenememesi, ... plakalı aracın sürücüsünün belirlenememesi ve olay yerindeki diğer sürücü ve bulunanların çelişkili beyanları doğrultusunda herhangi bir kusur kanaatine varılamadığı belirlenmiş, alkol tespit tutanağında davalı sürücü ...'nın alkol durumunun 0 promil olduğu tespit edilmiştir. Kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü davalı sigortacıda bulunsa da, somut olayın özellikleri, kaza tespit tutanağı içeriği, kaza tespit tutanağını düzenleyen polis memurlarının beyanları (polis memuru ...'in olay yerinde sadece tanker sürücüsünün bulunduğu, diğer kazaya karışan araç sürücülerinden kimsenin olmadığı, firari oldukları, daha sonra başka bir araçla kazaya karışan aracın sürücüsü ve yolcuları olduklarını iddia eden 3-4 kişinin geldiği, gelen kişilerde herhangi bir yara izinin olmadığı, davacı ...'nın gelen kişiler arasında olmadığı yönündeki beyanı) ve karşı araç sürücüsü ...'nın hasar dosyasında bulunan yazılı beyanı (kaza günü karşı araçta bir kişinin olduğunu, davacı ...'yı olay yerinde hiç görmediğini, bu şahsın ertesi günü kendisini arayıp kaza raporunu sorduğu şeklindeki beyanı) gözetildiğinde ispat yükünün davacı sigortalıya geçtiği, Kasko Sigortası Genel Şartları A.5.10 maddesi kapsamında davacı sürücünün kaza yerini anılan Genel Şartlar’da belirtilen zorunlu nedenlerle terk ettiği dolayısıyla zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispatlayamadığı anlaşılmakla davalı... Anonim Şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmüştür. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur raporunda; kazaya karışan her iki araç sürücüsünün de yeşil ışıkta geçtiğini ifade etmeleri, kazanın oluş şekline ilişkin kamera görüntülerinin bulunmaması da göz önünde bulundurularak kusurun kimde olduğu ispatlanamayan kazalarda tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi gereği her iki sürücünün de eşit oranda kusurlu oldukları kanaatiyle sürücü ... %50 oranında, ... plakalı araç sürücüsü olduğunu beyan eden davacı ...'nın %50 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Dosya kapsamındaki delillerden kimin kırmızı ışıkta geçerek kural ihlali yaptığı tespit edilemediğinden tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi gereğince, tehlikeler eşit kabul edilerek %50 kusur oranına göre karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince makine mühendisi bilirkişiden alınan 20/03/2021 tarihli raporda; gerek ekspertiz raporunda ve gerekse servis formunda yazılı onarım işlemlerinin, aracın hasarlı durumunu gösteren fotoğraflarda görülebilen hasarları ile uyumlu olduğu, ancak servis formunda yapılan işlemlerle ilgili olarak belirtilen (özellikli yeni temin edilen parçalar ve malzemelerin) bu onarım işlemlerinin tamamını ihtiva ettiği ve gerekli malzemeler olduğu, fakat hem parça bedellerinde ve hem de onarım işçilik bedellerinde herhangi indirim yapılmadığı, ekspertiz raporunda ise onarım esnasında gereksinimi ortaya çıkabilecek tüm parça ve malzemelere yer verilemediği, ayrıca parça bedellerinde %5 kadar onarım işçilik ve boya işleri bedellerinde de %10 kadar iskonto uygulandığının anlaşıldığı, servis formunda yazılı gerek yeni temin edilen parçalarla muhtelif malzeme bedellerinin ve gerekse onarım işçilik bedellerinin kaza tarihindeki normal piyasa rayiçlerine uygun değerlerde olduğu, (parça bedellerinden ve işçiliklerden iskonto yapılmaksızın) 59.188,41 TL + (%18 KDV) 10.653,91 TL = 69.842,32 TL olarak hesaplanan onarım maliyetinin gerçeğe ve hasara uygun, yeterli ve geçerli miktarda olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporunun HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davalı ... AŞ vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, B-Davalı... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davalı ...yönünden davanın açılmamış sayılmasına, 2-Davalı... Anonim Şirketine yönelik davanın reddine, 3-Davalı ... Anonim Şirketine yönelik davanın kısmen kabulü ile 34.921 TL maddi tazminatın 16/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.385,45 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.192,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.192,72 TL karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.192,73 TL peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.237,13 TL harcın davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 1.500 TL bilirkişi ücreti, 200, TL keşif yol ücreti, 80 TL tanık ücreti ve 294,40 TL posta giderinden ibaret toplam 2.074,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.037,20 TL'sinin davalı .... AŞ'den alınarak davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince belirlenen 5.238,15 TL vekalet ücretinin davalı ... AŞ'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı... AŞ kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 9-Davalı ... AŞ kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 5.238,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 10-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320 TL'nin kabul ret oranına göre 660 TL'sinin davalı .... AŞ'den, 660 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydına, 11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, C-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı... Anonim Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı... Anonim Şirketi tarafından yapılan 4,30 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 2.385,45 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 596,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.789,09 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı ... Anonim Şirketinin istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/11/2025