1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankanın çalışanı olduğunun tespiti ile 13.05.2010-21.08.2015 tarihleri arasındaki eşitlik ilkesine aykırılıktan doğan tazminat, fark ücret, ikramiye, temettü alacağı, mesken ve meslek tazminatı, eşya nakil masrafı, prim, harcırah, giyim yardımı, fazla çalışma ücreti ve davalının kötüniyetli olduğunun tespiti ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 164. maddesinin 4 ve 5. fıkralarına göre belirlenecek olan vekâlet ücre
DAVA KONUSU: 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankanın çalışanı olduğunun tespiti ile 13.05.2010-21.08.2015 tarihleri arasındaki eşitlik ilkesine aykırılıktan doğan tazminat, fark ücret, ikramiye, temettü alacağı, mesken ve meslek tazminatı, eşya nakil masrafı, prim, harcırah, giyim yardımı, fazla çalışma ücreti ve davalının kötüniyetli olduğunun tespiti ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 164. maddesinin 4 ve 5. fıkralarına göre belirlenecek olan vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; 21.08.2015-26.07.2016 tarihleri arasındaki eşitlik ilkesine aykırılıktan doğan tazminat, fark ücret, ikramiye, temettü alacağı, mesken ve meslek tazminatı, eşya nakil masrafı, prim, giyim yardımı alacakları ve davalının kötüniyetli olduğunun tespiti ile 1136 sayılı Kanun'un 164. maddesinin 4 ve 5. fıkralarına göre belirlenecek olan vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı ve buna göre davacının alacağının bulunup bulunmadığı ile fazla çalışma ücreti ve harcırah alacaklarının hesaplanmasına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.