T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2137 - 2025/2248 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2137 KARAR NO : 2025/2248 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2022 NUMARASI : 2021/287 E. - 2022/287 K. DAVANIN KONUSU : Fikir Ve Sanat Eseri (Eser Sahipliğinden Kaynaklı Mali ve Manevi Hakların İhlali) Taraflar arasında…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2137 - 2025/2248 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2137 KARAR NO : 2025/2248 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2022 NUMARASI : 2021/287 E. - 2022/287 K. DAVANIN KONUSU : Fikir Ve Sanat Eseri (Eser Sahipliğinden Kaynaklı Mali ve Manevi Hakların İhlali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/11/2022 tarih ve 2021/287 E. - 2022/287 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ... Entegre A.Ş. yönetim kurulu başkanı olduğunu, hayvan yetiştiriciliği ve ticaretiyle ilgilendiğini, ticari faaliyeti kapsamında makineler almak ve makineler hakkında bilgi sahibi olmak maksadıyla Çin'e gerçekleştirdiği seyahatini video haline getirerek youtube üzerinden takipçileri ile paylaştığını, videonun paylaşılmasının ardından haber ajanslarının olayı çarpıtarak davacının insanları dolandırıp onların paralarıyla yurt dışında kaçtığı algısı oluşturan asılsız haberler yayınladıklarını, davacıya karşı dolandırıcılık iddialarıyla başlatılan haksız soruşturmanın Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/7611 soruşturma ve 2019/5939 karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile son bulduğunu davacının hak sahibi olduğu videoların onun izni ve bilgisi olmadan ve gerçeğe aykırı öznel ifadeler ile topluma sunulduğunu, davacının youtube ve instagram üzerinden binlerce takipçisi olan hesaplarında paylaştığı, kendi kamerasıyla çektiği, bilgisayarıyla montajladığı, kendi imkan ve donanımıyla oluşturduğu videoların üzerinde eser sahibi sıfatıyla hak sahibi olduğunu, bahse konu videoların davacının izni ve haberi olmaksızın haber ajansında öznel yorumlarla topluma sunulduğunu, ayrıca haberin içeriğinde hakaret, küçük düşürücü rencide edici ifadeler bulunduğunu, ... Ana Haber'de 24/12/2019 tarihinde saat 19:16' da yayınlanan haberlerde ve ertesi gün 25/12/2019 tarihinde saat 09:36 da yayınlanan ...? programında davacı hakkında gerçek dışı ve kişilik haklarını zedeleyici ifadeler kullanıldığını, davacının şirketine ... takma adı verilerek ... ile aynı kefeye konulduğunu, söz konusu yayınlarda kullanılan ifadeler nedeniyle davacının ticari ve akademik itibarının zedelendiğini ileri sürerek, müvekkiline ait youtube kanalında ve instagram hesabında yayınladığı eser niteliğindeki videoların yazılı izin alınmaksızın haksız ve hukuka aykırı kullanımı sebebiyle öncelikle FSEK m.66, 67, 69 hükümleri kapsamında tecavüzün menine, tecavüzün refi ile FSEK m.68 kapsamında 3 katı ile saptanacak tutara, FSEK m.70 kapsamında mali haklar, elde edilen kâr alacağı olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın ilk yayınlanma tarihi olan 24/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı taleplerinin esas dayanakları dikkate alındığında iş bu davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, haberde kullanılan görüntülerin eser vasfına sahip olmadığını, özgünlük, yaratıcılık içermediğini, herkesin çekebileceği nitelikte görüntüler olduğunu, davacının görüntülerinin eser niteliğinde olduğu kabul edilse bile davalı tarafından söz konusu görüntünün kullanılmasında kamu yararının bulunduğunu, haberde kullanılan görüntülerin FSEK m.37 kapsamında değerlendirilmesinin gerektiğini, kullanılan görüntülerin yer aldığı haberin tüm hukuka uygunluk kriterlerine sahip olduğunu, haberin görünür gerçekliğe uygun olarak kamu yararı ve toplumsal ilgiye yönelik yapıldığını, ayrıca haber konusu görüntülerin davacı tarafından kamuoyuyla paylaşıldığını, gazetecinin somut gerçekliği araştırma yükümlülüğü bulunmadığından bu durumda söz konusu haberde ne gerçeğe aykırı bir durumun ne de kötü niyetli bir girişimin bulunduğunu, davaya konu haberin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin gerektiğini, davacının hem FSEK 68 hem de FSEK 70 kapsamında tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını, manevi tazminatın en önemli şartlarından biri olan illiyet bağının somut olayda gerçekleşmediğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davalılardan ...'nın ... Genel Müdürü olduğunu, 6112 sayılı Kanun'un 46/2.maddesi uyarınca kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava FSEK hükümlerinden kaynaklandığından derdestlik itirazının yerinde bulunmadığı, 6098 sayılı TBK m.72 ve 6325 sayılı HUAK m.18/A-15 hükümleri uyarınca, davalılar vekilinin ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin haklı olmadığı, davalı ...'nın davalı şirketin genel müdürü, diğer davalı ...'ın davalı şirketin sorumlu müdürü olduğu, davalı şirketin eldeki davaya konu yayınlarından şirket ile birlikte bu sorumlu müdürün yükümlülük altında bulunduğu, diğer davalı ... genel müdür konumunda bulunduğundan ve 6112 sayılı Kanun m.46/2 hükmünde düzenlenen istisna hükmünün uygulanmasını gerektirir kayıt bulunmadığından davalı ...'ya yöneltilen davada pasif husumetinin bulunmadığı, diğer davalılar yönünden yapılan yargılamada, dava konusu görüntülerin, bir hususiyet arz etmeyen diğer bir ifadeyle fikri ve sanatsal çaba içermeyen, herhangi bir senaryo bulunmaksızın durum-zaman tespiti yapan, mevcut durumun aslına sadık tespitinden ibaret olan görüntüler olduğu, davacının bir hususiyetinin ve yaratıcı katkısının bulunmadığı bu nedenle de dava konusu görüntülerin FSEK m.84/3 kapsamında eser niteliğinde olmayan sinema görüntüsü olduğu, davacının çekişme konusu görüntülerin ilk tespitini yapan kişi olması kendisine yapımcı sıfatını kazandırsa da söz konusu görüntüler sinema eseri niteliğinde olmadığından, davacının FSEK m.80 hükmünden yaralanmasının mümkün olmadığı, ancak davacının FSEK m.84 hükmü kapsamında haksız rekabete ilişkin hükümlerden yararlanabileceği ne var ki davacının FSEK m.84 hükmünden kaynaklı istemlerde bulunmadığı, davasının temelini davaya konu görüntülerin "eser" olma vasfına dayandırarak eser sahipliğinden kaynaklı mali ve manevi haklarının ihlal edildiği iddiasıyla istemlerde bulunduğu, HMK m.26 uyarınca davacının aslında FSEK m.84 hükmünden kaynaklı haksız rekabete ilişkin istemlerde bulunduğu şeklinde değerlendirme yapılamayacağı gerekçesiyle, davalı ...'ya yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara yöneltilen davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının bireysel üslup ve yaratıcı gücü ile çektiği videoların sahibinin hususiyetini taşıdığını ve eser vasfında bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bu yönden eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, müvekkilinin eserlerinin izinsiz olarak, kişilik haklarına da zarar verecek ifadelerle gerçek dışı haberlere konu edilmesi suretiyle açıkça toplum önünde küçük düşürüldüğünü, müvekkiline "dolandırıcılık" suçunun atfedilmesinin habercilik ilkeleriyle bağdaşmadığını, yapılan bu saldırı nedeniyle müvekkilinin halen zarara uğramaya devam ettiğini, davalılar tarafından kişilik haklarının ve FSEK kapsamında koruma altına alınan telif haklarının açıkça ihlal edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, 5846 sayılı FSEK'e dayalı, eserden kaynaklanan haklara tecavüzün men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça açıkça kendi kamerasıyla çektiği ve montajını yaptığı videoların eser niteliğinde bulunduğu ileri sürülerek, 5846 sayılı FSEK kapsamında tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, davalı ... davacıya ait video kaydının yayınlandığı televizyon kanalının genel müdürü konumunda bulunduğundan ve 6112 sayılı Kanun m.46/2 hükmünde düzenlenen istisna söz konusu olmadığından, davalı ... yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davacıya ait görüntülerin FSEK kapsamında eser vasfında sayılamayacağının bildirilmesi karşısında, mahkemece davanın reddedilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı, davacı tarafından haksız rekabete dayalı bir talebin öne sürülmediği ve haksız fiil hükümleri uyarınca kişilik haklarının ihlaline dayalı davanın ise Ankara 12. AHM'nin 2021/765 Esas sayılı dosyasının konusu olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.