T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:30/12/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:30/12/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davacı vekil edeni ve dava dışı kardeşi ...'ın sahibi ve hissedarları oldukları Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapılması için ... İnşaat Tic. Ltd. Şti. ile Antalya 2. Noterliği'nin 08/05/2014 tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını, ... parsel sayılı taşınmazın davacı ve dava dışı kardeşi ...'ın belediye hisselerini satın alması ve davalının sahibi olduğu şirketin tevhit işlemi yapması sonucu ... Ada ... ve ... numaralı parsellerin birleştirilmesi ile oluştuğunu, inşaata başlamadan önce arsa sahipleri ... ve ... ile davalı müteahhit ... arasında 17.11.2013 tarihli sözleşmenin imzalandığını, ilgili sözleşmede ... ve ...'ın hak sahibi olduğu Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... ve ... Parsel sayılı taşınmazların belediye hisselerinin satın alınması için müteahhit ...'nın ... ve ...'a toplamda 132.000,00TL para verdiğini, ...'a ekstradan 5.000,00TL daha para ödediğini, sözleşmede; "Yaptığı ödemeler karşılığında senet alacaktır" denildiğini, sözleşmede yazılı olduğu üzere ödenen paralar için müteahhit ...'nın arsa sahiplerinden teminat amaçlı içerikleri doldurulmamış bir kaç tane boş senet aldığını, meydana gelen güven ortamında davacıların senetleri imzalamakta bir sakınca görmediklerini, boş senetlere imza attıklarını, davacının sözleşmede kararlaştırılan parayı değil toplamda 64.000,00TL para aldığını, daha sonra bunun 20.000TL'sini geri ödediğini fakat bu ödeme için davalıdan belge almadığını, davacı ile davalı arasında 08/05/2014 tarihli Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi dışında başka bir hukuki ilişki bulunmadığını, davalı müteahhidin boş senetleri kendi adına doldurarak Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden takibe koyduğunu, davalı tarafın kötüniyetli olarak bonoların her ikisinin de tanzim tarihini 15/09/2015 tarihi olarak düzenlediğini, bonodaki 3 yıllık zamanaşımına 15 gün ve 45 gün kala senetleri 30/10/2018 tarihinde takibe koyduğunu, davalının kötüniyetli ve haksız bir şekilde bononun birini 103.200,00TL, diğerini 82.000,00TL olarak düzenlediğini, 103.200,00TL'lik bononun vade tarihini 15/11/2015, 82.000,00TL'lik bononun vade tarihini 15/12/2015 olarak düzenlendiğini, davacının tüketici olmasına rağmen davalı tarafın %19 üzerinden değişen oranlı reeskont- avans faizi uygulayarak 60.374,07TL gibi çok fahiş bir faiz işlettiğini belirterek; davacının davalıya hiçbir borcu olmadığının tespiti ile davalının %20 kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacının takip konusu bononun tanzim edilip veriliş sebebi olarak iddia ettiği hususların hiç birisini kabul etmediklerini, takip konusu bononun kambiyo senedi olup mücerret borç sebebi olduğunu, bono üzerinde bono bedelinin "nakden" alındığının açıkça yazıldığını, davacının bono metninin aksini aynı kuvvette yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, yine davacının, bononun sonradan doldurulduğuna dair iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, bonodaki yazıların tam bir bütünlük arzettiğini, sonradan ilave edilmiş herhangi bir kısmın olmadığını, davacının bu iddiasını da yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, kaldı ki bononun bazı kısımları sonradan doldurulmuş olsa bile davacının bu haliyle bonoyu imzalayarak bunu baştan kabul ettiğini, hiçbir konuda tanık deliline rızalarının ve muvafakatlerinin olmadığını, takip konusu bononun bono metninden de açıkça anlaşıldığı gibi, davacının iddia ettiği inşaat sözleşmesi ile yada başka bir sözleşme veya ilişki ile bir ilgisinin olmadığını, davacının pozitif tavır gösterdi diye bir kişiye "birkaç tane boş senet" vermesinin hayatın olağan akışı içinde mümkün olmadığını bu nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; sözleşmede teminat amaçlı senet verileceğinden bahsedilse dahi senetlere unsurlarıyla atıf yapılmadığı ve senet metninde de teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmadığı gerekçesiyle davacının talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizin 09/05/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "... Davacı dava konuus bonoların kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalıdan alınan paranın teminatı olarak verildiğini ileri sürmüştür. Mahkemece davacının bonoların teminat senedi olduğunun ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bonoların teminat olarak verildiğinin ispat yükü senedin teminat senedi olduğunu ileri süren taraftadır. Ancak ilk derece mahkemesince 17/11/2013 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi getirtilmediği gibi davalının ticari defterleri incelenmemiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, kat karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin taraf delilleri toplanıp davalının ticari defterleri de incelenerek senetlerin teminat senedi olup olmadığı araştırılıp davacının yemin hakkı da hatırlatılarak oluşacak sonuç dairesinde karar vermekten ibarettir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine" karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemece; "....protokol başlıklı sözleşmede teminat amaçlı senet verileceğinden bahsedilse dahi senetlere unsurlarıyla atıf yapılmadığı senet metninde de teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmadığı, verilecek senet miktarına dair bir açıklık bulunmadığından davacının bu senedin teminat senedi olduğunu ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Davacı taraf her ne kadar taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi dışında bir ticari ilişki olmadığını beyan etse de bu kat karşılığı inşaat sözleşmesi davalı ile değil şirket ile akdedilmiştir. Bu kapsamda perdenin aralanması yönünde de bir ispat faaliyetinde bulunulmamıştır. Diğer yandan aksi düşünülse dahi daha önce başka bir ticari ilişkin olmayışı kambiyo senedinin kurucu kıymetli evrak olma özelliğini etkilemez. Yani kıymetli evrakın imzalanması ile zaten taraflar arasında var olan ya da olmayan tüm önceki hukuki ilişkilerden bağımsız bir alacak borç ilişkisi doğmaktadır. Bunun aksini iddia eden davacı da ispat yükünü yerine getiremediğinden davacının talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ve dava dışı kardeşi ...'ın sahibi ve hissedarları oldukları Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat/bina yapılması için davalının sahibi ve tek yetkilisi olduğu ... İnşaat Tic. Ltd. Şti. ile Antalya 2. Noterliği'nin 08/05/2014 tarih ... yevmiye numaralı düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını, ... Ada ... ve ... numaralı parsellerin birleştirilmesi ile oluşturulan ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaz tesisinden önce 8 ve 9 Parsel sayılı taşınmazların belediye hisselerinin satın alınması için müteahhit ...'nın ... ve ...'a toplamda 132.000,00 TL para verdiğini, ...'a ekstradan 5.000,00 TL daha para ödediğini, ödenen bu paralar için davalının 17.11.2013 tarihli sözleşmeye istinaden davacı ve dava dışı kardeşinden teminat amaçlı boş senetler aldığını, dava konusu senetlerin de bu amaçla davacıdan alınmış olan senetler olduğunu, Yerel Mahkemenin BAM kararına uymadığını, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile usul ve yasaya aykırı direnme kararı verdiğini, mahkeme tarafından 17/11/2013 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi, tapu kayıtları, noter sözleşmeleri, belediye kayıtları, belediye hisseleri için yapılan ödeme belgeleri ile davalının ticari defterlerinin getirtilmediğini ve incelenmediğini, ispat yükü altında bulunan tarafın hatalı olarak tespit edildiğini, davacı ile davalı arasında, belediye hissesinin alınması süreci tamamlandıktan sonra imzalanan 08/05/2014 tarihli Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi dışında başka bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, taraflar arasında yapılan tüm işlemlerin Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'ne istinaden yapıldığını, bu işlemlerin hepsinde de davalının kusurlu davrandığını, senetlerin iadesi hususunda davacının taleplerinin parsel birleştirme ile ilgili açılan idare mahkemesini davasını bahane göstererek reddettiğini, taraflar arasında ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi haricinde başkaca bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, her ne kadar bono üzerinde teminat senedi olduğuna yönelik herhangi bir ibareye yer verilmemiş ise de, yazılı belge ile bononun teminat senedi olduğunun ispatlandığını, taraflar arasında 17/11/2013 tarihli sözleşme haricinde bir ticari ilişki veya alacak ilişkisi bulunmadığını, davalı tarafın bononun verilme sebebini de açıklayamadığını, ispat külfetinin davacıda değil davalı tarafta olduğunu, davalının ticari defter ve belgelerini sunmaktan imtina ettiğini, davalının ticari defterlerini saklama ve sunma yükümlülüğü olduğunu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunamadığını, müvekkilinin Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde arsa sahibi olup ticari defterinin bulunmadığının da izahtan vareste olduğunu, mahkeme kararının hem usul hem de esas bakımından yasaya aykırı olduğunu, kararın görevli mahkemede verilmediğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden kaynaklı icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava ve icra takibine konu bonoların keşidecisinin davacı ..., lehdarın ... olduğu, 15/09/2015 düzenleme 15/11/2015 vade tarihli bononun 103.200,00-TL ve 15/09/2015 düzenleme 15/12/2015 vade tarihli bononun 82.000,00-TL bedelli oldukları, davacının bononun kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalanması sırasında davalı tarafından belediye hisselerinin alınması sırasında verilen paranın teminatı olarak işbu bonoların verildiği ve davalı tarafından sonradan doldurulduğu iddiasına karşılık davalı taraf bonoların nakden kaydı ile düzenlendiğini savunmuştur. Bu iddia ve savunma karşısında somut olayda senedin teminat senedi olduğu ve boş olarak verilen senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası mevcuttur. Her iki halde de ispat külfeti davacı taraftadır. 6102 sayılı TTK'nın 680. maddesine göre açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, böyle bir senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden taraf bu iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorundadır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava ve takibe konu senedin kambiyo senedi vasfında olduğu, davacı tarafça imza inkarında bulunulmadığı, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğu, davalı alacaklının senedin teminat senedi olduğu yönünde bir kabul beyanının bulunmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacının, bononun teminat senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, davaya konu senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibarenin yer almadığı, taraflar arasında yapıldığı ileri sürülen kat karşılığı inşaat sözleşmesinde teminat olarak senet verildiğine dair bir kaydın bulunmadığı gibi 17/11/2013 tarihli sözleşme metninde yalnızca "ödemeler karşılığında senet alacaktır" ibaresi yazılı olsa da senet bilgilerinin yer almadığı, teminata ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı böylelikle bonoya atıf yapan bir sözleşme hükmünün bulunmadığı, bu hususun senedin teminat senedi olduğunun ispatı için yeterli olmadığı, bononun ticari deftere kayıt zorunluğunun da bulunmadığı, davacı tarafa yemin hakkının hatırlatıldığı, davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın senedin bedelsizliğini ispata yarar başkaca delil sunamadığı anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/12/2025 ...