9. Hukuk Dairesi 2019/5672 E. , 2019/15582 K. "" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, Anayasa Mahkemesi’nce verilen 21.11.2017 tarihli ve 2014/19…
**9. Hukuk Dairesi 2019/5672 E. , 2019/15582 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, Anayasa Mahkemesi’nce verilen 21.11.2017 tarihli ve 2014/19341 başvuru numaralı ihlal kararı gereğince yeniden yapılan yargılamada; müvekkilinin dava dışı ... Tanı Laboratuvarı Ltd. Şti.’ne ait işyerinde 22.07.1998-01.08.2005 tarihleri arasında çalıştığını, hizmet akdini haklı sebeplerle feshettiğini, İstanbul Anadolu 3 İcra Müdürlüğü’nün 2005/9940 E. sayılı dosyası ile dava dışı ... Tanı Laboratuvarı Ltd: Şti. hakkında kıdem tazminatı alacağı sebebiyle icra takibi başlatıldığını, ... Tanı Laboratuvarı Ltd. Şti.’nin bu takibe itiraz etmesini müteakiben İstanbul Anadolu 3 İş Mahkemesinin 2005/1674 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu dava dosyasında da 06.02.2008 tarihinde takibin %40 faizi geçmemek üzere yasal en yüksek mevduat faizi üzerinden devamına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, dava konusu işverenliğin 14.10.2007 tarihinde protokol ile işyerini davalı şirkete devrettiğini, davalı Şirketin müvekkilin çalıştığı ve işçilik alacaklarına hak kazandığı işverenliği devralan işveren konumunda olduğunu, müvekkilinin işçilik alacaklarından İş Kanunu 6/3. maddesine göre sorumlu olduğunu iddia ederek 7.541,11 TL kıdem tazminatının tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davanın yersiz olduğunu, kıdem tazminatının 10 yıllık zamanaşımına bağlı olduğunu ve bu talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Şirketin davacının çalıştığı şirkete ait sadece markayı satın aldığını, bu satın alma işleminin davacının iş akdinin feshi sonrası gerçekleştiğini ve işyeri devrine ilişkin koşulların bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yargılama Safhası ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti: İlk Derece Mahkemesi 03.04.2014 tarihli ilk kararında, davalı Şirketin davacının daha önce çalıştığı Şirketi devralmadığı, aralarında marka devri ile tıbbi cihazlarının leasing yoluyla kiralama ilişkisi olduğu ve dava dışı bu Şirketin de farklı bir unvanla faaliyetine devam ettiğinden davacının davalı şirkete karşı dava açmasında hukuki yararı da bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar vermiştir. Karara karşı, davacının temyiz başvurusu reddedilmiştir. Bu defa davacı adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmıştır. Anayasa Mahkemesi’nce 21.11.2017 tarihli ve 2014/19341 başvuru numaralı kararı ile başvurucunun adil yargılama hakkının ihlal edildiğine ve bu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir.