T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/995 KARAR NO : 2025/857 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ............ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/06/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı NUMARASI : ......Esas DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 28/04…
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/995 KARAR NO : 2025/857 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ............ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/06/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı NUMARASI : ......Esas DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 28/04/2025 KARAR TARİHİ : 24/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/09/2025 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .......ortağı olduğu .................. müdürü.........diğer ortak ....... ile birlikte şirketin içini boşalttığını, kendi firması .......aylık 66.000 TL+KDV kira ödettiğini, 105 Milyon TL değerindeki ürünleri SUT fiyatının çok altında ....... 2.468.108 TL'ye satarak 30-35 Milyon TL piyasa değeri olan stoklarda 6.182.947,15 TL'lik vurgun yaptığını ve bu hileli işlemlerde kendisine bilgi verilmediğini, tüm bu eylemlerin Türk Ticaret Kanunu'nun 626, 613/2 ve 630. maddelerindeki özen ve bağlılık yükümlülüklerine aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca mali bilgi taleplerinin kanuna aykırı şekilde reddedildiğini, bu nedenlerle.........yönetimden uzaklaştırılmasını, yargılama süresince şirkete kayyım atanmasını, şirket hesapları ve kayıtlı araçlarına ihtiyati tedbir konulması ile zararın bilirkişi marifetiyle tespiti ve tahmilini talep etmiştir. Davacı vekili 23.06.2025 havale tarihli talep dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2025 tarihli kararıyla önceki ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, ancak HMK md. 389 uyarınca ortaya çıkan yeni deliller doğrultusunda, davalı şirket müdürünün ............ SUT fiyatı 5.714,84 TL olan tıbbi ürünleri 12.06.2025 tarihli....... ve...... nolu faturalarda 1 TL gibi fahiş düşük bedellerle satarak şirketi bilerek zarara uğrattığını ve batırmaya çalıştığını, ayrıca davalının ticari defterlerin kendisinde olmadığını iddia etmesine rağmen bunları taşıyan personellerin fotoğraf ve video kayıtlarının bulunduğunu, bu durumun TMK md. 389 gereğince gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğacağını ve müvekkilinin hukuki yararının ortadan kalkacağını, yeni delillerle tedbirin yeniden değerlendirilebileceğini, bu nedenle şirket müdürü.........temsil yetkisinin kaldırılarak yargılama süresince kayyım atanmasını, şirket banka hesapları ile kayıtlı araçlarına ihtiyati tedbir konulmasını, aksi halde bu delillerin istinaf başvurusunda değerlendirilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve dava dışı ........ borca batık ........ şirketini iflas etmiş bir halde........getirerek davalı ve davalının abisinden yaklaşık 50 Milyon TL, ....... de 20 Milyon TL aldığını, bu paranın nereye kullanıldığı ve karşılığının ne olduğunu ortaya koymadığını, kendi eşi ve oğlu adına iki araç alarak şirketi 6 milyon borçlandırdığını ve taksitlerinin bir kısmının davalı ile abisinin şirkete koyduğu paralarla ödendiğini, ayrıca davacının bilgisayara virüs girdiğini bahane ederek tüm mali verileri ortadan kaldırdığını, davalının şirket girişinin engellendiğini, mallarına el konulduğunu, hammadde ve yarı mamulleri uhdesine geçirdiğini, şirketin adresini vergi dairesine şikayet ederek taşındığına dair gerçek dışı tutanak tuttuğunu, kendi şirketi üzerinden davalının yetkilisi olduğu şirkete yüksek miktarda sahte faturalar kestiğini, ........ şirketinin banka hesaplarından para çekip iade etmediğini, alacakları faktoringe kırdırarak şirketi zarara uğrattığını, bu yolsuzluklar üzerine davalının ve davalının abisinin ortaklıktan çekildiğini ve ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... Esas sayılı dosyası ile şirketten çıkma davası açtığını, davalının şirketin borçları için kendi malvarlığını satmak zorunda kaldığını, buna rağmen davacının şirket karar defterinin çalındığı iddiasıyla şikayette bulunduğunu ve iş yerinde çalışmayı durdurduğunu dile getirmiş ve bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 24.06.2025 tarihli kararında "...dava dışı ............ müdürü olan davalının azli istemiyle açılan dava kapsamında şirket yönetimine dava süresince tedbiren kayyım atanması, şirketin hesap ve taşınmazlarına tedbir konulması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebiyle ilgili olarak özellikle ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan belgelere göre bu aşamada HMK'nun 390/3. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir isteminde yaklaşık ispat ölçütünü yerine getirmediği, karşı taraf davalının dava tarihi itibariyle ve halen şirketi münferiden temsil yetkisine sahip bulunduğu, davada davalının şirket müdürlüğünden azli talep edilmekte olup, mahkemece davanın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinin yerleşik yargı uygulamasıyla sabit olduğu, davacı tarafça sunulan belgelerin (e-faturalar) karşısında dava dışı ............ ticari defter ve kayıtları incelenmeden şirket müdürünün azline dair iddialara ilişkin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmeyeceği gözetilerek ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24/09/2019 tarih 2018/4319 Esas 2019/5759 Karar sayılı ilamı) ve yine bizatihi uyuşmazlık konusu olmayan dava dışı tarafların ortağı olduğu ....... banka hesapları ile araçlarına ihtiyati tedbir konulamayacağından..." gerekçesiyle "1-)Davacı vekilinin Şirket Müdürü.........temsil yetkisinin dava süresince kaldırılarak yargılama süresince geçerli olmak üzere şirkete tedbiren yönetim ve temsil için kayyım atanmasına, şirkete ait banka hesapları ile kayıtlı araçların tespiti halinde araçlara ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin taleplerinin REDDİNE..." karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili 14.07.2025 havale tarihli istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin tedbir taleplerine ilişkin yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, sunulan fatura ve yazılı deliller dikkate alınmayarak ticari defter incelemesine işaret edilmesinin yargılama sonuna kadar şirkete zarar verici eylemler neticesinde hukuki yararı ortadan kaldıracağını, Mahkemenin soyut ret kararının TMK md. 389'un uygulanmasını engelleyerek hakkın özünü ve hukuki menfaati yargılama esnasında yok edeceğini, davalı şirket müdürünün 04.06.2025 tarihli faturada ürünleri SUT fiyatı olan 5.714,84 TL'nin %70 altında, 12.06.2025 tarihli ...... nolu faturada aynı ürünü 1 TL'den, toplam 7 kalem ürünü 18,70 TL'ye, ......... nolu faturada ise 5 kalem ürünü 15,40 TL'den sattığını, bu durumun özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı olduğunu, dava tarihinden sonra dahi 1 TL'ye ürün satışları yaptığını, kendi firması .......ile ....... firması arasında aylık 66.000 TL + KDV bedelli fahiş kira sözleşmesi düzenlediğini, SUT fiyatı 8.121,09 TL olan ürünün piyasa değerinin %2'sine, bayi birim fiyatı 842,19 TL olan ürünün ise 100 TL'den......... firmalarına satıldığını gösteren faturalar ile şirketi zarara uğratarak kaynak transferi yaptığını, ayrıca, 30.04.2025 tarihli kurumlar vergisi beyannamesinde 15.136.692,23 TL şirket stoğu bulunmasına rağmen 02.05.2025 tarihli genel kurul toplantısında ......... ve ....... şirkete 3.500.000,00 TL borç verdiklerini göstererek bu borçları şirket sermayesine eklemek suretiyle hisse oranlarını artırdıklarını ve bunun kötü yönetim ile bağlılık yükümlülüğünün açık ihlali olduğunu, ......... Asliye Ticaret Mahkemesi .......... sayılı kararındaki özen yükümlülüğü tanımına göre ürünleri piyasa fiyatının %2'sine veya 1 TL'ye satan bir müdürün bu yükümlülüğe uyduğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin 02.05.2025 tarihli genel kurul ile önceki toplantılarda ve ihtarname ile bilgi talep etmesine rağmen ilgili kayıtların kendisine verilmediğini, azlık ve bilgi alma haklarının engellendiğini, .......CBS ....., ..... ve .... sayılı dosyalarında davalı müdür ve diğer ortağın sahte senet düzenleme ve şirketi yağmalama suçlarından şikayetçi olunduğunu, müdürün ....... Noterliği 16.06.2025 tarihli ihtarı ile ticari defterlerin kendisinde olmadığını iddia ederek şirket defterlerine vakıf olmadığını ve bu durumun müdürlük görevini yürütmesinin mümkün olmadığını gösterdiğini, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 25.12.2024 tarihli, 2024/2584 Esas - 2024/2588 Karar sayılı emsal kararında denetim kayyımı atanması yönündeki değerlendirmenin göz önünde bulundurulması gerektiğini de belirterek, tüm bu nedenlerle şirket kötü yönetim altında öz varlığını yitireceğinden ve hukuki yarar kalmayacağından, İlk Derece Mahkemesinin tedbir talebinin reddine dair kararının kaldırılarak şirket müdürü.........temsil yetkisinin dava süresince kaldırılmasını, yargılama süresince geçerli olmak üzere şirkete tedbiren yönetim, denetim ve temsil için kayyım atanmasını, şirket banka hesapları ile kayıtlı araçlara ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin.......... Esas sayılı dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir : Dava; davalı şirket müdürünün şirketi zarara uğratacak şekilde şirketin malvarlığını boşaltması, kendi firmasına fahiş kira ödemesi, ürünleri piyasa değerinin çok altında satması, mali bilgi taleplerini reddetmesi ve TTK'daki özen ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı davranması nedenleriyle davalının yönetimden uzaklaştırılması, şirkete kayyım atanması, şirket hesap ve araçlarına ihtiyati tedbir konulması, ayrıca zararın tespiti ve tahsili istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nin 394/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. HMK'nin "İhtiyati Tedbirin Şartları" kenar başlıklı 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davacı tarafın iddiaları, dosya kapsamı ve sunulan deliller az yukarıda yapılan açıklamalar ışığında ele alındığında; aleyhine tedbir talep edilen davalının, talepte bulunan yanca iddia edilen eylemlerinin varlığının yargılamayı gerektirdiği, kayyım ataması talep edilen şirkette organ boşluğunun da bulunmadığı bu aşamada, şirket müdürü.........temsil yetkisinin dava süresince kaldırılarak yargılama süresince geçerli olmak üzere şirkete tedbiren yönetim ve temsil için kayyım atanması' yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, öte yandan ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, ................... şirkete ait banka hesapları ile araçların, davalının ......yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması istemli eldeki davanın konusunu oluşturmadığı, bu itibarla ihtiyati tedbir talebinin reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararında usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, durum ve koşullarda değişiklik olmadığı kanısına ulaşan Dairemiz, davacı vekilinin istinaf itirazlarını yerinde görmemiştir. İstinaf incelemesine konu karar başlığında; karar başlığının talebin niteliğine uygun şekilde düzenlenmemesi ve talep konusun da yazılmaması ayrıca, karar başlığına "ara karar" yazılması, HMK. ve İİK. uyarınca Kanun'un tayin ettiği sayılı hallerde verilebilen kararların "ara karar" niteliğinde bulunmadığı; bu kararların taraflar arasındaki durumu muvakkaten (geçici) olarak tanzim eden kararlar olduğu; ara kararların ise işi (uyuşmazlığı) aydınlatmak, davanın yürüyüşünü, tahkikini tanzim etmek üzerine verilen kararlar olduğu gözden kaçırılarak karar çeşitlerinin belirlenmesindeki hatalı hukuksal terminoloji kullanılması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391/2 maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Hâl böyle olunca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için sarf edilen masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-)İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. Başkan e imzalıdır Üye e imzalıdır Üye e imzalıdır Katip e imzalıdır ¸ * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*