T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:12/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:25/02/2022 DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:12/11/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerle…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:12/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:25/02/2022 DAVANIN KONUSU:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:12/11/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; müvekkili şirketlerin çalışma sahası, alınan işler, taahhütler ve piyasadaki mevcut yapısı dikkate alındığında ortaya çıkan yegane sorunun borçların vadesinde ödenememesi ve nakit akışındaki duraksamadan kaynaklı olduğunu, müvekkillerinin ticari hayatlarını sürdürmek ve borçlarını ödemek istediklerini, ancak yakın vadeli borçların nakit akışındaki duraksama sebebi ile ödenememesi sebebiyle uğranacak icra takipleri, açılacak davalar, haciz işlemleri ile muhtemel bir iflas ile karşı karşıya kalınmasının söz konusu olabileceğini, böyle bir durumda yani haciz ve takiplerin başlaması ile borçların yaklaşık %40 civarında artması ile zaten ödenemeyen borçların hiç ödenememesinin söz konusu olacağını ve iflasın kaçınılmaz olacağını, oysa konkordato ile amaçlanan hedefe ulaşıldığında tüm alacaklıların alacaklarını tam olarak alabileceğini, zaten konkordatonun amacının da bu olduğunu, iflastan daha olumlu bir netice alınabilmesi söz konusu ise konkordato alınmasının uygun olacağını, bu amaçla İİK'nın 285 vd. maddeleri uyarınca telepte bulunduklarını, alacak ve borçlar ile gelirler dikkate alındığında konkordatonun tasdik tarihinden itibaren geçecek 6 ay ödemesiz süreden sonra tüm borçların faizsiz ve tam olarak 24 ay içinde eşit taksitler ile ödenmesi yönünde talepleri olduğunu, bu sayede şirketlerin haciz sebebiyle çalışamaz hale gelmekten ve iflastan kurtulacağını, iflasa nazaran konkordato ile alacaklarına tam olarak kavuşacaklarını, müvekkili şirketlerin yapısı, iş imkanları ve piyasadaki konumu dikkate alındığında ve özellikle tedbir kararı ile bir süre haciz baskısından kurtulmanın söz konusu olduğunda nakit akışındaki sıkıntının ortadan kalkacağını, şirket taahhütlerini yerine getirmeye çalışacağını, para kazanma ve istihdam sağlayacağını, kazanılan para ile de borçlarını ödenebileceğini, müvekkili ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 06/05/2020 tarihi itibariyle kayıtlı sermayesinin ...-TL olduğunu, şirketin tek ortaklı olup sermaye taahhüt borcu bulunmadığını, müvekkili ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin 06/05/2020 itibariyle kayıtlı sermayesinin 500.000,00-TL olduğunu, şirket ortağının sermaye taahhüt borcu bulunmadığını, müvekkili ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 06/05/2020 tarihi itibariyle kayıtlı sermayesinin 550.000,00-TL olduğunu ve tamamının ödendiğini, şirketin tek ortaklı olup sermaye taahhüt borcu bulunmadığını, müvekkili şirketler hissedarı ...'in müvekkili şirketlerin imza yetkilisi ve şirket müdürü olduğunu, hissedarı olduğu müvekkili şirketler için hazırlanmış olan konkordato projesinin ekler bölümünde ibraz edilmiş bulunan banka borçlarına müşterek ve müteselsil kefil konumunda olduğunu beyanla neticeden; İİK'nın 288 madde uyarınca geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurduğundan geçici mühlet kararı ile birlikte İİK'nın 294. madde hükmünde belirtilen kesin mühlete hükmedilmesi ve bahsi geçen hükmün gereği olarak geçici mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmaması ve evvelce başlamış olan takiplerin durması, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanması, geçici mühlet içinde ihtiyati haciz kararlarının uygulanması halinde bunun durdurulması ve kaldırılması, geçici mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesinin durması ve müvekkili şirketin mal varlığının korunmasına yönelik diğer tedbirlerin alınmasına yönelik karar verilmesini, Mahkeme tarafından verilecek kesin mühlet içinde ve Mahkemenin görevlendirdiği komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısı ve İİK. hükümlerine göre işletilen yasal prosedürün tamamlanmasının ardından, İİK'nın 305. maddesi hükmü uyarınca konkordato projesinin tasdiki için belirtilen şartların yerine getirildiği tespit edildiği takdirde İİK'nın 300. madde hükmü uyarınca konkordatonun tasdikine, konkordatonun tasdiki kararı ile birlikte İİK'nın 306. maddesi uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilmesine ve İİK'nın 307. maddesi uyarınca rehinli malların muhafaza altına alınması ve satışının karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenmesine ve 307. maddede yer alan şartları taşıyan müvekkili şirketlerin finansal kiralama konusu mallarının iadesinin karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "davacılar kesin mühletin onayından başlayarak 6 ay ödemesiz ve 6 aydan sonra tüm ticari borçlarını faizsiz ve tamamını 24 ay vade ile ödenmesi teklifi ile vade konkordato tekliflerine ilişkin ön projeyi hazırlayarak ve İİK 286.maddesinde sayılan belgeleri taleplerine ekleyerek Mahkememize başvurmuşturlardır. Davacı ..., davacılar ... Klima ...Ltd.Şti. ve ....Ltd.Şit.'nin tek ortağı, diğer davacı ... ...Ltd.Şti.'nin ise %50 hisse sahibi ortağıdır. Mahkememizce İİK 287.maddesi uyarınca verilen 3 aylık geçici mühlet kararından sonra, tüm davacılar yönünden aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca geçici mühlet süresi 28.12.2021 tarihli ara kararıyla 2 ay daha uzatılmasına ve davacı ... Klima...Ltd Şti'ye konkordato komiser heyeti nihai raporunda önerilen revize projeyi dosyaya sunması için davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmesine karar verilmiştir. Mahkememizce sadece ... Klima yönünde revize proje sunulması yönünde ara karar kurulmuş ise de; tüm davacıların ayrı ayrı projelerini revize ederek %40 tenzilattan sonra kalan %60 lık kısmını kesin mühletten sonra 6 ay ödemesiz 24 ay içinde eşit taksitler halinde faizsiz olarak ödenmesini teklif ettikleri, revize projelerin sunulmasından sonra görevli komiserlerin dosyaya ayrı ayrı sundukları 23.02.2022 tarihli raporların tetkikinden; davacıların revize ettikleri konkordato projesinin İİK 286/1d maddesinde düzenlenen " Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo" gereği davacı ... alacaklıların 31.12. 2021 tarihi itibariyle davacının iflası halinde alacaklarının %67,68 olduğu dolayısı ile konkordato tenzilat oranına göre daha fazlasını alabilecekleri , ... içi bu oranın %57,71, ... Klima için ise %55,54 oranı ile tenzilat oranına yakın oldukları belirlenmiş, bu sefer davacılar vekili 24.02.2022 tarihli dilekçesini Mahkememize sunarak tüm davacıları yönünden revize projeden dönüp dosyaya sunulan ilk konkordato projesi kapsamında kendilerine kesin mühlet verilmesini talep etmiş ise de; Komiser heyetinin Mahkememizin görevlendirmesi ile düzenledikleri 22.12.2020 tarihli geçici birinci rapor ve 23.02.2022 tarihli nihai raporlarının incelenmesinden; her üç şirketin de rayiç değerlere göre borca batık olmadıkları, ancak ne ön projede ne de sonradan ilk projeye dönülse da revize edilen proje de hedeflenen net satışlara ve dönem karına ulaşamadıkları belirlenmiştir. Yine, komiser heyetinin geçici mühlet süresinin 28.12.2021 tarihli ara kararıyla 2 ay daha uzatılmasına dair verilen karardan sonra dosyaya sundukları 10.02.2022 havale tarihli beyanları ve ekindeki belgelerden ; ... Ürünleri...Ltd.Şti.ne 02.02.2022 tarihinde komiser heyetince yapılan denetimde şirket stoklarında bulunan (davacı şirketin mühlet öncesi ana bayisi olduğu) ... malzemelerin çoğunluğunun ... San. A.Ş.'e (Çevre Yolu Üzeri ... Kavşağı ..., Alanya/ANTALYA) davacı şirketçe satıldığını, davacı şirketin zilyetliğinde ve depolarında bulunmadığı ve faturaların tetkikinde ıskonto uygulandığı tespit edilmiş, ( şirketçe düzenlenen faturalar, satışlara dair açıklama dilekçesi ve Aralık 2021 satış listesi içeren dosya dilekçe ekinde dosya halinde Mahkememize sunulmakla,) dosyanın tetkikinde; faturalandırmanın Aralık 2021 listesi esas alınarak ortalama %76,5 iskonto uygulanarak yapıldığı, ortalama vadenin 40 gün olduğu, %4 vade karı ile satıldığının beyan edildiği, bu hususta Konkordato Komiser Heyetinde bulunan Teknik Konkordato Komiseri ...' dan değerlendirme istendiği, düzenlenen teknik raporda satışı yapılan ürünlere uygulanan %77 ıskonto oranın yüksek olduğu, satışın karlı olmadığı ve yapılan iskontonun gerçeğe, toptan ve perakende piyasa şartlarına uygun olmadığının değerlendirildiği görülmüştür. Konkordato talebinde asıl olan davacının borçlarını ödeyebilme kastı olması gerekirken, davacının ivazsız tasarrufa yakın bu satışının konkordato talep ve projesi ile bağdaşmadığı kanaatine varılmıştır. İİK 287/5 maddesi 291. ve 292. maddelerin, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağını hükmetmektedir. İİK 292. Maddesinde, komiserin vereceği rapor üzerine mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına re'sen karar verilmesi gereken durumlar düzenlenmiş olup, bunlardan bir tanesi konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılmasıdır. Dosyaya sunulan komiser heyeti raporlarına göre, davacılar vekili tarafından ibraz edilen projelerin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığı, başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davacıların kesin mühlet verilmesi talebinin reddine, öngörülen geçici konkordato mühleti ve tedbirlerin kaldırılmasına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili ve asli müdahil T. ... Bankası A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, tüm davacılar yönünden konkordato talebinin kabulü yönünde deliller bulunmasına, defter ve kayıtların düzenli ve kabul yönünde bir çok talep bulunmasına rağmen talebin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, komiser raporları ve Mahkeme gerekçesinin davaya ve olaya uygun olmadığını, konkordato komiserlerinin önemli şikayeti hedeflenen satışlara ulaşılamadığına ilişkin olduğunu, ancak müvekkili şirketlerin yapısının ithalata ve dövize dayalı bir ticaret söz konusu olduğunu, müvekkili ... Klima'nın yurt dışından klima ve üniteler aldığını, ancak ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve dövizdeki olumsuz çalkantıların ithalatı olumsuz etkilediğini, hangi ürünün ne fiyatla alınacağı belli olmadığı gibi satış şartlarının da güç olduğunu, ne fiyattan mal alacağını bilemeyen bir şirket hangi fiyattan mal satacağının da bu belli olmadığını, diğer önemli bir konu ise klima ve ünitelerin Çin’den gelmesi sebebiyle bugün sipariş verilse malın Türkiye’ye gelişinin en az 100 gün sürdüğünü, dolayısıyla 2 aylık geçici mühlet uzatımında şirketin teknik olarak muhasebe kayıtlarının değişmesi, mal girişi veya mal çıkışının olmasının zor olduğunu, müvekkil şirketlerin de mevcut stoklarında bulunan mallarını piyasada fiyatı henüz tam olarak oluşmadığı için satılamadığını, müvekkili ... Ltd. Şti. yönünden ise, gerek boru satışları ve gerekse yerden ısıtma işinde yukarıda sayılan ekonomik koşulların olumsuzluğu yanında mevsimsel olarak da işlerin en yavaş yürüdüğü bir dönemden geçildiğini, sektördeki canlanmanın ancak Nisan-Mayıs aylarında başlayıp sürdüğünü, kış koşulları söz konusu olduğundan olumsuz bir ticari hayat söz konusu olduğunu, müvekkili ... Ltd. Şti. ise, kenarında bulunan otellerin iskelelerini yaptığından tüm ekonomik koşullar olumsuz olsa da iş yapılmaya başlandığında bu kez kışın iskelesi yapılmasının mümkün olmaması, denizdeki dalga ve kış şartları iskelesi yapımını mümkün kılmadığı bir dönem olduğunu, bütün bu koşullar dikkate alındığında konkordato talep eden şirketlerin taahhüt altına girme ve iş yapmaya başlama döneminin Nisan-Mayıs aylarından sonra olduğunu, bütün bunların yanında ülkemizde yaşanan ekonomik kriz, dövizde yaşanan olaylar ve dövizin 2 katına çıkmış olması ve en nihayetinde Ukrayna-Rusya savaşının çıkmış olması gibi hususların gerek komiserler ve gerekse Mahkeme tarafından göz ardı edildiğini, ivazsız tasarruf bulunmadığını, yapılan iskontonun gerçekçi olduğunu, sundukları projenin gerçekçi ve uygulanabilir olduğunu, konkordato komiser kurulunun müvekkili şirketlere mal satış yetkisi verdiğini, bu yetki çerçevesinde iskontolu ... boru satışı yapıldığını, zaten bu borular fabrikadan iskontolu alındığından yine satarken de iskontolu olarak satıldığını, dolayısıyla yapılan satışın piyasanın gerçeklerine uygun yapılmasına rağmen olumsuz görüş verildiğini, Mahkeme de bu satışı ivazsız satışa yakın bir satış olarak değerlendirdiğini, bu konuda sunduğumuz dilekçe ile iskonto oranları, geçmiş faturalar ve izahatların hiç dikkate alınmadığını, kısa vadede iskontolu uygun satış yapıldığını, bu sebeple gerek komiser raporu ve gerekse Mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, müvekkillerinin borca batık olmadığını, şirketlerin borçları karşılama oranının oldukça yüksek olduğunu, burada sorunun davacıların nakit ihtiyaçları olduğunu, nakit ihtiyacı sebebi ile konkordato isteminde bulunulduğunu, fazlasıyla mal ve taşınmaz bulunduğunu, bir çok alacaklı şirket, firma ve personelin kesin mühlet verilmesini Mahkemeden istediğini, kaynak fazlası olan davacı şirketlerin bir tek satış yüzünden ivazsız tasarruf yaptığını ileri sürmenin gerçekçi olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Asli müdahil T. ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlulardan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve müvekkili T. ... Bankası A.Ş. arasında 22.04.2020 tarih 4.000.000,00-TL bedelli ve 26.03.2018 tarih 3.500.000,00-TL bedelli kredi çerçeve sözleşmeleri imzalandığını, bankaca kredi kullandırıldığını, borçlulardan ... Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve müvekkili T. ... Bankası A.Ş. arasında 26.03.2018 tarih 3.500.000,00-TL bedelli kredi çerçeve sözleşmeleri imzalandığını, bankaca kredi kullandırıldığını, davacıların birbirlerine aynı zamanda çapraz kefil olduklarını ve birbirlerinin kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, diğer iki davacı olan ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin de işbu kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, konkordatonun kanunkoyucu tarafından borçlular lehine getirilmiş bir düzenleme olduğunu, iyiniyetli borçlunun içinde bulunduğu darboğazdan kurtulması ve batmaması için düzenlendiğini, eldeki davada ise söz konusu borçlularca sürecin aleyhe kullanıldığını, davacı ... Şirketi'ne ait malların %77 iskonto uygulanarak neredeyse ivazsız satış yapıldığını, sadece bu durumun bile şirketin iyiniyetli olmadığını, mallarını kaçırmaya çalışmak için konkordato talep ettiğini ve aslında borca batık olduklarını gösterdiğini, bankanın alacağının daha fazla olmasına rağmen eksik gösterildiğini, davacı şirketin borçlarının doğru değerlendirilmesi ve hesaplamaların yapılması sonrasında borca batık olduğunun anlaşılabileceğini, bu nedenle verilen bu kararın ivedilikle istinaf incelemesi neticesinde istinaf talepleri doğrultusunda kaldırılmasını ve davacı şirketlerin iflasına karar verilmesi talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davacı şirketler ve davacı gerçek kişi yönünden İİK'nın 285 vd. maddelerinde düzenlenen adi konkordato istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, tüm davacıların kesin mühlet verilmesi talepleri ile konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacı şirketlerin borca batık olmadığı tespit edildiğinden iflaslarına karar verilmesine yer olmadığına, davacılar yönünden verilen tüm ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. I-Davacılar vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesinde; Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Bu amaç doğrultusunda hareket eden borçlunun konkordato projesine esas olan mali verileri şeffaf ve denetime elverişli olmalı, konkordato projesi ise somut ve uygulanabilir bir öngörüye dayanmalıdır ( Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2022 tarih 2022/1675 Esas ve 2022/4225 Karar sayılı ilamı). Öte yandan, borçlunun vade konkordatosu talep ederken de büyük bir hareket alanına sahip olduğundan söz edilemez. Borçluya vade konkordatosu yoluyla da olsa uzun yıllar faizden kurtulmasını sağlayacak biçimde konkordato imkanının tanınmayacağı açıktır. 2004 sayılı İİK'nın 289/3. maddesine göre, kesin mühletin verilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmekte olup, Mahkemece kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi neticesinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağının belirlenmesi halinde konkordato talebinin reddine, iflasa tabi borçlu yönünden rayiç değer bilançosu itibariyle borca batıklık halinde iflas kararı verilmesi gerekir. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya bu şekilde borç ödemede aciz halinde olmamakla birlikte mali göstergelerinin seyri itibariyle yakın bir gelecekte ve kaçınılmaz olarak borçlarını vadesi gelince ödeyememe tehlikesi altında bulunan bir borçlu, mevcudu borçlarını karşılıyorsa ancak vade konkordatosu teklif edebilecektir. Aktifi pasifinden fazla olan borçlunun önerdiği tenzilat konkordatosu kural olarak bir tek halde kabul görebilir ve o halde konkordatoya tabi bütün alacaklıların (oybirliğiyle) konkordato teklifini kabul etmeleridir. Ama prosedürün bu aşamaya kadar gelmesi mümkün olmayacaktır; çünkü mahkeme, aktifi pasifinden fazla olan borçlunun buna rağmen tenzilat konkordatosu istediğini tespit ederek, kesin mühlet kararı vermeyecektir..." (Prof. Dr. Selçuk Öztek - Prof. Dr. Ali Cem Budak - Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel - Doç. Dr. Serdar Kale Dç. Dr. Bilgehan Yeşilova - Yeni Konkordato Hukuku: 158-169) Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya dönecek olursak; davacı taraf likidite sorunu yaşadıklarından bahisle borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemediklerini ve ödeyememe tehlikesi altında bulunduklarını, borçlarını ödeyebilmeleri ve muhtemel bir iflastan kurtulmak için alacaklılarıyla borçların ertelenmesine yönelik kesin mühletin onayından başlayarak 6 ay ödemesiz ve 6 aydan sonra tüm ticari borçlarını faizsiz ve tamamını 24 ay vade ile ödenmesi teklifi ile vade konkordatosu yapabilmeleri için İİK'nın 285 vd. maddeleri gereği mühlet verilmesini ve akabinde de konkordatonun tasdikini talep etmişlerdir. Mahkemece, davacı tarafa, İİK'nın 286. maddesinde öngörülen ön proje ve diğer belgeler sunulmuş olmakla İİK'nın 287. maddesi uyarınca verilen 3 aylık geçici mühlet kararından sonra, tüm davacılar yönünden aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca geçici mühletin 2 ay daha uzatılmasına karar verildiği, ayrıca davacı ... Klima...Ltd. Şti. yönünden konkordato komiser heyeti nihai raporunda önerilen revize projenin dosyaya sunulması için 2 hafta kesin süre verilmesine karar verildiği, ancak tüm davacıların ayrı ayrı projelerini revize ederek %40 tenzilattan sonra kalan %60'lık kısmını kesin mühletten sonra 6 ay ödemesiz 24 ay içinde eşit taksitler halinde faizsiz olarak ödenmesini teklif ettikleri, revize projelerin sunulmasından sonra komiserler tarafından dosyaya ayrı ayrı sunulan 23.02.2022 tarihli raporlarında; davacıların revize ettikleri konkordato projesinin İİK'nın 286/1d maddesinde düzenlenen "Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo" gereği davacı ....Ltd. Şti. alacaklılarının 31/12/2021 tarihi itibariyle davacının iflası halinde alacakları miktarın %67,68 olduğu, dolayısı ile konkordato tenzilat oranına göre daha fazlasını alabilecekleri, yine ... Ltd. Şti. yönünden bu oranın %57,71, ... Klima...Ltd. Şti. için ise %55,54 oranı ile tenzilat oranına yakın olduğu belirlenmiştir. Daha sonra davacılar vekili tarafından sunulan 24/02/2022 tarihli dilekçe ile tüm davacılar yönünden revize projeden dönülüp dosyaya sunulan ilk konkordato projesi kapsamında kendilerine kesin mühlet verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki komiser raporlarından her üç şirketin de rayiç değerlere göre borca batık olmadıkları, ancak hem ön projede hem de revize projede hedeflenen net satışlara ve dönem karına ulaşamadıklarının belirlendiği, konkordatonun tasdik şartlarından birisi de teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması olup komiser raporlarına göre borca batık olmayan davacıların tenzilat konkordatosu talep etmesinin İİK'nın 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen revize projenin borçlunun kaynakları ile uyumlu olmadığı, revize öncesi sunulan projenin ise, kesin mühletin onayından başlayarak 6 ay ödemesiz ve 6 aydan sonra tüm ticari borçlarını faizsiz ve tamamını 24 ay vade ile ödenmesi teklifine haiz olup böyle bir projenin davacıların iştigal etikleri işten ve mevsim şartlarından bağımsız olarak alacaklıları faiz haklarından mahrum eden, gereksiz yere ve alacaklıları zarara uğratacak şekilde vade uzatımı niteliğinde olduğu, bu yolla borçların zaman etkisinden yararlanılarak eritilmeye çalışıldığı, yine faiz verilmesine dair bir proje unsuru öngörülmeyerek yıllık bazda borçlardan faiz oranı kadar örtülü tenzilat anlamı taşıdığı, böyle bir projenin alacaklı borçlu arasındaki menfaat dengesini alacaklılar aleyhine bozar nitelikte olduğu, ayrıca davacı ... Ürünleri...Ltd. Şti.'de yapılan denetim sırasında stoklarında bulunan malzemelerin çoğunluğunun dava dışı ... San. A.Ş.'ye ortalama %76,5 iskonto uygulanmak suretiyle satışının yapıldığının tespit edildiği, Konkordato Komiseri ... tarafından bu hususta düzenlenen teknik raporda da; satışı yapılan ürünlere uygulanan %77 ıskonto oranın yüksek olduğu, satışın karlı olmadığı ve yapılan iskontonun gerçeğe, toptan ve perakende piyasa şartlarına uygun olmadığının belirlendiği, konkordato talebinde asıl olanın davacının borçlarını ödeyebilme kastı olması gerekirken davacının komiser raporu ile belirlendiği üzere ivazsız tasarrufa yakın bu satışının konkordato talep ve projesi ile de bağdaşmadığı, açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesince davacı yanın kesin mühlet talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı yanın istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. II- Asli müdahil T. ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesinde; Asli Müdahil T. ... Bankası A.Ş. vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde, davacıların asli müdahil banka nezdinde kullandıkları kredilerde birbirlerine aynı zamanda çapraz kefil olduklarını ve birbirlerinin kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, bu sebeple bankanın alacağının daha fazla olmasına rağmen eksik gösterildiğini, davacı şirketin borçlarının doğru değerlendirilmesi ve hesaplamaların yapılması sonrasında borca batık olduğunun anlaşılabileceğini istinaf istemi olarak ileri sürüldüğü görülmüştür. Yargıtay emsal kararlarında da izah edildiği üzere konkordatonun tasdiki talebinin birlikte istenmesine engel yoksa da konkordatonun tasdiki için gerekli koşulların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi ve konkordato teklif eden borçluların ayrı ayrı borç ve alacakları üzerinde durulması gerekmektedir. Bu nedenle gruba dahil şirketlerin hepsinin mal varlığı tek bir mal varlığı gibi mütalaa edilerek konkordato talebinde bulunmak mümkün değildir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin ... E. - ... K. ve 09.05.2019 tarihli kararında; "Davacı şirketlerin grup şirketleri olması durumunda, grup şirketler açısından kefalet ilişkisi borca batıklığın tespiti açısından kötüye kullanabilmekte ve bir borca ilişkin kefaletin birden fazla şirketin pasif hesabında gösterilmesi nedeniyle bir borçtan dolayı grup şirketlerin tamamı kayden borca batık hale gelmektedir. Bu durumda, grup şirketlerde borcun asıl borçlu şirket pasifinde gösterilmesi ayrıca borca kefil olan grup şirketin pasifinde kefil olunan bu borca yer verilmeden borca batıklığın hesaplanması gerekmektedir." şeklinde ifade edilmiş olup, borca batıklığın tespitinde grup şirketlerde borcun asıl borçlu şirket pasifinde gösterilmesi ayrıca borca kefil olan grup şirketin pasifinde kefil olunan bu borca yer verilmeden borca batıklığın hesaplanması gerektiği, projede şirketlerin birbirlerine kefil olduğu miktarlar belirtilmiş olup bir borca ilişkin kefaletin diğer şirketin pasifinde yer aldığı tespit edilmediğinden asli müdahil vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekili ve asli müdahil T. ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili ve asli müdahil T. ... Bankası A.Ş. vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL istinaf karar harcının davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, Asli müdahil T. ... Bankası A.Ş. Yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL istinaf karar harcının asli müdahil T. ... Bankası A.Ş.'den tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, Davacılar ... Isıtma ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi-... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harçlar peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar ve asli müdahil T. ... Bankası A.Ş'nin istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgililerine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nın 293/2. maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/11/2025 ...