İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı/borçlu tarafından 02.01.2023 tarihinde Arnavutköy İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan Atatürk Mahallesi, Rahle Sokak Arnavutköy/İstanbul adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapıs…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/3479 KARAR NO : 2025/4351 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2024 NUMARASI : 2024/120 Esas - 2024/764 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı/borçlu tarafından 02.01.2023 tarihinde Arnavutköy İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan Atatürk Mahallesi, Rahle Sokak Arnavutköy/İstanbul adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 4.210,84 -TL borç davalılar yana tahakkuk ettirildiğini, davalı/borçlu tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 4.210,84-TL hasar bedeli i1e 475,15-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 4.685,99-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçlulara Örnek ... ödeme emri gönderildiğini, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlular itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiğini, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Huzurdaki davanın konusu hasar müvekkili idare eyleminden kaynaklı olarak meydana gelmediğini, bu nedenle müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğinden, huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafından davasını destekler deliller ve hasar dosyası müvekkil idareye tebliğ edilmediğini, sunulan delillerin ise savunmalarına esas teşkil etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın bu aşamadan sonra delil sunmasına muvafakatimiz bulunmadığını, müvekkili idarenin, dava dilekçesinde bahsedilen adreste hasara neden olan herhangi bir eylemi söz konusu değildir. yan sokakta bulunan adreste gerçekleşen hasara da davacı şirket, mevzuatın kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmemesi nedeniyle kendisi sebebiyet vermiş olduğundan, hiçkimsenin kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerle tazminat talep etmesi hukuken mümkün olmadığından huzurdaki haksız davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...yargı yolunun caiz olması dava şartı olup iş bu davada idare mahkemeleri görevli bulunduğundan ve dava şartları her aşamada incelendiğinden aşağıdaki şekilde kanunen 6100 Sayılı HMK m. 114/ 1-b; 115/2 gereğince davanın usulden reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İhtilafın haksız fiilden kaynaklandığını ve adli yargının görevli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil sebebiyle uğranılan zararın tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davacının istinaf talebine konu olan 4.685,99 TL miktar itibariyle kesin olup, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Buna göre, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2024 tarih, 2024/120 Esas 2024/764 Karar sayılı mahkeme kararına yönelik davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/11/2025