16. Hukuk Dairesi 2013/10953 E. , 2013/12017 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle “taşınmaz üzerinde bulunan ev ve ahırdan oluşan muhdesatın miras bırakan ... tarafından davalı ...’a satıldığı ve zilyetliğinin devredildiğinin dosya kapsamı ile belirl…
**16. Hukuk Dairesi 2013/10953 E. , 2013/12017 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle “taşınmaz üzerinde bulunan ev ve ahırdan oluşan muhdesatın miras bırakan ... tarafından davalı ...’a satıldığı ve zilyetliğinin devredildiğinin dosya kapsamı ile belirlendiği, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların mülkiyetinin zilyetliğin devri ile karşı tarafa geçeceği göz önüne alındığında muhdesatı devreden murisin asli zilyet durumuna geçen davalının izni ve isteği ile evde oturmasının mevcut hukuki durumu değiştirmeyeceği, bu nedenle de davacının bu bölüme ilişkin davasının reddi ile taşınmaz üzerinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen muhdesatın davalı ...’a ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın eşit paylarla ... mirasçıları ... adlarına tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan ve fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen muhdesatın davalı ...’a ait olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, her ne kadar yukarıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de verilen karar usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmamaktadır. Kısa kararda davanın kısmen kabul kısmen reddi şeklinde hüküm kurulmuş olup gerekçeli kararın hüküm kısmında ise davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş, gerekçe bölümünde ise, kısa kararda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, ancak kararın esasen ret hükmünde olduğu, davanın reddine yazılması gerekirken sehven kısmen kabul, kısmen ret yazıldığı belirtilmiştir. Bu suretle kısa karar, hükmün gerekçe kısmı ile hüküm kısmı arasında çelişki yaratılmıştır. HMK'nın 297 ve 298. maddeleri gereğince kararın gerekçesi ile hüküm sonucunun birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Bu durumda, kısa karar ve gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerekir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.