T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/382 Esas KARAR NO : 2025/1611 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2020/183 Esas, 2021/1253 Karar DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 04/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 05/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davac…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/382 Esas KARAR NO : 2025/1611 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2020/183 Esas, 2021/1253 Karar DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 04/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 05/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının 2015, 2016, 2017 ve 2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlar gereğince ödenmeyen üye aidatlarından kaynaklı borcu bulunduğunu, şifai taleplerine rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takipte icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini, kooperatif ile ortak arasındaki uyuşmazlıklarda kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunu, takip kooperatif merkezinin bulunduğu icra dairesinde yapıldığından, davalının icra dairesinin yetkisine itirazının haksız olduğunu, kooperatifin defter ve kayıtları incelendiğinde davalının borca itirazının da haksız olduğunun görüleceğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı süresinde davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama sırasında sunduğu dilekçede; davacı kooperatifin diğer ortaklara konutları 4-5 yıl önce teslim ettiği halde müvekkilinin konutunu teslim etmediğini, müvekkilinin de diğer ortaklar gibi aidatlarını ödediğini, davacının konutu teslim etmemesine rağmen yüklü miktarda aidat istediğini, haricen öğrendiklerine göre müvekkiline tahsis edilen dairenin cebri icra yolu ile satıldığını ve kooperatifin müvekkiline verilecek dairesi bulunmadığını, bu durumda aidat talep edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı kooperatifin 2015-2016-2017 ve 2018 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararlar gereği ödenmeyen üye aidat alacağı için İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası ile icra takibi başlattığı, alınan bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın kooperatif defterlerine göre 29.122,00 TL asıl alacak ile 3.693,31 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 29.122,00 TL asıl alacak, 3.693,00 TL faiz olmak üzere toplam 32.815,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 29.122,00 TL asıl alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; kooperatifin yüklenicisi olan firma sahibine ait olan daire için müvekkilinin ortak olduğunu, ancak müvekkiline tahsis edilen dairenin cebri icra yoluyla satıldığını ve müvekkiline daire verilmeyeceğinin kesinleştiğini, kooperatifin icra kanalıyla satılan daire için üye yaptığı müvekkilinin zararını karşılaması gerektiğini, kooperatiflerin amacının ortakların konut ihtiyaçlarını karşılamak olduğuna göre ortağa konut veremeyen kooperatifin aidat talep edemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava; kooperatif üyelik aidat bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.Davacı tarafından davalı aleyhine 29.122,00 TL asıl alacak ve 3.744,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.866,62 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, kooperatif ortağı olan davacının aidat borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.122,00 TL asıl alacak, 3.693,00 TL işlemiş faiz yönünden davalının takibe itirazının iptaline karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.Davalının kooperatif üyesi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmayıp, uyuşmazlık; kendisine tahsis edilen daire satılan davalının aidat borcu yükümlülüğü olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; davacı kooperatifin defterlerine göre davalının 29.122,00 TL borcu olduğu, alacağın işlemiş faizinin 3.693,31 TL olduğu belirtilmiştir.Davalı kendisine tahsis edilen dairenin icraen satıldığını, bu nedenle aidat yükümlülüğü bulunmadığını savunmuştur. Bu durumda Mahkemece davalının savunması üzerinde durularak aidatın dayanağı genel kurul kararlarının getirtilmesi, aidat yükümlülüğünün dayanağının imalat bedeli mi, yoksa konutların ortaklara tesliminden sonra ortak giderlere mi ilişkin olduğunun tespit edilmesi, aidat bedelinin güvenlik, temizlik gibi davalının yararlanmadığı hizmetlere ilişkin ise davalının bu aidatlardan sorumlu tutulmaması gerekirken, sadece davacı defterlerine dayanılarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının aidat borcu bulunduğunun kabul edilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/183 Esas, 2021/1253 Karar sayılı ve 18/11/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 560,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 54,90 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a6.fıkrası gereğince kesin olmak üzere oyçokluğu ile karar verildi. 04.12.2025 MUHALEFET ŞERHİ: Ortaklardan tahsil edilecek miktar, zaman ve ödeme koşullarının belirlenmesi genel kurulun devir ve temlik edemeyeceği yetkileri arasında sayılmıştır. (1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 42. maddesi, Anasözleşme 23/6 ). Genel kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organdır. Genel kurul kararlarının iptali 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53.maddesinde düzenlenmiştir. Genel kurul kararı iptal edilmedikçe taraflar yönünden bağlayıcı olacaktır.Somut olayda davalının kooperatif ortağı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Aidatın ödenmesi kooperatif üyeliğinden kaynaklanan asli bir borçtur. Aidat alınmasına dair genel kurul kararı iptal edilmedikçe taraflar yönünden bağlayıcıdır. Davalının, kooperatifin konut teslim etmediği yönündeki savunması, davalı ortağın parasal yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınmasına neden olamaz. Bu nedenle genel kurul kararları üyeleri bağlayıcı olduğundan, karara muhalif kaldığımı bildiririm. ..