T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:18/03/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:18/03/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; taraflar arasında boya malzemesi alım satımından kaynaklı ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin ileri tarihli senetler imzalayarak davalıya teslim ettiğini, ancak davalıdan satın alınan "..." marka boyanın piyasada tanınmadığından satışların istenilen ölçüde olmaması üzerine müvekkilinin davalı ile ticari ilişkisini sonlandırdığını, henüz satılmamış boyalar için iade faturası düzenlenerek davalıya iade edildiğini, iade edilen toplam 53.279,27-TL'lik boya ile karşılığında mal teslim edilmeyen 17.053,27-TL ile birlikte davalıya verilen senetlerin 70.333,22-TL'lik kısmının bedelsiz kaldığı halde senetlerden bu miktar düşülmeden icra takibine konu edildiğini ileri sürerek senetlerin 70.333,22-TL'lik kısmından davacının borçlu olmadığının tespiti ile %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekili; dava konusu senetlerin bir kısmı için Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında önceden açılmış ve derdest dava olduğundan eldeki davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile davacının toplam borç miktarının hesaplanacağını, borcun yenilendiğini, ancak yeni verilen senetlerin de ödenmediğini, davacının ödeme yapmaması nedeniyle başvurulan takip giderlerinin de bu dosyada hesaplanması gerektiğini savunarak davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından; tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilerek tüm dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalının davacıdan 139.158,18-TL alacaklı olduğu, davacının yemin deliline dayanmadığı, davacının ibraz ettiği kayıtlarda 2013 ve sonrasına ait ticari defter ve kayıtların bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine, davacının kötüniyetli olduğu kanıtlanmadığından aleyhine tazminata yer olmadığına karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dairemizin 24/12/2018 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "...Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ve davalının bu dosyanın tarafları ile aynı olduğu, Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip konusu bonoların yenileme sözleşmesi ile ileri tarihli bonolar düzenlenmesi nedeniyle bedelsiz kaldığı iddiası ile açılan menfi tespit davası olduğu, dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Davacı takip konusu bono bedellerinin 17.053,95 TL'lik kısmı karşılığında davalı tarafça hiç mal teslim edilmediğini, 53.279,27 TL'lik kısmı ile ilgili de iade faturası düzenlenerek boyaların davalı şirkete iade edildiği iddia edilmiş, davalı tarafından Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu bonolar ile ilgili menfi tespit davasının görülmekte olduğu savunularak derdestlik itirazında bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesi tarafından davalının derdestlik itirazının yerinde olmadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de, mahkemenin ... Esas sayılı dosyasında da Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takip konusu senetler nedeniyle açılan menfi tespit talepli davanın yargılamasının bu hali ile devam ettiği, derdestlik itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla mahkemece dava dosyasının ... Esas sayılı dosya ile derdestliğe ilişkin olumsuz dava şartının değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca, derdestlik itirazı dışında kalan faturalar ve davacı iddiası ile ilgili davacının ileri sürdüğü 19.11.2013 tarih ... seri nolu irsaliyeli fatura altında müvekkilinin davalıdan 17.053,95 TL alacaklı olduğu iddiası ile ilgili irsaliyeli faturanın dosya arasında bulunmadığı anlaşılmakla faturanın ibrazı için taraf vekillerine süre verilerek gerekirse davalı şirket temsilcisinin isticvabı ile bu miktar mal tesliminin gerçekleşip gerçekleşmediği ile ilgili fatura üzerindeki yazı ve iade faturaları konusunda beyanının alınması, iade faturaları ile ilgili davacı ve davalı şirketin BA ve BS formları da ilgili vergi dairelerinden araştırılarak tüm deliller toplandıktan sonra ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde değerlendirme yapılarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; "...dosyada mevcut objektif ve bilimsel esaslara dayalı olarak hazırlanan, hükme esas almaya elverişli ve gerekçeli ... tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; davalı ticari defterlerinde davacının hem alıcı hem satıcı olarak iki farklı cari hesapta kayıtlı olduğu; satıcılar cari hesabında davacı tarafça düzenlenen toplam 9 adet 53.279,24 TL tutarlı iade faturalarının davalının ticari defterlerinde davacı alacağı olarak kayıtlı olduğu, hatta davaya konu edilmeyen 7.160,24 TL faturadan bakiye de dahil olmak üzere dava tarihi itibariyle davacının davalıdan iade faturaları dahil 60.295,61 TL alacaklı olduğu, alıcılar cari hesabında ise dava tarihi itibariyle davacının 157.158,18 TL davalıya borçlu olduğu, her iki cari hesabın bakiyesinin birbirinden mahsubu neticesinde 157.158,18-TL-60.295,61-TL = 96.862,57 TL davacının davalıya borçlu olduğu, davalı ticari defterlerinde davacının verdiği 17/12/2013 tarihli tahsilat makbuzu ve 30/08/2013 - 30/11/2013 arası vade tarihli toplam 24.000,00 TL tutarlı 4 adet senedin davacıya iade edildiği yönünde kayıt bulunmadığı; 17/12/2013 tarihli tahsilat makbuzlu 25/05/2014-25/10/2014 arası vade tarihli toplam 26.000,00 TL bedelli senetler davalı ticari defterlerinde davacı alacağı olarak kayıtlı olduğu, 11/09/2013 tarihli tahsliat makbuzlu 30/05/2014-30/10/2014 arası vade tarihli toplam 50.000,00 TL bedelli 6 adet senedin ise davalı ticari defterlerinde davacı alacağı olarak kayıtlı olduğu, 19/11/2013 tarihli ... irsaliyeli (ortadan kaldırma kararında geçen) fatura, davalı ticari defterinde kayıtlı olup faturanın alt kısmında "son bakiyeniz 17.053,95 TL" yazılı olduğu; fakat fatura tarihinde davalının davacıdan alacaklı olduğu cari hesap bakiyesi 44.012,72 TL olup bu bakiyenin aksini ispat edecek belge ve delil olmadığından fatura alt kısmında yazılı olan dayanaksız bakiyenin tek başına davacı lehine bir sonuç doğurmayacağı, davacı tarafından dava dilekçesi ile yemin deliline de açıkça dayanılmadığı, menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafta olmasına rağmen davaya konu alacak kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa borçlu olmadığını ispat yükünün davacı borçlu üzerinde olduğu, bu durumda HMK 201. madde gereğince senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıran veya azaltan hukuki işlemlerin kesin delillerle ispatı gerekeceği, davacının davaya konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığını usulünce ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının sübut bulmayan davasının reddine ve davalının, yasal şartları oluşmayan İİK 72/4 maddesine dayalı tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin boya ticareti ile ilgili iş yerinin bulunduğunu, davalı şirketten boya malzemeleri satın aldığını ve karşılığında senetler teslim ettiğini, ancak davalı şirketin satmış olduğu ... marka boyanın piyasada tanınmıyor oluşu nedeniyle satışların istenildiği gibi olmayınca müvekkilinin davalı ile olan ticari ilişkisini sonlandırdığını, satılamayan boyaları anlaşma gereği iade faturası keserek davalı şirkete iade ettiğini, iade edilen mallar ve karşılığında teslim almadığı mallar nedeniyle müvekkilinin davalı şirketten alacaklı hale geldiğini, buna rağmen davalı şirketin iade edilmesi gereken senetleri iade etmeyip icra takibine konu ederek müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, dosyadaki bilirkişi raporları arasında açık çelişkiler bulunduğunu, bu çelişkilerin giderilmediğini ve yerel mahkemece eksik inceleme yapıldığını, ayrıca davacı yanca toplam 24.000,00-TL'lik senetlerin imzalanarak davalı şirkete teslim edildiğini, bu senetler ödenemeyince davalı şirket ile aynı senetler faizlendirilip ileri tarihli olacak şekilde 26.000,00-TL olarak yenilenip tekrar davalı şirkete verildiğini, ancak davalı şirket tarafından hem yenilenme ile hükümsüz kılınan toplam 24.000,00-TL'lik senetler hem de yenilenen 26.000,00-TL'lik senetlerin icra takibine konulduğundan toplam 24.000,00-TL'lik hükümsüz kılınan senetlerin alacak hesabından düşülmediğini, yine davalı tarafça icra takiplerinde hacizler yapılıp müvekkiline ait taşınır ve taşınmazların satıldığını ve bu satışlardan elde edilen meblağın alacağa mahsup edilmediğini belirterek öncelikle menfi tespit davasına konu olan kalemler ödendiğinden davanın istirdat davası olarak kabul edilmesine, aksi takdirde menfi tespit davasının kabul edilerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalı şirketin kötü niyetli icra takipleri nedeniyle asıl alacağın en az %50'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, takip konusu bonoların karşılığında mal tesliminin gerçekleşmediği ve bir kısım malların da iade edildiği iddiasıyla iade edilen kısım ve mal teslim edilmeyen kısımlara yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmasına, dosya kapsamına alınan kök ve ek bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla düzenlettirilen ... tarihli bilirkişi raporunun somut verilere dayandığı ve denetime elverişli olduğundan İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, dosya kapsamına getirtilen 19.11.2013 tarih ... seri nolu irsaliyeli fatura altında "son bakiyeniz 17.053,95-TL" yazılı olması sebebiyle davacı yanın davalı yandan bu miktar yönünden borçlu olmadığının tespiti talep edilmişse de; taraflar arasında cari hesap olarak işleyen bir ticari ilişki olması ve dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda fatura tarihinde taraflar arasındaki borç alacak kaydı bakımından bu tutar ile uyumsuz olması sebebiyle fatura altında yazılı olan bu kaydın taraflar arasında düzenlenen mutabakat olarak kabul edilemeyeceğine, davacı yanca 2013 tarihli ticari defter ve belgelerinin ibraz edilmemesine, incelenen davalı yan ticari defterlerinde ise toplam 50.000,00-TL'lik ve yenilenerek toplam 26.000,00-TL olarak düzenlenen senetler ile 9 adet iade faturasının kayıtlı olmasına rağmen dava tarihi itibariyle davalı yanın, davacı yandan alacaklı olmasına, davacı yanca her ne kadar toplam 24.000,00-TL bedelli senetlerin cari hesaptan mahsup edilmesi gerektiği ileri sürülmüşse de; bu senetlerin Mahkemenin ... Esas sayılı dosyasına konu Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki takip konusu senetler olduğu ve davacı yanca bu senetlerin ödenmediği gibi davalı yan ticari defterlerinde de kayıtlı olmaması sebebiyle mahsubunun talep edilemeyeceğine, davacı yanca icra dosyalarına yüklü ödeme yapılması sebebiyle icra dosyalarına ödenen bedellerin de mahsubu gerektiği istinaf istemi olarak ileri sürülmüşse de; eldeki davanın takibe ilişkin olarak açılan menfi tespit davası olmadığı gibi borç alacak durumunun dava tarihi itibariyle nazara alınabileceğinden mahsubunun istenemeyeceğine, açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16/12/2025 ...