T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:05/11/2020 DAVANIN KONUSU:Rücuen Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:05/11/2020 DAVANIN KONUSU:Rücuen Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı tarafından davacıya ticari nitelikte satılan aşıların hatalı olması ve bu hataya dayalı olarak fidan üretimi yapan müvekkilince üretilen fidanların da kusuruna bağlı olarak Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı nedeniyle müvekkilinin Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına 56.456,00 TL ödeme yaptığını, yapılan yargılamada davalının aşıları kullanılmak suretiyle üretilen ve satılan fidanların "Valencia türünde" olması gerekirken olmadığı ve gelir kaybına sebep olduğunun ispatlandığını, meydana gelen zararda müvekkilinin sorumlu ve kusurlu olmadığını, bu nedenle müvekkilinin zarar gören üçüncü kişiye ilam kapsamında ödediği 56.456,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı tarafın usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Davalı vekili 02.03.2020 havale tarihli beyan dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında; davacı ...’nin kendilerinden 1.000 aşı gözü satın aldığını, ancak davacının 2011 ve 2012 yıllarında 5.000 adet fidan sattığını, bir aşı gözünden bir fidan çıktığını, davacının aradaki 4.000 aşı gözünü nereden satın aldığını bilmediklerini, davacının dışında satmış oldukları aşı gözlerinden dolayı başkaca kişilerden taraflarına herhangi bir şikâyet olmadığını, dava dışı üçüncü kişiye davacı tarafından satılan aşıların kendilerine ait olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aşı gözü satın aldığını, davalının aşıları kullanılarak üretilen fidanların dava dışı ...'ye satıldığını, dava dışı ...'nin satılan fidanların ayıplı olduğu iddiasıyla müvekkili aleyhine dava açtığını, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile müvekkili aleyhine karar verildiğini, istinaf sonucunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, hükmün kesinleştiğini, müvekkili aleyhine yapılan icra takibi sonucunda müvekkilinin Antalya 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 56.456,00.-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, satılan fidanların Valencia türünde olması gerekirken olmadığını, bu nedenle davalının ayıplı satıştan sorumlu olduğunu belirterek eldeki davayı açtığı, davalının ise davacının sadece kendilerinden aşı gözü satın almadığını, başkalarından da aşı gözü satın aldığını, kendilerinden satın alınan aşı gözlerinin ayıplı olmadığını, dava dışı ...'ye satılan fidanlarda başkalarından satın alınan aşı gözlerinin kullanıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce aldırılan Ziraat Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli 27/05/2020 tarihli kök raporda ve 03/07/2020 tarihli ek raporda da belirtildiği üzere, davacı tarafından dava dışı ...'ye satılan ayıplı fidanların davalıdan satın alınan aşı gözlerinden kaynaklanmadığı, davacının davalı dışında farklı kişilerden de aşı gözü satın aldığı, dolayısıyla davacının ayıbın davalıdan satın aldığı aşı gözlerinden kaynaklandığını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan yargılama sonucunda, dosya kapsamında elde edilen bilirkişi raporu ve ek rapor çerçevesinde tazminata konu fidanların davacı firmadan üretilmiş olamayacağı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, bu iki raporun da Yüksek Mahkeme denetimine elverişli olmadığını, itiraza uğradığını, teknik yönden imkânsız olan bir konuda aleyhe rapor elde edilmiş olması nedeniyle hakimin uzmanlık alanına da girmemesi sebebiyle, bir başka bilirkişi değil, bilirkişi heyeti tarafından rapor alınması isteklerinin de karşılık bulmadığını, yazılı şekilde hüküm verildiğini, dosya kapsamında elde edilen raporlara teknik yönden ve hesap hatası yönüyle itiraz ettiklerini, dosyaya sunulan faturanın da değerlendirilmesi gerektiğini, davalıdan satın alınan 4.000 adet sertifika ve fidan ile yapılan üretimin hangi gerekçeyle üçüncü kişiye satılan hatalı fidanlar olmadığının açıkça açıklanmasının talep edildiğini, müvekkilinin 2007 yılından itibaren profesyonel üretim tesisi kurduğunu ve davalıdan alınan göz aşıları ile fidan yetiştirdiğini, davalıdan düzenli göz aşısı alındığını, 26.03.2010 tarihli fatura kapsamında 3.400 adet göz aşısı satın alındığını ve üretimde kullanıldığını, 2010 ve 2011 yıllarında davacı tarafından 4.400 adet göz aşısı satın alındığını, teknik olarak Mart, Nisan, Mayıs aylarında yapılan ve ikinci aşı zamanı olan Ağustos ayına kadar iyi bakım yapıldığında fidanların 100-120 cm arasına geldiğini (boy yaptığını), 100 cm boyundaki fidandan da 3 cm aralıklı yaprak çıkması hâlinde her yaprağın dibinden doğal aşı gözü üretilebileceği ve tahminen 34 göz aşı üretilebileceğinin mümkün olup olmadığının bilirkişiden bu konuda ek rapor alınması istenmişse de, bilirkişi ek raporunda yüzeysel biçimde açıklamada bulunulduğunu, netice olarak bilirkişinin 141 adet portakal fidanının davalıdan alınan 1.000 adet aşı gözlerinden kaynaklı olmadığı saptamasını yaptığını, bu saptamanın bilimsel hatalar içeren bir değerlendirme olduğunu, davalı kurumdan alınan 1.000 adet aşı gözü ile 800-900 adet fidan üretilebileceğinin kabulüne rağmen davaya konu edilen 141 hatalı ürün fidanı ile davalı arasında illiyet kurulamamış olmasının hatalı olduğunu, beyanname tarihi olan 27.04.2012 tarihinin üçüncü kişiye satış tarihi olan 25.05.2012 tarihinden sonra olduğunun kabulünün de haklı ve hukuki olmadığını, 2011 tarihinde satın alınan aşı gözleri de dikkate alındığında, bilirkişinin bu miktardan 800-900 fidan üretilebileceğini kabul etmesine karşın satış tarihi olan bir yıl sonrasında davalı ile irtibat kuramamasının da hatalı olduğunu ileri sürerek Yerel Mahkemede bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle inceleme ve değerlendirmenin bir bilirkişi heyeti tarafından yapılmasını, istinaf gerekçelerinin tartışılmasını ve Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, dava dışı üçüncü kişiye ödenen tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin rücuen tazminat davasıdır. İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesi uyarınca, dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı ...; davalı ... Bölümü’nden 20.05.2011 tarihli ve ... sayılı fatura ile 1000 adet Valencia cinsi aşı gözü satın aldığını, bu aşıların kullanılması suretiyle üretilen fidanlardan 550 adedinin dava dışı ...’ye satıldığını, ancak satılan fidanlardan 151 adedinin Valencia türü çıkmaması nedeniyle açılan tazminat davası sonucunda, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı gereğince Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına 56.456,00 TL ödeme yaptığını belirterek bu tutarın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Ancak, Antalya ...Şube Müdürlüğü kayıtlarına göre; davacının ... tarihinde 4000 adet, ..., ... ve ... tarihlerinde ise toplam 5000 adet Valencia portakal fidanı için Standart Fidan Parseli Kontrol Raporu aldığı anlaşılmıştır. Ziraat mühendisi bilirkişi tarafından ... tarihinde sunulan raporda; turunç çöğürlerine sonbahar aylarında yapılan her göz aşısının tutmasının genellikle mümkün olmadığı, tutmayanların bahar aylarında ikinci kez aşılandığı, bu nedenle davalıdan alınan 1000 adet aşı gözünün tamamının tutmasının beklenemeyeceği, %10–20 oranında fire vereceği, dolayısıyla ortalama 800–900 adet fidan elde edilebileceği, bu kapsamda davacının başka kaynaklardan da aşı gözü temin ettiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir. Davacı taraf, her bir fidandan ortalama 34 adet aşı gözü elde etmenin mümkün olduğunu, Tarım Müdürlüğü’ne bildirilen ürünlerin davalıdan alınan aşıların çoğaltılmasıyla üretildiğini ileri sürerek bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de; aynı bilirkişi tarafından sunulan ... tarihli ek raporda, davacının aşı gözlerini 20.05.2011 tarihinde satın aldığı, yapılan aşıların tuttuktan 15–20 gün sonra sürgün vermeye başlayacağı, yoğun bakım koşullarında dahi fidan boyuna ancak 2012 yılı mart veya nisan ayında ulaşabileceği, oysa davacının 25.05.2012 tarihinde ...’ye satış yaptığı, bu durumda Nisan ile Haziran ayları arasında geçen iki aylık sürede bahsi geçen nitelikte fidan üretiminin mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Bu itibarla; davacının davalı dışındaki kaynaklardan da aşı gözü temin ettiği, dava dışı alıcıya satılan fidanların davalıdan alınan aşı gözü ile üretildiğinin ispatlanamadığı, davanın reddine yönelik Mahkeme kararının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/10/2025 ...