T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1519 Esas KARAR NO : 2025/1593 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/09/2025 NUMARASI : 2025/1107 D.İş Esas, 2025/1107 D.İş Karar TALEP: İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ: 27/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1519 Esas KARAR NO : 2025/1593 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/09/2025 NUMARASI : 2025/1107 D.İş Esas, 2025/1107 D.İş Karar TALEP: İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ: 27/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.06.2024 tarihinde davalının sorumluluğunda olan "sarkık ve ağaçlara yakın halde geçmekte olan elektrik tellerinin aşırı ark yapması sonucu çıkan kıvılcımların yere düşerek kuru otları ve çamları tutuşturması" ile yangının meydana geldiğini, yangının davalı sorumluluğunda olduğuna ilişkin tespitin, bağımsız ekspertiz raporu, itfaiye yangın raporu ve davalının uymakla yükümlü olduğu yönetmeliklerle sabit olduğunu, meydana gelen yangın hadisesine ilişkin alınan raporlarda yangının başlangıç noktasının davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.' ye bağlı elektrik hava hattına ait kablolarda meydana gelen ark/kısa devre sonucu ortaya çıkan kıvılcımın düşerek bölgede bulunan kuru ot/çam vb. maddeleri tutuşturması sonucunda meydana geldiğinin tespit edildiğini, itfaiye raporundan davalının meydana gelen yangında açıkça sorumlu olduğunun tespit edildiğini, elektrik tellerinin anılan arazide otluklara yakın ve sarkık geçtiğini, uyulması gereken yönetmeliklere uyulmadığını, diğer davalı...A.Ş. nin ise davalı tarafın sorumluluk sigortacısı olduğunu, meydana gelen zarardan davalıyla müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğunu, meydana gelen yangının müvekkili şirket nezdinde sigortalısına sirayet etmesi sonucunda sigortalı iş yerinin tamamının yanarak hasarlanarak kullanılamaz hale geldiğini, müvekkili sigortalısı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait iş yerinde uğranan zarara istinaden müvekkili tarafından, sigortalısına 25.10.2024 tarihinde 1.342.994,52 Euro tazminat ödemesi yapıldığını, kusursuz sorumlu işletmenin her türlü özeni gösterse de zararın meydana gelmesini önlemesi mümkün olmadığından illiyet bağının kurulduğu dikkate alınarak sorumluluğunun gerçekleştiğini, elektrik tesislerinin de yapı eseri niteliğinde olduğunu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği 5. maddesinde; kuvvetli akım tesislerinin, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılması gerektiğinin hükme bağlandığını, elektrik enerjisinin taşındığı enerji nakil hattı ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmasının sorumluluk için yeterli olduğunu, davalı tarafın tehlike sorumluluğu kapsamında meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, itfaiye raporunda yangının davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye ait bakımsız ve yönetmeliğe aykırı bulunan elektrik tellerinden başladığının ve müvekkili sigortalısına sirayet ettiğinin tespit edildiğini, davalı tarafın ormanlık arazi gibi yangına elverişli bir alanda öngörülebilecek ve önlenebilecek yangında gerekli özen ve sorumluluğunu göstermediğini, ağır ihmalinin bulunduğunu, hasar tarihi itibarıyla yaz mevsiminde bulunulması, otluk arazinin çok olduğu yerde davalının sorumluluğundaki elektrik tellerinin otlara çok yakın ve eğimli konumda bulunması, böylesine bir hususun sıcak aylarda yangın çıkarabileceği öngörülebilecekken ve önlenebilecekken davalı tarafın ağır kusur ve ihmaliyle büyük can ve mal kaybı olan yangına sebebiyet verildiğini, Yargıtay içtihatları kapsamında haksız fiil neticesinde alacağın muaccel hale geleceğini, ayrıca davalı aleyhine arabuluculuk başvurusu yapıldığından arabuluculuk tarihi itibariyle muacceliyet şartının gerçekleştiğini, zarar miktarının bağımsız uzman raporları ile belirlendiğini, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleştiğini belirterek ileride telafisi imkansız zararın doğmaması için, zarar miktarı 1.342.994,52 Euro (fiili ödeme tarihi TCMB Efektif satış kuruna karşılık gelen TL) tazminat bedeli üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; borçlunun vadesi gelmiş bir para borcu için yaklaşık ispat koşulunun sağlanması halinde ancak ihtiyati haciz kararı verilebileceği, her ne kadar alacaklı tarafından eldeki verilerle ihtiyati haciz talep edilmiş ise de itfaiye raporunun bilimsel metodlara uygun olup olmadığı, kusur durumun ne olduğu hususları teknik inceleme gerektirdiği, davacının sunduğu evrakların yaklaşık ispatı sağlamaya yetmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; gerek haksız fiil tarihi itibariyle gerekse davalı taraf ile yapılan arabuluculuk görüşmesi sonucunda alacağın muaccel olduğunu, zarar miktarının bağımsız uzman raporları ile belirlendiğini, davalının Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'ne aykırı davranarak zararın meydana gelmesinde sorumlu olduğunun açık olduğunu, itfaiye raporunda yangının davalı ... Elektrik Dağıtım A.ş.'ye ait bakımsız ve yönetmeliğe aykırı bulunan elektrik tellerinden başladığının ve müvekkili şirket sigortalısına sirayet ettiğinin tespit edildiğini, davalı tarafın tehlike sorumluluğu kapsamında meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, Elektrik tesislerinin yapı eseri niteliğinde olduğunu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 5. maddesinde; kuvvetli akım tesislerinin, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılması gerektiğinin düzenleme altına alındığını, kusursuz sorumlu davalı işletme her türlü özeni gösterse de zararın meydana gelmesini önlemesi mümkün olmadığından illiyet bağının kurulduğu dikkate alındığında olayda sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkili sigortalısı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait iş yerinde uğranan zarara istinaden müvekkili tarafından, sigortalısına 25.10.2024 tarihinde 1.342.994,52 Euro tazminat ödemesi yapıldığını, diğer davalı...A.Ş. nin ise davalı tarafın sorumluluk sigortacısı olduğundan meydana gelen zarardan davalıyla birlikte müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğunu, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleştiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak ileride telafisi imkansız zararın doğmaması için, zarar miktarı 1.342.994,52 Euro (fiili ödeme tarihi TCMB Efektif satış kuruna karşılık gelen TL) tazminat bedeli üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, Kurumsal Kombine Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen hasar bedeli kadar ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İhtiyati haciz talep eden tarafından davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ne bağlı elektrik havai hattına ait kablolarda meydana gelen ark / kısa devre sonucu ortaya çıkan kıvılcımın düşmesi ve bölgede bulunan kuru ot / çam vb. maddeleri tutuşturması sonucunda rüzgârın etkisiyle birlikte çıkan yangının hızla büyüyerek sigortalı işletmeye sirayet etmesi nedeniyle oluşan hasar bedelinin düzenlenen ekspertiz raporu sonucunda sigortalısına ödenmesi üzerine davalı elektrik tesisatı malikinin tehlike sorumluluğu esasına göre kusursuz olarak sorumlu olduğu ve diğer davalı sigorta şirketinin ise davalı tarafın sorumluluk sigortacısı olması nedeniyle meydana gelen zarardan davalıyla birlikte müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu iddia edilerek halefiyet ilkesi gereğince sigortalısına ödenen hasar bedeli miktarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati haczin talebinin reddine karar verilmiş olup davacı vekili kararı istinaf etmiştir.18.06.2024 tarihli yangın raporunda; yangın yerinde yapılan tetkikte, yangın başlangıcının; Bimeyko siteleri 20 sokak üzeri kuru otlarda başlamış olduğu görülmüş olup; yapılan araştırma ve soruşturmada sarkık ve ağaçlara yakın halde geçmekte olan elektrik tellerinin aşırı rüzgarın etkisiyle ark yapması sonucu çıkan kıvılcımların yere düşerek kuru otları ve çamları tutuşturması ve buradan rüzgarın etkisiyle evlere, zeytinliklere ve zeytinlikler içinde bulunan hayvan çiftliklerine ve balık çiftliğine ait depoya sirayet etmesi neticesinde yangının çıkmış olabileceği kanaatine varılmıştır.14.10.2024 tarihli ekspertiz raporunda; Hasar Nedeni: Alevli Yangın ; Hasar Nedenine İlişkin Görüş: 19.06.2024 günü saat 01:00 sıralarında Çandarlı Mahallesi'ndeki otluk alanda sebebi bilinmeyen bir şekilde başlayan yangının rüzgârın etkisiyle büyüdüğü ve ormanlık alana sıçradığı, ormanlık alanda büyüyen yangının sigortalı işletmeye ait tesise sirayet etmesi sonucu söz konusu hadisenin meydana geldiği görüşüne varılmıştır. Rücu Değerlendirmesi; meydana gelen orman yangını hadisesi neticesinde tarafımızca yapılan incelemeler ile düzenlenen itfaiye raporu incelendiğinde; yangının başlangıç noktasının ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ne bağlı elektrik havai hattına ait kablolarda meydana gelen ark / kısa devre sonucu ortaya çıkan kıvılcımın düşmesi ve bölgede bulunan kuru ot / çam vb. Maddeleri tutuşturması sonucunda meydana geldiği; rüzgârın etkisiyle birlikte çıkan yangının hızla büyüdüğü ve sigortalı işletmeye doğru ilerlediği görüşü hakimdir. Broker yetkilileri ile yapılan görüşmelerde savcılık takipsizlik kararının henüz çıkmadığı bilgisi alınmıştır. Meydana gelen hadisenin ... Elektrik Dağıtım A.Ş. sorumluluğunda bulunan elektrik direğinden başladığı anlaşıldığından kusur ve sorumluluğun ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ne ait olduğu görüşüne varılmıştır. Savcılık takipsizlik kararı çıkması akabinde rücu durumu netlik kazanacak olup; rücu hususundaki nihai değerlendirme şirketiniz takdirlerine bırakılmıştır. Hasar İcmali; Bina Hasar Tutarı 76.020,06 Euro, Demirbaş Hasar Tutarı 3.095,72 Euro, Makine Hasar Tutarı 1.247.441,76 Euro, Enkaz Kaldırma Hasar Tutarı 1.437,01 Euro, Koruma Kurtarma Masrafları 15.000,00 Euro olmak üzere tespit edilen hasar tutarı 1.342.994,55 Euro'dur. Sonuç; Meydana gelen hadiseye ilişkin olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonrasında hadisenin; Yangın Sigortası Genel Şartları Sigortanın Kapsamı “Bu sigorta ile yangının, yıldırımın, infilakın veya yangın ve infilak sonucu meydana gelen duman, buhar ve hararetin sigortalı mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararlar, sigorta bedeline kadar temin olunmuştur.” ibaresine istinaden poliçe teminatları kapsamında değerlendirmeye alınabileceği görüşüne varılmıştır.2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir. İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.İhtiyati hacizde teminat İİK 258. maddede düzenlenmiştir. Söz konusu madde "İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder." hükmünü içermektedir.Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı arasında 27.02.2024-27.02.2025 tarihleri arasını kapsayan Kurumsal Kombine Sigorta Poliçesinin akdedildiği, bu poliçe yangın (bina, demirbaş, makine) riskinin teminat altına alındığı anlaşılmıştır. Davalı...A.Ş. ile davalı şirket arasında 30.01.2024-30.01.2025 tarihleri arasını kapsayan 3. Şahıs Sorumluluk Sigorta Poliçesinin akdedildiği, bu poliçede yangın nedeniyle teminat bedelinin 10 milyon USD olduğu anlaşılmıştır.Somut olayda; davalı elektrik şirketine ait kablolardan kıvılcımın düşmesiyle bölgede bulunan kuru ot / çam vb. maddeleri tutuşturması neticesinde rüzgârın etkisiyle birlikte çıkan yangının hızla büyüdüğü ve sigortalı işletmeye sirayet ederek zarara neden olduğu iddia edilmiştir.Davacı, davalının elektrik kablolarının sahibi olması nedeniyle yapı malikinin sorumluluğuna ve tehlike sorumluluğu ilkesine dayanarak davalı elektrik şirketinden zararın rücuen tazminini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketinin ise, davalı elektrik şirketinin sorumluluk sigortacısı olması nedeniyle zararın rücuen tazminini talep etmiştir.TBK'nun 51/1 maddesinde "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." hükmü getirilmiştir. Dava konusu yangının meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Yasası’nın 69. Maddesinde; "bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikleri, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden" sorumlu ve bir kusurları söz konusu olmaksızın “doğan zararı gidermekle yükümlü” tutulmuşlardır. Bu sorumluluğa öğretide “kusursuz sorumluluk” veya daha geniş tanımıyla “kusura dayanmayan nesnel sebep sorumluluğu” denilmektedir. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Sebeple sorumluluğun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. Buna göre, elektrik iletim direkleri ve hatları da maddede belirtilen imal olunan şey kapsamında olduğundan, elektrik iletim direklerinin ve hatların sahibi bu tesisin korunmasından, bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur.(Yargıtay 3. HD. 05.11.2018 tarihli 2017/16181 E. 2018/10973 K. Sayılı ilamı)Tehlike sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ‘’Tehlike sorumluluğu ve denkleştirme ‘’ kenar başlıklı 71 inci maddesi: "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur.Bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu kabul edilir. Özellikle, herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arzeden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, bu işletme de önemli ölçüde tehlike arzeden işletme sayılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Burada işletme sahibi veya işletene kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. İşletme sahibi veya işleten, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin "ikinci" bölümünün "Genel Hükümler" başlığı altındaki ‘’Kuvvetli akım tesislerinin güvenliği’’ alt başlığında yer alan 5 inci maddesi şöyledir: "Kuvvetli akım tesisleri her türlü işletme durumunda, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılmalıdır.Herhangi bir kimsenin dikkatsizlikle de olsa yaklaşabileceği uzaklıktaki kuvvetli akım tesislerinin gerilim altındaki bölümlerine (aktif bölümler) dokunulması olanaksız olmalıdır ve ilerideki bölümlerde belirtilen emniyet mesafeleri ile koruma önlemleri sağlanmalıdır." Aynı Yönetmelik'in ‘’bakım ve onarım’’ 27 nci maddesi ise şöyledir:"Tesislerin ve aygıtların teknik belgelerinde belirtilen aralıklarda bakım ve onarımları yapılmalıdır. Yapılan bakım ve onarımlar kalıcı bir şekilde kaydedilmelidir." Davacı tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesine dayanak olarak itfaiye raporu ile eksper raporuna dayanılmıştır. Elektrik kablosu maliki davalı elektrik şirketinin oluşan zarardan sorumlu olabilmesi için zararın, kablonun yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden meydan gelmiş olması gerekmektedir. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Tehlike sorumluluğunda da, işletme sahibi veya işleten, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Somut olayda zararın, yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelip gelmediği ile sorumluluğun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulup kurulmadığının bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği, ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, davacı sigorta şirketinin sunduğu deliller İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilmediğinden mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından HMK'nun 353/1b.1 maddesi gereğince talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1107 D.İş Esas, 2025/1107 D.İş Karar sayılı ve 15/09/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.27/11/2025