1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının davalılar ... ..., ... ve ... tarafından yurt dışına götürüldüğünü, davalı ... ... ... ... . Ltd. (... Şirketi) nezdinde yurt dışında 03.01.2013-27.02.2018 tarihleri arasında demirci ustası olarak çalıştığını, en son 2.000.00 USD net ücret aldığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğini, haftanın 7 günü 06.15-19.15 saatleri arasında çalıştığını, iş durumuna göre bazen saat 18.00'de çıktığını, bazen saat 23.00'e dek çalıştığını
DAVA KONUSU: 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının davalılar ... ..., ... ve ... tarafından yurt dışına götürüldüğünü, davalı ... ... ... ... . Ltd. (... Şirketi) nezdinde yurt dışında 03.01.2013-27.02.2018 tarihleri arasında demirci ustası olarak çalıştığını, en son 2.000.00 USD net ücret aldığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğini, haftanın 7 günü 06.15-19.15 saatleri arasında çalıştığını, iş durumuna göre bazen saat 18.00'de çıktığını, bazen saat 23.00'e dek çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları tekrar etmekle birlikte, birleşen davayı yönelttiği davalı ... Uluslararası Proje ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (... Şirketi) ile asıl davalı ... Şirketi arasında fiilî ve organik bağ bulunduğunu, davacının asıl dava dosyasındaki fiilî çalışma dönemi ile işbu davadaki fiilî çalışma döneminin aynı olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalı ... Şirketinden tahsiline karar verilmesini ve davaların birleştirilmesini talep etmiştir. KARAR: Taraflar arasında, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, ücret bordrolarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İsrail İş Mevzuatı yönünden yapılan incelemede; 5711-1951 Tarihli Mesai Saatleri ve İstirahat Kanunu'nun "İş günü" kenar başlıklı 2-(a) hükmüne göre bir iş günü sekiz çalışma saatini aşamaz. Aynı Kanun'un 3. maddesinde, haftalık çalışma süresinin kırk beş çalışma saati olduğu düzenlenmiştir. Kanun'un fazla çalışmaya ilişkin 16. maddesinde ise "Çalışan, fazla mesai yapmışsa, İşveren, çalışana, o günkü ilk iki fazla mesai saati karşılığında normal maaşın en az 1.25 katını ve ilk iki saatten sonraki her bir fazla mesai saati karşılığında normal maaşın en az 1.50 katını ödemek zorundadır." hükmü yer almaktadır. Somut uyuşmazlıkta; taraflarca imzalanan İsrail iş sözleşmesinin 8. maddesinde “İşçilere, çalıştıkları ülkede uygulanan çalışma saatleri ve fazla çalışma saatleri ile ilgili mevzuat hükümleri uygulanır” hükmü mevcuttur. Bölge Adliye Mahkemesinin ortadan kaldırma kararından sonra hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu alacak kalemleri yönünden İsrail hukukuna göre değerlendirme yapılmış, uyuşmazlığın çözümünde İsrail hukuku uygulanmıştır. Bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti ile diğer ücret alacakları değerlendirilirken; dosyaya sunulan ücret bordroları ile banka ve tediye makbuzlarına konu tutarların birbirleri ile örtüştüğü, söz konusu tahakkuk ve tediyelerin İsrail iş hukukuna göre düzenlendiği, iddia ve tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde; davacının hak ettiği fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkukları ile tediyesinin yapılması, hafta tatili çalışmasının ise davacının ispatlayamaması sebebiyle İsrail hukuku doğrultusunda alacak hesabı yapılamadığı belirtilmiştir. Mahkemece ispatlanamadığı gerekçesiyle bu alacak kalemlerinin reddine karar verilmiş ise de, verilen karar fazla çalışma ücreti yönünden isabetsizdir. Dosyaya sunulan ücret bordroları incelendiğinde, bordroların imzasız olduğu, bordrolarda her ay davacıya ödenen ücret tutarı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti tutarlarının İsrail İş Mevzuatı doğrultusunda "... 125%, ... 150%" şeklinde tahakkuk ettirildiği ve toplam bedelin bankaya yatırıldığı tespit edilmiştir. Şu hâlde yargılamada dinlenen davacı tanığının beyanları değerlendirmeye elverişli bulunmakla, tanık beyanı doğrultusunda tespit edilen fazla çalışma süreleri İsrail iş mevzuatına göre hesaplanmalıdır. İlgili Kanun'da günlük çalışma süresi en çok 8 saat olarak kabul edildiğinden 8. saatten sonraki 2 saat (8-10 saat arası) % 25 artırılarak, 2 saati aşan çalışmalar (10 saati aşan çalışmalar) ise %50 artırılmak suretiyle fazla çalışma ücreti hesaplandıktan sonra her ay için hesaplanan fazla çalışma ücretinden yine her ay için uygun oranda indirim yapıldıktan sonra hesaplanan ay için bordrolarda bulunan "... 125%, ... 150%" şeklindeki fazla çalışma ücreti tahakkukları, indirim yapılarak bulunan tutardan fazla ise o ay hesaplamadan dışlanarak, indirim yapılan tutardan daha az ise o ay için tahakkuk edilen miktar mahsup edilerek sonuca gidilmelidir. Açıklanan şekilde her ay için ayrı ayrı hesaplama yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.