İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/11/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ:10/11/2025 Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı, 21/05/2025 tarihli kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davacı tarafından davalı şirkete mühen…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:21/05/2025 DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF TALEP TARİHİ:30/05/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/11/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ:10/11/2025 Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı, 21/05/2025 tarihli kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki anlaşma uyarınca davacı tarafından davalı şirkete mühendislik hizmeti verildiğini, davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve bu hizmet nedeniyle 400.000,00 TL serbest meslek makbuzu kesilerek davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirket tarafından makbuza konu hizmet ve bedele yönelik bir itiraz olmayıp ticari defterlerine işlendiğini, hatta hizmetten kaynaklı stopajların dahi ödendiğini, bu haliyle davalı şirketin kesilen serbest meslek makbuzu içeriği borcunu kabul ettiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için Alanya İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA :İlk derece mahkemesince tensiben görevsizlik kararı verildiğinden davalı tarafın cevap dilekçesi bulunmamaktadır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE GEREKÇESİ :Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı, 21/05/2025 tarihli kararı ile; "1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli Alanya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Alanya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine," karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ :Davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesi ile; davacının tacir sıfatına haiz olması nedeniyle eldeki davanın ticari dava niteliğinde olduğunu ve davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilse bile bu durumun davanın ticari dava olduğunu değiştirmeyeceğini beyanla, hukuka aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355/1 maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin olarak yapılan incelemede; Dava, mühendislik hizmeti ücret alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; "davacı, eser sözleşmesine istinaden düzenlenen faturalı alacağına dayalı olarak icra takibi yapmış, itiraz üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Davacı inşaat mühendisi olup serbest meslek defteri tutmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 12. ve 15. maddeleri ile 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları hakkında Kanunun 3/a. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 177. maddeleri uyarınca davacı tacir değildir. Davacının tacir olmaması, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; eser sözleşmesinden kaynaklanması, uyuşmazlığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddeleri gereğince çözüme kavuşturulması gerekmesi, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yer alan mutlak ve nispi ticari davalardan ayrıca özel kanunlarda düzenlenen ticari davalardan olmaması, davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmesi, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olması nedeniyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine kararı verilmesi" şeklindeki gerekçe ile; "1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli Alanya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Alanya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine," karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Türk Ticaret Kanunun 5.maddesi uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aittir. Aynı yasanın 4.maddesinde ise ticari davalar düzenlenmiş olup, buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda ve yasa maddesinde sayılan yasal düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davaların ticari dava olacağı öngörülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu genel açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dava, kanunen Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesini gerektiren dava türlerinden olmayıp, mutlak ticari dava koşulları bulunmamaktadır. Davalı şirket tacir olmakla birlikte ilk derece mahkemesince yapılan araştırmalar neticesinde davacının tacir olduğu yönünde bir delile ulaşılamamıştır. Dairemizce de gerek UYAP sisteminden, gerekse de Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan sorgulamalarda davacının tacir olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla eldeki dava nispi ticari dava mahiyetinde de değildir. Tüm bu nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun anlaşılmasına göre, incelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalının peşin yatırdığı istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydedilmesine, yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunan davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 07/11/2025 ...