T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:22/06/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:22/06/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında ... ve ... seri nolu faturalara istinaden 07/04/2021 tarihinde işlemiş yasal faizi ile birlikte toplamda 39.701,75 TL tutarında genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun 03/06/2021 tarihinde ana para, faiz, icra masrafları ve vekalet ücreti dahil olmak üzere borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, ancak bu itirazların tamamı yasal dayanaktan yoksun ve gerçek dışı itirazlar olduğunu, müvekkili şirketin davalı borçluya forklift servis ve bakımı işini yaptığını, ancak davalı borçlunun bu işleme istinaden kesilen faturadaki borcunu ödemediğini, faturanın TTK md. 21/1'e uygun olarak kesildiğini, davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına kötüniyetli olarak ve takibi sürüncemede bırakmak maksadıyla itirazda bulunduğunu, ancak kesilen faturalar müvekkilince karşı tarafa bildirilmekle birlikte, fatura eline ulaştıktan sonra 8 gün içinde borçlunun itirazda bulunmadığını, bu sebeple fatura borcunun kesinleştiğini, yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli bir itiraz olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini belirterek borçlunun itirazının iptali ile (asıl alacak ve faize itirazının iptaline) takibin devamına ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; açılan davanın ve davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın alacağa yani faturaya konu işi tamam ve eksiksiz yaptığını ve teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, müvekkili adına kesilen 07.04.2021 tarihli ... nolu 24.308,00 TL bedelli faturanın 12.04.2021 tarihinde, 26.04.2021 tarihli ... nolu 14.986,00 TL bedelli faturanın ise 30.04.2021 tarihinde müvekkilince iade edildiğini, tarafların ticari defter kayıtları incelendiğinde iadelerin görülebileceğini, müvekkili tarafından iade edilerek itiraza uğrayan faturalar yönünden müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, yapıldığı iddia edilen eserin müvekkiline sağlam ve eksiksiz teslim edilmediğini, bir kısım arıza ve eksikliklerin 3. kişiler tarafından onarımlarının gerçekleştirildiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Takip ve dava konusu faturaların davalının BA formlarında yer aldığı bilirkişi raporunda belirtilmektedir. Davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlar. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2016/4326 Esas, 2016/14860 Karar sayılı ilamı) Hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden faturaların davalı defterinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki hizmetin davalıya verildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini davalı ispatlamalıdır. (Yargıtay HGK., 14/05/2019 Tarih, 2017/19-823 E. 2019/553 K.). Böyle bir ispat dosyada mevcut değildir. Davacının iddia ettiği alacağı içerir faturalar/fatura bedelleri davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davalı tarafça kesildiği iddia edilen iade faturaları ise davacının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Söz konusu iade faturasının davacı defterinde kayıtlı olmaması nedeniyle iadenin davalı tarafından usulüne uygun delillerle ispatı gerekir. İade faturasının davalı defterinde kayıtlı olması tek başına iadenin geçerliliğini ispatlamaya yeterli değildir. Ticari defterlerdeki kayıtların dayanak belgeler ile de doğrulanması gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2017/5491 Esas, 2018/5733 Karar) Böyle bir husus ise bilirkişi raporlarında tespit edilmemiştir. Taraf ticari defterlerindeki kayıtlar her koşulda aleyhe delil olma vasfına sahiptir. Davalı ticari defterleri gereği davalının ticari defter kayıtlarına göre davacıya takip ve dava konusu faturalardan kaynaklı 39.294,00 TL borçlu olduğu belirlenmiştir. Davacı ticari defterlerine göre davacının 37.185,69.-TL alacaklı görünmekte ise de davacı, davasını 39.701,75 TL toplam bedel üzerinden açmış, takipte de asıl alacak toplamı olarak 39.294,00 TL olarak göstermiştir. Davacının talebi takip dosyasındaki miktarlardır. Bu iddia ile (yani kendi ticari defterlerindeki kayıttan fazla alacağı olduğu iddiası ile) davasını açmıştır ve bu hususu da davalı ticari defteri ile ispatlamıştır. Davalı ise bunun aksini gelinen aşamada ispatlayamamıştır. Davacı iddiasını davalı ticari defter kayıtları ile ispatlamıştır. Ayrıca, 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi; ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. Dosyada, takipten önce temerrüt olgusunun oluşmadığı anlaşılmakla, davacının faiz istemi yerinde bulunmamıştır." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 39.294,00 TL asıl toplam alacak üzerinden aynen devamına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin hüküm gerekçesinde yer vermiş olduğu değerlendirmelerin hatalı ve eksik olduğunu, müvekkiline kesilen uyuşmazlık konusu faturaların müvekkili tarafından TTK'nın 21/2 hükmü doğrultusunda süresinde iade edildiğini, kabul edilmediğini, itiraz ettikleri bilirkişi raporu incelendiğinde davacı tarafından iade ettikleri faturaların BA formlarında ve ticari kayıtlarına girilmediğini, Yerel Mahkeme tarafından bilirkişi raporunda tespit edilen iade faturalarının müvekkilinin defterine kayıtlı olmasının tek başına geçerliliğini ispat etmeye yeterli olmadığını, ticari defter kayıtları ile doğrulanması gerektiğini, iade edilen faturalar yönünden gerek bilirkişilerce gerekse Mahkeme tarafından gerekli araştırmanın gerçekleştirilmediğini, iade edilen faturaların davacı tarafından ticari defterlerine kötü niyetli olarak işlenmediğini, tanzim etmiş oldukları iade faturalarının davacıya ulaştığını, iade olgusunun dayanak belgeler ile doğrulandığını, Yerel Mahkemenin eksik incelemesi sonucunda bu hususun gözardı edilerek kötü niyetli olarak tebliğ almış olduğu iade faturalarını basiretli bir tacir olmanın yükümlülüklerine yerine getirmeyen davacının ticari defterlerine kaydetmediğini, kötü niyetli olarak kendisini alacaklı gösterme saiki ile hareket ettiğini, Yerel Mahkemenin ise Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinin aksine hukuk düzeninin kötü niyetli şahsı korumasına sebebiyet verdiğini, davacı tarafından basiretli tacir olmanın yükümlülüklerinin yerine getirilmediğini, şirket ticari defterlerinin eksik ve hatalı olarak tutulduğunu, davacı defterlerinde müvekkili tarafından süresinde gönderilen iade faturalarının kayıt edilmediğini, davacının ticari defterlerinde bulunan kayıtların birbirini doğrulamadığını, defter kayıtlarının aksinin müvekkilinin usulüne uygun olarak tutulmuş defterleri ile ispatlandığını, dosyada mevcut ... tarihli bilirkişi raporu da dikkate alındığında davacının defterlerinin bir bütün olarak birbirini doğrulamadığı sonucuna ulaşılması gerekeceğini, fakat Yerel Mahkemece eksik ve hatalı inceleme ile yanlış sonuca ulaşıldığını, bu noktada söz konusu defterlerin davacı lehine delil teşkil edemeyeceğini, davacı her ne kadar usulüne uygun olarak tutulmamış ticari defterlerinde alacaklı olarak gözükse de kendi lehine delil teşkil etmeyecek kayıtlar doğrultusunda alacaklı olduğu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından itiraz ile iade edilmiş olan faturalar yönünden alacağı olduğunu iddia eden davacı tarafından bu iddiasının ispatlanması gerektiğini, Yargıtay'ın emsal içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davanın uyuşmazlık konusu iade faturalar ile iade olgusu olduğu kadar ilgili hizmetin verilmemiş olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından bu yönden itirazlarının dikkate alınmadığını ve eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların davacı aleyhine delil niteliği taşımakta iken, faturaları iade ederek itiraz eden müvekkili için süresinde iade sebebiyle aleyhine delil niteliği taşımayacağını, bu şekilde fatura düzenlemiş olan davacının fatura içeriğinde belirtilen işlerin yapıldığı/ menfaatlerinin sağlandığını ve faturada belirtilen miktar kadar alacağının olduğunu ispat etmesi gerektiğini, Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alındığında davacının dava dilekçesinde iddia ettiği şekilde "forklift servis ve bakım işinin" yapıldığı ve sunulan fatura içeriklerinin gerçekliği ve müvekkili tarafından iade edilerek itiraza uğrayan faturaların içerikleri yönünden herhangi bir şekilde menfaat sağlandığını, faturayı düzenleyenin eser sözleşmeleri kapsamında davacı yüklenicinin işin yapılıp teslim edildiğini ve iş bedeline hak kazandığını ispat yükünün yüklenicide olduğunu, yüklenicinin TBK m. 471 hükmünde belirtilen yükümlülükleri kapsamında iş sahibinin menfaatleri gözetilerek, sadakat ve özenle ve de basiretli bir yükleniciden beklenen şekilde gereken mesleki ve teknik kurallara uyarak ifa etmesi gerektiğini, yüklenicinin işin niteliği gereği beklenen sürede sağlanması beklenen menfaati karşılar şekilde eser sözleşmesinin konusunu oluşturan işi tamamlayarak teslim etmesi gerektiğini, bu uyuşmazlıkta da davacı yüklenicinin eser sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, davacı yüklenici tarafından eser sözleşmesinden doğan yükümlülükleri gereği gibi yerine getirilmediğini, davacı yüklenici tarafından eser sözleşmesinin konusuna ithafen yapılan işe dair kesilen faturaların da yüklenici tarafından yerine getirilmemesi sebebi ile geçerliliğinin bulunmadığını, Yerel Mahkeme tarafından taraf ticari defterlerini hatalı değerlendirmesi ile usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edilen iade faturalar ile iade olgusunun kabul edilmemesi, görmezden gelinmesi ve iade edilen fatura içeriği olan alacaklar yönünden davacının alacağını ispat edememiş olması hususları dikkate alındığında Yerel Mahkemenin eksik ve hatalı değerlendirmeler sonucunda hukuka ve yasaya aykırı karar verdiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından; davacının, davalıya vermiş olduğu hizmet karşılığın 07.04.2021 tarihli ... nolu 24.308,00 TL bedelli ve 26.04.2021 tarihli ... nolu 14.986,00 TL bedelli iki adet fatura düzenlediği, işbu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça 07.04.2021 tarihli ... nolu 24.308,00 TL bedelli faturanın 12.04.2021 tarihinde, 26.04.2021 tarihli ... nolu 14.986,00 TL bedelli faturanın ise 30.04.2021 tarihinde 8 günlük yasal süre içerisinde iade faturası ile iade edildiği ileri sürülmüş olup bilirkişi raporunda bahse konu iade faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde ise kayıtlı olmadığı belirtilmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK'nın 21/2. maddesine göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelindiğinde; davaya konu 07.04.2021 tarihli ... nolu 24.308,00 TL bedelli ve 26.04.2021 tarihli ... nolu 14.986,00 TL bedelli faturaların davalı defterine kaydedildiği, davalının da davacıya bu faturalara ilişkin iade faturaları kestiği, ancak bu iade faturalarının davacı defterinde kayıtlı olmadığı bilirkişi incelemesiyle belirlenmiştir. TTK'nın 21. maddesine göre, faturanın tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kesinleşir. Davalının iade faturasının bu 8 günlük süre içerisinde düzenlenip düzenlenmediğinin ve davacıya tebliğ edilip edilmediğinin, davacının davaya konu faturaları davalıya tebliğ tarihi belirlenerek saptanması ve süresinde olmaması halinde davacının fatura içeriği kesinleşeceğinden davacının alacağının hüküm altına alınması gerekmektedir. Yerel Mahkemece iade faturaları ve bu faturaların tebliğine ilişkin belgeler celbedilerek bu hususlar üzerinde durulmaksızın ve faturalar itiraz süresi içerisinde iade edilmiş ise davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü işin gereği gibi ve eksiksiz yapılmadığı, dava dışı üçüncü bir şahsa yaptırıldığı yönündeki savunmaları değerlendirilmeksizin faturalara ve davacının ticari defterlerine göre alacağın varlığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Bknz. aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/03/2014 tarih 2013/16596 Esas 2014/4917 Karar; 19/12/2018 tarih 2017/2642 Esas 2018/8096 Karar sayılı ilamları) Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile, Mahkemece 07.04.2021 tarihli ... nolu 24.308,00 TL bedelli ve 26.04.2021 tarihli ... nolu 14.986,00 TL bedelli faturalara ilişkin iade faturaları dosyaya getirtilerek davalının işbu faturalara süresinde bir itirazda bulunup bulunmadığı, düzenlenen iade faturalarının davacıya tebliği araştırılarak ortaya çıkacak sonuca göre davalı tarafın cevap dilekçesindeki savunmaları ve taraf delilleri de değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince sair istinaf sebepleri incelenmeksizin kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekillinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2022 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istem halinde İlk Derece Mahkemesi'nce davalı tarafa İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/12/2025 ...