9. Hukuk Dairesi 2025/8665 E. , 2025/10027 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2834 E., 2025/1337 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/878 E., 2020/472 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafında…
9. Hukuk Dairesi 2025/8665 E. , 2025/10027 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2834 E., 2025/1337 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/878 E., 2020/472 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı neden olmadan feshedildiğini, bu nedenle açılan işe iade davasının kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davacının işe başlatılma talebinde bulunmasına rağmen davalı ... (Belediye) tarafından işe başlatılmadığını ileri sürerek fark kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar ve iş güvencesi tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, müvekkili Belediyeden herhangi bir alacağının bulunmadığını, tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kesinleşen işe iade davası sonrasında süresinde yapmış olduğu başvuruya rağmen başlatılmadığı hususunun uyuşmazlık dışı olduğu belirtilerek 24.12.2019 tarihli ek bilirkişi raporunun ikinci seçeneğindeki hesaplamalar doğrultusunda davacının yıllık ücretli izin alacağına yönelik talebinin reddine, talep edilen diğer alacaklara dair davanın ise kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında diğer yönlerden isabetsizlik bulunmadığı ancak yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Eksik ve hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, 2. Davacıya hak ettiği tüm alacaklarının eksiksiz ve kanuna uygun olarak ödendiğini, 3. Yapılan ödemelerin hatalı mahsup edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izne ve işe iadenin mali sonuçlarına dair alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile bu alacakların hesaplanmasına ve hükmedilen faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 21/4 hükmünde işçinin işe başlatılması hâlinde varsa peşin ödenen ihbar ve kıdem tazminatının işçiye yapılması gereken ödemelerden mahsup edileceği belirtildikten sonra devamında "İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre işçiye geçersiz sayılan fesih bildirimi ile bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse ihbar tazminatının ödenmesi gerekecektir. Bir başka anlatımla, ihbar öneli usulüne uygun şekilde verilmiş veya önele ait ücret peşin ve eksiksiz ödenmiş ise ihbar tazminatının ödenmesi gerekmeyecektir. Davacı taraf dava dilekçesinde belirlenecek son ücrete göre ödenmesi gereken fark ihbar tazminatı alacağını talep etmiştir. Geçersiz sayılan fesih tarihindeki koşullara göre ise davacıya net 30.259,20 TL ihbar tazminatı ödemesi yapıldığı ihtilaf dışıdır. Dolayısıyla davacıya 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar süresine ait ücretin fesih sırasında peşin olarak ödendiği anlaşıldığından, dava konusu ihbar tazminatı talebinin reddine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır 3. Boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının hesaplanması da taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işverence sağlanan yol ücreti hesap unsuru olarak kabul edilmek suretiyle boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı hesaplanmıştır. Ancak işçinin fiilen çalışmadığı 4 aylık dönemde işe gidip gelmesi söz konusu olmayacağından, işçinin pozitif manada bir gelir kaybı olmadığı gibi tasarruf edemediği yahut malvarlığından eksilen bir miktar da bulunmamaktadır. Bir örnek vermek gerekirse aynı durum yemek yardımı için söz konusu değildir. İşverence işyerinde işçilere yemek verilmesi hâlinde, işçinin 4 aylık boşta geçirdiği süre içinde bu yemek yardımından yararlanması mümkün olamayacaktır. Bu durumda işçi, 4 aylık zaman dilimindeki yemek ihtiyacını kendi maddi imkânları ile sağlamak, yemek yardımının eksilmesi ile oluşan boşluğu kendisi ikame etmek zorundadır. Oysa işçi fiilen işe gitmediği takdirde, herhangi bir gelir kaybı olmadığı gibi yararlanamadığı yol yardımını ikame edecek bir harcama yapmak zorunda da değildir. Şu hâlde işverence sağlanan yol ücretinin, boşta geçen süre ücretine ilave edilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.