T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1196 KARAR NO : 2025/1758 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.03.2023 NUMARASI : 2021/495 Esas 2023/150 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 10.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10.12.2025 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.03.2023 tar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1196 KARAR NO : 2025/1758 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.03.2023 NUMARASI : 2021/495 Esas 2023/150 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 10.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10.12.2025 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.03.2023 tarih ve 2021/495 Esas 2023/150 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacı......'nın eşi diğer davacıların babası ....'nın 25/07/2011 tarihinde kullandığı ZMMS poliçesi bulunmayan .... plaka sayılı motosiklet ile kaza yapması sonucu arkasında bulunan yolcu ....ile birlikte yaşamını yitirdiğini, davacıların kazada zarar gören 3. kişi konumunda olup hak edecekleri tazminatın murisin kusuru ile bağlı olmadığını, bu kapsamda davalı ....na başvuru yapıldığını, ancak talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddedildiğini, belirterek davacıların desteği olan .....'nın vefatı nedeniyle davacıların her biri için şimdilik 10 TL destekten yoksun kalma tazminatının hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, kazanın 25/07/2011 tarihinde gerçekleştiğini, TBK m.72 uyarınca iki yılın geçmesiyle davanın zamanaşımına uğradığını, müteveffa sürücünün kendi kusuru ile vefat etmiş olup TCK madde 85 kapsamında cezayı gerektiren bir durum bulunmadığını, müteveffa sürücü ......'nın kendi kusuruyla neden olduğu ve ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının aynı zamanda TCK'nın 179/2.maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu kapsamında kaldığından dava zamanaşımı süresinin TCK madde 66/1-e uyarınca sekiz yıl olup, davanın sekiz yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, 25/07/2011'de tanzim edilen kaza tespit tutanağında, kazanın meydana gelmesinde, müteveffa sürücü ....'nın sevk ve idaresinde bulunan motosiklet ile virajı alamayarak şarampole düştüğü, KTK madde 52/1-a kuralını ihlal ederek kazanın oluşmasında asli ve tam kusurlu ve 29,4 mg/dl alkollü olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddinei talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, söz konusu trafik kazasının trafik sigortası bulunmayan aracın, sürücü/desteğin sevk ve idaresinde iken dosya kapsamında bulunan kusur raporuna göre tam kusuru neticesi tek taraflı olarak 25/07/2011 tarihinde gerçekleştiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak, üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla destek zararlarının, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamında olduğunu, bunun sonucu olarak, sigortacı ya da .....nın destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında mutlaka ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerektiği, işleteni üçüncü kişi olarak kabul etmenin mümkün olmadığı, yine genel şartların A.6. maddesi (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber desteğin kusuruna denk gelen destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin, teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücünün tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında olmadığından davacı.....'nın davasının reddine, diğer davacılar yönünden ise Yargıtay uygulamaları doğrultusunda erkek çocuklarının kural olarak 18 yaşına, kız çocuklarının ise kent merkezlerinde 22, kırsal yerlerde 18 yaşına kadar destek gördüğü, evlenerek bu destekten çıktıklarının kabul edildiği, eğer çocuklar yükseköğrenim görmekteyse, tazminat süresin 25 yaşa kadar devam etmesi gerektiği, davacı çocuklardan .... ve .....'ün 1978 ve 1980 doğumlu ve evli olup murisin desteğinde olduklarından söz edilemeyeceğinden, bu iki davacı için destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, davaya konu kazanın meydana geldiği 25/07/2011 tarhinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartlarına göre müvekkillerinin sürücünün kusuruna bakılmaksızın destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığını, bu sebeple olayda desteğin kusurunun bulunmasının müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatını hak etmelerine engel olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle desteklerini yitiren davacıların destekten yoksun kalma tazminatının kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi bulunmaması nedeniyle davalı ....ndan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda davacılar vekili davacıların desteğinin sevk ve idaresindeki motorsikletle tek taraflı olarak geçirdiği trafik kazasında ölmesi sonucu müvekkillerinin destekten yoksun kaldıkları iddiası ile aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasının olmaması nedeniyle güvence hesabından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Zamanaşımı süresini düzenleyen 2918 sayılı KTK’nin 109/2. maddesinde davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması ve Ceza Kanununda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davacılar murisinin ve kazaya karışan motorsikletin arka tarafından bulunan yolcu ...'ın ölümüyle sonuçlanan trafik kazası nedeniyle ceza davası zamanaşımı süresinin TCK madde 85 ve 66/1-d uyarınca onbeş yıl olup, davanın onbeş yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yeni genel şartların C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır. (Yargıtay 17.HD'sinin 13.11.2019 tarih 2017/3274 E, 2019/10556 K sayılı kararı). Somut olayda, kaza tarihi olan 25/07/2011 tarihinde 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükte olup, yeni genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden önce akdedilmiş sözleşmelere uygulanma imkanının bulunmadığı değerlendirilmiştir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E, 2011/411 K sayılı ilamında, mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün mirasçılarının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasında da, Kanunun kapsam dışılığı düzenleyen 92. maddesinde, araç şoförünün desteğinden yoksun kalanların isteyebileceği tazminatların kapsam dışı olduğuna dair bir düzenlemeye yer verilmediği ve sürücünün desteğinden yoksun kalanların üçüncü kişi olduğu kabul edilerek zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tazminat talep edebilecekleri kabul edilmiştir. Şu hale göre; 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen poliçeler yönünden araç sürücüsü murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır. Sigortalı araç sürücüsünün yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanunda ve buna bağlı olarak poliçede açık bir düzenleme bulunmadığı da uyuşmazlık konusu değildir. Davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün tam kusurlu olması halinde, desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacının da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekir. (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar, HGK.nun 16.1.2013 gün ve 2013/17-1491 Esas 2013/74 Karar sayılı ilamları) O halde mahkemece, davacı ....'nın kazada hayatını kaybeden araç sürücüsünün/işleteninin desteğinden yoksun kalıp kalmadığı değerlendirilerek, destekten yoksun kaldığının kabulü halinde davalı sigorta şirketi karşısında 3. kişi olarak tazminat talebinde bulunabileceği kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Aynı yönde Yargıtay 17. HD'sinin 2013/9072 E-2014/8675 K sayılı kararı) Diğer davacılar yönünden ise Yargıtay uygulamalarına göre kız çocuklarının 22 yaşına kadar destek gördüğü, evlenerek bu destekten çıktıklarının kabul edildiği, eğer çocuklar yükseköğrenim görmekteyse, tazminat süresinin 25 yaşa kadar devam etmesi gerektiği, davacı çocuklardan .... ve ....'ün 1978 ve 1980 doğumlu ve evli olup murisin desteğinde oldukları kanıtlanamadığından, bu davacılar yönünden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, davacı çocuklardan.... ve ..... yönünden ileri sürülen istinaf itirazlarının reddine, diğer davacı .....'nın istinaf itirazının ise kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı .....'nın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.03.2023 tarih ve 2021/495 Esas 2023/150 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.