T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2398 KARAR NO : 2025/2544 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2024/477 DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 29/12/2025 İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/477 Esas, null/null karar sayılı kararı dosyasında verilen karar istinaf incelemes…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2398 KARAR NO : 2025/2544 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2024/477 DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 29/12/2025 İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/477 Esas, null/null karar sayılı kararı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi. Davacı vekilinin ihtiyati haciz talepli ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; 11.09.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda Davalı tarafından 10.06.2025 tarihinde sunulan listeye göre 259, 260, 266, 267, 268, 269 ve 270 numaralı 7 adet dairenin toplam satış bedelinin 3.099.999 USD olduğu, Taraflar arasındaki anlaşma kapsamında satış bedelinin /010'unun hizmet bedeli olacağı, Anlaşma kapsamında davacı tarafından talep edilebilecek tutarın 309.999,90 USD olduğu, Dava tarihi olan 24.07.2024 tarihi itibariyle (efektif alış kuruna göre) bu tutarın TL karşılığının 10.164.183,72 TL olabileceği şeklinde değerlendirme yapıldığı, tüm bu dosya nezdindeki bilgi ve belgelerle birlikte, gerek işbu davanın öncesinde taraflar arasında yapılan harici görüşmeler, gerekse de zorunlu şekilde yapılan arabuluculuk toplantısına ve yazılı sözleşmeye rağmen ödenmeyen hizmet bedellerine ilişkin tespit daha ilk bilirkişi raporunda açıkça ortaya koyulduğunu, davacının bu süreç zarfında açıkça hak ettiği bedeli tahsil edemediği, davalının süreci bilinçli şekilde geciktirmek için dosyaya delil ve gereği gibi açıklama sunmamasına rağmen davayı davacı ile hiçbir ilgisi bulunmayan üçüncü kişilere de ihbar ettiği de sabit olduğu, davalı şirketin tahsilat sürecini ve davanın sonuçlandırılmasını geciktirmeye yönelik bu halleri mal kaçırma ihtimali bulunduğuna dair kuvvetli şüphe uyandırmış olup daha ilk bilirkişi raporunda net şekilde davacının alacağı tespit edildiğinden davacıdan alacağının muaccel olduğu da sabit olduğu, bununla birlikte, ek bilirkişi raporunun dayanağının da davalının sunduğu tutarlar olduğu açık olduğu, bir başka deyişle, davacı satış bedellerini bilmediği için hak ediş tutarını da bilmediğini bu sebeple işbu davayı belirsiz alacak olarak açtığını beyan ettiği sırada davalı şirketin aslında davacının hak ettiği tutarı bilebilecek durumda olduğu ortaya çıktığını, hal böyle olunca, mal kaçırma gayesiyle davacının hak ettiği tutarın tahsilatını geciktirmeye çalışan ve bilirkişi raporlarıyla da ortaya çıktığı üzere davacının muaccel olan alacağı için öncelikle teminatsız, mahkemeniz aksi kanaatteyse teminatla ihtiyati hacze karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 27/10/2025 tarih, 2024/477 Esas sayılı "Davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü ile İcra ve İflas Kanununun 259. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayabilecekleri muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere dava değeri olan 1.000,00-TL'nin %15'i (150,00-TL) oranında nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz olunduğunda davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının borç tutarı (dava değeri 1.000,00-TL) ile sınırlı olmak kaydıyla İcra ve İflas Kanunun 257. maddesi gereğince İHTİYATEN HACZİNE" ara kararı davalı tarafından istinaf edilmiştir. Davalı, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kabul kararı usul ve yasaya aykırı olduğu, alınan raporun eksik inceleme ile hatalı düzenlendiği, anılan rapora istinaden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği ihtiyati haciz koşulları oluşmadığı yargılama devam ettiği, tek hakimle verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf talebinde bulunmuştur. GEREKÇE: Dosya incelendiğinde, davanın alım satım aracılık sözleşmesine dayanan alacağın tahsiline ilişkin olduğu, alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz talebinde bulunduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesince "...tüm dosya kapsamı ve alınan 11/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporu nazara alındığında davacının alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği, alacağın rehinle temin edilmediği ve muaccel olduğu kanaatine varıldığından %15 teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesine dair .." gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verildiği görülmüştür. İİK nun " İhtiyati haciz şartları" başlıklı 257. Maddesinde, " Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." "İhtiyati haciz kararı" başlıklı 258. Maddesinde, " İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra:17/7/2003-4949/60 md.) (Değişik üçüncü fıkra:22/7/2020-7251/50 md.) İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." şeklinde düzenlenmiştir. Dosyada toplanan deliller, tarafların iddiaları göz önünde bulundurulduğunda, dosya kapsamında ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu, ihtiyati haczin koşulları oluştuğundan bahisle dava değeri ile sınırlı olmak üzere talebin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olup istinaf talebinin reddi gerektiği tespit edilmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davalının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, İstinaf kanun yolu başvurusu için davalı tarafından harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 29/12/2025