T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ : 04/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 27/12/2021 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 04/11/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İD…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ : 04/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 27/12/2021 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 04/11/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... İnşaat Tur. Eml. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen 03/04/2017 tarih, 2.475.000,00-TL bedelli kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalı borçluların da işbu kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğunu, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçlulara Beşiktaş 17. Noterliği'nin 17/04/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek kredi hesaplarının kat edildiğini ve 1.394.019,41-TL nakit, 28.800,00-TL gayrinakit tutarında borcun ödenmesinin bildirildiğini, ancak ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle davalı borçluların temerrüde düştüğünü ve alacağın muaccel hale geldiğini, davalı borçlular aleyhine Antalya 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, davalıların borca, takibe, faize ve fer'ilerine itiraz ettiklerini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Antalya 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yönelik olarak davalıların haksız ve hukuka aykırı itirazlarının 17/04/2017 takip tarihi itibariyle; 1.422.711,04-TL asıl alacak, 519.512,01-TL işlemiş temerrüt faizi, 25.975,60-TL BSMV olmak üzere 1.968,198,65-TL topam alacak üzerinden iptaline ve takibin takip talebinde yazılı şartlarla aynen devamına, haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle davalıların itirazın iptaline, takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine, müvekkili bankanın kanundan kaynaklanan muafiyeti sebebiyle dava açılırken yatırılan tüm harçların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar adına usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Davacı banka ile dava dışı ... İnşaat Tur. Eml. San. Ve Tic. Ltd. Şti arasında 03/04/2017 tarihli 2.475.000 TL limitli Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, müşterek borçlu müteselsil kefillerinde sözleşme tarih ve limitleri üzerinden müteselsil kefil oldukları anlaşılmıştır. Davacı banka ile dava dışı şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde davalıların kefaletlerinin 6098 Sayılı TBK 583. Maddesindeki yasal düzenlemeye uygun ve geçerli olduğu kefalete ilişkin şekil şartlarının bulunduğu alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından dava dışı şirkete kullandırılan genel kredi sözleşmesi kapsamında asıl borçlu ve müşterek borçlu müteselsil kefillerin sorumlu olup, hüküm kurmaya ve yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan hesaplamalarda belirtilen tutarda davacının itirazın iptali isteminin kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtilmiş olup davacı lehine hükmolunan alacak üzerinden hesaplanan miktarda icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporlarında çelişki bulunduğunu, müvekkili banka tarafından takip tarihi itibariyle toplamda 1.968.198,65-TL alacak talep edildiğini, Mahkemenin dosya borcunu yanlış hesaplayarak 1.223.955,21-TL asıl alacak, 138.719,00-TL işlemiş faiz, 6.935,95-TL gider vergisi, 729,90-TL ihtiyati haciz masrafı ve vekalet ücreti olmak üzere toplam nakit alacağın 1.370.340,06-TL olarak hesapladığını, bu tutardan davayı kısmen kabul ederek karara bağladığını, asıl alacağın ve faiz alacaklarının eksik hesaplandığını, karar gerekçelerinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, karara esas teşkil eden bilirkişi raporunda %21,78 temerrüt faiz oranının uygulandığını, oysaki uygulanması gerekli faiz oranının %57 olması gerektiğini, ayrıca kullanılan akdi faiz oranının %14,52 olarak uygulandığını, %25 olarak uygulanması gerektiğini, bu duruma ilişkin itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, adil yargılanma haklarının zedelendiğini, ayrıca asıl borçlu açısından açtıkları Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davada bankanın alacağının 1.769.442,82-TL olarak belirlendiğini, sadece bu durumun bile kararın hukuka aykırılığını ortaya koyduğunu, hukuki değerlendirme gerektiren konuların bilirkişinin görev alanına girmediğini, ayrıca borç hesabı dışında diğer tüm konular, uygulanacak faiz oranlarının sözleşme hükümlerinden doğması ve sözleşmenin taraflar için bağlayıcılığı, kredi sözleşmesinin ticari nitelikte olması gibi hususların hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konular olduğundan bu hususta bilirkişi görüşüne başvurulamayacağını, itirazlarının Mahkemece dikkate alınması gerekir iken birebir bilirkişi raporunun hüküm tesisinde esas alınması ve Mahkemenin hukuki değerlendirmeyi bankacı bilirkişiye bırakmasının da usule aykırı olduğunu, banka tarafından her yıl genel mektup çıkarıldığını ve faiz oranlarının belirlendiğini, müvekkili banka tarafından 06.06.2017 tarihli genel mektupla Merkez Bankasına bildirilen en yüksek faiz oranı TL krediler için %38, bu oranın %50 fazlası olan %57 temerrüt faizi oranını oluşturduğunu, konuya ilişkin olarak bankaca yayınlanan genel mektup ve bildirimlerin İlk Derece Mahkemesine sunulduğunu, Merkez Bankasına bildirilen temerrüt faiz oranlarının %57 olduğunu, hesap kat tarihinden sonra ve takip açılmadan önce müvekkili bankanın temerrüt faiz oranlarının günün ekonomik koşullarına göre değiştiğini, 15.08.2018 tarihinden itibaren TL krediler için fiilen uygulanabilecek en yüksek cari faiz oranlarının %38 olarak ve bunun %50 fazlası olan %57 oranının da temerrüt faizi olarak uygulanacağının kararlaştırıldığını ve Merkez Bankasına bildirilerek bankaca genel mektup oluşturulduğunu, bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmelerde kendilerince yayımlanan bu tebliğlerin adeta görmezden gelindiğini, bilirkişi tarafından temerrüt tarihinin yanlış belirlendiğini, borçlulara gönderdikleri ihtarnamenin tebliğ tarihi itibariyle borçluların temerrüde düşmüş durumda olduklarını ve bu tarihten itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, ihtarnamenin 19.04.2018 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle bu tarihten itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararında da bu hususa yer verildiğini, bilirkişi tarafından temerrüt tarihinin yanlış değerlendirildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesinin talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti. arasında 03.04.2017 tarihin 2.475.000,00-TL limitli kredi çerçeve sözleşmesi akdedildiği, kredi sözleşmesine bağlı kefalet sözleşmesini davalılar ... ve ... ’ın 03.04.2017 tarih ve 2.475.000,00-TL limit üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin temerrüt faizi genel kredi sözleşmesinin 4.2. maddesinde temerrüt halinde aynı tür kredi ve hesaplar için TC. Merkez Bankası'na bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlasının temerrüt faiz oranı olarak belirleneceği düzenlenmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede, temerrüt tarihi itibarıyla davacı bankanın aynı türdeki kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının yıllık %14,52 olduğu tespit edilmiştir. İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır. Davacının davalı yanın temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranına %50 ilavesiyle kredi alacağı yönünden %21,78 oranının uygulanması gereken temerrüt faiz oranı olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince, davacı yanın temerrüt tarihinde benzer kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının daha yüksek olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile davacı bankanın davalıların temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı tespit edilen en yüksek faiz oranı esas alınarak bu oran üzerinden sözleşme hükümleri gözetilerek temerrüt faiz oranının tespit edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda; davacı bankanın dava dışı şirkete “Kredi Çerçeve Sözleşmesi” kapsamında, 11.04.2017 tarihinde K900395 kredi hesap numarasına kayıtlı, aylık %1,21 yıllık bazda %14,52 akdi faizli, aylık sabit taksit geri ödemeli, 60 ay vadeli olarak 1.500.000,00-TL tutarında taksitli ticari kredi açıldığı ve kullandırıldığı, kredi taksitlerine karşılık kredi hesabına sonuncusu 11.01.2018 vadeli 9. taksitin gecikmeli olarak 12.03.2018 tarihinde ödenmesiyle kredinin taksit tablosuna göre 1.340.681,30-TL anapara bakiyesinin bulunduğu süreçte davacı banka tarafından kredi hesabının 17.04.2018 tarihli ihtarnameyle 12.04.2018 tarihinde anapara, işleyen faiz ve gider vergisiyle birlikte toplam 1.394.019,40-TL üzerinden kat edilerek krediye muacceliyet verildiği ve kredi sözleşmesinin tek taraflı olarak fesih edildiği, ancak davacı banka tarafınca kredi hesabının kat edilmesine karşın kat tarihini takiben dava dışı şirket tarafınca 19.04.2018 tarihinden itibaren kredi hesabına 04.10.2018 tarihine kadar taksit vadeleri gecikmeli olarak altı taksit ödemesinin (12.02.2018, 12.03.2018, 11.04.2018, 11.05.2018, 11.06.2018 ve 11.07.2018 vadeli taksitler) taksit tablosuna göre normal akdi ilişki içerisinde anapara, akdi faizi, gider vergisi ve taksit vadesi gecikme faizleri dahil olmak üzere tahsil edildiği, böylece kat ihtarnamesi ve sonucundan davacı banka tarafından geri dönülerek normal akdi ilişkinin devam ettirildiği, 04.10.2018 tarihinde 15. taksit olan 11.07.2018 vadeli taksitin tahsiliyle birlikte kredinin 11.07.2018 tarihi itibariyle anapara bakiyesinin 1.223.955,21-TL bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı banka bilirkişi tarafından temerrüt tarihinin yanlış belirlendiğini, borçlulara gönderdikleri ihtarnamenin tebliğ tarihi itibariyle borçluların temerrüde düştüğünü ve bu tarihten itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüşse de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın mevcut 17.04.2018 tarihli ihtarnamesini takiben kredi hesabını mevcut kat ihtarına uygun olarak kredinin tamamına muacceliyet verilmek suretiyle hiçbir şekilde takip hesabına aktarmadığı, 04.10.2018 tarihine kadar yapılan taksit ödemeleri mahsubu normal hesap üzerinden akdi ilişkiyle oluşturulan ödeme planına uygun olarak devam ettirildiğinin belirlendiği, davacı bankanın kredi anaparasını 1.304.567,93-TL üzerinden ancak 03.04.2019 tarihinde takip/tasfiye hesabına aktarmak suretiyle dava dışı şirket ve davalı kefillere kat ihtarnamesi keşide edilmeksizin 17.04.2019 tarihinde icra takibine geçtiği, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince davalı kefillerin 17.03.2019 takip tarihi itibariyle temerrüt halinde bulundukları kabul edilerek davacı alacağının belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalılar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04/11/2025 ...