İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin okuma yazması yok denecek kadar az, aklı çok fazla şeye ermeyen yapısı itibariyle çekingen, saf ve yaşlı bir kimse olduğunu, müvekkilinin Kağıthane Çağlayan Caddesi'nde yolda yürüyüş yaparken davalı ...'un eşi tarafından zorla araca bindiril…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/2960 KARAR NO : 2025/4492 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/05/2024 NUMARASI : 2022/522 Esas - 2024/285 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin okuma yazması yok denecek kadar az, aklı çok fazla şeye ermeyen yapısı itibariyle çekingen, saf ve yaşlı bir kimse olduğunu, müvekkilinin Kağıthane Çağlayan Caddesi'nde yolda yürüyüş yaparken davalı ...'un eşi tarafından zorla araca bindirildiğini ve ...'un evine götürdüğünü, davalı ile beraber hareket eden ve araçta bulunan 2 şahıs tarafından zorla ceplerinin boşaltıldığını, müvekkilinin üzerinde bulunan 3.930 EURO ve 100-TL'nin yağmalandığını, diğer şüpheli ...'un buna müdahale etmediğini, daha sonra davalı ...'un müvekkiline bu paraları ödeyeceklerini belirterek ''sana ancak kredi çekip bu parayı verebiliriz'' diyerek müvekkilini kandırdıklarını, ... Bankası Çağlayan Şubesi'ne götürdüklerini, burada davalı ve yanındakilerin ''sana hesap açalım, parayı bu hesaba göndereceğiz'' diyerek kandırıp internet bankacılığı hesabı açtırdıkları, daha sonra yine kandırarak sım kartını kendi telefonlarına taktıklarını, hep beraber Şişli, ...Bankası Şubesi'ne gelerek para çektiklerini, müvekkiline kağıt senet imzalatarak yağmaladıkları 3.930 EURO ve 10.000-TL'sini ödediklerini, ödedikleri 10.000-TL'nin ...'un müvekkilinin hesabından Şişli ... Bankası'na kendi hesabına gönderip çektiği, müvekkilinin kendi parası olduğunu, paranın 8.500-TL'sini daha sonra kredi çıkınca ödeyeceklerini bildirerek ayrıldıklarını, tamamen önceden kurgu ve plan yapıp müvekkilini ağlarına düşürerek mağdur ettiklerini, İstanbul CBS'nin 2019/35245 soruşturma sayılı dosyası ile davalı ve yanında bulunan kişiler hakkında soruşturmaların başladığını, yağma ve dolandırma ile müvekkilinden alınan bedelsiz, 256.000-TL bedelli 11/03/2019 vade tarihli senedin iptalini, müvekkilinin bu senet sebebiyle ve başla bir sebeple borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinden alınan 144.000-TL'nin haksız fiil tarihi olan 08/02/2019 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı duruşmada; "Ben davacının verdiği parayı zorla almadım. Davacının bana borcu vardı, ona karşılık aldım. Eski eşimle aralarında devamlı alacak verecek oluyordu. Devamlı bizden borç istiyordu zaten. Bu davaya konu edilen parayı borç olarak eşim verdi davacıya. Hesaplar da benim üzerime olduğu için bana dava açıldı, davanın reddini talep ederim"şeklinde beyanda bulunmuştur.İlk Derece Mahkemesince; "...İstanbul CBS'nin 2019/35245 soruşturma 2023/32540 karar sayılı kararı ile; dava konusu senetlere ilişkin yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma olaya ilişkin tarafsız kamu tanığı ve kamera görüntüsü bulunmadığı, bu hali ile şüpheliler tarafından soruşturmaya konu suçun işlendiğine dair kamu davası açılmasını haklı kılacak nitelikte ve yeterlilikte delil elde edilemediği anlaşıldığından kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, davacı vekilinin itirazı doğrultusunda İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2023/3659 Değişik İş sayılı kararı ile; İstanbul CBS'nın kararına karşı itiraz reddedilmiş ve CBS'nın kararı kesinleşmiştir.Mahkememizce davacı yemin deliline dayandığından yemin hakkının hatırlatıldığı, davalıya yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hususunda süre verilmiş, davacı vekili 21/05/2024 tarihli celsede yemin teklifinde bulunmayacaklarına ilişkin beyanda bulunmuş, İstanbul CBS'nin 2019/35245 soruşturma 2023/32540 karar sayılı davalı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararı, toplanan deliller, tüm dosya içeriği ile davacının davasını ispat edemediği hususları da göz önünde bulundurularak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.Davacının sübut bulmayan davasının reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla,Ceza mahkemesince verilen takipsizlik veya beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamadığını, Savcılık takipsizlik kararının delil yetersizliği sebebi ile verildiğini, İlk Derece Mahkemesinin delillerini toplamadan, tanıklarını dinlemeden haksız olarak davayı reddettiğini, davalının müvekkilinden alacaklı olduğunu ispat etmesi gerekirken, mahkemenin ispat yükünü davacıya yüklediğini beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat ve menfi tespit talebine ilişkindir.TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının,birden fazla kişi tarafından birlikte yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma iddiasını ispat edemediği, her ne kadar davacı tarafça delillerinin toplanılmadığı iddia edilse de bu hususta İstanbul CBS'nin 2019/35245 soruşturma 2023/32540 karar sayılı takipsizlik dosyası üzerinden gerekli araştırmaların yapıldığı, davanın kabulünü gerektirir nitelik ve yeterliliği haiz bir delilin dosyaya kazandırılamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/522 Esas 2024/285 Karar sayılı 21/05/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/12/2025