(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/4914 E. , 2010/4597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 217 ada 1 parsel sayılı 4.502,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına ham
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/4914 E. , 2010/4597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 217 ada 1 parsel sayılı 4.502,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına ham toprak niteliği ile tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli 217 ada 1 sayılı parselin davacının dayanağı olan tapu kaydının kapsamında kaldığı, tapu kaydının davacının babası ve amcasına ait olup yapılan paylaşım sonucu davacıya düştüğü kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf 28.03.1988 tarih 21 numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Tapu kaydı ... ve ... adına Hani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.03.1988 tarih 1969/56 Esas, 1970/23 Karar sayılı ilamı ile oluşmuştur. Davacı tarafın dayanağı olan tapu kaydına ait tescil ilamı ve krokisi getirtilmemiş, yapılan keşifte de uygulanmamıştır. Ayrıca, tespitin aksi sonuca varıldığı halde tespit bilirkişilerinin tümü de tanık sıfatıyla dinlenilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için, 28.03.1988 tarih 21 nolu tapu kaydının dayanağı olan Hani Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.03.1988 tarih 1969/56 Esas, 1970/23 Karar sayılı ilamı ve krokisi getirtilmeli, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve fen bilirkişisi katılımı ile yapılacak keşif sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ve haritası uygulanıp, kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Ancak, tescil krokisi zemine uygulanamıyor ise tapu kaydının sınırlarına itibar edilmelidir. Tapu kayıtları sınırları yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalıdır. Tapu kaydı taşınmaza uymadığı takdirde çekişmeli taşınmazın zilyetlik yolu ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesi açısından uzman jeolog ve üç kişilik ziraat mühendisi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, öncesinin dere yatağı olup olmadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmalı, taşınmazın nitelikleri kesin olarak saptanmalıdır. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazın fotoğrafları çektirilmelidir. Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, gerekçede 217 ada 1 sayılı parselden söz edilip, yine bu parsele ilişkin keşif ve araştırma yapıldıktan sonra, 215 ada 1 sayılı parsel hakkında hüküm kurulması da isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 28.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.