T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:11/09/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALAR…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:11/09/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen 01.01.2025-31.12.2025 tarih aralıklı cari hesap ekstresinde, davalı tarafından önceki dönemden devrolan 200.000,01 TL'lik borcun ödenmemesi üzerine; işbu alacağın tahsili amacıyla tarafımızca Antalya Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe karşı davalı tarafından 25.06.2025 tarihli dilekçe ile "takibe, borca, işlemiş faize, faiz oranına ve ferilerine" itiraz edildiğini ve bu itiraz üzerine söz konusu takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı şirketin önceki dönemden bakiye kalan borcuna binaen ödeme yapmadığı halde borcunun bulunmadığı yönünde itirazda bulunarak kötü niyetli bir şekilde icra takibinin durmasına yol açmış ve böylelikle müvekkili şirketi zarara uğrattığını, bu nedenlerle öncelikle teminatsız olarak aksi halde mahkemece belirlenecek teminat karşılığında borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. Kişilerdeki doğmuş ve doğacak hak ve alacakları üzerine borca yetecek miktarda ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkemece 11/08/2025 tarihli tensip zaptı ile (9) nolu ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne, İİK'nın 257. maddesi gereğince davacı tarafından talep edilen (242.542,48-TL) davalı ...'nin menkul ve gayrimenkulleri ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına (İİK.'nun 82. ve 83. maddeleri ile özel yasalarınca haciz edilemeyecek mal, hak ve gelirler ile maaş gelirleri ve maaş gelirinin yattığı banka hesapları hariç) dava değerinin %15'i (36.381,38-TL) teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; tensip zaptının taraflarına 15/08/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, iş bu tensip zaptı ile ihtiyati haciz kararının öğrenildiğini, müvekkili firma, servis işletmeciliği ve personel taşıma işiyle iştigal etmekte olup davacı ise servis plakalı araç sahibi olarak tabiri caiz ise müvekkiline taşeron olarak hizmet verdiğini, taraflar arasındaki hukuki ve ticari ilişki özünde servis ve personel taşıma hizmeti temelinde olup, taşeron olan kişilerin verdikleri hizmeti faturalandırıp işin niteliğine ve aralarındaki sözlü anlaşma ile vadeli veya vadesiz olarak anlaşılan tarihte ödemelerini aldıklarını, ancak cari hesap yönünden uyuşmazlık bulunmadığını, müvekkilinin davacı yana davacının talep ettiği miktar kadar borcunun bulunmadığını, bu nedenlerle faturaya dayalı alacak taleplerinde faturanın salt alacağın varlığına yeterli kanaat uyandırmadığını, cari hesap ve puantajların bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiğini, ispat bakımından faturanın varlığının alacağın varlığına yeterli kanaat uyandırmayacağından bahisle faturaya dayalı alacak talebine dayanarak ihtiyati haciz talebi , ihtiyati haciz kararı , bu ihtiyati haciz kararı ile kabul anlamına gelmemek üzere 200.000 TL gibi bir alacak iddiası ile müvekkilinin 6 adet aracına ve tüm banka hesaplarına haciz konulması taşkın haciz kapsamında da usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle karardan dönülerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 11/09/2025 tarihli ara karar ile; "... ihtiyati haciz talep eden taraf, cari hesaba dayanarak ihtiyati haciz talep etmiş ise de; dosya kapsamına sunulanbelgeler alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme ya da mutabakat metninin sunulmadığı, bu bağlamda salt fatura düzenlenmesinin adına fatura düzenlenen kişinin borçlu sayılması için yeterli belge sayılamayacağı, alacağın varlığı ve miktarının açılacak davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacağı, ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre; İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşulların oluşmadığı, dosya kapsamına sunulan belgelerin borçlunun mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir nitelikte de olmadığı dikkate alındığında İİK 257. maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmadığı anlaşıldığından mahkememizce itiraz edenin itirazı yerinde görülmüş ve talebin kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ara karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme ya da mutabakat metninin sunulmadığından bahsedilmişse de, dosyaya sunulan davalı tarafın dilekçelerinde, davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ve cari hesap ilişkisinin kabul edildiğini, sadece davalı şirketin borcunun talep edilen miktarda olmadığının iddia edildiğini, Yargıtay'ın içtihatlarında mahkemelerce fatura ve cari hesap mutabakatına dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilebileceğinin belirtildiğini, mahkemece alacağın varlığına kanaat getirilmesi halinde ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın kabulüne ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, cari hesap bakiye alacağının tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. (Yargıtay (Kapatılan) 19. HD'nin 12/12/2019 tarih, 2019/2300 Esas, 2019/5531 Karar sayılı ilamı ) 2004 sayılı İİK'nın 265. maddesinde, "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tahkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir." hükmü yer almaktadır. Davacı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde 01/01/2025 - 31/12/2025 tarih aralıklı cari hesap ekstresinde, davalı tarafından önceki devrolunan 200.000,00 TL'lik borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için icra takibi yapıldığı ve bu alacak nedeniyle ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince 11/08/2025 tarihli ara karar ile davalının talep konusu borcuna yetecek kadarki mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine mahkemece itirazın 11/09/2025 tarihinde duruşmalı olarak değerlendirilerek aynı tarihli gerekçeli ara karar ile itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiği anılan karara karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin davaya karşı sunduğu cevap dilekçesinde; "müvekkil firma, servis işletmeciliği ve personel taşıma işiyle iştigal etmekte olup, davacı ise servis plakalı araç sahibi olarak tabiri caizse müvekkile taşeron olarak hizmet vermiştir. Taraflar arasındaki hukuki ve ticari ilişki özünde servis ve personel taşıma hizmeti temelinde olup, taşeron olan kişiler verdikleri hizmeti faturalandırıp işin niteliğine ve aralarındaki sözlü anlaşma ile vadeli ve / veya vadesiz olarak anlaşılan tarihte ödemelerini almaktadırlar. Ancak cari hesaptan ve bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra da görüleceği üzere cari hesap yönünden uyuşmazlık bulunmaktadır. Müvekkilin davacı yana talep ettiği miktar kadar borcu bulunmamaktadır. ... " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. İhtiyati hacze itiraz, haczin dayandığı sebepler, mahkemenin yetkisi ve teminata hasren incelenebilir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve alacak talep eden tarafından karşı tarafa taşıma hizmeti verildiği hususlarının uyuşmazlık konusu olmayıp karşı taraf vekilince borcun sebebine itiraz bulunmadığı, cari hesap ve miktarına itirazda bulunduğundan itiraz sebeplerine hasren yapılan incelemede itirazın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Davalı taraf mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına karşı yaptığı itirazda her ne kadar taşkın haciz yapıldığını ileri sürmüş ise de, İİK'nın 261/son maddesine göre; "ihtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine yapılır." maddesi de dikkate alınarak taşkın haciz nedeniyle icra mahkemesine şikayet ve itiraz yollarına başvurulabileceği anlaşılmakla bu husus Dairemizce değerlendirilmemiştir. Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/09/2025 tarih ve ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA, a-İhtiyati haciz kararına yapılan itirazın REDDİNE, b-Karara ilişkin müteakip işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, b-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda davacı lehine dikkate alınmasına, c-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine istinaf vekalet ücreti taktirine YER OLMADIĞINA, d-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.23/10/2025 ...