T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/446 Esas KARAR NO : 2025/1654 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2021 NUMARASI: 2020/306 Esas, 2021/961 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/446 Esas KARAR NO : 2025/1654 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2021 NUMARASI: 2020/306 Esas, 2021/961 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 37.000,00 Euro alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul 3. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, davalının sadece 3.000,00 Euro borcu bulunduğunu kabul ederek 24.020,15 TL ödeme yaptığını, ancak davalının takip tarihi itibariyle 37.000,00 Euro borcu bulunduğundan geriye kalan alacağa itirazının haksız olduğunu, davadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 28.06.2021 tarihli dilekçesi ile; Cezayir'de bulunan müvekkiline ait ...Travel seyahat acentesi ile davalı şirket arasında, Cezayir'deki yolcuların Türkiye'ye gelip konaklamaları ve gezi turları yapılması için anlaşma yapıldığını, müvekkilinin davalı şirkete yolcuların Türkiye vizesi teminat olarak 20.000,00 Euro ödediğini, ayrıca uçak ve tur bedeli olarak 17.000,00 Euro ödediğini, ancak hiçbir şekilde hizmetin gerçekleştirilemediğini, bu nedenle ödediklerin paranın iadesi gerekirken, davalının sadece 3.000,00 Euro borcu olduğunu kabul ettiğini beyan etmiştir. CEVAP Davalı şirket cevabında; müvekkilinin sadece 3.000,00 Euro borcu bulunup bu tutarı da icra dosyasına ödediğini, davacının kalan takibe konu alacağı ispatlaması gerektiğini, alacağın miktarı gereği senetle ispat edilmesi gerektiğini, davacının sunduğu evrakların senet ya da yazılı delil başlangıcı niteliğinde bulunmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın reddine ve % 20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının seyahat acentası olduğu, tarafların Cezayir'deki yolcuların Türkiye'ye gelebilmeleri ve konaklamaları ile yolculara gezi turları düzenlenmesi için anlaşma yaptıkları, ortaklık sözleşmesinin, merkezi Türkiye'de bulunan davalı şirket ile merkezi Cezayir'de bulunan ...Seyahat acentasını kapsadığı, ortaklık sözleşmesi sunulmuşsa da, vize ve seyahat masraflarına ilişkin, davacının davalıya yaptığı ödemeleri gösterir herhangi bir bilgi yada belgenin dosyaya ibraz edilmediği, her ne kadar davacı 20.000 Euro teminat ödemesine yönelik teslim makbuzunun fotokopisini sunmuş ise de, davacıya müteaddit defa ihtar edilmesine rağmen belge asıllarının sunulmadığı, yine paranın ödendiğine dair başkaca bir (dekont v.s) delil de sunulmadığı, davalı yetkilisinin isticvabında, fotokopiler altındaki imzanın ve para gönderildiğine yönelik iddianın kabul edilmediği, bu nedenlerle dosyada davacının iddiasını ispata elverişli delillerin bulunmadığı, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair delil de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin de karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı yetkilisinin isticvap edildiği son celseye kadar davalının sunulan evrakları ve evraklardaki imzayı inkar etmediğini, davalının sahte evrak düzenlendiğine dair suç duyurusunda da bulunmadığını, davalı vekilinin savunmanın genişletilmesi niteliğindeki imza inkarı beyanına muvaffakatları bulunmadığını, tarafların kendi e-postaları üzerinden yaptıkları yazışmaların değerlendirilmediğini, dava dilekçesinde her türlü yasal denilerek yemin deliline de dayanılmasına rağmen, yemin delilini kullanamadıklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacının 37.000,00 Euro ve 556,52 Euro olmak üzere toplam 37.556,52 Euro alacağın tahsili için İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlattığı, davalının asıl alacaktan 3.000,00 Euro borcu kabul edip, kalan miktar yönünden yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.1-Sözleşmenin tarafı .... adlı acentenin Cezayir Merkezli olduğu, icra dosyasına sunulan vekaletten davacı şahsın da Cezayir vatandaşı olduğu anlaşılmaktadır.5718 sayılı MÖHUK madde 48/1 ve 2 fıkralarında; "Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar" hükmü yer almaktadır.Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17. maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesine dava yoluyla başvuran davacının ve sahibi olduğu işletmenin yabancı uyruklu olup, mahkemece davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. 2-Taraflar arasında düzenlenen Ortaklık Sözleşmesi, davalı şirket ile davacının sahibi olduğu belirtilen .... adlı işletme arasında yapılmış olup, Mahkemece anılan işletmenin tüzel kişiliği bulunup bulunmadığı araştırılmadan karar verilmiştir. İşletmenin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu takdirde, davacının alacağı talep etme hakkı veya aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekecektir. Bu nedenle Mahkemece, davacı tarafa işletmenin kurulduğu ülkedeki yetkili Ticaret Sicili, Oda veya Kurum tarafından düzenlenmiş, işletmenin varlığını ve tescilini gösteren belgeleri ibraz etmesinin istenmesi, sonucuna göre davacının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığının tartışılması gerekirken, bu husus gözardı edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi de doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 355 ve 353/1.a.6 maddeleri uyarınca esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/306 Esas, 2021/961 Karar sayılı ve 07/12/2021 tarihli kararının HMK'nın 355. ve 353/1a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi11/12/2025