T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1356 KARAR NO : 2025/2519 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2023/672 Esas-2024/148 Karar DAVA TARİHİ : 10/09/2023 KARAR TARİHİ : 06/03/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAİRE KARAR TARİHİ : 31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/01/2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/672 Esas…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1356 KARAR NO : 2025/2519 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2023/672 Esas-2024/148 Karar DAVA TARİHİ : 10/09/2023 KARAR TARİHİ : 06/03/2024 DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali DAİRE KARAR TARİHİ : 31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/01/2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/672 Esas 2024/148 Karar sayılı dosyasından verilen 06/03/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket çalışanlarının sayaç okuma görevini ifa ederken davalının elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı kullandığının tespit edildiğini, tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden olduğunu, kaçak kullanım nedeniyle kaçak elektrik kullanım bedeli tahakkuk ettirildiğini ancak davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davaya konu icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması nedeniyle % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin bünyesinde kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, kaçak elektrik kullanımından müvekkili şirket yetkililerinin bilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirket yetkililerince yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde kaçak elektrik sayacına sadece bir fırının bağlı olduğunun görüldüğünü, fırının yaklaşık 2 senedir kullanılmadığını, elektrik tüketiminde bulunmadığını, müvekkili şirkette kullanılan ve elektrik harcayan tüm makinelerin kullanım karşılığının davacı şirket tarafından kesilen faturalarda görüldüğünü, müvekkili şirketin tamamında yer alan makinaların kullanım gücünün tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanım bedelini karşılamayacağını, müvekkili şirkette bulunan tüm makineler sürekli olarak çalışsa dahi böyle bir kaçak elektrik kullanım bedeline ulaşılamayacağını, zamanaşımına uğrayan alacaklar bakımından zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak; davanın reddine, davacı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: Mahkemece, kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanağa konu iş yerinin sahibi ve bu iş yeri nedeniyle elektrik abonesi olan davalının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davaya konu tutanağın düzenlenerek davacı tarafça tahakkukun yapılmasından sonra davaya konu faturanın düzenlendiği, her ne kadar yasal süre içinde davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış ise de, HMK'nun 128.maddesi uyarınca davalının kaçak elektrik kullanımı iddiasını inkar etmiş sayılmasının gerekmesi ile birlikte dosyaya sundukları dilekçede, kaçak elektrik kullanılmadığı, kullanılmış kabul edilse bile bu durumdan şirket yetkililerinin bilgilerinin bulunmadığı ve kaçak kullanımın sadece bir fırına bağlı olarak yapıldığı ve bu fırınında yaklaşık iki yıldır kullanılmadığı yönündeki iddialarının davalı tarafça kabul edilebilir yeterlilikte ve nitelikteki delillerle kanıtlanamadığı, tutanağın aksine ve tutanak gücünde bir delil sunulamadığı gibi şirket yetkililerinin kaçak kullanımdan haberdar olmadıklarına ilişkin savunmanın, davalı şirketin sorumluluğunu kaldırır nitelikte olmadığı, yalnız bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla belirttiği üzere tutanağa kaydedilen makinelerin tamamının tutanağa konu iş yerinde fiziki şartlar gereği bulunmasının ve kullanılmasının mümkün olmamasına ve tutanaktan sonra davalının, dava konusu .../... numaralı iş yerindeki makineleri ... kapı numaralı yere taşımasına göre bilirkişi tarafından makineler ile makinelerin kullanım gücü ve sürelerine ilişkin yapılan değerlendirme ve hesaplamaların yönetmelik hükümleri, tutanağa konu iş yerinin niteliği ve dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişi tarafından yapılan ayrıntılı, gerekçeli, usul, yasa ve dosya kapsamına uygun tespit, değerlendirme ve hesaplamaların ilgili mevzuata, dosya kapsamına, hükme ve denetime elverişli nitelikte olup, taraf vekillerince rapora itiraz edilmiş ise de, bir başka bilirkişiden rapor veya ek rapor alınmasını gerektirir rapor ve ek raporu çürütecek bilimsel verilere ve belgeye dayalı somut ve haklı hiçbir itiraz nedeninin bildirilmemiş olması karşısında taraf vekillerinin itirazlarında haklılık bulunmamasına bağlı olarak, başkaca bir rapor alınmasına gerek bulunmadığı, davaya konu alacağın kamu alacağı niteliğinde bulunmaması nedeniyle bilirkişinin raporunda avans faizi üzerinden ve KDV dahil olmak üzere yaptığı hesaplamanın ilgili mevzuata uygun olduğu, her iki tarafın tacir olup, kaçak elektrik kullanımına konu yerin ticarethane nitelikli olması nedeniyle avans faizi niteliğinde işlemiş gecikme faizi ve işleyecek faiz talep edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalının, davaya konu İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2023/419 sayılı icra dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazının kısmen iptali ile takibin 34.050,48 TL kaçak elektrik bedeli 74,48 TL gecikmiş gün faizi, 13,41 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 34.138,37 TL alacak ile işleyecek faiz yönünden asıl alacağa yıllık %10,75 oranını geçmemek koşuluyla bu oranda ve değişen oranlarda avans faizi ile faizin %18 oranında KDV'si üzerinden devamına, davacı tarafın fazlaya ilişkin 2.765.529,75 TL kaçak elektrik bedeli, 4.404,85 TL gecikmiş gün faizi, 792,87 TL faizin kdv'si olmak üzere toplam 2.770.727,47 TL'lik isteminin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın, mezkur bilirkişi raporunun yerel mahkemece hükme esas alınmış olup, kurulan hüküm tamamen dayanaksız, gerekçesiz ve somut gerçeklikten uzak olduğunu, -kaçak elektrik tespit tutanağı ve kaçak elektrik kullanım faturasının 30.05.2018 tarih 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri gereğince düzenlendiğini, -02.12.2022 ile 06.06.2022 tarihleri arası 180 gün için, yerinde yapılan kontrolde hattın üzerinden beslenen cihazların gücü olarak tespit edilen 219,30 kW güç üzerinden, tesisatın ‘'Avize, Aplik ve Diğer Elektrikli Aydınlatma Armatürleri İmalatı'' çalıştığı tespit edilmiş olduğundan "8" çalışma saat ile çarpılmasıyla, 219,30 x 180 x 8 = 315.792,00 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesinin mükerrer kaçak olmasından dolayı "2" katı ile çarpılması sonucu 2.799.580,23-TL'lik fatura oluşturulduğunu, -kaçak türü "harici hat" olduğu için Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45 ve 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi maddesine istinaden kaçak gün sayısı 180 gün alınarak hesaplama işlemi yapıldığını, -hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tespit edilen cihazların bu adreste olmadığının belirtildiğini, 02.12.2022 tarihinde kaçak tespit işlemi yapılırken tespit edilen cihazlar 14434992 tesisat numarasının bulunduğu ... Mahallesi ... Sokak no:.../... ..../... adresinde olduğu için güç tespiti işlemi bu hale göre yapıldığını, bilirkişinin keşif ile tespit ettiği tarihte iki farklı iş yerinde bulunan makinelerin güçlerinin kaçak tespiti tarihindeki güç tespitine göre baz alınarak işlem yapılmasında yönetmeliğe herhangi aykırı bir durum bulunmadığını, -hükme esas alınan mezkur bilirkişi raporunda her ne kadar "Tutanakta kayıt altına alınan elektrikle çalışan pres makinesi, giyotin, fırın yada vinç olarak adlandırılan makinelerin yanı sıra diğer cihazlarda, imal edilecek aydınlatma armatürünün niteliğine göre farklı zaman dilimlerinde ve güç değerlerinde, makinelerin biri yada birkaçı için elektrik kullanılabileceği aynı anda tümü için elektrik enerjisi kullanılmasının söz konusu olmadığı değerlendirilmektedir." şeklinde bir görüş bildirmiş olsa dahi bu görüşün kabulünün mümkün olmadığını, -davalının kaçak kullanım şekli harici hat olup bu tür durumlarda dağıtım sisteminden çekilen elektrik enerjisinin tespit edilebilmesi mümkün bulunmadığından yönetmelik gereği bu şekilde bir hesaplama yöntemi mevzuata bağlandığını, bilirkişinin sırf cihazların kullanılıp kullanılmadığı yönünde görüş bildirip hesaplamaya girişmesi ilgili yönetmeliğe aykırı olduğunu, mahkemenin mezkur raporu bu hususu gözetmeden hükme esas alması hukuka ve yönetmeliğe aykırılık teşkil ettiğini, -yine hükme esas alınan raporda bilirkişinin "güç tespiti yapılmasına, powermetre ile ölçüm yapılmamış olmasına, tutanakta imza kısımlarının doldurulmamasına" yönelik yaptığı değerlendirmelerin ise herhangi bir karşılığı bulunmadığını, yönetmelik ve sair mevzuata göre tutanağın mutlaka dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin en az iki personeli tarafından imzalanması gerektiğini, tespitin yapıldığı yerde kullanıcı veya hazır bulunanın imzası da alınabildiğini, fakat uygulamada tespitlerin neredeyse tamamında imzadan kaçılmakta ve bu durum tutanağa geçirilmekte olduğunu, kullanıcı veya mahalde hazır bulunana ait imzanın bulunmamasının zaptın geçerliliğini etkilemeyeceğini, şirketin bu konuda herhangi bir hukuki yükümlülüğü de bulunmadığını, bu halde tutanağın hukuka uygun olarak tutulduğunu, -yönetmelikte açıkça güç tespiti yapılmasından bahsedilmekle birlikte güç tespitinin ne yönde ve nasıl yapılacağı konusunda herhangi bir hüküm bulunmadığını, bu haliyle müvekkili şirket personellerinin gerçekleştirdiği güç tespitinde herhangi bir aykırılık bulunmadığını, bu haliyle bilirkişinin hukuka uygun güç tespitini kabul etmeyerek rapora esas alınamayacak tüketim endekslerini baz alarak kendince bir hesaplama yöntemi benimsemesi yönetmeliğe aykırı olduğu açık olduğunu, -kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli ve etkili deliller olduğunu, bu türden delillerin yine aynı düzeyde deliller ile aksinin ispatlanması gerekirken davacı taraf herhangi bir ispat aracı öne sürmeden sadece itiraz etmekle yetindiğini, bu doğrultuda alınmış görüntüler de ispat kuvvetini arttırır nitelikte bulunmakla birlikte kaçak faturalarının doğru belge ve bilgiye dayanarak tahakkuk ettirildiğini -bilirkişi raporuna yönelik itirazın değerlendirilmesi gerektiğini, çelişki barındıran söz konusu raporun hükme tek başına esas alınmasının Yargıtay kararlarına göre bozmayı gerektirdiğini, -takibe dayanak kaçak kullanım faturasının ilgili yönetmelik çerçevesinde mevzuata uygun olarak düzenlendiğini, mahkemece hatalı inceleme ve hesaplamalara dayalı tek bilirkişi raporunun karara esas alınması açıkça hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle sorumlu olduğu ve tahakkuk ettirilen fatura bedelini ödemediği iddiası ile davacı tarafça, davalı hakkında fatura bedelinin tahsili için yapılan icra takibinde davalının borca ve ferilerine ilişkin yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalının, davaya konu İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2023/419 sayılı icra dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazının kısmen iptali ile takibin 34.050,48 TL kaçak elektrik bedeli 74,48 TL gecikmiş gün faizi, 13,41 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 34.138,37 TL alacak ile işleyecek faiz yönünden asıl alacağa yıllık %10,75 oranını geçmemek koşuluyla bu oranda ve değişen oranlarda avans faizi ile faizin %18 oranında KDV'si üzerinden devamına, davacı tarafın fazlaya ilişkin 2.765.529,75 TL kaçak elektrik bedeli, 4.404,85 TL gecikmiş gün faizi, 792,87 TL faizin kdv'si olmak üzere toplam 2.770.727,47 TL'lik isteminin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir. Davalı taraf, kaçak elektrik kullanmadığını, kullanmış olsa bile tahakkuk ettirilen borç miktarının fazla hesaplandığını savunmuştur. Davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağının bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, HMK’nın 204/2. maddesinde hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle kaçak elektrik tespit tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3.HD 21/10/2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K.) Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; kaçak - usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağında davalıya ait iş yerindeki elektrikle çalışan bütün cihazların yazılı olduğunu, elektriksel güç toplamının 219,3 kw olarak belirtildiğini, davacı çalışanlarının powermetre ölçüm cihazı ile elektrik şebekesinden işyerinin o anda çektiği akım değerinin ölçmesi işleminin neden tercih edilmediğinin anlaşılamadığını ancak tutanakta kayıt altına alınan elektrikli araçların davalıya ait iş yerinin niteliğine ve faaliyetine uygun araçlar niteliğinde olduğunu, makinelerin davalı şirketin aydınlatma armatür imalatı için kullandığı makineler olduğunu, ayrıca davalının davaya konu iş yeri dışında aboneliğinin bulunduğu ve kapı numarası 11 olan bir iş yerinin bulunduğunu, dava konusu 13/A kapı nolu iş yerindeki yerinde incelemede davalı şirketin 04/09/2023 tarihinde 14434992 tesisat nolu aboneliği sonlandırdığı için iş yerinin boş durumda bulunduğunun görüldüğünü, komşularla yaptığı görüşmede iş yerinde var olan 5-6 makinenin bitişikteki 11 kapı nolu yere taşındığı bilgisinin alındığını, 11 nolu iş yerinin 2 katlı ve dava konusu 13/A nolu iş yerinden çok daha büyük mahal olduğunun görüldüğünü, davacı şirket görevlilerinin kaçak - usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı ve periyodik kontrol - tespit tutanağını tanzim ederken davalı şirketin kullanımında bulunan iki iş yerindeki elektrikle çalışan tüm makinelerin tutanaklara yazıldığının anlaşıldığını, periyodik kontrol - tespit tutanağı'nda belirtilen makinelerin büyüklüğü ve miktarının dava konusu tutanakta tespiti yapılan 13/A nolu iş yeri alanında tümünün yerleşimine uygun olmadığını, tutanakta kayıt altına alınan elektrikle çalışan pres makinesi, giyotin, fırın yada vinç olarak adlandırılan makinelerin yanı sıra diğer cihazlarda, imal edilecek aydınlatma armatürünün niteliğine göre farklı zaman dilimlerinde ve güç değerlerinde makinelerin biri yada birkaçı için elektrik kullanılabileceğini aynı anda tümü için elektrik enerjisi kullanılmasının söz konusu olmadığını, davacı şirketin mahkemeye gönderdiği kaçak kullanım fatura hesabında, temel alınan günlük kaçak kullanım miktarının 219,3kW x8 saat=1.754,4 kWh (kilovatsaat) olarak hesaplandığının ve bu işlemin 180 gün müddetle devam ettiğinin varsayılarak 1.754,4x180=315.792 kWh toplam kaçak kullanım miktarına varıldığını, davacı şirketten temin edilen elektrik tesisatı endeks dökümünden yararlanılarak dava konusu yerin günlük ortalama elektrik tüketim değerlerinin hesaplandığını, 13/A kapı nolu (14434992 tesisat nolu) ve 11 kapı nolu (14444616 tesisat nolu) iki çizelgede bulunan sayaç endeks değerleri karşılaştırıldığında 05/01/2022 ile 01/12/2022 tarih aralığında endeks değerinin düştüğünün görüldüğünü, davaya konu tutanakta iki iş yerinde bulunan tüm makinelerin kaçak elektrik kullanıldığı varsayılarak EPTHY 42.madde b bendine göre 180 gün üzerinden hesap yapıldığı iç intutanakta kaçak kullanım işleminin net bir şekilde ifade edilmediğini, ancak hazırlanan iki çizelgeden her iki aboneye de faturalanan elektrik tüketiminin mevcut olduğunun görüldüğünü, 05/01/2021 ve 05/01/2022 tarihleri aralığında günlük 38,68 kWh ortalama tüketimin, 05/01/2022 ve 01/12/2022 tarih aralığında 24,93 kWh değerine düştüğünü, kaçak kullanım işlemi iptal edildiği tarihten sonra 01/12/2022 ve 03/09/2023 tarihleri aralığında 45,78 kWh değerine yükselme nedeni olarak 13/A kapı nolu (4434992 tesisat nolu) yerde bulunan sayaç öncesi branşman kablosundan ek alınarak davalı tarafından bitişikte bulunan 11 kapı nolu(14444616 tesisat nolu) yerdeki bir yada birden fazla makinenin kaçak olarak beslendiğinin, kaçak işleminin iptali sonrasında sayaç endeksinin yükseldiğinin değerlendirildiğini, EPTHY42. madde (b) bendine göre hesaplamalarda göz önünde bulundurulacak kaçak kullanım gün sayısı miktarının 45.madde de 180 günden daha fazla olamayacağının ifade edildiğini, davacı tarafından hazırlanan tutanağa dayalı fatura hesabında günlük ortalama 219,3x8 = 1.754,4 kWh değerinin baz alındığını, 11 kapı nolu ( 14444616 tesisat nolu) tüketim noktasının elektrik tüketim endeks dökümünden faydalanılarak 2021-2024 yılları arası yaklaşık altışar aylık (180 Gün) dilimler halinde endeks durumu çizelgesi dikkate alındığında, davacı şirket tarafından temel alınan 06/06/2022 ile 02/12/2022 tarih aralığında günlük ortalama endeks değerinin 22,64 kWh değerine düştüğünü, kaçak elektrik kullanım iptali sonrasında aynı dönem günlük ortalama kullanım miktarının 52,64 kWh değerine ulaştığını, EPTHY 44.maddesinin 3. fıkrası hükmü uyarınca kaçak - usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı mevcut bulunmadığı için ihtilafsız olan aynı dönem endeks değerleri baz alınarak 52,64 kWh x180 gün= 9475,2 kWh miktarı üzerinden hesaplama yapılabileceğini, davacı şirket tarafından hazırlanan kaçak kullanım tüketim faturasında, EPTHY 46.maddesine dayalı olarak kaçak kullanım çarpanının 2 olarak alındığını, dava dosyasında bu işleme yönelik bir evrak ve bilgi olmadığı için 46.maddenin 2.bendine dayalı olarak çarpanın 1,5 olarak dikkate alınması suretiyle hesap yapıldığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 35.maddesi hükmü ile aynı yönetmeliğin Tanımlar ve Kısaltmalar başlıklı 4.i maddesinde; gecikme zammı: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 51.maddesine göre belirlenen gecikme zammını tanımlamak için kullanıldığını, ancak davaya konu alacağın, amme alacağı niteliğinde olmadığı gibi, elektriğin kullanım yerinin ticarethane olarak kayıtlı olduğunu, Yargıtay kararları gereği ticari faiz oranlarının uygulanması gerektiğini, ticari faiz oranlarının işletilmesi gerektiğinin kabulü halinde 34.050,48 TL Kaçak Kullanım Bedeli, 74,48TL İşlemiş Faiz, 3,41 TL KDV olmak üzere toplam 34.138,37 TL alacak talep edebileceğini, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi talebinde bulunulabileceğini bildirmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntılarıyla belirttiği üzere taçak tespit tutanağına kaydedilen makinelerin tamamının tutanağa konu iş yerinde fiziki şartlar gereği bulunmasının ve kullanılmasının mümkün olmadığı ve tutanaktan sonra davalının, dava konusu 13/A numaralı iş yerindeki makineleri 11 kapı numaralı yere taşıdığı, bilirkişi tarafından makineler ile makinelerin kullanım gücü ve sürelerine ilişkin yapılan değerlendirme ve hesaplamaların tutanağa konu iş yerinin niteliği ve dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişi raporunda kaçak tutanak tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine ve dosya kapsamına uygun hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, kaçak elektrik tespit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığından bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/672 Esas 2024/148 Karar sayılı dosyasında verilen 06/03/2024 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 31/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.