T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/3359 KARAR NO: 2026/47 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/07/2025 NUMARASI:2025/501 Esas- 2025/622 Karar DAVANIN KONUSU:Tapu İptali ve Tescil KARAR TARİHİ:15/01/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı ile davalı arasında Karta…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/3359 KARAR NO: 2026/47 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/07/2025 NUMARASI:2025/501 Esas- 2025/622 Karar DAVANIN KONUSU:Tapu İptali ve Tescil KARAR TARİHİ:15/01/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı ile davalı arasında Kartal ... Noterliğinde düzenlenen 16/11/2015 tarih ve ...yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Konut Satış Vaadi Sözleşmesi gereği, İstanbul İli Kartal İlçesi 2694 Ada 382 Parsel... Daire nolu Bağımsız bölümün anahtar teslimi şekliyle tapu devrinin yapılıp davacıya 30 Temmuz 2016 tarihinde teslim edilmesi gerekirken halen teslim edilmediğini, Noterde yapılan mezkur taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde söz konusu taşınmazın tamamının KDV hariç 840.000-TL Bedel üzerinden anlaştıklarını, 495.887,00TL Peşinat ve 344.113,00 TL karşılığında davacıya tescilinin yapılacağının vaad edildiğini, davacının belirlenen bu bedeli sözleşme tarihinde davalı tarafa ödediğini, ancak sözleşmenin karşı edimi olan taşınmazın davacı adına tescili borcu yerine getirilmediğini belirterek dava konusu İstanbul İli Kartal İlçesi 2694 Ada 382 Parsel ... Daire nolu Bağımsız bölümün davalı şirket adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle görev itirazında bulunduklarını, Davacının ve davalının ticari şirket olmasından dolayı taraflar arasındaki ilişki ticari niteliğinde olduğunu, davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı şirketin Eski İstanbul, Kartal, 115 pafta, 2694 ada, 382 parsel - yeni 10090 ada | parseldeki “...” projesini süresinde bitirme konusunda azami gayret sarfetmekte olduğunu, inşaatın son aşamasına getirmiş bulunduğunu, İnşaatın ilk planlanan süre içerisinde bitirilememesi davalıdan kaynaklanmadığını, İnşaat yapımı sırasında yüklenici şirketlerde yaşanan ve ölümle sonuçlanan iş kazaları sebebiyle işin tamamlanmasının geciktiğini, kaza alt taşeronlara bağlı işçilerin geçirdiği ölümlü iş kazaları olduğunu, davalının hiçbir sorumluluğu bulunmamasına rağmen bu kazalar sebebiyle inşaatın yapımının geciktiğini, taşınmazlara ilişkin sözleşmelerin şekil şartına uygun olarak noterde yada tapu müdürlüğünde yapılması gerektiğini belirterek taraflar arasındaki taşınmaza ilişkin sözleşme şekil şartını taşımadığından ve geçerli sözleşmeye dayanmayan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 16/07/2025 tarihli, 2025/501 E, 2025/622 K sayılı kararı ile,“Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,Yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulmasına ve buna göre sonuçta:07/06/2023 tarihli sayman mutemedi alındısı ile tahsil edilen 179,90 TL peşin harç ile 04/07/2024 tarihli sayman mutemedi alındısı ile tahsil edilen 68.231 TL'nin toplamı olan 68.410,90 TL den maktu karar harcı 615,40 TL'nin mahsubu ile artan 67.795,50 TL'nin kararın kesinleşmesine bağlı olarak ve talep halinde davacı tarafa iadesine,Davacı tarafça peşin ödenen harçlar ve keşif harcı dahil olmak üzere davacı tarafından yapılan toplam 15.764 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,Kararın mahiyeti ve davanın konusuz kalma aşaması da gözetilerek davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,” şeklinde karar verilmiş, davacı vekilinin 06/08/2025 tarihli dilekçesi ile HMK m.304 gereği, karar tebliğ edilmediğinden dosya üzerinden inceleme yapılarak, hükmün 3. fıkrasının "30.000TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin "463.710,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde düzeltilmesinin talep edilmesi üzerine,10/10/2025 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi kararı ile“Davacı vekili tarafından 31/07/2025 tarihli dilekçe ile hüküm fıkrasında yer alan maddi hatanın düzeltilmesinin talep edildiği, infazda tereddüt oluşturmaması ve usul ekonomisi gereği Mahkememizin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen 16/07/2025 tarihli ilamının hüküm kısmının 3 nolu bendinin çıkarılarak; "3- Kararın mahiyeti ve davanın konusuz kalma aşaması da gözetilerek davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 463.710 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde tashihine hükmün devamının aynı şekilde teselsül ettirilmesine,Bu düzeltmenin söz konusu 16/07/2025 tarihli ve 2025/501 Esas, 2025/622 Karar sayılı ilama ve nüshalarına eklenmesine,İlişkin olmak üzere tarafların yokluğunda ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.” Şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, mahkemenin HKM 304. Maddesindeki düzenleme gereğince taktir ettiği vekalet ücretiyle ilgili kararını bu madde kapsamında değiştirmesinin hukuken mümkün olmadığını, ortada bir hesaplama hatasının bulunmadığını, müvekkili aleyhine verilen vekalet ücretinin ağırlaştırılması yönünde verilen yeni bir kararın söz konusu olduğunu, bu sebeple maddi hata düzeltim kararının kaldırılması gerektiğini, taraflar arasında yapılan 30.11.2023 tarihli protokol ile bu davada dahil olmak üzere taraflar arasındaki ihtilaflarla ilgili anlaşma sağlandığını, bu protokol gereğince davacı ... şirketinin davalardan feragat edeceğinin düzenlendiğini, müvekkilinin bu protokol gereğince yükümlüklerine yerine getirdiğini ve davaya konu taşınmazın tapusunu davacı tarafa vermiş olmasına rağmen davacının protokol hükümlerine göre bu davadan vazgeçmeyerek davasına devam ettiğini, Mahkemenin taraflar arasındaki bu protokol hükümlerini dikkate almadan müvekkilinin yargılama giderinden vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının tarafların sulh protokolüne aykırı olduğunu, Kartal ... Noterliğinde düzenlenen 16/11/2015 tarih ve ...yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Konut Satış Vaadi Sözleşmesinin "Yükümlülükler ve Taahhütler " başlıklı 10.10 maddesinde; "Tapu devri tüm işlemlerin bitmesi ile birlikte yapılacaktır. Alıcı borcu bitmiş olsa da tapu devrini derhal isteyemez." şeklinde taraflarca kararlaştırıldığını, bu açık düzenleme gereğince davacının tapuyu isteyebilmesi için taşınmazla ilgili tüm işlemelerin bitmesinin esas olduğunu, müvekkilinin buna rağmen tapuyu devrettiğinden tapunun dava edilerek iptal ve tescili talebi mümkün olmadığından yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirterek İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/501 E. ve 2025/622 K. sayılı kararının ve maddi hata düzeltilmesi kararının kaldırılmasın karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmesi nedeni ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.Eldeki davada, taraflar arasında imzalanan Kartal ...Noterliği’nin 16/11/2015 tarihli Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Konut Satış Vaadi Sözleşmesi ile İstanbul İli, Kartal İlçesi, ... Mah., 10090 ada 1 parsel, .. Blok, ...kat, 276 nolu bağımsız bölümün (sözleşmede 382 parsel, A Blok, ... nolu daire) KDV hariç toplam 840.000 TL bedel mukabilinde satışının kararlaştırıldığı, satış bedelinin 495.887 TL’lik kısmının peşin, kalan 344.113 TL’lik kısmının ise garanti barter çeki ile ödendiği, 30/07/2016 tarihinde teslimin kararlaştırıldığı, süresinde teslim ve tapu devrinin yapılmaması nedeni ile eldeki davanın açıldığı, yargılama aşamasında 11/12/2023 tarihinde davacı tarafa devredildiği, bunun üzerine konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davacı lehine 30.000 TL maktu vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin 06/08/2025 tarihli dilekçesi ile HMK m.304 gereği, hükmün 3. fıkrasının "30.000TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin " 463.710,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde düzeltilmesini talep etmesi üzerine, ilk derece mahkemesince 10/10/2025 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi kararı ile kararın mahiyeti ve davanın konusuz kalma aşaması da gözetilerek davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 463.710 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekilince 16/07/2025 tarihli karar ile mahkemesince 10/10/2025 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin tashih kararına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinden, Bilindiği üzere; hükmün tashihi ve tavzihi 6100 sayılı HMK. nun 304. devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 305. maddeye göre "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." Ayrıca 6100 sayılı HMK. nun 304. maddesine göre ise " Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hakim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar,mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir."düzenlemesi yer almaktadır.Somut olayda, değinilen yasa maddeleri gözetildiğinde, davacı lehine hükmedilen maktu vekalet ücretinin hükmün tashihi yolu ile nisbi vekalet ücretine çevrilemeyeceği, hükümdeki vekalet ücretinin yanlış hesaplandığı yolundaki isteğin tashih koşullarını barındırmadığı ve tashih konusu yapılamayacağı açık olduğundan davalı vekilinin tashih kararına yönelik istinaf başvurusu yerindedir.Davalı vekilinin,16/07/2025 tarihli, 2025/501 E, 2025/622 K sayılı karara karşı istinaf başvurusunun incelenmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326 ncı maddesinde, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir.Bu yargılama giderleri, hem davayı kazanan tarafça daha önce peşin olarak ödenen hem de dava sonunda ödenmesi gereken harç ve masraflar ile yargılama gideri olan vekalet ücretidir.AAÜT genel hükümlerin 6. maddesinde;"Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." düzenlemesi mevcuttur. Yine aynı tarifenin 13/(1) ve (2) hükümlerinde ise; "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." denilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, yargılama aşamasında taşınmazın davacı tarafa devredilmesi nedeni ile davanın konusuz kaldığı, davacı tarafın Kartal ...Noterliği’nin 16/11/2015 tarihli Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Konut Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca edimlerini yerine getirdiği, ancak taşınmazın süresinde teslim ve tapu devrinin yapılmaması nedeni ile eldeki davanın açıldığı, buna göre davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet verdiği, hal böyleyken konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekili her ne kadar taraflar arasında akdedilen protokol hükümlerine göre yargılama masraflarından sorumlu tutulmamaları gerektiğini savunmuş ise de, bahse konu protokole göre karar verilmediği, davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Eldeki uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibari ile toplam değeri 3.996.375,00 TL olarak saptanmış, bu değer üzerinden peşin nisbi harç ile tamamlama harcı ikmal edilmiş olup bu miktar üzerinden davacı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, 16/07/2025 tarihli hükme karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmadığından karar bu yönü ile davalı lehine kesinleşmiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin 16/07/2025 tarihli, 2025/501 E, 2025/622 K sayılı kararına karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin 10/10/2025 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi kararına karşı istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin 10/10/2025 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle, davacı vekilinin tashih talebinin reddine temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verilmesi kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesinin 16/07/2025 tarih ve 2025/501 esas 2025/622 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin 10/10/2025 tarihli maddi hatanın düzeltilmesi kararına karşı istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Hukuk Mahkemesinin 10/10/2025 tarih ve 2025/501 esas 2025/622 Karar sayılı TASHİH KARARININ KALDIRILMASINA,HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle ; 3-Davacı vekilinin tashih talebinin REDDİNE, 4-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile 304,40TL bakiye harcın davalıdan tahsiline, 5- Tashih yönünden davacı tarafından yatırılan 615,40TL istinaf maktu karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b/1 bendi ile aynı kanunun 361. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026