Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.2007 tarihinden itibaren arıza, bakım ve onarım servislerinde çalıştığını, dava dışı alt işverenler ile kurulan ilişkinin muvazaalı olduğunu, bu hususun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu raporu ve kesinleşmiş Mahkeme kararı ile sabit olduğunu, dava dışı Boğaziçi Elektrik ve Dağıtım AŞ'nin (BEDAŞ) asıl işveren olduğunu, özelleştirme sonrasında dava dışı BEDAŞ'ın kamuya ait tüm hisselerinin davalıya devrolduğunu, BEDAŞ'ın tüze
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.2007 tarihinden itibaren arıza, bakım ve onarım servislerinde çalıştığını, dava dışı alt işverenler ile kurulan ilişkinin muvazaalı olduğunu, bu hususun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu raporu ve kesinleşmiş Mahkeme kararı ile sabit olduğunu, dava dışı Boğaziçi Elektrik ve Dağıtım AŞ'nin (BEDAŞ) asıl işveren olduğunu, özelleştirme sonrasında dava dışı BEDAŞ'ın kamuya ait tüm hisselerinin davalıya devrolduğunu, BEDAŞ'ın tüzel kişiliğinin devam ettiğini, tüm işçilerin iş sözleşmelerinin davalı Beda Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri AŞ'ye (BEDA AŞ) devredildiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin de 01.09.2013 tarihinde davalı Şirkete devredildiğini, müvekkilinin 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, bir ay içerisinde 2 hafta tatilinde çalışmasına devam ettiğini, müvekkilinin üyesi olduğu sendika ile imzalanan 14 ve 15. Dönem Toplu İş Sözleşmeleri'nden müvekkilinin yararlandırılmadığını ileri sürerek ilave tediye, fazla çalışma, fark ücret, sosyal yardım, ikramiye, iş güçlüğü tazminatı, bakım tazminatı, gıda yardımı, elektrik yardımı, cumartesi çalışma zammı, pazar çalışma zammı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu fazla çalışma ve cumartesi çalışması alacağı ile ikramiye alacağının hesabına ve faize ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.