TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/2316 KARAR NO : 2025/1865 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/09/2025 NUMARASI : 2025/115 Esas - 2025/600 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 29/12/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/06/20…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/2316 KARAR NO : 2025/1865 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/09/2025 NUMARASI : 2025/115 Esas - 2025/600 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 29/12/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/06/2014 tarihinde kimliği meçhul olan bir aracın yaya olan müvekkiline çarptığını ve yaraladığını, davalıya 20/07/2018 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen taraflarına ödeme yapılmadığını belirterek şimdilik 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100 TL maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 200 TL tazminatın davalıdan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili kuruma geçerli bir başvuru yapılmaksızın huzurdaki dava ikame edildiğinden davanın dava şartı eksikliğinden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın 11/07/2025 harçlandırma tarihli talep arttırım dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden kabulü ile; 268.000 TL maddi tazminatın (267.900 TL sürekli iş göremezlik ve 100 TL geçici iş göremezlik) 02/08/2018 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Hesabı vekili, müvekkil kurumun başvuruyu değerlendirmek adına talep etmiş olduğu belgeleri kuruma iletmek yerine, söz konusu başvuruyu reddedilmiş gibi haksız ve mesnetsiz olarak dava açma yoluna gidildiğini, tazminat talebi zamanaşımına uğradığından trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin davacı tarafça ispatı gerektiğini, başvuru sahibinin geçici iş göremezlik tazminatı talebi ... hesabından karşılanacak zararlar arasında yer almadığını, zarar görenin kazadan kaynaklı maluliyet oranının da yetkili kurumlarca tespiti gerektiğini, dosyaya sunulan ilgili sağlık kurulu raporu yönetmelik hükümlerinin aradığı şartları taşımadığını, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, ... Hesabının temerrüde düşmediğini, hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 109. maddesinin 1. fıkrası uyarınca; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre de dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.Somut uyuşmazlıkta trafik kazası 21/06/2014 tarihinde gerçekleşmiş, davacı yaralanmıştır. Eylem (TCK'nin 89/1.maddesi) için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Eldeki dava 17/09/2018 tarihinde açıldığına göre zamanaşımı süresi dolmadığından davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. Davacı vekili, 20/07/2018 tarihinde davalıya başvurusunu yaptıktan sonra verilen olumsuz yanıt üzerine dava açtığına göre KTK'nin 97.maddesindeki başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü ile davalı yönünden başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasının itibaren faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Dosya içeriğinde yer alan müzekkere cevabına göre davacıya söz konusu kaza nedeniyle SGK tarafından ödenen rücuya tabi ödeme bulunmadığının kabulünde isabetsizlik yoktur.Davacının maluliyet durumunun, Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi'nin uygun yönetmelik hükümlerini gözeterek düzenlediği raporla belirlendiği anlaşılmaktadır. Anılan raporda davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile maluliyet arasında uygun nedensellik bağının kurulduğu, raporun yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla, bu konudaki davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,65 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için belirlenen kalıcı maluliyet oranı, geçici maluliyet süresi, kaza tarihindeki yaşı, asgari ücret üzerinden geliri esas alınarak, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre düzenlendiği ve kusur oranında tazminatın belirlendiği anlaşılmakla usule, yasaya ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından bu hususlara değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Yine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nin 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı kararında; "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa ... Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik gideri tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacının yaralanmasının kimliği tespit edilemeyen bir aracın yaptığı trafik kazası sonucunda olduğunun ispat edilemediği iddiası Dairemizin 2021/1995 E. ve 2024/1868 K. sayılı kaldırma ilamında değerlendirildiğinden bu yöndeki istinaf itirazları yeniden incelenmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 18.307,08 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 5.192,4 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.114,68 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/12/2025