9. Hukuk Dairesi 2025/8310 E. , 2025/10291 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3116 E., 2025/2132 K. MAHKEMESİ : İstanbul 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/812 E., 2015/1113 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruş…
9. Hukuk Dairesi 2025/8310 E. , 2025/10291 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3116 E., 2025/2132 K. MAHKEMESİ : İstanbul 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/812 E., 2015/1113 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin, ... ... Sendikasına üye olduklarını, üyelerin ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini dolayısıyla sendika malvarlığı ve nakit fonlarını korumakla görevli olan Sendika Yönetim Kurulunun kanun ile Tüzük'e aykırı karar ve işlemleri ile Sendikanın nakdi malvarlığını koruyamadığını, aldığı kararlar neticesinde Sendikayı zarara uğrattığını, davalı Yönetim Kurulunca Sendika için herhangi bir gereksinim bulunmadığı hâlde piyasa rayiç bedelinin çok üstünde bir fiyatla gerçekleştirilen taşınmaz alım işleminin kanuna ve Ana Tüzük'e aykırı olduğunu, ... ... Sendikasının gereksinimleri açısından yeni bir taşınmaz alımı hususunda bir ihtiyaç ve gereklilik bulunmadığı hâlde, ayrıca yeterinden fazla gayrimenkulü de mevcut iken, ayrıca Yönetim Kuruluna gerekli taşınmaz alımı hususunda yetki veren Genel Kurul kararına aykırı olarak, davalı Yönetim Kurulu kararı ile henüz temel aşamasında olan ... ... projesinden oldukça yüksek bir bedelle (24.000.000,00 [yirmi dört milyon] USD) ve her basiretli iş adamının bileceği üzere noterden yapılmış satış vaadi sözleşmesi yerine üstelik bedeli peşin ödenmek suretiyle, ana arterlerde olmayan, boğaz görmeyen iki ofis katının satın alındığını, ihtiyaç bulunmayan bir taşınmaz alımını rayiç fiyatların çok üzerinde gerçekleştiren davalıların bu zararlandırıcı işlemden sorumlu olduklarını, Yönetim Kurulu tarafından Genel Kurulca verilen yetki aşılmak suretiyle alım gerçekleştirildiğini, davaya konu taşınmazın emsallerine göre çok yüksek bedelle satın alındığının Sermaye Piyasası Kurulu onaylı bağımsız gayrimenkul değerleme şirketinden alınan rapor ile tespit edildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen Gayrimenkul Satın Alma Komisyonu üyesi olan Yönetim Kurulu üyelerinden tahsiline ve Sendikaya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; satın alma komitesinin esasen ..., ... ve ...’dan oluştuğunu ve ...’nın ise Sendikanın müvekkilini yanlış yönlendirmesi sebebi ile sehven taraf olarak gösterildiğinin anlaşıldığını belirtmiş ve asıl davada ileri sürülen iddiaları tekrar ederek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Gayrimenkul Satın Alma Komisyonu üyesi olan davalıdan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000,00 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte, asıl dava ile birleştirilecek davada davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline ve Sendikaya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin (dava dışı) ... ... Sendikasının Gayrimenkul Satın Alma Komisyonu üyesi olmadığı gibi, söz konusu Sendikanın Yönetim Kurulu (asıl) üyesi de olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Asıl davada davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, iç denetim yolları tüketilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkillerinin üyesi olduğu Gayrimenkul Satın Alma Komisyonunun, Yönetim Kurulu tarafından oluşturulmuş bir komite niteliğinde olup icrai karar alma yetkisi bulunmadığını, Gayrimenkul Satın Alım Komitesinin görevinin, Sendikanın ihtiyaçlarını karşılayabilecek alternatif taşınmazları değerlendirip, uygun gördüğünü Yönetim Kuruluna önermekten ibaret olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 3. Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, Genel Kurul tarafından Yönetim Kurulunun ibra edildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sendikanın, gerekli olan taşınmazları almak üzere Yönetim Kuruluna yetki verdiği, Yönetim Kurulunun taşınmaz alınmasına karar verdiği, taşınmaz alımı için Gayrimenkul Satın Alım Komisyonu kurulduğu, Komisyonun gerekli araştırmayı yaptığı, alınması değerlendirilen taşınmazları belirleyip Yönetim Kuruluna teklif ettiği, Yönetim Kurulunun, Komisyonun belirlediği taşınmazların satın alınmasına karar verdiği, Yönetim Kurulunun taşınmazların gerekli olup olmadığını Sendika Tüzüğü'nün 3. maddesindeki "ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini mevzuat çerçevesinde, korumak, geliştirmek" ibarelerine dayanarak takdir hakkını taşınmazların alınmasının Sendika açısından gerekli olduğu yönünde kullandığı, bu karara karşı itirazlar üzerine Denetleme Kurulunun inceleme yaparak Yönetim Kurulu kararının mevzuata uygun olduğunu tespit ettiği, Genel Kurulun 26.03.2016 tarihli toplantısında, Yönetim Kurulunun ve Denetleme Kurulunun yaptığı iş ve işlemlerin ibrasına karar verildiği, ibra kararının kanun veya Tüzük'e aykırı bir yönünün bulunmadığı, hukuka aykırı olmadığı, usul yönünden eksik bir yönünün bulunmadığı, taşınmazların fahiş fiyata alınıp alınmadığı ve Sendikanın zarara uğratılıp uğratılmadığı hususlarının Genel Kurulda ibra öncesi tartışılarak oy çokluğuyla ibraya karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkeme kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Sendikanın zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta, dava dışı ... ... Sendikasının zarara uğradığı iddiasıyla Sendika üyeleri tarafından dava açılmış ise de davanın Sendika tüzel kişiliği tarafından açılması gerektiği, Sendika tüzel kişiliği tarafından açılacak dava bakımından ise Sendika üyelerinin Sendika tüzel kişiliğini temsil yetkisi bulunmadığı, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 80. maddesi atfı ile uygulama alanı bulan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 85/1 hükmünde yer alan "Yönetim kurulu, derneğin yürütme ve temsil organıdır." düzenlemesi ile Sendika Tüzüğü'nün 23. maddesi gereğince Sendika tüzel kişiliğini temsile yetkili organın Sendika Yönetim Kurulu olduğu gözetildiğinde, davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığı tartışmasızdır. Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekmekteyken işin esasının incelenmesi doğru değil ise de davalıların temyizi bulunmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıda yer alan açıklamaya göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.