T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/639 KARAR NO : 2026/111 BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.11.2024 NUMARASI : 2022/569 Esas - 2024/856 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-... - ... VEKİLİ : Av. ..., DAVALI : 2-G…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/639 KARAR NO : 2026/111 BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20.11.2024 NUMARASI : 2022/569 Esas - 2024/856 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-... - ... VEKİLİ : Av. ..., DAVALI : 2-GÜVENCE HESABI VEKİLİ : Av...., DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av...., DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle) BAŞVURU TARİHİ : 27.01.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 17.04.2025 KARAR TARİHİ : 16.01.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 27.01.2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.06.2016 tarihinde davalı ...'un kullandığı 41 ... plakalı motosikletin yaya halde bulunan müvekkiline çarpması ile meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, bu kazayla ilgili Gebze Çocuk Mahkemesinin 2019/447 Esas sayılı dosyasıyla görülen ceza davasında davalı ...'un tam ve asli kusurlu olduğu kabul edilerek adli para cezasına mahkum edildiğini, dosyada bulunan Gebze Fatih Devlet Hastanesinin 18.10.2018 tarih ve 1997 numaralı engelli sağlık kurulu raporuyla müvekkilinin %8 maluliyeti olduğunu, Adli Tıp Kurulu Raporundan anlaşılacağı üzere müvekkilinin %3,3 maluliyeti bulunduğunu, müvekkilinin 04.12.2017 tarihinde Güvence Hesabına tazminat ödenmesi için başvuru yaptığını, ancak Güvence Hesabı'nın 24.05.2019 tarih 20937 sayılı yazısı ile talebi reddettiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, 04/03/2020 tarih 2020/20790 karar sayılı hükmü ile müvekkiline tazminat ödenmesine karar verildiğini, güvence hesabının itirazı üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti 11/09/2020 tarih 2020/İHK-12828 karar sayılı ilamı ile tazminat talebinin reddedildiğini, bu sebeple müvekkilinin hastane raporları ile tevsik edilen maluliyeti sebebiyle oluşan maluliyet ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan kayıplar için tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen şimdilik belirsiz alacak olarak 100,00 TL maddi tazminatın, ve davalı ...'dan 30.000,00TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Güvence Hesabı cevap dilekçesinde; davacının, dava açmadan evvel dava şartı olan sigorta şirketine başvuru yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davanın usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, davacı tarafça meri mevzuata uygun bir maluliyet raporu ibraz edilmediğinden ödeme yapılmadığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacının kusur oranının dikkate alınması gerektiğini, maddi tazminat için talep edilen faizin başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesi ile davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının sürekli iş göremezlik tazminatı olarak tespit edilen toplam 733.592,93 TL'nin 05.06.2016 itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabul-kısmen reddine, davalı Güvence Hesabı yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulüne, 733.592,93 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihi olan 05/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 15.000,00 TL'nin olay tarihi olan 05/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... vekli tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece tam ve eksiksiz bir araştırma yapılmadan karar verildiğini, yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını ve yargılamanın taraflı bir şekilde ilerlediğini, kusur tespitine ilişkin raporun denetime elverişli ve açıklayıcı olmadığını, davacının da meydana gelen kazada kusurlu olduğu, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket ettiği ortada iken bu hususun da göz ardı edildiğini, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermemek adına davacının kaza dolayısıyla sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının dahi araştırılmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu, davacının asgari ücretle kendisini ve ailesini geçindirmeye çalışan bir insan olduğu hususunun dikkate alınmadığını, ayrıca reddedilen miktar yönünden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun da eksik bırakıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklı uğranılan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu 05.06.2016 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davacının kemik kırığı geçirecek şekilde yaralanmış olduğu anlaşılmaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümleri gibi kuruluşlarınca, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetlerinden ve olay tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Yönetmeliğine uyularak alınması gerekmektedir. Maluliyetin doğru yönetmeliğe göre tespitinin sağlanması önem arz etmektedir. Bu bakımdan olay tarihi; 11.10.2008 tarihinden önce ise "Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü" 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" , 01.09.2013 - 01.06.2015 tarihleri arası "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği", 01.06.2015 - 20.02.2019 tarihleri arası "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik" , 20.02.2019 tarihinden sonra kaza tarihinde yetişkin olan bireyler yönünden" Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik", kaza tarihinde ergin olmayan bireyler yönünden ise "Çocuklar İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda tazminata konu olay 05.06.2016 tarihinde meydana geldiğine göre o tarihte yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik" hükmü esas alınarak; Adli Tıp Kurumu ya da Üniversitelerin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıklarından maluliyet oranın belirlenmesi zorunludur. Oysa Mahkemece maluliyet oranın tespiti için olay tarihinde henüz yürürlüğe girmemiş olan " Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" ekindeki cetvellerden yararlanılmak suretiyle "Çocuklar İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.ihtisas Dairesinden rapor alınması yoluna gidildiğinden; anılan rapora göre davacının maluliyetinin belirlenmesi doğru görülmemiştir. Şu halde, Mahkemesince yapılması gereken iş, kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu ya da Üniversitelerin Adli Tıp A.B.D Başkanlıklarından yeni bir maluliyet raporu alınması, davacının belirlenecek maluliyet oranın hükme esas alınan önceki rapora göre daha az olduğunun anlaşılması halinde ise davacı tarafça mahkemesince verilen ilk karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından; aleyhe kanunun yolu yasağı ve usûli kazanılmış haklar gözetilerek hükme esas alınan aktüerya raporu tarihindeki ücret verilerine ve fakat yeni belirlenen maluliyet oranına göre ek aktüerya raporu alınarak; eldeki dava hakkında bir karar vermekten ibaret olacaktır. İlk derece mahkemesi tarafından, kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenen maluliyet raporu esas alınarak karar verilmesi dairemizce, H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında "davanın esasına etki edecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden; kaldırma kararının mahiyeti gereği manevi tazminata ilişkin istinaf sebepleri ile sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak yöntemince araştırma yapılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.11.2024 tarih 2022/569 esas, 2024/856 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27.01.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır *Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*