(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2012/6546 E. , 2012/8442 K. "" MAHKEMESİ : ...İCRA MAHKEMESİ Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanıklar ..., ...'nin beraatlerine karar verilmiş, hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya gönderilmekle Dairemizce yapılan inceleme sonunda 17.10.2011 tarihli karar ile mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 24.1…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2012/6546 E. , 2012/8442 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...İCRA MAHKEMESİ Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanıklar ..., ...'nin beraatlerine karar verilmiş, hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya gönderilmekle Dairemizce yapılan inceleme sonunda 17.10.2011 tarihli karar ile mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 24.11.2011 tarihli itirazı üzerine, Ceza Genel Kurulunun 10.07.2012 tarih ve 2011/515 Esas, 2012/338 sayılı kararı ile 6352 sayılı yasanın 99 ve 101. maddeleri uyarınca itirazın Dairemizce değerlendirilmesi için dosya yeniden gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak;GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Somut olayda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında; İİK'nun 44. maddesinde “ticareti terk eden tacir” ifadesi kullanılmış olup bu ifadenin yalnızca gerçek kişi tacirleri kapsadığına ilişkin herhangi bir kısıtlayıcı hükmün bulunmadığı, bu sebeple limited şirketlerin temsil ve idareye yetkili müdürlerinin de, şirketin ticareti terk etmeleri halinde İİK'nun 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin bir istisna getirilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi cezalandırılmalarına bir engel bulunmadığı; diğer yandan, İİK'nun 44. maddesinde yapılan değişikliğin “ticareti terk eden kötü niyetli borçluların” bu davranışlarının önlenmesi amacıyla yapıldığının da gerekçede açıkça ifade edildiği, Yüksek Özel Dairenin kararında tüzel kişi tacirler hakkında 44. maddesinin 2. fıkrasının uygulama kabiliyetinin olmadığı belirtilmiş ise de, aynı maddenin birinci fıkrasının gözönüne alınmadığı belirtilmiş ve bozma kararı verilmesi gerekirken onama kararı verilmesinin isabetsizliği ileri sürülerek hükmün bozulması talep edilmiştir. Ticareti terk hükümlerine muhalefet suçunun oluşabilmesi için gerekli en önemli unsurlardan biri de, borçlu hakkında kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması zorunludur. Somut olayda; Cumhuriyet Başsavcılıkları İle Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 92. maddesi yollaması nedeni ile Ceza Mahkemesi Kalem Yönetmeliğinde hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin (eski Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşlerine Ait Yönetmeliği) 36. maddesi gereğince, “dava, dava dilekçesinin tevzi edilerek kaydedildiği tarihte açılmış sayılır.” hükmü dikkate alınarak dosyanın incelenmesinde; şikayete dayanak yapılan Ankara