9. Hukuk Dairesi 2026/557 E. , 2026/997 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/145 E., 2025/277 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı K…
9. Hukuk Dairesi 2026/557 E. , 2026/997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/145 E., 2025/277 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili Şirket tarafından yapımı üstlenilen Suudi Arabistan'da sağlık ocağı yapım işinde 07.11.2014 tarihinde boru döşemecisi olarak çalışmaya başladığını, ilgili projenin bitimi nedeniyle 03.09.2018 tarihinde ayrıldığını, davalının daha sonra davacı Şirket tarafından yapımı üstlenilen ... Boru Hattı Projesinde 04.09.2018 tarihinde boru döşemecisi olarak çalıştığını, 28.09.2022 tarihinde iş sözleşmesinin hizmetine ihtiyaç kalmaması nedeniyle sona erdiğini, davalının davacı Şirket nezdinde çalışması nedeniyle hak ettiği işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek Suudi Arabistan iş mahkemelerine 04.10.2022 tarihinde başvurduğunu, davacı tarafından Suudi Arabistan 1. İş Dairesinde Dava No: ... ile açılan davada hükmedilen alacakların Suudi Arabistan İstinaf Mahkemesi 1. İş Dairesinde 4...6 dosya numarası ile incelendiğini ve verilen kararda bozulması gereken bir husus tespit edilmediğini, sözü edilen kararın kesinleşmesi üzerine davalının ... Bankası hesabına ödeme yapıldığını belirterek kesinleşen yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tanınmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davacı tarafça dosyaya yalnızca kararın onaylanmış tercümesi eklenmiş olup kararın kesinleştiğine dair dosyada kesinleşmiş şerhin ve onanmış tercümenin bulunmadığını, davacı tarafın Suudi Arabistan 1. İş Dairesinde Dava No: 4...9 ile görülmüş davanın tanınmasını talep ettiğini ancak söz konusu kararın 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 54. maddesinde belirtilen şartları sağlamadığını, davacının iddialarını ve taleplerini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2024 tarihli kararı ile; dosyaya ibraz edilen Suudi Arabistan Krallığı 1. İş Mahkemesinin ülke tarihi ve dava numarasına göre 29.08.1944 H. tarihli ve 4...9 karar No.lu kararının, Suudi Arabistan İstinaf Mahkemesi 1. İş Dairesinin 12.11.1944 H. tarihli ve 4...6 karar No.lu kararı ile düzeltilerek onanması ile kesinleştiği, yabancı mahkeme kararının 5718 sayılı Kanun'un tanıma koşullarını sağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.03.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 27.06.2024 tarihli kararı ile; yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve/veya tenfizi istemlerinde görevli mahkeme asliye mahkemeleri olmakla birlikte asliye mahkemelerinin özel nitelikle türleri olan asliye ticaret ve aile mahkemeleri yönünden uyuşmazlıklarda bu mahkemelerin görevli olduğuna dair yerleşik yargı kararları da dikkate alındığında, asliye mahkemelerinin özel bir görünümü olan iş mahkemelerinin de işçi işveren uyuşmazlıklarına ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve/veya tenfizinde görevli mahkemeler olduğunun kabulü gerektiği, öte yandan Suudi Arabistan ülkesinde şeriat düzeninin bulunmuş olmasının tek başına 5718 sayılı Kanun’un 5 ve 6. maddeleri uyarınca işlem yapılmasına yeterli bir neden olmadığı, tanıma istemine konu yabancı mahkeme kararı incelendiğinde doğrudan doğruya kamu düzenine aykırılık bulunduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Mahkemece tanınması istenen kararın kesinleştiği kabul edilmiş ise de davacı tarafça tanınması istenilen karar üzerinde kesinleşme şerhi bulunmadığı gibi bu kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin de dosyaya sunulmadığı, bu durumda Mahkemece, davacı tarafa tanınması istenilen kararın kesinleştiğini gösteren usulüne uygun yazıyı ve tercümesini dosyaya sunması için süre verilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisinin doğru görülmediği, diğer taraftan, davacı vekilinin, davalı işçinin Suudi Arabistan mahkemelerinde dava açtığını ve açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, davalıya ödeme yaptığını beyan ettiği, bu nedenle bu aşamada kararın tanınmasının istenilmesinde hukuki yararın bulunmadığı, zira bir yabancı mahkeme kararının tanınması veya tenfizinde talepte bulunan tarafın hukuki yararının bulunduğunun kabul edilebilmesi için, tarafın o kararın tanınması ve tenfizinde güncel, hukuki veya ekonomik yararının bulunması ve bu yararın sadece mahkeme yoluyla elde edilebilme zorunluluğunun bulunması gerektiği, oysa davacı tarafça tanınması istenen kararın, kendi aleyhine açılmış veya açılması muhtemel bir davada kesin hüküm veya kesin delil olarak tespitini savunma olarak ileri sürmesinin mümkün olduğu, somut olayda tanınması istenen kararın yabancı mahkeme tarafından eda davası sonucu verilen bir karar olup bu kararın tanınması değil tenfizinin mümkün olabileceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin, davalı işçinin Suudi Arabistan mahkemelerinde dava açtığını ve açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, davalıya ödeme yaptığını beyan ettiği, yine Yargıtay bozma kararında belirtildiği üzere kararın tanınmasının istenmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalının Türkiye'ye geldikten sonra mükerrer alacak talebinde bulunduğu dava dikkate alınmadan, bu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2. Davalı ile aynı tarihlerde müvekkili Şirket aleyhine Suudi Arabistan iş mahkemelerinde dava açan ve açtığı dava kesinleşen işçilerle ilgili verilen kararların tanınması için açtıkları davalarda davanın kabulüne karar verildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yabancı mahkeme tarafından verilmiş kararın tanınması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.